Tekrar baslayacaklar gezici servis isine, ya da basladilar.Hero Dash şakk diye bazen servisi ayağınıza getirir. Hatta yanlış hatırlamıyorsam @ufoz'un motorunu yolda bir yerde tamir etmişlerdi. servisi gezdiriyorlardı.
Tekrar baslayacaklar gezici servis isine, ya da basladilar.Hero Dash şakk diye bazen servisi ayağınıza getirir. Hatta yanlış hatırlamıyorsam @ufoz'un motorunu yolda bir yerde tamir etmişlerdi. servisi gezdiriyorlardı.
Beni tanıyorsun kardeş ve öyle bir taş atmayacağımı biliyorsun.
Hero Dash şakk diye bazen servisi ayağınıza getirir. Hatta yanlış hatırlamıyorsam @ufoz'un motorunu yolda bir yerde tamir etmişlerdi. servisi gezdiriyorlardı.
Tekrar baslayacaklar gezici servis isine, ya da basladilar.
Ilgincmis. Dogrudan distributor ile gorustuysen cozmuslerdir diye dusunecekken merkezin de sacmaladigini yazmissin. Belki de baktilar çan çin çon motorlar bu kadar kotu satis sonrasi hizmete ragmen deli gibi satiyor bi de en iyimotor bu diye ovuluyor biz de oyle yapalim, ne gerek var para harcamaya musteri memnuniyetine demis olabilirler.Bana bir şey söylemediğinin farkındayım.Ortalıkta gereksiz bir atışma oluyor. Onu yumuşatma çabasıyla yazdım onları.
Forumda ters düşen herkese verdiğin tavsiyeyi sana vereyim mi?"Aslında karşılıklı rakı içseniz çözersiniz problemi."
Hero'nun İzmir'de servis aldığım yetkili servisi hakkında konuşmam gerekirse;
Satış bayisi ve yetkili servis aynı çatı altında, birlikte çalışıyorlar. (Bilgin Motor ve MotoKick)
Motürü satın aldım ortada motür yok. 1 gün sonra teslim edeceğiz dediler. Ulan showroomda karşımdaki motürler ne?! Onlar 2025 modelmiş. Bana 2024 iteleyeceklermiş, depodan yarın gelecekmiş.
Yarın kaçta teslim edersiniz? Abi en geç 10:30-11:00 gibi teslim ederiz. Vaktinde gittim, motürü 13:45'de yarım yamalak montajlanarak teslim aldım. Şu kadar saat beklettiniz diye yükseldim. Abi ilk bakımda telafi ederiz dediler.
İlk bakım geldi. Gittim, şunların şunların yapılmasını talep ediyorum dedim. Taleplerimle ilgilenmediler. Sadece yağını değiştirerek teslim ettiler.
Ücretsiz servis günleri kapsamında yağ değişimi talep ettim. Ayrıca dijital ekranda solukluk vardı. Ekranı fabrikadan talep ettik, gelecek dediler. Motür kalsın.
Israrla ücretsiz servis günlerinden de faydalanmak istiyorum dedim. Tamam dediler. Ekran sonradan ilk önce fabrikaya gidecek. Test edecekler sonra gelecek oldu.
Ekran geldi, sorun giderilmiş. Yağını değiştirdiniz mi dedim. Hayır dediler. Neden dedim. Bir açıklama yok.
Servis formu verin diyorum, ekran fabrikaya gitti yapılan işlemle ilgili bir muhattap yok.
Hava filtresinin oradan yağ atıyor baktınız mı dedim. Ufak bir çapak varmış hallettik diyorlar. Çapak nerede diyorum. Üst kapağı mı açtın?Hallettik diyorlar, tatmin edici bir açıklama yok.
Şunu da ayrıca belirtmek isterim, motürü ücretsiz servis bakım günlerinde yağ değişimine soksam bile, belirlenen periyot aralıklarında mutlaka servise girerek yağ değişimi yapılması gerekiyormuş. Bu bilgiyi Hero Müşteri Hizmetleri'ni arayarak da teyit ettim.
Motosiklet ODO 2500 km'de mesela bakım aralığı 3K km. Yeni bakım kmsi ODO 5500 km olacak değil mi? Hayır.ODO 3000 km olduğunda motürünüz tekrar servise girecek, 500 km önce koyulan yağ boşaltılacak ve yenisi koyulacak.
Böyle saçma bir iş ne duydum ne gördüm. Üstelik bakın HERO Fabrikayı arayarak bu bilgiyi teyit ettirdim.
Motosiklet güzel, Taşşşş gibi Dash. Bir sorunum yok ancak yetkili servis ve fabrikanın antin kuntin tutumu ve davranışları beni markadan soğuttu. Geçtiğimiz senelerde uygulanan bu memnuniyet verici gezici servis, ücretsiz servis günleri, ücretsiz yağ değişimi hediyesi falan şimdi yaşadığım kötü tecrübeler sebebiyle Hero sahibi olacaksanız bir daha düşünün dedirtiyor.
Şuanda sadece 5 sene yada 50.000 km garantisi bozulmasın diye yetkili servise gidiyorum.
Elektriklisi ikinci nesil Renault 5 den ilham almış , far tasarımı günümüz çizgilerine sahip ve nefis görünüyor..Bu Renault 5'i şimdi elektrikli olarak dirilttiler. Zombi.
Biri fabrikasyon biri el işçiliği, fark bu. Evet 20m2 dükkandaki daha iyi. Ama bahsettiğim o değil.20 m2 bir dukkanda yapılan bir zil nasıl olurda milyar dolarlık yamaha gibi bir devin ziline tercih edilir.
konu bu değil mi ?
Burada rakamlar, yapılan işin büyüklüğü kaliteyi belirlemez demek istiyorum. Deichmann diye ayakkabıcı var. Avrupada ve Tr’de adamların işi ucuzluk. Ama büyükler. Sürümden yürüyorlar. Sanırım 2-3k civarı iyi denilebilecek bir ayakkabı alınır. Birde hoka diye bir marka var. Gerçekten çok iyi ve rahat. Dünyanın en iyi ayakkabıları arasında gösteriliyor (sneaker kategorisinde) Deichmann kadar mümkün değil pazarı yok. Pahalı çünkü. 150-300€ arası avrupada. Deli para. Eminim cirosu yarısı kadar değildir. Tr’de de yok sanırım. (A101 mi ne getirdi bi ara.) Kötü mü şimdi? Piaggiodan örnekle yola çıkıp bu bakış açın yanlış. Tekrar söylüyorum birilerini bir sebeple mutlu ediyor ki tercih edeni var. Geçen gün yine benzer iddiada bulundun yine söyledim. Çok satıştan örnekti o da. Egea Phantom’dan daha iyi sonucu çıkarabilir miyiz demiştim.Ya bu adamda ne desek muhalefet oluyor diyeceğin bir örnek;
Perküsyonda dünyanın en kaliteli zillerini istanbul mehmet ve istanbul agop diye biri sanayi sitesinde biride 2 katlı dükkanı olan 2 firma üretiyor. Kökü aynı bu firmaların. Yamaha’da üretiyor aynı zili ama aynı kalitede değil. Bu noktada büyüklük her şey mi? Bazı restoranlar vardır, kendi yerinde çok iyidir. Şube açar tadını bozar. Piaggio grubu daha sağlam iyi motor üretiyor diyemem. Bu senin bakış açın. Ama birilerine göre piaggio grubu mutlaka bir özelliği hondaya göre “daha ….” yapıyor ki tercih ediliyor.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:
Her masada da varım gördüğünüz gibi.
Biri fabrikasyon biri el işçiliği, fark bu. Evet 20m2 dükkandaki daha iyi. Ama bahsettiğim o değil.
Bunu başka zaman yine söylemiştim. Bu dünyada parayla sahibe tutup köle olmayı tercih eden var. Dünyanın tek doğru tercihi honda olmuyor o yüzden. Her bakışın kendi doğrusu var. Bu yüzden demokrasi var. İkibin küsür sene önce icat edilmiş. Farklı partiler bu yüzden var. Bu kadar zaman sonra anlaşılır olmalıydı. Aksi sığ bir düşünce olur.
Sana doğru gelmeyebilir. Ama moto guzzi ya da farklı markalarında seveni sebebi var belli ki. Kimsenin ne istediğine tercihine vs karışmak haddimize değil. Burada benim tartışmamaya çalıştığım ama benle tartışmak için beyninin %100ünü kullanmaya çalışan forumumuzun iki dangalağına neden bu motoru kullanıyorsun demedim farkındaysan. Neden benim kullandığıma bok atmaya çalışıyorsun diye yazdım hep. Kararında yapılan eleştirilere saygı duyarım. Ama dozunu kaçırmaya gerek yok.
Yutupa müthiş içerikler yapıyo Zildjian bu arada. Omar Hakim, Larnell Lewis, Dennis Chambers falan çıkarıp Live Session'da davulun, zilin *mna koyuyolar. Gerçekten süper.Bir de Avedis Zildjian varmış (Zilciyan) ki artık Abd.de bir şirket te olsa kökenleri 1623 ve İstanbul.
Yenisinin Alpine versiyonu vardı geçen bayide Mais Bursa Reno'da, acayip yakışıklı duruyor ya. Normali de çok güzel. 1.8 milyon sanırsam. Bu arada Bursa Ataevlerdeki bayi Renonun en çok araba satılan bayisiymiş, satış danışmanı abla söyledi. Boş bilgi olsun sizlere.Elektriklisi ikinci nesil Renault 5 den ilham almış , far tasarımı günümüz çizgilerine sahip ve nefis görünüyor..
İlk nesil Renault 5 ilginç bir otomobildi ve ikinci nesille tek benzerliği 5 rakamı idi
Yanlış hatırlamıyorsam dünyada ilk defa bu arabada plastik tampon kullanılmıştı..
İlginç şekilde şanzıman önde motor arkada idi ve müthiş bir ağırlık dengesi vardı arabada , önden kaydırmak için saçma sapan birşeyler yapmak lazımdı..
Turbo versiyonu bile 800 küsür kg ve 140 bg falandı..
Valla @ACT bu konuda bana haksızsın gibi geliyor. Zilciyan iyi olduğu için iyi. Hele artık üretilmeyen İstanbul Zilciyan bulursan çatlak falan olmayan çok iyi paralara satılır. Ama burada sanki bazı markalarda popüler kültür yaratılmış gibi, savaş sonrası vespa ucuz olduğu, parçası basit olduğu için popüler oldu. Sonra ondan popüler kültür yaratıldı, bu kültür de onlara para kazandırdı. Sonuçta iki motorda bir königssegg değil yani. Ama kimsede İtalyan dizayn güzelliğini inkar edemez. Bir italyan motorun resmini mi duvara asarsın yoksa hondayı mı?
Dozu kaçıran sen değilsin, diğer elemanlar için söyledim. Bu yüzden onlar benle tartışırken yazık sakat galiba diyip engeli basıyorum ama sana her seferinde cevap veriyorum.ben mi dozu kacırdım ?
"Varlığım Ruhsuz ve Karaktersiz Japona armağan olsun sürüş keyfi olmasa da olur yeter ki bozulmasın haaaaaa deyip Africa Twin'e 1295 k verene dek 800k'ya Stelvio almamak bence delilik."
mesaj buydu.
bende
"tüm dümyanın büyük saygısını kazanmış ve bestseller listelerinden inmeyen Africa yı ayakta zor duran dandik dundik marka modellerle karışılaştırmak için deli olmak lazım"
demişim. bence gayet guzel bir cevap. burada ileri gittiğimi asla düşünmüyorum.
ısrarla beni anlamıyorsun, ooo hiç anlamamışın dediğin mesaja bakalım.
"Perküsyonda dünyanın en kaliteli zillerini istanbul mehmet ve istanbul agop diye biri sanayi sitesinde biride 2 katlı dükkanı olan 2 firma üretiyor. Kökü aynı bu firmaların. Yamaha’da üretiyor aynı zili ama aynı kalitede değil. Bu noktada büyüklük her şey mi? Bazı restoranlar vardır, kendi yerinde çok iyidir. Şube açar tadını bozar. Piaggio grubu daha sağlam iyi motor üretiyor diyemem. Bu senin bakış açın. Ama birilerine göre piaggio grubu mutlaka bir özelliği hondaya göre “daha ….” yapıyor ki tercih ediliyor."
bu yazında iki ana fikir var, ikisini de bold yaptm.
bu mesajına verdiğim ilk yanıtta bakarsan seni gayet guzel anladığımı göreceksin.
birileri elbet guzzi alacak tabiki. 1 kişi mesela.
ama 10 kişi de gs alacak
8 kişi de afrika alacak..
zil örneği buna uymaz dedim. neden uymadığı da belli.
moto guzzi rakibinden ucuz olduğu halde onun 10 da biri kadar talep gorur.
el yapımı zil pahalıdır. imkanı olanlar el yapımı zil almak ister.
el yapımı zil bu bakımdan africa/gs e benzer.
el yapımı zil in az sayıda üretilmesi ve guzzi nin de az satması bu iki ürünü kesinlikle benzer kılmaz
aşırı samimi düşüncem:
guzzi meraklısı insanların temel dürtüsü farklı olmak, "sürüden" ayrılmaktır.
elbette motorun kendine has bir karakteri vardır.
ama işte zibil gibi satsa, ele ayağa dusse bu karakter dediğiniz sey sıradanlasacak, africa nın ki ise farklı ve egzotik gelecekti belki de...
tüm bu yazdıklarımdan sonra hala benim anlamadığımı düşünüyosan o da senin sorunun artık.
Dozu kaçıran sen değilsin, diğer elemanlar için söyledim. Bu yüzden onlar benle tartışırken yazık sakat galiba diyip engeli basıyorum ama sana her seferinde cevap veriyorum.
Düşüncen kendine göre doğru ama evet hala anlamamışsın. Çünkü verdiğim örneğin aslında motosikletle alakası yok, bu üretim prensipleriyle alakalı bir durum. Bir ürünün çok satılması değerini belirlemez. Bir şirketin çok ciro yapmasıda kalite belirlemez. Mali akışı gösterir (BU GENEL BİR OLGUDUR, MOTOSİKLETLE BAĞDAŞTIRMAYIN) Bu sebepten ikinci kez yazıp ikinci bir örnek vermişim bak oralarda bir yerlerde. Objektif değeri belirleyen bir çok faktör var ama bunlardan bahsettiğin için bunlar onlar değil diyorum.
Hero Dash şakk diye bazen servisi ayağınıza getirir. Hatta yanlış hatırlamıyorsam @ufoz'un motorunu yolda bir yerde tamir etmişlerdi. servisi gezdiriyorlardı.
Şimdiye kadar 2 tane KTM sahibi oldum, büyüğünü 45k+ km dir hala kullanıyorum. Her iki model için de şunu söyleyebilirim; sürüş dinamikleri olarak çok iyi. Muadillerinde o kadar hassasiyet hissiyatı yoktu. Freni viraji çok üstün motorlar. Küçük hacimli olanda sadece devir daim keçesinde kaçak sorunu ile karşılaştım. Satış sonrası hizmetler yaygın değil; parça da bekleniyor bazen (gerçi 1190 ın ECU su 3 haftada gelmişti ki ECU olayı da benim halt yememden oldu). İkinci eli de ölü. Ancak kullanırken çok keyif alıyorum. Benim için keyif işi motosiklet. Başka motorum da olduğu için geç gelen parça sorun olmayabilir; ben asıl hiç gelmeyecek parçadan endişeliyim.
Yalnız benim önceliklerim bunlar diye herkesinki aynı olacak diye bir şey yok. Bir başkası tüketimin ekonomik olmasını, biri konforu, biri eşsiz olmasını, biri sürüş dinamiklerini, biri sorunsuzluğunu, diğeri yedek parça servis ve ya ikinci el durumunu önceleyebilir. Diyeceğim şu ki bu işte belli bir doğru yok, en iyi marka da yok. Size uyan var uymayan var sadece.
Size uymuyorsa kimseye uymuyor diye bir şey yok sonuç olarak. Tercihler var. Bazı marka ve ya modeller daha çok kişi tarafından tercih edilebilir. Demek ki onlar yani fazla satılan marklar için konuşacak olursak daha büyük bir kitlenin beklentisini daha iyi karşılıyor ki tercih ediliyorlar. BMW'nin boxerlerini hiç sevmem mesela. Ne sesini ne tipini ne sürüşünü. Ama alanları anlıyorum. Adam konforlu bir şekilde uzun yollar alıyor ya da yolda kalıyor servis çekici yolluyor üstüne ikame motosiklet ya da araba veriyor. Amortisörün rengi solmuş diye garantisi biten motorun amortisörünü ücretsiz değiştiriyor. Ya da sahibi bilmem kaç yıl binip karla satıyor. Bunları gözardı edebilir miyim? Bana uymuyor diye çamur atmam doğru mu?
Bajaj almış falan. E alsın. Millet statü için Range Rover alıyor o da Hint. Onun öyle olması insanların milyonlarca lira verip binmesine mani olmuyor demek ki. Adam belki onunla kendini daha iyi ifade ediyor, bakmıyor ki 20binde motor yemiş falan...
Bu işlere yeni başlamışken biri; arkadaşının değil kendi motorunu tercih et demişti zamanında. Aynı hesap.
Neyse, Bmw 2002 diye bir otomobil var. 3 serisi bmw'lerin öncüsü. Bu otomobilin temiz bir örneğini bul ve sür. Sonra kalk sıfır km bir bmw'ye bin. Ne demek istediğimi anlarsın. Hissiyat aynı, haz aynı. Sürücü otomobili. Sanki o aracı yıllardır sürüyormuş hissine kapılırsın. (Elektronik kısımları hariç)
Abi BMW E kasadan sonra benim için bitmiştir.Şurada harcadığın emeğe üzüldüm, buradan sarıp bulaşayım bari.
2013-14-15 civarından itibaren sattıkları arabalar B*W'den saymıyor olduğun için bunu dediysen gözlerinden öpücem. Yoksa anlatmak istediği şeyi çok iyi anlamış çok da katılan biri olarak spesifik bu örneğe, gözlerim dolarak itiraz edicem. Boka çevirdiler yeni arabaları.
Ayrıca @Nikkfurie 2002 Turbo diye bir şey yoktur.
obruT'tur o =))))
Abi BMW E kasadan sonra benim için bitmiştir.
Gardaş sen hiç v strom görmedin sanırım, tam posterlik motor. Değil poster al dağ eviene götür şömünenin yanna koy. Hatta direk şöminenin içine koy yakHer zaman söylediğim gibi; önemli olan neye bindiğin değil; onunla ne yaptığındır. @yaşlıveacemi fındık kadar çinli motorla dünyayı gezdi mesela; saygı duyuyorum. Ancak motosiklet seçimi konusundaki düşüncelerim @ACT ye benzer. Hatta bir yerlerde şöyle bir kaç şey de yazmıştım.
Hayatımda Moto Guzzi kontağını çevirmiş adam değilim. Bir arkadaşım aldı yeni abi bir dene diyor hala denk gelemedik. Ama şu var 4 veya 5 motorum olacak olsa belki bir tane V7R alırdım. Ya da KTM kullanan biri olarak herhangi bir KTM posterini asmam ama dediğim Guzzi, klasik bir Triumph ya da ona benzer bir şeyler asarım öyle bir merakım olsa. Aynı şeyi bir Japon için düşünüyorum da model bulamadım. (Belki goldwing olabilir ya da bilmediğim modeller vardır) Bu onlar kötü demek değil elbette, hatta iyi ve güvenilirler de o ayrı mesele de kalan kısmı (yukarıdaki) benim kişisel görüşüm. Ancak tercihleri de onlar belirlemiyor mu zaten?
Son olarak @mertowski benim x pulse ücretsiz bakım günlerinde de bakım gördü ama garanti dışı kalmadı. Garantide olduğundan eminim çünkü bir kaç gün önce balansör dişli rulmanı garantiden haledildi ki o işlemin sadece işçiliği bile çok fazla.
Abi bir tek direksiyonla iş bitmediki benim yakınımın E90'ı Le Mans Blue, tavanı siyah, M sport, koltuklar alacantra ve kumaş karışık tasarıma sahip. Bu araçtan inip arkadaşımın G20'sine binince hep E90'ı arıyor gözlerim çünkü E90'nın koltukları daha rahat (ikiside Recaro) E90 daha hisli ve E90 daha kompakt. Bana göre son spor sedan E90'dı, bunu 2011'de bitirdiler ve yerine hiç beğenmediğim F30 geldi.Ben Çinliler aldıktan sonra bakmıyorum diyorum konusu geçince =)
Götüm gibi ledler (allahları var Mercedes daha kötü durumda), abuk subuk iç mekan malzemeleri.. hadi bunların hepsine OK olabilirdim, BMW'yi benim için BMW yapan şey direksiyon yerli yerinde dursaydı.
Hala en iyisi, kabul, ama yani... peh.
Hellalarını Hellalarını, Allah versin belalarını...
'15 kasa XT (Woody Woodpecker surat) favorimGardaş sen hiç v strom görmedin sanırım, tam posterlik motor. Değil poster al dağ eviene götür şömünenin yanna koy. Hatta direk şöminenin içine koy yak![]()