- Katılım
- 7 Nis 2009
- Mesajlar
- 434
- Konu Yazar
- #1
toplam yol: 2631 km
toplam yakıt: 93,885 litre
100 km'de ortalama yakıt: 3,568415051
uzun yol gezilerimde 4 litreye yaklaşan yakıtım 3,5a düştü bu benim için güzel gelişme. bi kere 4e yakın yaktı o depodada motorun çekişi de düşmüştü sanırım aldığım yer ile alakalı idi anlamadım. istanbulda kullandığım zamanlarda ise 3,1 yaktı motor o da bi enteresan, havası bile yarıyor memleketin
Etap 1 : Karabük-Tavşanlı-İznik-Yalova-İstanbul
15 nisan perşembe günü saat 05te yola koyuluyoruz, daha 20 km gitmeden önüm kararıyor ampul iptal, 1000 kmde falandım heralde ilk patladığında ikinci patlamamı 22binde yaşıyorum. uzunlarla devam ediyorum, yedek ampulum var ama havanın zaten aydınlanmaya yakın olması sebebi ile uğraşmadım ve akşam tavşanlıda değiştiririm diyerek devam ettik.
ilk durağımız bolu. boludan eskişehire doğru yol alacağız, normalde mudurnu üstünden giden yol bana cazip gelmedi ve seben üstünden giden yolu tercih ettim, doğru bir tercih yaptığımı anladım. bir söz vardır "Ormanda 2 yol uzanıyordu, ben az gidileni seçtim"



bolu çıkışında 3-5 km gittikten sonra yol daraldı ve dağa doğru tırmanmaya başladık, ağaçların içinden kıvrılarak giden yol.. ve yok denilebilecek kadar az trafik. çok keyifliydi.







sebene yaklaşırken yol düzeliyor, bu bölümde yol yapım çalışması var. fakat bu düzelme başka bir olayın belirtisi imiş, devamında kıvrılarak inen yolun başına geliyoruz ve yavaş yavaş inişe geçiyoruz.






seben'den çıkıp nallıhana doğru devam ediyoruz. mudurnu nallıhan yoluna girdikten sonra yol genişliyor ve 4tekerler hüküm sürmeye başlıyor yeniden.



- bu eve uydu takılmasıda ayrı bir konu-




nallıhandan eskişehire doğru devam ediyoruz, bu sırada devamlı kapalı olan hava açıyor güneşi görüyoruz ve ısınmaya başlıyoruz. sabah 5te gerede soğuğunu yiyen bünye ancak ısınmaya başlıyor.



sakarya nehrinin üzerinden geçiyoruz:




Eskişehir'de yemek molasının ardından kütahya ve ardından gece kalacağımız Tavşanlı'ya doğru devam.



22bini bulduk ve tavşanlıdayız.

16 nisan öğlen gibi tavşanlıdan hareket ediyoruz. tunçbilek,domaniç üzerinden dağı aşarak inegöle oradan yenişehir ve iznik.














iznikte mustafacım sağolsun işini bıraktı bizimle ilgilendi karnımızı doyurdu.

yalovaya doğru devam, ardından gölcük ve yatış. kalkıp istanbula devam ettik ve ilk etabı tamamlamış olduk.
istanbulda zekiciğimin yanına uğradık doğal olarak:



Etap 2 : İstanbul-İzmir-İstanbul
darıcadaki arkadaşım veyis -okul öncesi öğretmeni- 23 nisan programları bittikten sonra öğlen gibi yola çıkıyoruz.






yolda bir kymco
ama birbirimizi tanıyamıyoruz 





Balıkesirde biraz dolaşıp yemek yedik ve devam ettik yolumuza.









manisaya girdiğimizde hava kararmıştı ve izmire durmaksızın devam ettik.

izmirde direk kordona gidip indik atımızdan.

kordonda ankaradan gelen ilkerle buluşup bir arkadaşımızda misafir olduk. sabah istanbuldan uçakla gelen kemal ve haydar havaalanından araba kiralayıp bizi aldılar, motoru bir otoparka bırakıp araba ile askerde olan ev arkadaşımız zekai'yi almaya yola koyulduk gümüldür-özdereye.
izmirin havaalanı yolunda dikkatimizi çekti bu heykel takdir ettik çok güzel yapmışlar



ve buluşma anı:


askerimizi alıp kuşadasına doğru devam ettik, kuşadasında biraz tur atıp markette alışverişimizi yaptıktan sonra, çıkışında toprak yola sapıp denizi gördüğümüz bir yer bulup mangalımızı yaktık.





