Herkesin Ramazan'ı mübarek olsun. herkese maddi manevi zenginlikler, bolluk ve bereket getirsin. Allah herkesi sevdikleri ve sevenleriyle birlikte, sıhhat, sağlık, afiyet ve bolluk içinde bayramına ve ardından nice ramazanlara, bayramlara kavuştursun inşallah.
tutanlara Allah dayanma gücü ve sabır ihsan eylesin, oruçlarını kabul eylesin inşallah. mazeretsiz keyfii tutmayanlara da, bir gün bu lezzeti tadabilmeyi nasip etsin...
aç ve susuz kalmak, insanın yaradılış fıtratına ters ve nefislere ciddi bir yük. bunu hiç kimsenin bir başkasına gönüllü yaptırabilmesine imkan yok. sizi deliler gibi seven, sizin uğrunuzda ölümü bile göze alabileceğini söyleyen aşık-maşuklara bile aşkın hürmetine bunu yaptıramazsınız. oysa Allah istedi ve emretti diye, bunu büyük bir gönül huzuruyla, memnuniyetlikle ve severek kabullenerek yapmak ne güzel bir duygudur.
Allah "siz bana bir adım atın ben size koşarak gelirim" diyor ya, işte oruç, Allah'a atılmış adımlardan biri. dolayısıyla bunun karşılığının neler olabileceği, alınacak mükafatlar, anlatılmış ve tasvir edilmiş olsa da, cüz-i iradeye sahip insan beyninin, bunu tam olarak idrak ve hayal edebilmesi imkansız...
buna rağmen vaad edilen mükafatları bir düşünün. "altından baldan ırmaklar akan" diye tarif edilen cenneti bir düşünün. burdaki "baldan ırmak" tasviri bile hayali bir tasvir. herkes "bal" sevmeyebilir, baldan nehir istemeyebilir. burdaki tabir ve tasvir aslında ordaki güzelliklerin insan beyni tarafından anlanabilmesi için yapılmış temsili bir tasvir. bunun daha da ötesinde, herkesin ne hayal eder ve isterse kavuşacağı ve dünyada görmesi imkansız olan nimetlerin sadece arzu edilmesiyle elde edileceği bir ortam cennet. ve buna kavuşmanın bedellerinden birisi de sadece bir süre aç kalmak. üstelik dünyada bile karşılığını vücudu yenileyerek sağlık olarak geri alınacak olan bir ibadet... gerisini anlatmaya gerek var mı?