Evet abi senden büyüğüm ancak seni sevdiğimden, saydığımdan kaynaklanıyor kanımca..
menengiç
bok böceği renginde (fosforlu, koyu yeşil) minik meyveler veren, makimsi bir ağaççıktır. koyu, macun kıvamındaki kahvesi kavanozlarda satılır. cezveye bir kaşık koymadan önce güzelce karıştırmak gerekir bunu, çünkü üzerinde bir parmak yağ birikmiş olur.
terebinthina chia diye bilinen bitkidir.dahilen idrar ve solunum yollari antiseptigi* olarak kullanılır.
adana taraflarinda melengic diye de bilinen bitki.
ahmet kayanın rinna rinnan nay isimli şarkısında, dalına cıfte ıspınoz konan bıtkı
diyarbakır taraflarında, kahvenin tohum vaziyette olanları tuz ve az yağla kavrulmak suretiyle kıtır kıtır yenir. ben sevmem.
menecük. kıtır kıtır yediğim, beni bitiren lezzâfet birşey.
dipnot: diyarbakır taraflarında yağsız kavrulur, o üzerindeki bütünüyle kendi yağıdır.
leziz bir içecek olmasına rağmen yanılmıyorsam saatlerdir süren miğde bulantımın sebebi.
tohumlarından yapılan muhteşem lezzetli kahvesi kadıköy (bkz: çiya)da içilebilecek olan bir tür şamfıstığı agacı
eskiden zencefil'de de menengiç kahvesi yaparlardı. severek içerdik bizler de...
üzerine antep fıstığı aşılanan bitki
meyvesinin kabuğu ham iken kırmızı renkte olduğu halde olgunlaştıkça yeşile dönen nadir bitkilerdendir.
bazi koylu vatandaslarimizin menenjit hastaligina verdikleri hos isim.
türk kahvesi formatında servis edilen, fincanın kenarlarında tadı pek güzel bir tortu bırakan değişik kahvemsi içecek, dibinde de posa gibi minik çekirdekler kalır.
menengiç kahvesi, çedene kahvesi olarak da bilinir. elazığ ve antep yörelerinde fazla tüketilen bir içecektir. istanbul da çok az yerde, genellikle yöresel yemek yapan yerlerde bulunur.
koyu kıvamlı bir kahvedir, mangal ateşinde yavaştan pişirilerek yoğunca bir kahve haline gelir.
tek içimde fondip yapılır..
çarpar..
tophane'de bulunabilecek ve tüketilebilecek bir tür kahve. fazla yağlı ve şekerli bana göre. sevende tiryakilik yapabiliyor gördüğüm kadarıyla.
not: tophane'nin her tarafında mı yoksa sadece
arkadaşımın beni soktuğu yerde mi bulunduğunu tam olarak bilmiyorum. arkadaşım beni nereye sokmuştu onu da bilmiyorum netekim.
2. dünya savaşı sıralarında türkiyede yaşanan kahve kıtlığından ötürü antep yöresinde yaşayan ileri derece kahve tiryakisi keyif insanları yeni bir çözüm aramaya girişince, akıllarına ilk gelen o yörede dağlarda yetişen menengiç bitkisi olmuştur. antep fıstığı ailesinden geldiği bu bitkiden yapılan kahvede derinden gelen bir fıstık tadı mevcuttur.
gerçek tiryakileri pek fazla kesmesede hoş ve keyif verici bir içecektir kanımca
Kaynak ekşisözlük..