24.12.2006 [Adana MT] Toprakkale ve Kaynargöz Gezisi

Katılım
13 Eyl 2005
Mesajlar
2,547
Merhaba

Geziye Katılan Arkadaşlarımız

Makine (Hasan) = Suzuki V-Strom 650
tüzemen (Yücel) = Honda Shadow 750
BUnReCU (Burcu) = Asya AS150T-1
Tequ (M.Ali) = Zealsun 200GY-A
ertuğrul (Ertuğrul) = Zongshen 200
Fuut (Fuat) = Bmw R50 500
qrar (Erhan) = Keeway 250 Supershadow
okan79 (Okan ve eşi Eda) = Hyosung GT250R
Naci63 (Veyis ve eşi Figen) = Ramzey QM250
motorluavukat (Oğuz) = Suzuki GSR600
adamınbiriyim (Ali) = Zealsun ZS200GS
TT532 (Tamer) = Honda Transalp 650
Egemen ve kız arkadaşı Aybike = Zealsun 200GY-A
Hasan = Kawasaki VN800
Cuma = Honda CBR 1000rr

Yine güzel bir gezi yazımızla karşınızdayız. Bu pazar Osmaniye İline bağlı Toprakkale Beldesindeki Toprakkale'ye gitmeyi ve daha sonra yemek yemek için Mustafabeyli'deki Kaynargöz Lokantasına gittik. İşte fotoğraflarla gezi raporumuz.

DİKKAT: Çok sayıda resim içeriğinden dolayı sayfa geç açılmaktadır. Açılmayan resimleri Resmi yükle diyerek tekrardan yükleyiniz.

Fotoğraflar: Makine, Burcu ve Fuat

Sabah her zamanki buluşma yerimiz olan Ç.M.S.K önünde buluşmamızı gerçekleştirdik. Sabah soğuk sebebiyle mangalı yakıp ısınmaya çalıştık.




Bende ufka bakarken.




Okan ve eşi Eda. Okan "Tamam aşkım derken" :mrgreen:




Karizma arkadaşım Oğuz




Sabah Kulüp önü





Herkes toplandıktan sonra yola koyulduk ve nerdeyse hiç durmadan Toprakkale gişelerine kadar gittik. Gişe çıkışından karelerimiz.

Bu resim sayın dishy (tuğba) hanıma nispet baabında BUnReCU (Burcu) tarafından adanmıştır :mrgreen:




Okan (Okan79) ve Eda



Fuat (Fuut) ve arkasına neden atladığını anlamadığımız M. Ali (Tequ). Karizma 0 oldu :mrgreen:




Gişelerde motorcular





Bu sırada gözüme Ertuğrul ilişti. Bu resmin çekildiğinden haberi bile yok. Bu nasıl bir pozdur nasıl bir oturuştur :mrgreen:






Gişelerden çıkıp Toprakkale'ye yola koyuluyoruz. Toprakkale ismini burda bulunan kaleden almış. Toprakkale ilçesi ve tarihi hakkında biraz bilgi vermek isterim.

TOPRAKKALE’NİN TARİHİ VE COĞRAFİ YAPISI:

Toprakkale ilçesi kökleri çok eski çağlara dayanan uygarlıkların yaşamış olduğu Çukurova’da kurulmuştur. Tarihi gelişimi Çukurova tarihi ile paralel özellik gösterir.

Çukurova’ya ilk gelen kavim Luviler’dir. Milattan önce 17-16. yüzyılda Çukurovalılar güneydoğudan gelen göç dalgalarından korunmak için bir krallık kurmuşlardır. Geçmişte Kizvatno diye anılan bu krallık, M.Ö. 12. yüzyılın sonlarında Hitit devleti ve denizci kavimler tarafından çökertildiği halde o kargaşalıktan sıyrılmış ve Que adı ile tekrar ortaya çıkmıştır. M.Ö. 7. asrın 1. yarısında Çukurovalılar, Asurlulara yenilmelerine rağmen karamsarlığa düşmemişler bu imparatorluğun yıkılmasıyla (M.Ö.612) Kilikyalılar olarak eski krallıklarını diriltmişlerdir.

Kilikya ismi; Finike hükümdarı Kilik’in adından gelmiştir. M.Ö. 6. yüzyılda Keyhüsrev zamanında bu bölge İranlılar’ın işgaline uğramıştır. M.Ö. 333 yılında Büyük İskender’in eline geçen bölge, Büyük İskender’in ölümüyle Selevkoslar’ın (Seleucus) payına düşmüştür. Güçlü komutan Pompeus’un izlediği yumuşak politika sonucunda M.S. 1. yüzyılın başlarında Roma İmparatorluğu’na katılan bölge, bilhassa Doğu Roma İmparatorluğu’nun yönetiminde uzun yıllar kalmıştır.

Ortaçağın ilk yarısında bölge etnik yönden büyük değişikliklere uğramıştır. Bunun sebebi çok şiddetli depremlerin köy ve şehirleri yıkmış olması, bölge halkını dağıtmasıdır.

İslâm orduları ilk kez 7. yüzyılda Halife Hz. Ömer zamanında bu bölgeye gelmişlerdir. Fakat burası asıl olarak Emevi halifesi Abdülmelik zamanında (685-705) ele geçirilmiştir. Abbasiler zamanında da müslümanlaştırılmıştır.

1071 Malazgirt Savaşı ile Türkler Anadolu’ya hızla yayılmışlar ve Anadolu’yu Türk yurdu yaparak, 11. yüzyılda Çukurova’ya yerleşmiştir. Türk komutanlarından aynı zamanda Anadolu Selçuklu Devleti’nin de kurucusu olan Süleyman Şah, 1082 yılında Kilikya ‘ya inerek Çukurova’yı tamamen fethetmiştir. Ancak bu fetih ile beraber Çukurova’da Türk hakimiyetinin kurulduğunu söylemek oldukça güçtür. Çünkü Türkler’in bu bölgedeki fetih politikasını izleyen askerî üstünlükleri kısa zamanda bölgeye Türkmenler’in yerleştirilememesi, belirli bir ekonomik düzen kurulmaması yüzünden sürekli hakimiyete ve yurt edinmeye dönüşememiştir. Haçlı seferleri sırasında da Çukurova’da Kilikya Ermeni Prensliği kurulup varlığını sürdürmüştür.

Fakat 13. yüzyılda Kilikya Ermenileri’nin Anadolu’yu istila eden Moğollar ile işbirliği yapmaları, Selçuklular’ın aleyhine çalışmaları, hatta Çukurova limanlarını Mısır Memluklu Devleti yönünden yapacakları askerî harekatlar için Moğollar’ın emrine vermek istemeleri yüzünden, Memluklular karşı harekete geçerek Suriye’deki Türkmenleri bölgeye yerleştirmeye, dolayısıyla Ermeniler’in Çukurova’daki hakimiyetlerine son vermeye çalışmıştır.

Ermeni Kralı 5. Leon’un (1382) ölmesiyle de Çukurova’da Türk nüfusuna dayalı fetihçi yurt edinme, sosyal-ekonomik hareket gerçekleşmiş Ermeniler’in siyasî hükümranlığı tasfiye edilmiştir. Böylece Çukurova Türkler tarafından tamamen fethedilmiştir.

14.yüzyıldan itibaren Mısır Memlukluları’na ve onlara bağlı olan Ramazanoğulları idaresine geçen bölge, bu dönemde imar edilmiştir. 1608 yılında Ramazanoğulları’nın Osmanlı Egemenliğine girmesiyle bölge de Osmanlı sınırlarına katılmıştır.

19. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı Devleti’ne isyan eden Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa tarafından bölge istila edilmiştir. 1833 Kütahya Anlaşması ile bölge Mısır’a bağlanmış ise de 1840 Londra Anlaşması ile yeniden Osmanlı idaresine geçmiştir. Toprakkale İlçesi de Osmanlı idaresi altındaki Cebel-i Bereket vilayetinin içinde yer almıştır.

Toprakkale, Kurtuluş Savaşı sırasında da önemli bir rol oynamıştır. Toprakkale’nin stratejik konumundan dolayı, itilaf devletleri 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7. maddesine dayanarak güvenliklerini tehdit ettiği gerekçesiyle bölgeyi işgal etmiştir. Bölgeyi ilk işgal eden devlet, Toprakkale Karabahadır mevkine tabur olarak yerleşerek Karaçay civarında bulunan Tepe Burnu’na kamp kuran İngilizler’dir. İngilizlerin bir aylık işgalinden sonra daha önce yapılan protokol gereği bölge Fransızlar’a terk edilmiş, Fransızlar da Toprakkale’yi karargah olarak kullanmıştır. Fransız işgali sırasında halk işgale tepki göstererek, Kuva-yı Milliye çetelerine çeşitli yardımda bulunmuş ve ilçe 29 Aralık 1920’de düşman işgalinden kurtulmuştur. 20 Ekim 1921 tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile Fransızlar bölgeyi terk etmişlerdir.

Daha önce Adana’ya bağlı Osmaniye ilçesinin bir kasabası olan Toprakkale, 24 Ekim 1996 tarih ve 4200 sayılı kanun ile Osmaniye’nin Türkiye Cumhuriyeti’nin 80. ili haline getirilmesiyle ilçe olmuş ve Osmaniye iline bağlanmıştır.

Toprakkale adını, kendi sınırları içerisinde bulunan kaleden almıştır. Güneybatısı dağlarla çevrili olan ilçenin kuzey ve doğu yönleri göz alabildiğince ovadır. Çeşitli meyve ağaçları ve tabiî bitki örtüsüyle şirin bir ilçedir.

Toprağından bolluk ve bereket yanında uygarlık fışkıran Toprakkale ilçesi yurdumuzun Akdeniz Bölgesi’nin Çukurova bölümünde yer almıştır. Osmaniye ilinin güneybatısında bulunan Toprakkale İlçesi; güneyde Hatay, batıda Adana, doğu ve kuzeyinde Osmaniye ili ile çevrilidir.

Yüzölçümü 130 km2 olan Toprakkale ilçesinin toplam nüfusu 2000’de yapılan nüfus sayımına göre 14519’dur. Bu nüfusun 3/4 ‘ünden fazlası ilçe merkezinde yaşamaktadır. Toprakkale ilçesine bağlı 1 kasaba ve 5 adet köy bulunmaktadır.

İlçede Akdeniz iklimi görülür. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer. Yağışlar sonbaharda başlar, ilkbahara kadar sürer. Amanoslar Akdeniz’den gelen yağmurları iç kesimlere bırakmadığı için Amanoslar’ın denize bakan yamaçları gür ormanlarla kaplıdır. İlçede ortalama yağış miktarı 610 mm olup yağışlar özellikle yağmur şeklindedir.

Karaçay ilçenin en önemli ve tek akarsuyudur. Sulamada kullanılan ve Akdeniz’e dökülen Karaçay’ın taşıdığı su miktarı genelde yetersiz olup, mevsimlere göre değişir.

İlçenin başlıca geçim kaynakları tarım ve hayvancılıktır. Toprakkale ilçesi çok verimli toprakları ile yurdumuzun belli başlı tarım bölgelerinden biridir. Tarım daha çok meyilli topraklarda, akarsu kenarlarında ve dalgalı arazilerde yapılır. İklim bölgede her çeşit ürünün yetişmesine elverişlidir. Tarım ürünü olarak en çok buğday, mısır, soya ve yer fıstığı yetiştirilir. Yağlı bitkiler, turunçgiller, sebze, meyve ve zeytin ekimi de yapılmaktadır.

Aslantaş Barajı’nın yapılmasından sonra D.S.İ. kanalları ile iyi organize edilen sulama faaliyetleri sayesinde verim iyiden iyiye artmıştır. Tarım tamamıyla makineler ile yapılır.

Hayvancılık ilçenin tarımdan sonra gelen en büyük geçim kaynağıdır. İlçe iklim ve bitki örtüsü bakımından her çeşit hayvanın yetiştirilmesine elverişlidir. Koyun, keçi, sığır,hindi ve tavuk ilçede beslenen başlıca evcil hayvanlar olup, arıcılık da gelişmektedir.

Toprakkale, Adana-Osmaniye-Gaziantep Otoyolu, Osmaniye- Adana- Gaziantep D-400 karayolu, Hatay-Toprakkale D-817 karayolunun çevrelediği, Haydarpaşa- Bağdat demiryolunun geçtiği bir noktada olup Osmaniye iline 8 km. mesafededir. Akdeniz’le bağlantısı olup, sahile uzaklığı 23 km; rakımı ise 123’ tür.

Maden yatakları bakımından fakir olan ilçede, maden kömürü, linyit, odun başlıca enerji kaynaklarıdır.

İlçenin başlıca turistik yeri ve tarihi eseri, Toprakkale Kalesi’dir. Kale M.Ö. 312-64 yılları arasında Selevkoslar (Selefküsler) tarafından 75 m. yükseklikteki yığma bir tepe üzerinde kurulmuştur. Abbasiler döneminde Harun Reşit’ in Çukurova’yı fethinde (786) siyah taş kullanılarak yeniden yapılmıştır.

İskenderun-Osmaniye yol kavşağında bulunan kaleye Abbasiler “Al-Kenisat-Tüs Savda” (Kara Kilise), Hamdaniler (10.yy) “Tel-Hamdün" adını vermişlerdir. Kaledeki beyaz taş dekorasyon ve yuvarlak formlu mazgal delikleri Memluk dönemi mimarisi üslubundadır. Kale 1517’den sonra Osmanlı döneminde bir süre kışla olarak kullanılmış ve terk edilmiştir. Osmanlılar’ın “Kınık Kalesi “ dedikleri Toprakkale; Çardak, Bodrum Kalesi, Hemite, Anavarza ve Tumlu Kalelerinin görüş ve kontrol alanı içerisindedir. Çevresi dış surlarla çevrili olup 12 burcu vardır. Yuvarlak burçları kalın surlarla birbirine bağlanmıştır.

Osmaniye’ye 7 km asfalt yolla bağlı olan Toprakkale 1966 yılında restore edilmiş ve çevresi ağaçlandırılmıştır.

Toprakkale Kalesinin kuzeyinde, Adana yolu üzerinde eski Kınık Şehri (Örenşar) mevcuttur.

KAYNAK:
T.C. Toprakkale Kaymakamlığı

Kale önünde Adana MT




İşte Oğuz ve Cuma



İşte ben ve bize rehberlik yapıp gezdiren Toprakkale'li Mustafa AVCI kardeşimiz. Kendisine tekrar teşekkür ediyorum.




Kalenin kuzey surları






Kaleye çıkmaya hazırlanan motorcular




Kale hakkında bilgi sunan tabela




Kale yolunda Tamer ve Burcu






Kale kapısında Adana MT








Gençlik geziyor :mrgreen:




Surlardan motorlarımız




İşte anlı şanlı Türk Bayrağımız kale surlarında dalgalanıyor. Ve sonsuza dek dalgalanması için Allah'a dua ediyorum.




Veyis hocamız ve eşi Figen hanım




Tamer her taşa toprağa ayak basmakta.




Kale içi görüntülere devam ediyoruz.








Mustafa, Fuat ve M. Ali




Surlardan motorlarımız görülmekte




Tekrar arkadaşlarımız




Kaleden çevre manzaraları






Fuat kardeşim




Foto Hasan :mrgreen:




Gençlik bir arada




Burcu ve M. Ali




Mehmet Ali görülmekte




Burcu ve Ertuğrul




Çevreden bir manzara




Okan ve Eda




Okan Eda ve araya sızan Burcu




Grup en zor yerleden bile geçmekten çekinmiyor. :cat:






Gene çevreden görüntüler






Hasan abi Toprakkale'li vatandaşlarımızın yanında




Egemen ve Aybike




Oğuz Şov :mrgreen:








Burcu şov




Kaleden görüntüler




























Kalenin alt ve iç kısımları




Tarihe zarar verenleri şiddetle kınıyorum :farao:






Gezmeye devam ediyoruz








































Keşifden gelen ben, Mustafa ve Erhan (qrar)












Çevreden ve gitmeden önce kaleden son görüntülerimiz










Herkez Kaynargöze doğru yol alırken son birkez uzaktan kaleye baktım. Tüm ihtişamıyla karşımızdaydı.



Kale gezimizi tamamladıktan sonra yemek yiyeceğimiz yere Kaynargöze doğru yola çıktık kısa bir yol aldıktan sonra mekana vardık. Kaynargöz'ün özelliği direkt suyun gözündesiniz ve kaynadığı yeri görüyorsunuz. Ayrıca bu suyun oluşturduğu göldeki nilüferleri izlemekte çok keyifli.

Hasan abi hemen kafasını suyun kaynadığı yerde yıkıyor



Alabalıkların bulunduğu havuz










Burcu hemen suya girdi. Bu kız yaşamayı seviyor bizde onu seviyoruz :)






Motorlarımız




İşte bizi karşılayan 4 ayaklı dostlarımız






Gruptan görüntüler







Çevreden manzarlar





























Cuma, Oğuz ve Hasan abi



Fuat



Suda yaşam



















Aşk nameleri Egemen ve Aybike. Allah mutlu mesut etsin efem :rendeer:





Sayın Okan beyin eşi Eda hanım.




Ertuğrul ve köpek







Evet artık yemekteyiz
























Yücel (tüzemen) abi ve Cuma



Yemekler yendi sohbetler edildi ve motorlarımıza atlayıp yola koyulduk. Havanın daha aydınlık olması sebebiyle yolumuz üzerinde bulunan Yılan Kale'ye de uğrayalım dedik ve gittik.











İnsanlığın dostu hayvanlar





Kale'den ayrılırken Kaleyi ve Oğuz'un son bir pozunuda çekiyoruz.





Yılan Kaleden ova manzarasını izleyip sohbet ettikten sonra Adana'ya geri döndük. Çok şükür sorunsuz ve güzel bir gezi yapıp tamamladık. Geziye katılan tüm arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Diğer bir gezi raporumuzda görüşmek üzere.
 
Katılım
7 Eki 2005
Mesajlar
295
Evet çok güzel bir geziydi herkese teşekkürler.
Resimler eklendikten sonra ben çok konuşacam şimdilik susuyorum :p :p :mrgreen:
bu arada bende Tequ yu yendim.
 
Katılım
13 Mar 2006
Mesajlar
403
Neyse yarın sabah bakarız. ama gece boyunca burda geyik yapmayın.ozelden yazın
 
Katılım
20 Ara 2006
Mesajlar
974
Valla kıskandım sizi. keske G.antep'de de yapılsa böyle geziler ama mt olarak çok azız işallah zamanla diyorum..

BUnReCU Resimleri Zipleyip rapid den link yollasan valla çok merak ettim
 
Son düzenleme:
Katılım
20 Kas 2006
Mesajlar
1,233
BUnReCU Resimleri Zipleyip rapid den link yollasan valla çok merak ettim

bende hepsi yok, sadece benim fotolarımdan birkaç tanesi var

arkadaşlara takılmak için öyle dedim,:cat:


yarın qrar ve makine arkadaşlarımız tüm resimleri yayınlayacaklar.

ben de bekliyorum sabırsızlıkla (en çok resim yazılarını okumaya bayılıyorum) :mrgreen:
 
Katılım
18 Haz 2006
Mesajlar
334
bende hepsi yok, sadece benim fotolarımdan birkaç tanesi var

arkadaşlara takılmak için öyle dedim,:cat:


yarın qrar ve makine arkadaşlarımız tüm resimleri yayınlayacaklar.

ben de bekliyorum sabırsızlıkla (en çok resim yazılarını okumaya bayılıyorum) :mrgreen:

bende sabırsızlıkla bekliyorum. hasan beyin yazdıklarını okumak ayrı bir zevk. bu arada boş durma
http://www.motosiklet.net/forum/showthread.php?t=26268
oku:rendeer:
 
Katılım
20 Mar 2006
Mesajlar
379
hasan muhtemelen uyudun dimi bu kadar insan sana helal olsun diyorrr!
 
Katılım
27 Eki 2006
Mesajlar
413
katılan herkese teşekkürler

Selam arkadaşlar. Gerçekten güzel bir gezi idi.
ah bide kronikleşen yaramız "gecikmeli yola çıkma" olmasa....

sabah 08:10 da ordaydım ve sabah sadece kawasaki si ile katılan hasan vardı. ben geciktim galiba derken topuklamam gerekmediğini mangal başında öğrendim. meğer bugün millet sözleşmiş gibi topluca gecikti.

ilk fotoğraflar:
osmaniye yönünde otobana girdikten sonra "mola" da ilk mola. ilk seyir değerlendirme toplantısı:








üç kafadara dikkat !!!




burda(soldan sağa) mali,ertuğrul ve fuat; hepside cheese diyor farkettiniz değilmi?




bizimkiler gişeyi değil gişe memuresini geçmeye çalışırken:p




bugün tarsustan misafirimiz olan Ali(adamınbiriyim)






burcu kankisi tubiş için bu pozu vermiş




toprakkale ve kaynargözdeki toprakkaleli rehberimiz: mustafa avcı




egemen ve kız arkadaşı




toprakkale:




kale kapısı:





okana sevgilerle:




kaleden motosikletlerimizin kuşbakışı görüntüsü:




tamer ve egemen (hızını alamayanlar)







yo yooo yanlış oldu. bu fotoda eksik var. işte doğru foto. ulubatlı hasan.......








bu kısım gerçekten ilgi çekici. kalenin zindanı. agorofobisi(klostrofobi) olanlar için hiçde uygun değil. buraya sadece ben girdim sizin için fotoladım.giriş yeri inanılmaz dardı. girdim girmesine ama çıkarken bi ara sıkışıp kalacağımı düşündüm.







içeriye ışık yok denecek kadar az giriyor. girişide vücudum kapattığı için ışık süzülmüyor. hasanın cep telefonundaki fener ışık kaynağım oldu. emekliyerek içeride ilerledim ve kör gözle rastgele fotolar çektim. yaklaşık 75 cm yükseklikte inanılmaz bir geniş alana sahip bu zindan ve her 50 cm de bir kalın sütunlar var zira. bunlar kalenin üstümüzdeki kısmının ağırlığını taşıyor. kendimi bir ara labirent faresi gibi hissettim:cyclopsan








kalenin aşağıdan görünüşü:



bu güzel kareye fuat'ı eklersek sizce fotonun güzelliği ne kadar katlanır::queen:



ve burası mühiş. Adana MT geçit töreni videosu:
[YT]ZJzZOuh6xZA[/YT]

yok böyle bir gurup:cat:


kaynargöz fotoğrafları
yorumsuz::stretche







suyun kaynadığı göz(kaynargöz:p )



kaynaktan hemen yandaki havuza geliyor, burada anaç alabalıklar var. buradanda gölete aktarılıyor sular.







Ali:




dönüş yolunda şöyle bir uğradığımız "yılankale"






ve günün finali: klüpten çıkarken özlediğimi hissettiğim ve ona koştuğum 3 aylık yeğenim Atakan ve ben



nice sorunsuz gezilerde yol almak dileği ile.Erhan Dündar
 
Katılım
8 Tem 2004
Mesajlar
7,735
ve burası mühiş. Adana MT geçit töreni videosu:
[YT]http://www.youtube.com/watch?v=ZJzZOuh6xZA[/YT]

Doktor bu ne :queen:

Neyse bu seferlik ben düzeltiyorum. Bu mesajımın yanındaki alıntı düğmesine bas ve ikimizin kodları arasındaki farka bakarak yaptığın hatayı anlamaya çalış :)


[YT]ZJzZOuh6xZA[/YT]
 
Katılım
12 Eyl 2006
Mesajlar
1,676
Çok güzel bir gezi olmuş tebrik ediyoruz...

Hava soğuk gibi görünüyor ama ne kadar da soğuk olsa tepede güneşi görmek bi başka güzel... Gezilerinizin devamını bekliyorum...
 
Katılım
20 Kas 2006
Mesajlar
1,233
ertekin gel adanaya, sen de katıl işte, altında enduro var nasıl olsa :p
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst