Bu konuyu daha önceden işlemiştik ama şimdi aynı yazıları biraz değiştirerek gene yazıyorum. Yazıları teker teker daha önce okuyanlar olacaktır ama ben hepsini birleştirip bir harman yaptım:
Bariyerlerin ayakları, motor üzerindeyken en korktuğum konuların belki de en başında geliyor. Bir araba yoldan kayınca bu bariyere çarpıp genelde içindeki sürücüsü hasarsız olarak çıkabiliyor ama motosiklet sürücüsü orada kolunu, bacağını veya kafasını bırakabiliyor. Bence öncelikle bu konunun üzerine gitmek lazım. Diğer araç sürücülerinin davranışını değiştirmek hem daha zor hem de çok zaman alacaktır. Bütün siteler birleşip (bunu siteler üstü bir yaklaşımla çözmek gerek, yani MT, MD, Emok, vs. hepsi aynı anda çalışacak) bir de medya desteğini alabilse de devletin ilgili birimleriyle temasa geçilip bu bariyerlerin alt kısımlarına bir bariyer daha takılmalı ya da beton bariyerle değiştirilmeli ya da bariyer ayakları etrafına sönümleyici kaplama konulsa ölümler ve sakatlanmalar çok azalacaktır. Özellikle belediye seçimlerine 2 yıl varken baskı kurmaya başlamalıyız. den önceki zamanlarda Hem yakında seçimler de geliyor. Partilere falan da yazılabilir. Kim yaparsa ona oy sözü verebiliriz.
Hepsini değiştirmek zaten olanaksız. En çok kaza olan “kara nokta” sayılan yerlerde tek tek başlanabilir. Zaten bir taneye başlandı mı devamı da gelir. Mesela İstanbul'da en tehlikeli yer nedir onu bulalım. Aynı şeyi İzmir'de, Ankara'da,... yapalım. Yetkililerin de gözünü korkutmadan yavaş yavaş yapıldıkça yenisini talep edebiliriz. Nasıl partiler oy toplamak için pamuk, fındık, vb üreticilerini bir şekilde ihya etmeye çalışıyorlar, belki ileride artan motor kullanıcılarını oy için kandırmak amacıyla bizleri de ihya etmek akıllarına gelebilir ve sistem de oturur. "Duble yol yapacağım" diyene "duble bariyer isterük" deriz.
Ben bir dilekçe örneği önceden hazırlamıştım ama o zmana sitede rağbet görmemişti. Belki şimdi bir şeyler değişmiştir. İçeriği konusunda anlaştıktan sonra word olarak upload ederiz. Bu dilekçe parti il başkanlıklarına gönderilecek. Bunun dışında ufak değişikliklerlerle ayrıca bir de gazetelere, Karayollarına, Trafik müdürlüklerine, miletvekillerine, Ulaşım Bakanına, Başbakana, Cumhurbaşkanına vs gönderilebilir.
xx/yy/wwww
XXXX PARTİSİ
ŞEHİR
Trafikte seyreden arabaların çeşitli nedenlerle savrulduğunda yol dışına çıkmamaları için araçların standart tampon yüksekliklerine göre tasarlanıp yapılmış mevcut olan yol kenarlarında konumlanmış olan tek sıra bariyerlerin ayakları motosiklet sürücüleri için çok tehlikeli bir durum teşkil etmektedir. Normal şartlarda motosiklet herhangi bir nedenle yere düştüğünde eğer etrafında çarpacak bir cisim yoksa sürücünün üzerinde bulunan korumalar (kask, dirsek ile sırt ile omuz koruma parçalı motosiklet montu, dizlikleri, bellikleri, eldivenleri) motosiklet sürücüsünü yere düştüğü 1-1.5 m düşey mesafeden oluşacak düşey travmaya karşı koruyacaktır. Aynı şekilde yatayda durmaya kadar alacağı mesafede oluşacak sürtünme kuvvetlerine de üzerinde bulunan korumaları onun derisinin parçalanmasından koruyacaktır. Ancak normal düşmenin yanı sıra sürücünün düşme yolunda bir cisim veya bir araba varsa işte o zaman ölüm veya sakat kalma olasılığı çok yüksek olmaktadır. Karşısında araba varsa o zaten beklenebilen ve trafiğin doğası gereği önlenemeyecek bir durumdur. Ancak bariyer konusu değiştirilebilecek bir durumdur. Bariyerlerin ayakları Avrupa’nın bazı yerlerinde olduğu gibi yurdumuzda tehlikeli yerlerde çift sıra yapılırsa, beton bariyer kullanılırsa veya bariyer ayaklarında çarpma sönümleyici kaplama konulursa; motosiklet sürücüsü yere düşüp sürüklendiğinde bariyer ayaklarına kolunu, bacağını veya boynunu bıçakla kesilmiş gibi bırakmayıp o sonradan takılan ikinci bariyere veya beton bariyere dar açıyla çarpıp sekecektir ya da çapma sönümleyici kaplamalı bariyer ayaklarına çarpıp en fazla bir yerini kıracaktır ve kolunu veya bacağını buzlu torbada hastaneye taşımak zorunda kalınmayacaktır. Her üç durumda belki en fazla 1-2 kırıkla kurtaracaktır.
Ülkemizde araba sürücüleri motosikletlilere karşı bilinçsiz ve/veya bilinçli saldırgan davranışlarda bulunmaktadır. Kendi ailelerinizde de bir gün motosikletli birisinin yer alacağını ve ayrıca bir arabanın bariyere çarptığında sürücünün kemeri takılıysa sadece yapacağı tek iş kaskodan tamir parasını almak olduğunu hatırlatmak isterim. Oysa motosiklet sürücüsün işi daha kolay olacaktır, çünkü tek yapacağı şey musalla taşı üzerinde yatarak yıkanma sırasını beklemek veya hastanedeki yatağında ampüte edilmiş bacağının veya kolunun yarasının iyileşmesini beklemek olacaktır.
Bilinçli motosiklet sürücülerin sayısı internette açılan onlarca forum sayesinde giderek artmaktadır. Mesela benim mensup olduğum internet gruplarından www.motosiklet.net ‘in yaklaşık 30,000 üyesi vardır. Bunların ayrıca aileleri de vardır. Her ailede oy verebilecek ortalama 3 kişi olduğunu düşünürseniz 90,000 kişiye sadece bir forumdan ulaşabilirsiniz. Bu forumlara katılan yeni sürücülere devamlı olarak kask ve korumalı giyim kuşam hakkında baskı ve bilgilendirme yapılmaktadır. Yani bu 30,000 kişinin tamamına yakını bilinçli sürücüdür diyebiliriz ve kendilerini yaralanmaktan kurtaracak her çözüme minettar kalacaklardır. Tüm forumları düşünürseniz, ulaşabileceğiniz rakam epeyi büyüyecektir. Yakın gelecekde de motosiklet kullanımın artması beklenmektdir ve bu oranlar çok daha fazla büyüyecektir ve bu sizin partiniz için önemli bir miktarda oy anlamına gelebilir. Özellikle kırsal kesime göre kask ve korumalar konusunda görece olarak daha bilinçli motosiklet sürücüsü barındıran büyük şehirlerdeki parti söylemlerinizde bu yönde bir strateji geliştirmediyseniz bu hususu da ayrıca hatırlatmak isterim.
Özet olarak, kısa sürede büyük bütçe ayıramayacağınız sebebiyle bu projeden tamamen vazgeçmenizi önlemek için öncelikle şehrimizdeki tespit edilmiş ya da bizden öneri alabileceğiniz kara noktaların tümüne çift bariyer uygulaması veya mevcutların sökülerek beton bariyerlerin montajının yapılarak ve bariyer konulmamış yerlerde de beton bariyer konularak ya da bariyer ayaklarının etrafına çarpma sönümleyici kaplama konulmasını talep etmekteyim. Daha sonra bütçe çıktıkça devamını yaptırmanızı da beklerim. Bu konuda gereğini arz ederim.
Saygılarımla,
İmza
İsim
Bu dilekçeyi göndermek için bir de iletişim adreslerini çıkarmamız gerek. Hem mail, hem faks hem de posta yoluyla göndermek isteyenler olacak. Belki bazı üyelerimiz iletişim yollarının hepsini kullanacak. Bazı üyelerimizin faksı olmayabilir belki e-mail ya da posta yöntemini tercih etmek isteyebilirler. Posta yolunu seçen olursa da iadeli taahhütlü veya APS ile göndermesi daha yerinde olacaktır. Böylece karşı tarafın eline geçip geçmediği konusunda daha çok bilgi sahibi olur. Bakarsın ileride böyle bir bilgi lazım olabilir. Yazdığımda bir sorun yoksa (yarına kadar herkes inceler) diğer kuruluşlar için gerekli değişiklikleri de yaparım. Bunun dışında bir de mail listemizde herkese forwardlayacağımız bir yazı da hazırlayacağım. Komple bir girişelim bakalım ne olacak. Başka forumlardan da yardım isteyelim. Forum ayrımı yapmayalım derim. Amaç motosiklet sürücüsü için bir şey yapmak. Tüm Türkiye'den destek alabilirsek isteklerimizi daha kolay kabul ettirebiliriz.
Bu dilekçeyi yazanlar hangi iletişim biçimini (henüz oluşturmadık) kullandığını yine bu topiğe yazsınlar ve bakalım kim duyarlı kim “beni ilgilendirmez” diyor anlayalım.
Belki bariyer konusunda uğraşmamızdan dolayı bizi daha çok fark edeceklerdir.
Parti İl Başkanlıklarına verilmek üzere hazırladığım dilekçeyi, diğer yerlere verilecekler için değişiklik yapacağım. Resmi dairelere oy hakkında yazı yazılması çok anlamsız olur ve tabii ki üslup da aynı olmamalı.
Bez afişle gösteri yaparsak devlet karar çıkarmaz (çünkü ne yapacağını anlamaz bile) ancak karar çıkarmaya çalışanlara destek olabiliriz. Dilekçeyle ise isteklerimizin kanunlaşmasına yol açabiliriz, çünkü ne istediğimizi açıkça yazmış olacağız. Afiş çıkarıyorsun ve birilerinin bu afişi görüp de kanunu çıkarmasını bekliyorsun. Yahu kim ilgilenecek ki? Aslında ilk adımı atacak olan sensin, biziz! Hep bu tip işleri bakalarının üstlenmesini bekleriz, halbuki o başka kişi aslında kendimizizdir. (
Cerrahi, kızma ama yorumunda sen de devletten birisinin bu işi kendiliğinden üstleneceğini sanıyorsun. Bu adamları ittirmeden bize mama vermezler.

)
Şimdi düşünün, diyelim ki ikinci bariyer/ beton bariyer/çarpma sönümleyici bariyer ayak kaplaması istiyoruz:
1) Sadece bez afiş assak sonuç ne olur? Ben söyleyeyim:
Kimden ne ve niye istediğimiz tam belli olmadığı için şansımıza bir tane işgüzar adam olsun o da herkes gibi motosikletten anlayamayan bir belediye başkan yardımcısı olsun diyelim. Aslında kimse üzerine alınmaz ama bu adam biraz değişik bir adam ve bizim afişi ("Bizi farkedin") görüyor ve üzerine vazife görüyor diyelim. Ne yapmasını bekliyorsunuz? Adam okuyor afişi:"Bizi farkedin". Eeee, ne yapacağız şimdi diyor. Vergiyi mi düşürelim istiyorlar diye soracak. Adamın motosikletin "M"sinden haberi yok. Ne yapmasını bekliyorsun ki? Adam iyi niyetli ve bir şeyler yapmak istiyor lakin ne yapması lazım onu kestiremiyor. Sonuç: Fiyasko.
2) Dilekçe Yöntemi: Ne istediğini bilen bir kişi olarak dilekçe yazıyorsun ve bizden 2000-3000 kişi bu dilekçeyi hem TÜM partilere, belediyelere, ilgili bakanlıklara, ve trafik müdürlüklerine gönderir. NEDEN ve NASIL istediğini açık açık anlatıcı bir biçimde yazarsa herkes anlar. Resmi kurumdaki adam hayatında motosikleti sadece sokakta görmüş olabilir. Adamın anlaması ve muhattap olması lazım. Sonuç: Belki.
Kendimiz için konuşalım:
Çevreyi kirletmeyin diye bas bas bağırıyorlar; hem dernekler hem kişiler! Sen/ben bir kez olsun (genel olarak konuşuyorum) ağzındaki sigarayı suda söndürüp çöp kutusuna attın mı? Sloganla mloganla olacak iş değil. İnsanlar belki 3-4 kuşak sonra eğitililebilirler slogan yöntemiyle. Sonuç istiyorsak devlete ve onunla ilgili birimlere başvurmak zorundayız.
Toplumsal olayların tümünde hafızamız çok zayıf ve galiba kendimiz için bile çok duyarsızız. Sinüs grafiği (
http://www.eproje.com/hs/notes/tn019-5.gif) gibi bir yukarı bir aşağı devam eder. Yani önce grafik yükselirken bir üzülürüz, yırtınırız, "şunu yapalım" deriz, "bunu yapalım" deriz sonra grafik aşağı iner unuturuz ve hep böyle devam eder gider.
Bakalım bu sefer ne yapacağız? Sinüs grafiğinin üst kısmında mıyız, alt kısmındamıyız? Geçen sefer altında yakalandık.

ale: