Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
9-5 Çalışıp Motosikletten Keyif Almayı Nasıl Başarıyorsunuz?
Telefondan uzaklaşın bu ay görev yerim nedeniyle telefon yasak 63 saat telefon ve tvsiz kalınca bazı şeylerin farkına varabiliyorsunuz benim için farklı bir deneyim oldu telefon internet hayatımızın ciddi bir alanını kapatiyormus
Bende ki durum da bir değişiği. Sürmek çok istiyorum fakat zaman bulamıyorum, neden mi? çünki evliyim ve bir de ellerinizden öper bir bebişim var Motor tutkunuz varsa, ya motor tutkusu olan bir hanım bulacaksınız ya da evlenmeyeceksiniz... Şaka şaka evlenin. Niye bizden mutlu olasınız ki
Asıl konuya döncek olursak, bi vitaminlerinize baktırın, toplumca güneşi az gördüğümüz için D viteminimiz düşük, bu da üsrekli yorgun hissetmemize neden oluyor.
4 yaşında çocuk. Evin işi ihtiyacı, hanımın işi ihtiyacı, onların gezmeleri, bunlara bağlı etkilenen ekonomi yüzünden sadece tırt motora binebilme imkanı derken günler aylar yıllar bitiyor.
Elbet buna sahip olmak büyük nimet, şükürler olsun şikayet etmiyorum. Sadece bunların yanında motosikletten vazgeçme seviyesine gelmek canımı sıkan tarafı.
O hoşgörü ve ekonomi elimde olsa dahi, işin bir de vicdani ve korku boyutu var.
Birkaç girişimim oldu, ayıramadığım zaman vicdanen etkiliyor, kafa oraya gidiyor boşaltamıyorsun. Bir an önce turlayıp eve döneyim moduna giriyor kafa.
Bunun yanında çocuk sahibi olduktan sonra motora binmeye korkar oldum, kan deli akmıyor çocuğu düşünüyorsun.
şimdi ben pandemi öncesinde zaten haftada 3 gün işe gitmeye alışmıştım, pandemiden beridir de evden çalışıyorum, bu sayede istanbuldan doğduğum kasabaya da dönebildim güzel oldu.
Ama her gün 9-18 arası bilgisayar başındayım, hatta nöbetçi olduğum haftalar 24 sat sietmleri izleyen nöbetçiler genellikle bu işlere yeni başlayanlar olduğu için alarm görünce abi kendim müdahale etmeye korktum deyip gece de telefonla arıyorlar. Haftasonu falan da bazen iş çıkıyor, malum bir sürü sistem hafta içi kapatılıp güncellenemiyor. Yani 9-18 çalışıyorum ama 18 oldu mu bilgisayarı kapattım kafada bitti olamıyor, bazen gece uyumaya çalışırken bile kafayı meşgul edebiliyor.
Böyle olunca da hafta sonları da eş ve çocuklarla vakit geçirmek lazım çünkü hafta içi evde ofis olarak ayırdığım odadan fazla çıkamıyorum hep inimde görüyorlar beni, ayda bir iki onda da hava güzelse motorla çıkıp 200-300km yol yapmak rahatlatıyor. Şehir içi kısa sürüşleri sevmiyorum, scooter duruyor ama onu bile az kullanıyorum, markete gidilecekse mesela market arabayla 5dk, burada trafik sıfır sayılır, ne gerek var deyip arabayla gidiyorum. ayda bir iki zar zor zaman ayırıp yola çıktığımda işte o zaman kafam boşalabiliyor. Yolda aman ilerki viraj ne kadar keskin, aman ileride yolda bir iz var o ne, şu öndeki araç yapabileceği en saçma hareket ne olabilir falan gibi motor ve sürüşle ilgili kafa dolunca kafada başka bir şey kalmıyor, sürerken müzik bile dinlemiyorum, sadece sürüşe odaklanmak çok güzel kafa boşaltıyor, çok güzel rahatlatıyor.
Motosiklet dışında kafayı bu kadar boşaltabilecek başka bir şey yok, eskiden star trek dizilerini izlemeyi severdim ama artık o da sıkıyor, bütün bölümleri en az 5 kez izlemişimdir zaten, yeniler de eskiler kadar güzel değil. Bazen gece işler bitince biramı açıp kapalı tv karşısında kanepeye yayılıp kitap okuyorum, kafa rahatlatan kitap deyince de bilim kurgu romanları geliyor, onda da yıllardır moda olan distopik tarz bilim kurgu romanlarından uzak duruyorum, eğlenceli şeyleri seçiyorum. Biraz olsun gerçek distopik dünyadan uzaklaşmış oluyorum.
Ama yine de en büyük kafa rahatlatıcı olay motor sürmek. Ulaşım için motora ihtiyacım olmadığı için de çok yol yapamıyorum. Kış geldi artık motor da ayı gibi kış uykusuna yattı, bahar gelene kadar huysuz halime katlanacağınız için şimdiden hepinize teşekkür ederim. Hele bahar gelip bizim tayfa ile köfteciye sürünce keyfim yerine gelecek yine. Bu aralar iş durumları falan iyice keyfim kaçık zaten.
Abi, sen bu kadar sene alıştıramadı isen ben nasıl yapayım Dediğin gibi haftasonlarımız onlara ait, haftaiçi akşamlarımız onlara ait... Yani anlayacağınız 7/24 gözetim altındayız
Sen biraz daha sabret. çocuk çok küçükmüş daha. 10 sene sonra evde çocuk yalnız kalabilir olduğunda ya da çocuğu anneanneye bırakabilir olduğunuzda yengeyi artçı olarak alıp gezeresiniz, öyle güzel gezince kendi başına gezmeye de daha rahat çıkarsın.
Telefondan uzaklaşın bu ay görev yerim nedeniyle telefon yasak 63 saat telefon ve tvsiz kalınca bazı şeylerin farkına varabiliyorsunuz benim için farklı bir deneyim oldu telefon internet hayatımızın ciddi bir alanını kapatiyormus
telefon çok vakit alan bir şey. ben evde kitap okuyayım dediğimde telefonu başka odada bırakıyorum. Ancak uyumadan önce uykum gelsin diye instagram falan bakıyorum, bir de telefonda telefon aramaları dışında bütün bildirimlerim kapalı, acil bir şey olursa ararlar zaten diğer her şey acil değildir bildirimle beni dürtmesine gerek yok diyorum. o bildirim olayı çok sinir bozucu bir şey aslında.
daha hiç sabit saatli işte çalışmadım ömrümün sonuna kadar çalışabilceğimi de sanmıyorum bana çok ters bana bi deadline verilir işi o güne yetiştiririm yetiştiremezsem kovulurum benim kafam böyle çalışıyor e bi de para harcayan biri de değilim 9 5 işte çalışacak kadar paraya hiç ihtiyacım olmuyor
daha hiç sabit saatli işte çalışmadım ömrümün sonuna kadar çalışabilceğimi de sanmıyorum bana çok ters bana bi deadline verilir işi o güne yetiştiririm yetiştiremezsem kovulurum benim kafam böyle çalışıyor e bi de para harcayan biri de değilim 9 5 işte çalışacak kadar paraya hiç ihtiyacım olmuyor
Gençken, bekarken ben de o şekilde çalışıyordum, O zamanlar motosiklet gibi pahalı meraklarım da yoktu, en büyük masrafım ev kirası ve de kemancıda akşamları 8-10 bira içmekti.
Yaş geçip sorumluluklar gelince mecburen 9-6 çalışmaya döndüm.
Gençken, bekarken ben de o şekilde çalışıyordum, O zamanlar motosiklet gibi pahalı meraklarım da yoktu, en büyük masrafım ev kirası ve de kemancıda akşamları 8-10 bira içmekti.
Yaş geçip sorumluluklar gelince mecburen 9-6 çalışmaya döndüm.
4 yaşında çocuk. Evin işi ihtiyacı, hanımın işi ihtiyacı, onların gezmeleri, bunlara bağlı etkilenen ekonomi yüzünden sadece tırt motora binebilme imkanı derken günler aylar yıllar bitiyor.
Elbet buna sahip olmak büyük nimet, şükürler olsun şikayet etmiyorum. Sadece bunların yanında motosikletten vazgeçme seviyesine gelmek canımı sıkan tarafı.
O hoşgörü ve ekonomi elimde olsa dahi, işin bir de vicdani ve korku boyutu var.
Birkaç girişimim oldu, ayıramadığım zaman vicdanen etkiliyor, kafa oraya gidiyor boşaltamıyorsun. Bir an önce turlayıp eve döneyim moduna giriyor kafa.
Bunun yanında çocuk sahibi olduktan sonra motora binmeye korkar oldum, kan deli akmıyor çocuğu düşünüyorsun.
Evli erkeklerin çoğu bu durumu yaşıyordur hocam. Dediğin gibi vicdan yapıyoruz, aslında biraz da olsa bencilce davranmak lazım, çünkü bu dünyaya sadece evlenip çocuk büyütmeye gelmedik. Bizim de kendimize zaman ayırmamız gerekiyor (eşlerimiz bunu hiç onaylamıyorda olsa)
Zaten haftaiçi sürekli iş güc, işe giden için eve gelince çocuklarla ilgilen hanımla ilgilen. Benim durumum da sabahtan akşama kadar evdeyim, hanım da evden çalışıyor, e çocukta küçük daha o da evde, tam bir combo oluyor kafa dağıtmak için motora atlayıp çıkmak istesemde, hemen arkadan bir ses "-beni burada çocukla bırak git tabi", "-ben çıkmayayım zaten." gibi gibi cümleler. Veya "-sen git git" (en tehlikelisi )
Uzun lafın kısası, biraz bencil olmak lazım tabi tarafları kırmadan, ama bu da mümkün değil gibi gözüküyor...
Gençken, bekarken ben de o şekilde çalışıyordum, O zamanlar motosiklet gibi pahalı meraklarım da yoktu, en büyük masrafım ev kirası ve de kemancıda akşamları 8-10 bira içmekti.
Yaş geçip sorumluluklar gelince mecburen 9-6 çalışmaya döndüm.
Evli erkeklerin çoğu bu durumu yaşıyordur hocam. Dediğin gibi vicdan yapıyoruz, aslında biraz da olsa bencilce davranmak lazım, çünkü bu dünyaya sadece evlenip çocuk büyütmeye gelmedik. Bizim de kendimize zaman ayırmamız gerekiyor (eşlerimiz bunu hiç onaylamıyorda olsa)
Zaten haftaiçi sürekli iş güc, işe giden için eve gelince çocuklarla ilgilen hanımla ilgilen. Benim durumum da sabahtan akşama kadar evdeyim, hanım da evden çalışıyor, e çocukta küçük daha o da evde, tam bir combo oluyor kafa dağıtmak için motora atlayıp çıkmak istesemde, hemen arkadan bir ses "-beni burada çocukla bırak git tabi", "-ben çıkmayayım zaten." gibi gibi cümleler. Veya "-sen git git" (en tehlikelisi )
Uzun lafın kısası, biraz bencil olmak lazım tabi tarafları kırmadan, ama bu da mümkün değil gibi gözüküyor...
ara sıra hatunu yolla sen git gez de o zaman sana gitmeye de fırsat kalır. Yani yengenin de kendine bir hobi bulması kafa dağıtacak bir şeyler yapması gerekiyor. Eşim izci mesela, ara tatil olunca izci liderlerine eğitim kampı vardı, ben çocuklarla kalırım sen git ama gidersen ben de çocukları alır meyhaneye götürürüm demiştim, çocuklarla gittik de. Tabi şimdilik sadece meşrubat içtiler.
ben de yaşlandım, hem yaşlandım hem bira pahalandı. şimdi dışarı çıkasam okul arkadaşlarımla son buluştuğumda 3-4 bira içmiştim mekanda masaya oturana kadar, sonra üzerine az miktar rakı ama masada kişi başı 1 litre rakı gitmişti, benim gibi az içen 1-2 kişi desek 30 kişilik masada 30 litre bitmiş, öyle böyle değil çok içiyor bizim tayfa artık uyamıyorum onlara.
Ama 20'li yaşlarda taksim'de eski kemancıda 7-8 bira içip sonra volvox'u izleyelim diye yeni kemancıya gider 2-3 tane de orada içerdik. ya da para yoksa abdullah sokak vardı, tekelden şarap falan alıp sokakta takılırdık.
Şimdi benim de masamın altında 2 kasa evde yaptığım bira duruyor. hafta sonları bir gecede 2 şişe en fazla 3, hafta içi zaten sabah iş var deyip içmiyorum.
evde yaptığım biraları 8-10 ay sonrasında bile bozulmuyordu, endüstriyel biralar pastorize edilip filtreleniyor onlar daha çok dayanır. ben evde kendim yaptıklarımdan 2-3 şişe kenara ayırıyorum 7-8 ay sonraki tadı nasıl olacak diye saklıyorum. bir yılı geçirmem ama.
evet, biz gençken yani 80'ler 90'larda bira sudan ucuzdu. lisedeyken tatillerde eve geldiğimde babam para verirdi, git bakkaldan bir büyük rakı al kalanıyla da kendine bira alırsın derdi mesela.
Yine 90'larda bira para değildi, cepte para yoksa bile mekana giderdik elbet parası olan bir arkadaşa denk gelirdik, para varken de arkadaşlara ısmarlardık, paradan saymazdık biraya harcananı, ona rağmen mekan deli gibi para kazanırdı ama.
Bunun için hep genelde pazar sabahları alarm kurup erkenden kalkıp kendime rota belirleyip geziyorum. Yollar bomboş oluyor bi de manzara olunca çok eğlenceli onun dışında trafik çok yoruyo
Geçmişte bir grubum vardı, adamların hepsi evli ve yengen vizeleri saat 12:00 - 13:00'e kadardı. Sabahın körü buluşup Darlık , Ağva vs yapar onlar dönüşe geçerlerdi ben de devam ederdim.
insanın bütün enerjisini emcükleyen şey sosyal medya sahte dopamin beyne anlık mutluluk veya öyle zannettirme veriyor mutluluğa ne kadar kolay ulaşırsak o kadar uyuşuk oluyoruz tabi onların verdiği mutlulukta aslında bir illüzyon fazla uzun sürmeden kayboluyor
halbuki sosyal medya bu kadar hayatımızda değilken daha sosyal dik insanlar birbiri ile sohbet eder vakit geçirirdik
geçen hafta 3 gün kamp yaptık telefon çekmiyor sosyal medya yok doğa yürüşleri ateş başında sohbetler çay kahve odun toplama/kırma vs güzel deşarj olduk
keşke 9 5 çalışsam her hafta kamp a gider bu keşmekeş hayattan 2 gün olsada uzaklaşırdım
inşallah bu günleri ilerde mumla ararsın
Genç nesil beni delirtiyor. Hayatımın büyük kısmın 08-19 saatlerinde çalıştım. çoğu zaman saat 22-23 lere kadar mesai yaptım.
Yine Motora bindim yine gezdim. Cumartesi işten çıkıp İstanbul Giresun yaptım. Evlendim hanımın altınlarıyla motor alıp gezdim.
Erkek adamsınız bahane üretmek modern zamanların size tuzağı. Hiç gezemezsem işe eve giderken yolumu değiştirip farklı güzergahlar yaptım.
Sızlanmayı bırakıp gidona geç ve yola çık.
Genç nesil beni delirtiyor. Hayatımın büyük kısmın 08-19 saatlerinde çalıştım. çoğu zaman saat 22-23 lere kadar mesai yaptım.
Yine Motora bindim yine gezdim. Cumartesi işten çıkıp İstanbul Giresun yaptım. Evlendim hanımın altınlarıyla motor alıp gezdim.
Erkek adamsınız bahane üretmek modern zamanların size tuzağı. Hiç gezemezsem işe eve giderken yolumu değiştirip farklı güzergahlar yaptım.
Sızlanmayı bırakıp gidona geç ve yola çık.