Kağıt para biriktirmek - Aman dikkat...

Katılım
16 Şub 2020
Mesajlar
1,250
Motosikleti
Yok
Edindiğim izlenimlerime göre, pek çok insan "dolar-euro-sterlin-vb." alıp biriktirerek kendini enflasyondan koruduğunu düşünüyor.

Aslında durum pek böyle değil, bunlar genelde Türk Lirası'na göre değer kazanıyor gibi görünseler de, onların da kendi içlerinde "enflasyonları" olduğunu unutmamak gerekir, onlar da her sene belli bir miktarda satın alma güçlerini kaybediyorlar. (Çoğu kişinin halen bilmediğini düşündüğüm bir husus)

Aşağıda bağlantısını verdiğim örnek internet sitesinden, ABD dolarının satın alma gücünün senelere göre ne miktarda azaldığını test edebilirsiniz.

https://www.usinflationcalculator.com/

Benim aşağıdaki örnek hesaplamamda, sonuç söyle okunabilir: "2010 yılında 10.000$ vererek satın aldığım şeyi/şeyleri, 2025 yılına geldiğimde aynı şekilde satın alabilmem için bana yaklaşık 14.864$ gerekecek."

np7y1gq.png


Not: Yatırım tavsiyesi değildir, kişisel görüşlerimi paylaştım.
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,431
Motosikleti
D400
yurtdışına gitmek gibi bir niyetin yoksa ülkedeki enflasyon ile o ülkenin enflasyonu arasındaki fark senin kar etmen anlamına gelmıyor mu?
 
Katılım
16 Şub 2020
Mesajlar
1,250
Motosikleti
Yok
yurtdışına gitmek gibi bir niyetin yoksa ülkedeki enflasyon ile o ülkenin enflasyonu arasındaki fark senin kar etmen anlamına gelmıyor mu?
Yurtdışından getirilip satılan malların, yahut yurt içi üretimde kullanılan emtiaların (ki artık neredeyse her şey ithal ediliyor bildiğiniz gibi) yıldan yıla döviz bazında fiyatında artış olacağından/olabileceğinden, bana göre yanıltıcı olacaktır TL bazında o elde edilen kâr.

Çünkü evde kasamızda diyelim 100.000$'ımız var, bununla tanesi 10$ olan bir "x" ürününden bu sene 10.000 ad. kadar alıyoruz.

Bir sene sonra diyelim ABD'de yıllık enflasyon %2,7 olarak gerçekleşti, ve bu oran satın aldığımız "x" ürüne birebir aynı şekilde yansıdı. (Ürünün adet fiyatı = 10,27$ oldu)

Sonuç n'oldu?

Kasamızda sakladığımız 100.000$'ı, bir sene sonunda TL'ye çevirdiğimiz zaman kâr ettirmiş gibi görünüyor, ancak en başta bahsettiğimiz o "x" üründen artık 10.000ad. değil, 9.737ad. alabiliyoruz.

Tabii ben ekonomist değilim, söylediklerimde yanılabilirim. Farklı görüşleri de, kendimi geliştirmek adına bilmek isterim bu konuda.
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,431
Motosikleti
D400
Yurtdışından getirilip satılan emtiaların (ki artık neredeyse her şey ithal ediliyor bildiğiniz gibi) yıldan yıla döviz bazında fiyatında artış olacağından/olabileceğinden, bana göre yanıltıcı olacaktır TL bazında o elde edilen kâr.

Çünkü evde kasamızda diyelim 100.000$'ımız var, bununla tanesi 10$ olan bir x ürününden bu sene 10.000 ad. kadar alıyoruz.

Bir sene sonra diyelim ABD'de yıllık enflasyon %2,7 olarak gerçekleşti, ve bu oran satın aldığımız "x" ürüne birebir aynı şekilde yansıdı.

Sonuç n'oldu?

Kasamızda sakladığımız 100.000$'ı, bir sene sonunda TL'ye çevirdiğimiz zaman kâr ettirmiş gibi görünüyor, ancak en başta bahsettiğimizo "x" üründen artık 10.000ad. değil, 9.737ad. alabiliyoruz.

