- Katılım
- 16 Eyl 2006
- Mesajlar
- 401
- Konu Yazar
- #1
Aynı günde ve şehir içerisinde ünlü ve aynı markanın 150,250 ve 600 Cc motosikletini sürme fırsatı olunca hissettiklerimi yazayım dedim...
150 Cc:
Her şeyden önce ekonomi,ekonomi ve de ekonomi.
Ağırlıkla şehir içi motosiklet kullanıyorsanız ekonomi,rahatlık ve de pratikliğin bileşkesi.
Şehir içinde halledeceğiniz bir işiniz varsa,ve de 150 Cc'niz varsa, yürümek daha pahalı ve zor artık.
250 Cc:
150 Cc'de ki rahatlık ve pratikliğin hormonlusu ve çok daha güzeli.
Yüksek güç sayesinde özellikle ışıklar da roket gibi fırlayıp,125 Cc ve 150 Cc'lere egzost dumanı yutturmanın zevki.
Dikkatli ve iyi bir sürücünün elinde olduğu sürece şehir içinde otomobil,motosiklet ve bilimum araçların hepsinden daha atak bir makinenin üzerinde olduğunuzu bilmenin verdiği güven.
Tüm bunların üzerine 150 Cc'nin yerine göre iki katına yaklaşan yakıt tüketimi.
600 Cc:
Her şeyden önce egzosttan çıkan o muhteşem sesin insana verdiği ve bazen tehlikeli olabilecek adrenalin.
Işıkta durduğunuz anda diğer sürücülerin gözlerinin sizin üzerinizde olduğunu bilmenin verdiği garip ama hoş duygu.
Yeşil yanıncaya kadar hararet göstergesinden ayrılmayan bir göz ve bir an önce yeşilin yanması için sabırsız bir bekleyiş.
Yeşil yandıktan sonra gaza asılmanızla birlikte,etrafı inleten ve motosikletten nefret edenlerin bile dikkatini çekip kendisine hayran bırakacağı uzayan bir ses.
Yapısı itibariyle,neredeyse küçük bir otomobille aynı derecede ve 150 ve 250 Cc'den çok kötü şehir içi rahatlık ve pratiklik.
Yüksek yakıt tüketimi.
Her ne olursa olsun tadına bakılması gereken bir makine...
150 Cc:
Her şeyden önce ekonomi,ekonomi ve de ekonomi.
Ağırlıkla şehir içi motosiklet kullanıyorsanız ekonomi,rahatlık ve de pratikliğin bileşkesi.
Şehir içinde halledeceğiniz bir işiniz varsa,ve de 150 Cc'niz varsa, yürümek daha pahalı ve zor artık.
250 Cc:
150 Cc'de ki rahatlık ve pratikliğin hormonlusu ve çok daha güzeli.
Yüksek güç sayesinde özellikle ışıklar da roket gibi fırlayıp,125 Cc ve 150 Cc'lere egzost dumanı yutturmanın zevki.
Dikkatli ve iyi bir sürücünün elinde olduğu sürece şehir içinde otomobil,motosiklet ve bilimum araçların hepsinden daha atak bir makinenin üzerinde olduğunuzu bilmenin verdiği güven.
Tüm bunların üzerine 150 Cc'nin yerine göre iki katına yaklaşan yakıt tüketimi.
600 Cc:
Her şeyden önce egzosttan çıkan o muhteşem sesin insana verdiği ve bazen tehlikeli olabilecek adrenalin.
Işıkta durduğunuz anda diğer sürücülerin gözlerinin sizin üzerinizde olduğunu bilmenin verdiği garip ama hoş duygu.
Yeşil yanıncaya kadar hararet göstergesinden ayrılmayan bir göz ve bir an önce yeşilin yanması için sabırsız bir bekleyiş.
Yeşil yandıktan sonra gaza asılmanızla birlikte,etrafı inleten ve motosikletten nefret edenlerin bile dikkatini çekip kendisine hayran bırakacağı uzayan bir ses.
Yapısı itibariyle,neredeyse küçük bir otomobille aynı derecede ve 150 ve 250 Cc'den çok kötü şehir içi rahatlık ve pratiklik.
Yüksek yakıt tüketimi.
Her ne olursa olsun tadına bakılması gereken bir makine...