örgütten ele geçenler

haydar mangalın başında

çöplerimizi topladık ve yaktık

özderede denizin kenarında bir çay bahçesi bulup çaylarımızı içtik

ve zek'i 5te teslim ettik bölüğüne

ardından motorumuzu alıp haydar ve kemalden ayrıldık, kordonun yolunu tutup çimlere yayıldık. gece kalacağımız arkadaştan satış yiyince kordonda sabahlamayı düşündük ama vakit ilerledikçe bunun pek mantıklı bir fikir olmadığını anlayıp
ilkere otobüs bileti baktık 4te ankaraya bilet bulduk ve 3,30 gibi veyisle izmirden yola çıktık. susurluk civarında gözlerim kapanmaya başlayınca ulusoy dinlenme tesislerine girip 1,5 saat uyuduk. yola çıktıktan kısa süre sonra hala uykum olduğunu farkedince karacabey civarlarında ilk bulduğum lokantası olan petrole girip 1,5-2 saat te orada uyudum. öğlen gibi darıcaya sağsağlim vardık. uykusuz yorgun ve gece olması fotoğraf makinamızı elimize almayı unutturdu bize dönüşte.
böylelikle 2. etabı da tamamlamış olduk.
Etap 3 : İstanbul-Kandıra-Akçakoca-Kdz.Ereğli-Zonguldak-Karabük
27 nisan günü sabah 9.30da libadiyeden yola çıktık, libadiyede işmontun önünden geçerken bez reflektif şerit alayım diye girdim, metresi 1,89 TL imiş alacak arkadaşlara duyurulur.
izmite kadar e5ten devam ettik, karnımızı doyurduk ve az gidilen yolu tercih ettik. izmitten kandıra tarafına döndük, fotoğraf çekmeye ondan sonra başladık. kandıradan kaynarca istikametinde sahil boyu devam ettik. rota sahil boyunca zonguldağa kadar gitmek oradan karabüğe inmek şeklinde.












tekrar sakarya nehrini üzerinden geçiyoruz ve karadenizle buluşmasına bakıyoruz.






yol çok güzel, yeşilliklerin içinden keyif veren bir yol.



bir anda duble yola dönüşen yeşilliklerin içinden kıvrılarak giden yolun hikmetini akçakocaya yaklaşmamıza bağlıyoruz. luxor'un bir ara anlatması aklımda kalmış akçakoca, sahiline bakıyoruz ama çok kirli. ve enteresan mimarideki cami ilgi çekiyor.




bizim ereğli, marmara ereğlisinin ardından kdz. ereğliyide görüyorum sonunda



zonguldağa doğru devam.






zonguldak karabük arasındaki yol en çok keyif aldığım yoldu, devrek yenice ayrımından ayrıldıktan sonra daha bir keyifli oldu. çok tatlı virajlar yeşil sakin trafik.











yeşilin onlarca tonu birarada yenicede.

yeniceyi geçtikten sonra karabüğe 30 km kaldı ve 16 adet tünel başladı bi karanlığa bi aydınlığa...






karabükteyiz.

toplam yakıt: 93,885 litre
100 km'de ortalama yakıt: 3,568415051
uzun yol gezilerimde 4 litreye yaklaşan yakıtım 3,5a düştü bu benim için güzel gelişme. bi kere 4e yakın yaktı o depodada motorun çekişi de düşmüştü sanırım aldığım yer ile alakalı idi anlamadım. istanbulda kullandığım zamanlarda ise 3,1 yaktı motor o da bi enteresan, havası bile yarıyor memleketin
Etap 1 : Karabük-Tavşanlı-İznik-Yalova-İstanbul
15 nisan perşembe günü saat 05te yola koyuluyoruz, daha 20 km gitmeden önüm kararıyor ampul iptal, 1000 kmde falandım heralde ilk patladığında ikinci patlamamı 22binde yaşıyorum. uzunlarla devam ediyorum, yedek ampulum var ama havanın zaten aydınlanmaya yakın olması sebebi ile uğraşmadım ve akşam tavşanlıda değiştiririm diyerek devam ettik.
ilk durağımız bolu. boludan eskişehire doğru yol alacağız, normalde mudurnu üstünden giden yol bana cazip gelmedi ve seben üstünden giden yolu tercih ettim, doğru bir tercih yaptığımı anladım. bir söz vardır "Ormanda 2 yol uzanıyordu, ben az gidileni seçtim"



bolu çıkışında 3-5 km gittikten sonra yol daraldı ve dağa doğru tırmanmaya başladık, ağaçların içinden kıvrılarak giden yol.. ve yok denilebilecek kadar az trafik. çok keyifliydi.







sebene yaklaşırken yol düzeliyor, bu bölümde yol yapım çalışması var. fakat bu düzelme başka bir olayın belirtisi imiş, devamında kıvrılarak inen yolun başına geliyoruz ve yavaş yavaş inişe geçiyoruz.






seben'den çıkıp nallıhana doğru devam ediyoruz. mudurnu nallıhan yoluna girdikten sonra yol genişliyor ve 4tekerler hüküm sürmeye başlıyor yeniden.



- bu eve uydu takılmasıda ayrı bir konu-




nallıhandan eskişehire doğru devam ediyoruz, bu sırada devamlı kapalı olan hava açıyor güneşi görüyoruz ve ısınmaya başlıyoruz. sabah 5te gerede soğuğunu yiyen bünye ancak ısınmaya başlıyor.



sakarya nehrinin üzerinden geçiyoruz:




Eskişehir'de yemek molasının ardından kütahya ve ardından gece kalacağımız Tavşanlı'ya doğru devam.



22bini bulduk ve tavşanlıdayız.

16 nisan öğlen gibi tavşanlıdan hareket ediyoruz. tunçbilek,domaniç üzerinden dağı aşarak inegöle oradan yenişehir ve iznik.














iznikte mustafacım sağolsun işini bıraktı bizimle ilgilendi karnımızı doyurdu.

yalovaya doğru devam, ardından gölcük ve yatış. kalkıp istanbula devam ettik ve ilk etabı tamamlamış olduk.
istanbulda zekiciğimin yanına uğradık doğal olarak:



Etap 2 : İstanbul-İzmir-İstanbul
darıcadaki arkadaşım veyis -okul öncesi öğretmeni- 23 nisan programları bittikten sonra öğlen gibi yola çıkıyoruz.






yolda bir kymco





Balıkesirde biraz dolaşıp yemek yedik ve devam ettik yolumuza.









manisaya girdiğimizde hava kararmıştı ve izmire durmaksızın devam ettik.

izmirde direk kordona gidip indik atımızdan.

kordonda ankaradan gelen ilkerle buluşup bir arkadaşımızda misafir olduk. sabah istanbuldan uçakla gelen kemal ve haydar havaalanından araba kiralayıp bizi aldılar, motoru bir otoparka bırakıp araba ile askerde olan ev arkadaşımız zekai'yi almaya yola koyulduk gümüldür-özdereye.
izmirin havaalanı yolunda dikkatimizi çekti bu heykel takdir ettik çok güzel yapmışlar



ve buluşma anı:


askerimizi alıp kuşadasına doğru devam ettik, kuşadasında biraz tur atıp markette alışverişimizi yaptıktan sonra, çıkışında toprak yola sapıp denizi gördüğümüz bir yer bulup mangalımızı yaktık.





örgütten ele geçenler

haydar mangalın başında

çöplerimizi topladık ve yaktık

özderede denizin kenarında bir çay bahçesi bulup çaylarımızı içtik

ve zek'i 5te teslim ettik bölüğüne

ardından motorumuzu alıp haydar ve kemalden ayrıldık, kordonun yolunu tutup çimlere yayıldık. gece kalacağımız arkadaştan satış yiyince kordonda sabahlamayı düşündük ama vakit ilerledikçe bunun pek mantıklı bir fikir olmadığını anlayıp
böylelikle 2. etabı da tamamlamış olduk.
Etap 3 : İstanbul-Kandıra-Akçakoca-Kdz.Ereğli-Zonguldak-Karabük
27 nisan günü sabah 9.30da libadiyeden yola çıktık, libadiyede işmontun önünden geçerken bez reflektif şerit alayım diye girdim, metresi 1,89 TL imiş alacak arkadaşlara duyurulur.
izmite kadar e5ten devam ettik, karnımızı doyurduk ve az gidilen yolu tercih ettik. izmitten kandıra tarafına döndük, fotoğraf çekmeye ondan sonra başladık. kandıradan kaynarca istikametinde sahil boyu devam ettik. rota sahil boyunca zonguldağa kadar gitmek oradan karabüğe inmek şeklinde.












tekrar sakarya nehrini üzerinden geçiyoruz ve karadenizle buluşmasına bakıyoruz.






yol çok güzel, yeşilliklerin içinden keyif veren bir yol.



bir anda duble yola dönüşen yeşilliklerin içinden kıvrılarak giden yolun hikmetini akçakocaya yaklaşmamıza bağlıyoruz. luxor'un bir ara anlatması aklımda kalmış akçakoca, sahiline bakıyoruz ama çok kirli. ve enteresan mimarideki cami ilgi çekiyor.




bizim ereğli, marmara ereğlisinin ardından kdz. ereğliyide görüyorum sonunda



zonguldağa doğru devam.






zonguldak karabük arasındaki yol en çok keyif aldığım yoldu, devrek yenice ayrımından ayrıldıktan sonra daha bir keyifli oldu. çok tatlı virajlar yeşil sakin trafik.











yeşilin onlarca tonu birarada yenicede.

yeniceyi geçtikten sonra karabüğe 30 km kaldı ve 16 adet tünel başladı bi karanlığa bi aydınlığa...






karabükteyiz.
