Bahsettiğim planda ufak tefek değişiklikler oldu. Forumda bu konuda yardımcı olan tecrübeli arkadaşlara teşekkür ederek başlayayım. Saat sabahın 5:00 inde yola çıkmayı düşünüyordum hiçbir şekilde o saatte çıkma soğuktan müthiş etkilenirsin dediler. Onlara istinaden sabahın 09:00 ında çıkmayı planlıyorduk.
Ufak tefek gecikmelerle 09:30 da yola koyulduk. Öğlen vakitlerine yaklaşmasına rağmen altıma , üstüme giydiğim 3 er kat içlik soğuğa tam fayda etmiyordu. Gidecek daha 150 km civarında yolum vardı ve daha 15.kmsinde ellerim hafiften donmaya başlamıştı. Benzinliğe çektim çıkarken giymekte zorlandığım için takmadığım bez eldivenimide ellerime geçirdim ve müthiş etkisinin olduğunu farkettim. Ayrıca bez eldivenin üzerine de İnşaat Eldiveni geçirdim. (İnşaat eldiveninin dışı lateks olduğu için hiçbir şekilde rüzgar geçirmiyor. Bir motorcu eldiveni değil ama zor şartlarda hayat kurtarıyor.) Yolu almaya başladık. 30 küsür km yol aldım fakat şöyle bir durum oldu. Hava durumunu iyice incelememe rağmen Meteoroloji tahminlerini tutturamamışlardı. Bir iyi bir de kötü duruma düştük. Hava tahminleri yolun bir kısmını yağmurlu , bir kısmını da güneşli gösteriyordu. Hamdolsun herhangi bir Yağmurla karşılaşmadım ama 150 km boyunca gram güneş dahi yoktu. 70-80 km hızla gitmeyi planlıyordum ama o hızlar gerçekten yolu bitirecek gibi gözükmüyordu. Mümkün olduğunca 110-120 km hızla yol alıyordum. Benzinliğe gir çık arada oyalan derken 1 saat geçmişti ama içimdeki içliklere rağmen artık soğuğu ellerimde değil kanıma , kemiğime kadar işlemiş bacaklarımda hissetmeye başlıyordum ama bir yandan yol almak istiyordum. Bir yandan yolun yarısında dinlenip geri kalanını dinlenmeden gitmek yerine daha fazla yol alıp geri kalan süreyi az tutup rahatça varmak istiyordum.
Güneşin çıkmaması sebebiyle soğuğu hissetmemek için yolda denk gelen arkası geniş bir tırın arkasından yol aldım. Tır sayesinde uzun yol alınır diye bakıyordum. Yaklaşık 10-15 dakika 70-80 km hızla tırın arkasından yol aldım. (Tavsiye etmiyorum) Avantajları ise buz gibi rüzgarın karşısında tırın arkasında sıfır rüzgar hissediyordum. Hem 70-80 km hızla durmadan yola devam ediyordum hemde soğuk rüzgar olmaması sebebiyle içim ısınmaya başlıyordu. Resmen konforlu yolculuk geçirdim 10-15 dakika. Baktım kenardaki Benzinlik çekici geldi kahve çayı görünce dinlenmeden olmayacak dedim. Kenarda benzinliğe çektik arkadaşla çay, kahveleri aldık ama bacaklarımız öyle bir donmuş ki bol bol hareket ediyorum , marketin içinde sıcakta ısınıyorum ama yine de soğuğun etkisini bacağımda hissediyordum. Çayı kahveyi içmemize rağmen neredeyse 30 dakika ısındıktan sonra rahatlayıp ekipmanlarımızı giyip anca yola çıkabildik. Yolculuk birkaç saatten fazla sürecekse dinlenmeden imkanı yok gidilmeyeceğini söyleyeyim. Kışın motor ile uzun yol yapacakların taş çatlasın en fazla 1 saatte bir dinlenip çay/kahve içip ısı kaynağıyla rahatlamalarını tavsiye ederim. 40 km lik bir yolum kalması sebebiyle. Geri kalan yolu tek hamlede gitmeyi planlayarak yola çıktım yine de 20-30.kmlerde donmaya başlamıştım. Artık durup oyalanmak istemediğim için yolu sonuna kadar bitirip vardığımız yerde arkadaşın Dükkanında ısınmak için yola koyulduk. Sağsalim arkadaşın yerine vardık. Neredeyse bu 150 km yolu 3 saatte anca bitirdik. Daha uzun bir yol olsa işkenceye dönüşebileceğini söyleyeyim.
Kışın keyfiyeten motosiklet sürülebileceğini düşünüyorum hala. Ekipmanların bu soğuk kış zamanlarında müthiş önemli olduğunun altını çizeyim. Özellikle forumdaki tecrübeli arkadaşlardan aldığım uzun yol tavsiyeleri o gün çok işime yaradı. Bacağıma ve donabilecek önemli bölgelerime çöp poşeti geçirmek , karın içime gazete geçirmek bu uzun yol için en etkili yöntemlerdendi.
Merak edenler için teşekkürler. Motosiklet yerine araba aldığım için uzun süre bu foruma giremedim. Mesele biraz Yazı beklemek. Yaz mevsimi için motor bir velinimet. Ama motoru bıraktığım anlamına gelmiyor hamdolsun motorcuyuz keyfi başka

CG 210 umla piyasalardayız.

Yol Üzerinde dinlendiğimiz benzinlikte
Çentik-Burdur