Tabii ben ekonomist değilim, söylediklerimde yanılabilirim. Farklı görüşleri de, kendimi geliştirmek adına bilmek isterim bu konuda.


ticari olarak bakıyorsunuz sadece öyle bakarsanız her para durdugu yerde değer kaybeder.

Fakat paranı TL olarak tutarsan %33 enflsyon (gerçeği muhtemel %50) altında o para çöp olur.

Dolar enflasyonu kendi ülkesinde %3 ise, bizim için hala %30 kazanc demektir. ancak yurtdışı ticareti mantıgı ile bakarsak evet durdugu yerde zarar ettirir elbet.

Benim dediğim TL 'de tutmak dövizde tutmak arasındaki bir kıyaslama idi aslındaç.
 
Katılım
16 Şub 2020
Mesajlar
1,250
Motosikleti
Yok
Benim için en önemli kriter "satın alma gücüdür." Satın alma gücü olmadıktan sonra para, boyalı kağıttan başka bir şey değildir. Yahut yine, satın alma gücü olmasa altın/gümüş/vs., benim için tenekeden farklı değildir.

Sonuç olarak bu sene elimdeki sermayemle örneğin 2.500 kilo dana eti alabiliyorsam, gelecek sene de en az 2.500 kilo alabilmeliyim, bu 2.250 kg.'ya düşmemeli, mümkünse 2.750kg.'ya çıkartabilmeliyim.

Çünkü yaşadıkça, fiziki "mallar" almak durumundayız: Et, süt, yumurta, makarna, çay, şeker, kahve, benzin-mazot, kıyafet, otomobil, motosiklet, ayakkabı, cüzdan, çorap, sabun... - sayılamayacak kadar çok ihtiyacı var bir insanın, nefes aldığı hemen her gün.

Ha dersen "Sen bu dediğini başarabiliyor musun?", derim ki, "Bunu başarıp başaramadığımı asla bilemiyorum."

Neden? Çünkü bu ülkede gerçek enflasyon nedir, onu asla doğru bilebildiğimi düşünmüyorum.

Devletin TÜİK'i bir enflasyon rakamı açıklıyor, ama nasıl hesapladıklarını kimse bilmiyor, açıklamıyorlar çünkü.

ENAG adlı bir kurum var, o da aylık-yıllık enflasyon açıklıyor düzenli olarak, TÜİK'in açıkladığı rakamların yaklaşık iki katı olarak açıklıyor fiyatlarını.

Ama ENAG da tıpkı TÜİK gibi şeffaf değil, neye göre enflasyon belirlediklerini kendilerinden başka kimse bilmiyor herhalde.

Başka enflasyon hesabı yapan kurum/kuruluşlar da var bildiğim kadarıyla ama onları şimdilik bir kenarda tutarsak, biz hangisinin açıkladığı enflasyonu ölçü alacağız? TÜİK'i mi ENAG'ı mı? Aralarında yarı yarıya fark var. Böyle bir şey olabilir mi?

Bu durum üzerine zaman zaman düşünüyorum, "kendi enflasyonumu kendim hesaplamalıyım" diye. Ama her insan gibi benim de tükettiğim o kadar çok kalem mal var ki, nasıl zaman bulup da her ay yapacağım bu hesabı, o da pek mümkün görünmüyor.

Kısaca ne yaparsam yapayım, seneler zarfında içeri mi gidiyorum yoksa kâra mı geçiyorum, bunu asla bilmiyorum.
 
Katılım
28 Mar 2024
Mesajlar
1,762
Benim için en önemli kriter "satın alma gücüdür." Satın alma gücü olmadıktan sonra para, boyalı kağıttan başka bir şey değildir. Yahut yine, satın alma gücü olmasa altın/gümüş/vs., benim için tenekeden farklı değildir.

Sonuç olarak bu sene elimdeki sermayemle örneğin 2.500 kilo dana eti alabiliyorsam, gelecek sene de en az 2.500 kilo alabilmeliyim, bu 2.250 kg.'ya düşmemeli, mümkünse 2.750kg.'ya çıkartabilmeliyim.

Çünkü yaşadıkça, fiziki "mallar" almak durumundayız: Et, süt, yumurta, makarna, çay, şeker, kahve, benzin-mazot, kıyafet, otomobil, motosiklet, ayakkabı, cüzdan, çorap, sabun... - sayılamayacak kadar çok ihtiyacı var bir insanın, nefes aldığı hemen her gün.

Ha dersen "Sen bu dediğini başarabiliyor musun?", derim ki, "Bunu başarıp başaramadığımı asla bilemiyorum."

Neden? Çünkü bu ülkede gerçek enflasyon nedir, onu asla doğru bilebildiğimi düşünmüyorum.

Devletin TÜİK'i bir enflasyon rakamı açıklıyor, ama nasıl hesapladıklarını kimse bilmiyor, açıklamıyorlar çünkü.

ENAG adlı bir kurum var, o da aylık-yıllık enflasyon açıklıyor düzenli olarak, TÜİK'in açıkladığı rakamların yaklaşık iki katı olarak açıklıyor fiyatlarını.

Ama ENAG da tıpkı TÜİK gibi şeffaf değil, neye göre enflasyon belirlediklerini kendilerinden başka kimse bilmiyor herhalde.

Başka enflasyon hesabı yapan kurum/kuruluşlar da var bildiğim kadarıyla ama onları şimdilik bir kenarda tutarsak, biz hangisinin açıkladığı enflasyonu ölçü alacağız? TÜİK'i mi ENAG'ı mı? Aralarında yarı yarıya fark var. Böyle bir şey olabilir mi?

Bu durum üzerine zaman zaman düşünüyorum, "kendi enflasyonumu kendim hesaplamalıyım" diye. Ama her insan gibi benim de tükettiğim o kadar çok kalem mal var ki, nasıl zaman bulup da her ay yapacağım bu hesabı, o da pek mümkün görünmüyor.

Kısaca ne yaparsam yapayım, seneler zarfında içeri mi gidiyorum yoksa kâra mı geçiyorum, bunu asla bilmiyorum.
Türkiye'de yaşadıkça içeri gidiyoruz
 
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
18,490
Motosikleti
Sym Wolf Sb250Ni
Biz Türkler bol paraya ulaşmak için ömrümüz boyunca uğraşırız, tam "ohaa parayı bulduk" derken harcamaya ömrümüz yetmez. O paranın sefasını oğullarımızla hayırsız damatlarımız çeker.
 
Katılım
16 Şub 2020
Mesajlar
1,250
Motosikleti
Yok
Yaşım 53 oluyor, artık çalışacak zamanım da azalıyor, ne eskisi gibi işi kafam kaldırıyor, ne de zaten eskisi gibi kazancım oluyor - herkes gibi ben de ekonomik krizden etkileniyorum.

Çalışamadığım zaman geçinebilmem, şu anki hayat standardımı muhafaza edebilmem için bana, her emekli gibi "pasif gelir" lâzım.

Ama pasif gelir elde etmek te hiç kolay değil. Örneğin "emekli maaşı", bir pasif gelirdir bana göre, ama neye yarar? Aylık 16.800,00₺ şu an galiba, Bursa'da insan gibi oturabileceğin, minimum şartlardaki bir ev kirası 20.000,00₺'den başlıyor. Gerisini sen hesap et.

Emekli maaşıma ek olarak mülk kiralayıp pasif gelir elde etmek gibi bir düşüncem var, ama o da çok sıkıntılı bir iş. Kira artışını devletin açıkladığı rakamlardan fazla arttıramıyorsun, o da her geçen sene kiracıya avantaj sağlıyor, mal sahibine ise dezavantaj. Artı kiranı düzenli alabilir misin, alamaz mısın, kira artışında tartışma çıkar da adam evini yakar mı, balyozla yıkar mı, tonla şey duyuyoruz-görüyoruz bu kiracı-mal sahibi arasında.

Mesela örneğin bir kaç yerde okumuştum, Avrupa'da insanlar çalışma hayatları boyunca ülkelerinin sağlam şirketlerine hisse yatırımı yapıyorlar, sonunda birikimlerinden aldıkları temettülerle kendilerine bir ikinci, üçüncü emekli maaşı bağlatmış gibi oluyorlarmış.

Bizde? Bu da yok, örneğin Koç Holding sağlam şirkettir, buna yatırım yapayım diyorsun, Koç Holding'in hissesine bakıyorsun, bir sene zarfında bırak artışı, -%8,5 gibi zarar yazmış. Yani bu ülkede Koç Holding'e yatırım yapmayacaksın da kime yapacaksın?

Kısaca artık emekliliğimde bir miktar huzur istiyorum hayatımda, ama şu an ki şartlarda maalesef hiç mümkün görünmüyor.
 

F54

Katılım
25 Haz 2010
Mesajlar
14,943
hisse yatırımı ile pasif gelir işi biraz ütopik gibi geliyor bizim memlekette
burada fiziki bir varlığın olacak (ev araba iş makinası dükkan vs) o çalışacak pasif gelir getirecek tabi bu şartlarda hem çalışıp yaşayıp birikim yatırım vs çok zor yurtdışı kazandığımız kazançtan da(hisse fon etf gibi şeylerden) reis sağ olsun %17.5 vergi alıyor
ve pasif gelirin fiyatına kimse müdahele edememeli çeşitli bahanelerle
misal benim böyle yatırımım vardı bu kiralara % 25 sınırı gelince kiracıyı çıkardım düzen bozuldu gibi yani enflasyon %80 ee ben neden enflasyon cezasını çekeceğim ki vatandaş olarak böyle böyle bütün herşeyin dengesini bozdular
türkiye de emeklilik te veya çalışırken huzur bulamayacağız bu gerçeği kabullenelim
bu gün huzurluysak öpüp başımıza koyalım yarına yarın bakalım
 
Katılım
27 Ara 2005
Mesajlar
1,788
Her para biriminin kendi içerisinde bir enflasyonu olduğunda haklısınız.
Satın alma gücü kısmında atladığınız bir nokta var.
O da arz talep oranı.
Örnek verirsek ülkeye alınan milyonlarca mülteciden sonra konut talebi normalden fazla artınca , konut fiyatları dolar bazında bile 2 ye 3 e katladı.
5 yıl önce 105k$’a alınan konutu geçen gün 330k$’a sattılar.
Uzun vadede yapılacak en güzel yatırım bence arsa ama onun için de tecrübeli ve zengin olmak lazım :) uzun vadede oraya yatırılan parayı yok sayabilmek lazım.

Türkiye’de artık yatırım yapmak gerçekten çok zor.
Ben 40 yaş ve altının çoğununun ölene kadar çalışmak zorunda kalacağını ya da emekli olunca gerçekten kıt kanaat geçinmek zorunda kalacağını düşünüyorum
 
Katılım
17 Eki 2024
Mesajlar
368
Motosikleti
2025 Triumph Tiger Sport 660
ticari olarak bakıyorsunuz sadece öyle bakarsanız her para durdugu yerde değer kaybeder.

Fakat paranı TL olarak tutarsan %33 enflsyon (gerçeği muhtemel %50) altında o para çöp olur.

Dolar enflasyonu kendi ülkesinde %3 ise, bizim için hala %30 kazanc demektir. ancak yurtdışı ticareti mantıgı ile bakarsak evet durdugu yerde zarar ettirir elbet.

Benim dediğim TL 'de tutmak dövizde tutmak arasındaki bir kıyaslama idi aslındaç.
Tam boyle degil aslinda. Diyelim 15k dolarin var ve Tracer 7 almak yerine almamayi tercih ettin. Birkac yil sonra 15.5k dolar fiyattan o Tracer gelirse senin elindeki dovizin TL karsiligi artsa bile o Tracer'i elindeki doviz ile alamazsin cunku Tracer'in 0 fiyatinin TL karsiligi daha da artmis olacak. Bu hesapta Tracer'in hicbir yeni ozellik almadan surekli ayni sekilde uretildigi var sayildi cunku bu artis enflasyonla alakali degil.
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,431
Motosikleti
D400
Tam boyle degil aslinda. Diyelim 15k dolarin var ve Tracer 7 almak yerine almamayi tercih ettin. Birkac yil sonra 15.5k dolar fiyattan o Tracer gelirse senin elindeki dovizin TL karsiligi artsa bile o Tracer'i elindeki doviz ile alamazsin cunku Tracer'in 0 fiyatinin TL karsiligi daha da artmis olacak. Bu hesapta Tracer'in hicbir yeni ozellik almadan surekli ayni sekilde uretildigi var sayildi cunku bu artis enflasyonla alakali degil.

tekrar aynı yere dönüyoruz, ticari olarak bakıyorsunuz.

elinizde 15k dolara denk gelen türk liranız var diyelim. 2 sene sonra o türk lirası ile tracer'ın ikinci elini alamayacaksınız fakat dolar tutsaydınız %10 daha ekleyip sıfırını yine alabileceksiniz.

burada konustugum konu paranızı TL olarak tutmamanız. Dolar enflasyonu ile TL enflasyonu aynı değil.

Tahmini olarak bu sene dolar tutsaydınız kaybınız sanırım %3 civarı olacaktı, tl tutsaydınız %33.* aynı şey mi?


İki para birimi de değer kaybediyor diye aynı kefeye koyamazsınız cünkü 10 kat fazla değer kaybetmiş birisi.

O zaman şöyle yorumlayalım, elinizde 15k dolar var 2 sene sonra tracer alacaksınız ama bankaya yatırmamanız gerekiyor. TL'ye mi çevirip tutarsınız parayı?
 
Katılım
17 Eki 2024
Mesajlar
368
Motosikleti
2025 Triumph Tiger Sport 660
tekrar aynı yere dönüyoruz, ticari olarak bakıyorsunuz.

elinizde 15k dolara denk gelen türk liranız var diyelim. 2 sene sonra o türk lirası ile tracer'ın ikinci elini alamayacaksınız fakat dolar tutsaydınız %10 daha ekleyip sıfırını yine alabileceksiniz.

burada konustugum konu paranızı TL olarak tutmamanız. Dolar enflasyonu ile TL enflasyonu aynı değil.

Tahmini olarak bu sene dolar tutsaydınız kaybınız sanırım %3 civarı olacaktı, tl tutsaydınız %33.* aynı şey mi?


İki para birimi de değer kaybediyor diye aynı kefeye koyamazsınız cünkü 10 kat fazla değer kaybetmiş birisi.

O zaman şöyle yorumlayalım, elinizde 15k dolar var 2 sene sonra tracer alacaksınız ama bankaya yatırmamanız gerekiyor. TL'ye mi çevirip tutarsınız parayı?
Çözüm önerisi dolar olarak tutmak değil zaten. Dolar olarak tutarsanız da alamazsınız, TL olarak tutarsanız da alamazsınız. Ticari bakış açısı değil bu.

15k dolar şu an 500k TL etsin. Motor da 500k TL tutuyor. 2 sene sonra da 15k dolar 750k TL'ye denk gelsin. Motor ise 15.5k dolar olacağından 775k TL'den satışa sunulacak. Bankada TL de tutsanız, dolar da tutsanız alamazsınız.

Dolar enflasyonu TL'den daha düşük olduğu için dolar tutmak daha mantıklı fakat yine de kendinizi korumak altına almıyorsunuz. En iyisi ikisini de yapmamak.
 
Katılım
31 Mar 2018
Mesajlar
2,648
Sanırım yatırım yapmakla, tasarruf yapmak birbirine karışıyor.
Neredeyse her para birimi enflasyona uğrar ve yıldan yıla değer kaybeder.
Yine her mal değerlenir ve sonra değer kaybına uğrar.
Sonsuza kadar kazanmak diye bir şey yoktur.

Tasarruf yapacaksanız eğer. Uzun vadeli düşünüyorsunuz demektir.
O zaman bütün yumurtaları tek bir sepete koymazsınız.
Biraz altın, biraz gümüş, biraz euro, biraz dolar, biraz frank gibi bir sepette yatırımınızı muhafaza edersiniz.
Biraz daha paranız varsa araya bir arsa veya evde sokuşturabilirsiniz.
Bu sizin tasarrufunuzun en az oranda kayba uğrayarak saklanmasına yardımcı olur.

Ama eğer amacınız yatırım yapaıp paranızla para kazanmaksa işin şekli farklılaşır.
Dönemine, günün şartlarına, dünyadaki gelişmelere göre para kazandıran meta değişir.

Unutmayın hiçbir malın fiyatı sonsuza kadar yükselmez.
Talep çok, hele birde üretim veya arz azsa o malın fiyatının artması kaçınılmazdır.
Bir yerde kazanan varsa, bir şekilde kaybedende vardır.

Gümüşe bakalım. Bugün çok kazandırıyor gibi görünen gümüş iki ay önceki 1.500 usd/kg fiyatını 2010 larda görmüştü.
Üstelik çok hızlı bir şekilde 500$/kg fiyattan 1.500$/kg fiyata çıkarak. Ama ardından hızla tekrar 500$/kg fiyat civarlarına
inerek yakın zamana kadar zar zor 1.000$/kg fiyata çıkıp yatırımcısına çok zarar ettirdi.

Dolara bakarsak, bir dönem çok hızlı ve pik şekilde artışlar yaparak çok kısa sürede 7 TL / $ fiyatlardan 18 TL / $ fiyatlara çıktı.
Sonra 13 TL civarına indi. Şu aralarsa düz hesap 43 TL / $ fiyatla büyük zarar ettirir pozisyonda.

Kredilerin düşük olduğu dönemde ev almak kolaydı. Bu nedenle ev fiyatları yüksekti.
Çünkü arz yeterince güçlü değil ama talep çoktu. Üstüne üstlük bunu 250.000 usd ye ev al,
ömür boyu sülale boyu vatandaşlığı kap promosyonu körük olmuştu.

Konut kredileriyle birlikte vatandaşlık şartıda 400.000 usd ye yükseltilince, ev alımı zorlaştı. Her ne kadar ev fiyatları yüksek gibi görünsede,
aslında şu aralar öyle çokta yüksek değil.

Altın mesela. 2 yıl önce kg fiyatı 60.000 usd lerdeyken ortadoğu ve dünyadaki gelişmelerle birden 145.000 usd lere fırladı.
Şu an pikini yaptı. Biraz bekleme yapıp yeniden atak yaparmı bilinmez. Havayı koklamak gerek.

Motosiklet ve oto fiyatları. O bir yıl öncesine kadarki furya bitti. Neredeyse ev hanımları bile motor, oto alıp bodrumlarına koyup liste fiyatından %20 pahalıya satıyorlardı. O bir furyaydı ve bitti.

Özet :
Tasarruf biriktirme ve biriktirdiğinin değerini korumayla olur.
Yatırım, risk almayı gerektirir. Bazen kazandırır, bazen kaybettirir. Bugün X malı değer kazanırken, yarın tam tersine dönüp kaybettirebilir.

Bir kıstasınızın olması gerekir.
Örneğin 2 kilo altın, Etilerde bir ev, 12 metre yat, en fazla 2 yaşında bir RAV4, vs vs gibi.

Buna en iyi örnek kuyumculardır. Genelde altının fiyatı arttığında kuyumcuların zenginleştiğini düşünür insanlar.
Halbuki onlar için sermaye veya varlıkları kaç kg altınları olduğu ve bununla al/sat yaparak geçinip geçinemedikleridir.
Altının kg nın 200.000 usd olması ancak emekli olup, ev, yazlık alıp köşesine çekilecek kuyumcuyu mutlu eder.
Ticaretine devam edeni ise üzer. Çünkü o elindeki varlığıyla al sat yaparak para kazanacaktır.
Ama fiyat o kadar yükselmiştirki artık alıcı sayısı azalmıştır. Doğal olarakta kazancı...

Örnek çok, ama sonuç tek.

Tasarruf ile yatırımı karıştırmamak gerek...
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,431
Motosikleti
D400
Çözüm önerisi dolar olarak tutmak değil zaten. Dolar olarak tutarsanız da alamazsınız, TL olarak tutarsanız da alamazsınız. Ticari bakış açısı değil bu.

15k dolar şu an 500k TL etsin. Motor da 500k TL tutuyor. 2 sene sonra da 15k dolar 750k TL'ye denk gelsin. Motor ise 15.5k dolar olacağından 775k TL'den satışa sunulacak. Bankada TL de tutsanız, dolar da tutsanız alamazsınız.

Dolar enflasyonu TL'den daha düşük olduğu için dolar tutmak daha mantıklı fakat yine de kendinizi korumak altına almıyorsunuz. En iyisi ikisini de yapmamak.

Niye sürekli ticari olarak yorumlanıyor anlamadım burada para biriktirmekten bahsediliyor, sürekli ticaret üstüne yorum yapılarak ilerleniyor.

Bir insan parayı nakit biriktirecek ise evet dolar /euro olarak biriktirmesi lazım. bunun mantıksız bir yanı yok, TL olarak biriktiremez.

İlla herkes bankaya para yatıracak borsaya girecek diye bir durum söz konusu değil, ayrıca yurtdısı ticari malları hariç yerel üretim ve temel yaşam ürünleri açısından 2020 döneminde döviz birikimi yapıp su an bozmuş insanlar net olarak kazanç saglamış durumda.

Bunun aksini savunacak istediğiniz kadar argüman üretebilirsiniz fakat bu ülkede kenara dolar atan insanlar tracer vs. almak için atmıyor.

2021 yılında yakın bir akrabam elindeki hisseli arsayı sattı yaklasık olarak 1 daire parası nakit geçti eline. Bu nakit parayı geçen süre içerisinde dolar iniş/çıkışlarını takip ederek ciddi anlamda kazanc sağladı.

Sanırım 10 Tl civarı idi dolar, su an 40 TL, fakat bunu 4 kat artış olarak yorumlamayın, iniş cıkışları takip ederek parayı boz/çevir ile nereden baksanız 6-7 katına çıkardı. Bankadan aldıgı faiz ile çok daha üst durumda bu miktar ben sadece faizsiz kısımdan bahsediyorum.

Parasının bu kadar çok değer kaybettiği bir ülkede "ama dolar da kaybeiyor mantıklı değil" demenin bir esprisi yok kısaca. Evet kaybediyor, ama TL daha cok kaybediyor. Bir birikim yapılacak ise bu dolar ile olur altın ile olur.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Ayrıca hala soruyorum, çözüm önerisi nedir? Madem bunlar yapılmamalı insanlar nasıl birikm yapsın bankaya bulaşmadan?
 
Katılım
31 Mar 2018
Mesajlar
2,648
Arny,

Haklısın. Birikim kenara TL koyarak yapılamaz.
Yanılıyorsun. Birikim sadece dolar ve altınlada olmaz.
Birikim akıllıca yapılacak bir sepetle olur.

Dolar dediğin, temel olarak beş para etmeyen, spekülatif olarak şişirilmiş kağıt parçası.
Üstelik o parayı basanda Devletlerine ait bir Merkez Bankası değil.
3-5 ailenin oluşturduğu bir banka devletten gelen taleple parayı basıp amerikan devletine veriyor.
Aslında federal bank dedikleri bir matbaa. Ama banka kılıfıyla matbaasında bastığı parayı inanılmaz
pahalı bir fiyattan amerikan halkına/devletine satıyor. 1974 ten beri bu durum karşılıksız para basımı
şeklinde böylece sürüp gidiyor.

Şu an için bile Amerika dünyanın en borçlu ülkesi. Tabi borçlar Federal Reserve Bank adındaki 3-5 ailenin sahip olduğu
matbaaya.

Temel olarak dolar uzun vadede yastık altına atıldığında çok kaybettiren bir meta.

Altın uzun, ama uzun vade için iyi bir birikim koruma aracı.
Uzun vadede ne öldürür ne süründürür. Birkimi korur.
Dönemsel olarak yaptığı pikleri hesaba katmamak gerek.

Özet : Dolarla birikim olmaz..........
 
Katılım
16 Şub 2020
Mesajlar
1,250
Motosikleti
Yok
Ayrıca hala soruyorum, çözüm önerisi nedir? Madem bunlar yapılmamalı insanlar nasıl birikm yapsın bankaya bulaşmadan?
Çözüm herhalde yine güvenli liman dedikleri altın, fiziki olarak. Son yirmi yıl için şöyle bir hesap yaptım az önce (kabaca), paylaşıyorum:


gram altın
-----------------------
2005 yılı: 19,00₺
2025 yılı: 6.044,00₺

değişim: %31.810,52 (yaklaşık 318 katı kadar artmış)


abd doları
------------------------
2005 yılı: 1,34₺
2025 yılı: 42,94₺

değişim: %3.204,48 (yaklaşık 32 katı kadar artmış)


------------------------------------------------


https://www.ktto.net/wp-content/uploads/2014/12/yiodk.pdf

https://www.anlikaltinfiyati.com/gram-altin-2005-yili-fiyatlari.html
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst