- Katılım
- 16 Şub 2020
- Mesajlar
- 1,242
- Motosikleti
- Yok
Öyle de işte, kafa karıştırıcı bir mevzu bu, en azından benim için diyelim.
Örneğin şu yüksek güçteki ses tesisatları. Yani bu çıs-tak çıs-tak gezen arabalar ben kendimi bildiğimden beri var. Yaşım 52, en az 40 senedir ben farkındayım bunun.
Şimdiye kadar neden bir şey yapılmadı mesela? Yahut madem bu tür donanımlar yasaktı, patır patır senelerce nasıl ithalatına izin verildi bu cihazların? Bugüne kadar bu cihazlar için ben, araca taktırmak serbest, ama başkasını rahatsız edeceğin yerde ses yükseltemezsin, çıkarsın dağ yoluna tek başına dinlersin, falan gibi algılıyordum. Yahut sadece başkalarını rahatsız edenler ceza yiyor zannediyordum bu ses sistemlerinden.
Yahut benim başıma gelen modifiyeli kamyonetim. Madem bu tür modifiyeler yasaya aykırı, bu (ve benzeri bir sürü Ford Ranger, Volkswagen Amarok, Mitsubishi L200, vb.), muayeden nasıl geçti/geçiyor? Öyle ya, araç muayeneden geçmişse insan doğal olarak, "Tamam, bu aracın kanunen bir kusuru yok, trafikte problemsiz dolaşabilir" diye düşünüyor. Yahut bu F150 body-kit dedikleri dönüşüm parçalarının ithalatına nasıl izin verildi bunca zamandır?
Ben işin detaylarını bir trafik polisi kadar bilemem ki? Bilsem ben de polislik yapardım belki.
Yani polis Türkiye Cumhuriyeti'nin polisi de, Tüvtürk Avustralya'nın kurumu değil ki, o da Türkiye Cumhuriyeti devletine bağlı bir kurum. İki devlet kurumu arasında böyle bir kopukluk olabilir mi?
Yahut şu ara insanların sosyal medyada en çok korktukları şey gördüğüm kadarıyla: APP plaka denilen şey, 140.000₺ galiba cezası.
Madem kanunlara bu kadar aykırı bir şeydi, bugüne kadar niçin işlem yapılmadı?
Yahut bu plakaları kim basıyorsa artık, onlardan göz altına alınan-tutuklanan yahut ticaretten men edilen falan oldu mu bugüne kadar?
----------------------
Hani yanlış anlaşılmasın, kanunlar uygulanmasın gibi bir düşüncem yok elbette ama böyle bir anda bastıran yüksek cezalar, trafikten menler falan biraz tuhaf geldi bana da. Bir orta yol bulunabilirdi, yahut bir geçiş aşaması planı gibi bir şey düzenlenebilirdi.
Yukarılarda bahsettiğim gibi ben bu kamyoneti tadilat projesidir, tespit muayenesidir, ilave geniş dodiklerdir vs. kanuna uygun hale eğer getiremezsem - yani tutup da aracı orjinaline çevirmek durumunda kalırsam yaklaşık 400-500.000₺ bir zararım olacak bu işten: Tüm dönüşüm parçaları çöpe, üstüne üstlük bir de orjinal parçaların satın alınması, 4 lastik, 4 jant, vs. vs.
E benim günahım ne bu işte? Bu durumu bana ne satan galerici söyledi, ne noterden üzerime alırken bir problem çıktı, ne Tüvtürk'teki muayeneyi yapan arkadaşlar söyledi, ne bir polis çevirdi de uyardı bugüne kadar, ne de motor-mekanik olsun, kaporta olsun ustalarım bahsetti (onlar da bilmiyorlar çünkü).
----------------------
Bunlar şahsi düşüncelerimdir, yanılabilirim yine tabii ki.
Örneğin şu yüksek güçteki ses tesisatları. Yani bu çıs-tak çıs-tak gezen arabalar ben kendimi bildiğimden beri var. Yaşım 52, en az 40 senedir ben farkındayım bunun.
Şimdiye kadar neden bir şey yapılmadı mesela? Yahut madem bu tür donanımlar yasaktı, patır patır senelerce nasıl ithalatına izin verildi bu cihazların? Bugüne kadar bu cihazlar için ben, araca taktırmak serbest, ama başkasını rahatsız edeceğin yerde ses yükseltemezsin, çıkarsın dağ yoluna tek başına dinlersin, falan gibi algılıyordum. Yahut sadece başkalarını rahatsız edenler ceza yiyor zannediyordum bu ses sistemlerinden.
Yahut benim başıma gelen modifiyeli kamyonetim. Madem bu tür modifiyeler yasaya aykırı, bu (ve benzeri bir sürü Ford Ranger, Volkswagen Amarok, Mitsubishi L200, vb.), muayeden nasıl geçti/geçiyor? Öyle ya, araç muayeneden geçmişse insan doğal olarak, "Tamam, bu aracın kanunen bir kusuru yok, trafikte problemsiz dolaşabilir" diye düşünüyor. Yahut bu F150 body-kit dedikleri dönüşüm parçalarının ithalatına nasıl izin verildi bunca zamandır?
Ben işin detaylarını bir trafik polisi kadar bilemem ki? Bilsem ben de polislik yapardım belki.
Yani polis Türkiye Cumhuriyeti'nin polisi de, Tüvtürk Avustralya'nın kurumu değil ki, o da Türkiye Cumhuriyeti devletine bağlı bir kurum. İki devlet kurumu arasında böyle bir kopukluk olabilir mi?
Yahut şu ara insanların sosyal medyada en çok korktukları şey gördüğüm kadarıyla: APP plaka denilen şey, 140.000₺ galiba cezası.
Madem kanunlara bu kadar aykırı bir şeydi, bugüne kadar niçin işlem yapılmadı?
Yahut bu plakaları kim basıyorsa artık, onlardan göz altına alınan-tutuklanan yahut ticaretten men edilen falan oldu mu bugüne kadar?
----------------------
Hani yanlış anlaşılmasın, kanunlar uygulanmasın gibi bir düşüncem yok elbette ama böyle bir anda bastıran yüksek cezalar, trafikten menler falan biraz tuhaf geldi bana da. Bir orta yol bulunabilirdi, yahut bir geçiş aşaması planı gibi bir şey düzenlenebilirdi.
Yukarılarda bahsettiğim gibi ben bu kamyoneti tadilat projesidir, tespit muayenesidir, ilave geniş dodiklerdir vs. kanuna uygun hale eğer getiremezsem - yani tutup da aracı orjinaline çevirmek durumunda kalırsam yaklaşık 400-500.000₺ bir zararım olacak bu işten: Tüm dönüşüm parçaları çöpe, üstüne üstlük bir de orjinal parçaların satın alınması, 4 lastik, 4 jant, vs. vs.
E benim günahım ne bu işte? Bu durumu bana ne satan galerici söyledi, ne noterden üzerime alırken bir problem çıktı, ne Tüvtürk'teki muayeneyi yapan arkadaşlar söyledi, ne bir polis çevirdi de uyardı bugüne kadar, ne de motor-mekanik olsun, kaporta olsun ustalarım bahsetti (onlar da bilmiyorlar çünkü).
----------------------
Bunlar şahsi düşüncelerimdir, yanılabilirim yine tabii ki.
Son düzenleme: