Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Sözüm meclisten dışarı ben bir de bu sol elle debriyaja basıp sol ayakla vites değiştirme işini yorucu bulan arkadaşları anlamıyor ve onları garipsiyorum. Yapmayın, etmeyin arkadaşlar, şu ataleti atalım üzerimizden. Şu hımbıllıktan ve tembellikten vaz geçelim.
xmax'ın virajı da aslında diğer scooterlra göre fena değil. Düzgün güvenebileceğin lastiklerle güzel viraj alıyor. xmax 250'de sonra vstrom aldım, onda henüz xmax ile döndüğüm gibi dönemiyorum virajları, hem lastiklerim patates deyip güvenemiyorum hem de motorun ağırlığına alışamadım daha.
Şehir içi işe gidip gelme konusunda xmax candır, yağmura yakalanıp botlar bile ıslanmadan işyerine varabilmek güzel konfor.
Eminim iyidir ama alışmadık g.tte don durmazmış sezon sonu inşallah parayı toplarsak bi dl650 veya 750gs bende istiyorum bakalım bi 50-100 eksiğim kaldı
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:
ama gerçekten günün sonunda büyük konfor,parayı yetiştirebilsem 600-700lük motorun yanına bi xmax isterdim ama durumlar malum
Her ne kadar vitesli taraftarı olsam da binicilerin genelinin tercihinin otomatiklerden yana kaymasını hepimiz izliyoruz. Zamanla sadece scooterlar değil, viteslilerin de otomatikleri değerli olacak arabalardaki gibi. Honda yamaha bile e-clutch y-amt gibi otomatik sistemlere yatırım yapıyolar, kâr edecek olmasalar yaparlar mı hiç.
Eminim iyidir ama alışmadık g.tte don durmazmış sezon sonu inşallah parayı toplarsak bi dl650 veya 750gs bende istiyorum bakalım bi 50-100 eksiğim kaldı
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:
ama gerçekten günün sonunda büyük konfor,parayı yetiştirebilsem 600-700lük motorun yanına bi xmax isterdim ama durumlar malum
xmax'den sonra vstrom çok konforlu geldi çünkü bizim köfteci rotaları bol miktarda bozuk yollarıyla xmax ile gidince bel ağrıtıyordu, xmax düz asfalt motoru, şehir içi çok pratik ama çukurlu ve mıcırlı yollarda ona da sürüne de yazık oluyor. Bir de xmax varken köfteci yollarında köylerin içinden geçerken köy köpekleri önde giden Tomygun ve Cyan'ı kovalamayıp hep bana saldırıyorlardı, vstrom ile aynı yollardan geçince uzaktan bakıyorlar sadece.
Benim xmax hala duruyor, satayım dedim ama ölü fiyatı verdiler ben de ikici el pcx fiyatına da gitmesin cıncık gibi titiz bakılmış xmax deyip satmadım, satılsın diye İstanbul'da kardeşimin kapalı otoparkına bırakmıştım, 10 ay oldu, aküsü bitti durduğu yerde. hatta 2 ay önce bir alıcı adayı çıkmış, kardeşim motoru gösterirken akü bittiği için çalışmamış, kaldı öyle. Havalar güzelleşsin istanbula otobüsle gidip yeni sıfır akü alıp xmax'e takıp 200km yol yapıp yaşadığım ilçeye getireceğim, artık burada şehir içi çarşı pazar için kullanırım, aslında xmax satılsa nmax ya da pcx gibi daha hafif ve küçük ilçede şehir içine uygun bir scooter alma niyetim vardı ama kaldı. Sigortası, mtv'si zamanı geldi hepsini ödedim, baharda getirirken mecburen kaskoyu da yaptıracağım çünkü kaskosuz trafiğe çıkmam.
Sözüm meclisten dışarı ben bir de bu sol elle debriyaja basıp sol ayakla vites değiştirme işini yorucu bulan arkadaşları anlamıyor ve onları garipsiyorum. Yapmayın, etmeyin arkadaşlar, şu ataleti atalım üzerimizden. Şu hımbıllıktan ve tembellikten vaz geçelim.
Yahu abi sana göre forumun yarısı tembel hımbıl, yarısı da başka başka şeyler ( henüz onlara isim takmadığın için bir şey diyemedim).
Çok yaşa...
Ben de konuya bakışımı yazayım, hareket sürsün.
Aşk, şehvet, heyecan dopamini tavan yaptırır, kısa vadede güzel olur, uzun vadede insanı üzebilir.
Sakinlik ise huzur verir, başın ağrımaz, güzel güzel yaşatır insanı
Bence her motorcunun kapısında iki motor olmalı, birisi hayallerinin motoru, diğeri de maxi scooter. Sanıyorum ki kimsenin hayali bir maxi scooter değildir bu arada. Cc için bir şey diyemem, gerek pazara gerek hafta sonu kampa gitmek için, yani her an çok hızlı/pratik şekilde kullanmak için bir scooter olmalı kapıda. Ben acayip faydasını görüyorum, bu nedenle bunu savunuyorum.
Her ihtiyaç duyduğumda kocaman motoru çıkarmak bana zul geliyor, çözüyorum ipini ufaklığın, biniyorum üzerine.
Diğerini ise tamamen kendimi rahatlatmak veya şımartmak ya da ne bileyim iyi hissetmek için kullanıyorum.
Scooter mutfak robotu mu? Abi Motosiklet dediğin şey bin parça... Cruiseriydi, cubuydu, nakediydi, gayfe reyzırıydı... Scooter da bunlardan bir tanesi ve istesek de istemesek de artık yavaş yavaş motosiklet deyince akla scooter geliyor. Her yerdeler.Herkesteler. Scooter deler
scouterlar daha serı ve alçak oldu ıcın ben scouter tercıh edıyorum.
daha buyuk motorun dönmeleri ve durmasıda sorun oluyor.(denedım gördüm biliyorum)
şehir içi buyuk motorlara gerek olmadığını düşünüyorum zaten cıkabılcen max 70 80 km onu kucuk motorlada yaparsın daha ustune zaten cıkmaya gerek varmı? şehirler arası gidersen büyük motor tercihini anlarım ama şehir içi anlamam.
büyük motorlar yol guvenlıgı vermıyor malesef scouter gıbı.onune bır nesle cıktınmı kaçışın yok.
bu işin sırrı seri küçük ve esnek olmakta.
tek kotu yanı belden fazla hasar alıyorsun cukur ve tumseklerde buda zamanla bel fıtıgına yakalanmana sebeb oluyor
Ben bu işlere ilk başladığımda kuryeler Mz kullanırdı, ben epey bir süre ara verdim ve yeniden motora döndüğüm 2015 senesinde kuryeler Cbf 150, Ybr 125 ve Tvs Apache 150 kullanıyorlardı. Bir iki sene sonra da piyasaya Pulsar'lar çıktı, çoğu kuryede Pulsar görür olduk. Şimdi kurye dediğimizde çoğumuzun gözünde Yemeksepeti, Getir ya da Trendyol emekçileri canlanıyor, haliyle hepsinde Dio, Spontini, Pcx vs
Ben bu işlere ilk başladığımda kuryeler Mz kullanırdı, ben epey bir süre ara verdim ve yeniden motora döndüğüm 2015 senesinde kuryeler Cbf 150, Ybr 125 ve Tvs Apache 150 kullanıyorlardı. Bir iki sene sonra da piyasaya Pulsar'lar çıktı, çoğu kuryede Pulsar görür olduk. Şimdi kurye dediğimizde çoğumuzun gözünde Yemeksepeti, Getir ya da Trendyol emekçileri canlanıyor, haliyle hepsinde Dio, Spontini, Pcx vs
Kullandığın yere göre ikisininde avantajları var , şu an iki tane vitesli iki tane sukuterim var , genel olarak 250 cc ye kadar sukuter üstü ise vitesli keyif verir , özellikle kışın İstanbul gibi berbat trafikli sürekli dur kalk ilerlediğin bir şehirde 130-140 kg lık bir sukuter harici hiçbirşey kullanmam.
Scooter Motorları oldum olası sevemedim , Bana dengesiz geliyor. Maxi Scooter olsa neyse onlara karşı önyargım yok . Teker çapı ufak olan hiç bir scooter'ı sevmiyorum.
xmax'ın virajı da aslında diğer scooterlra göre fena değil. Düzgün güvenebileceğin lastiklerle güzel viraj alıyor. xmax 250'de sonra vstrom aldım, onda henüz xmax ile döndüğüm gibi dönemiyorum virajları, hem lastiklerim patates deyip güvenemiyorum hem de motorun ağırlığına alışamadım daha.
Şehir içi işe gidip gelme konusunda xmax candır, yağmura yakalanıp botlar bile ıslanmadan işyerine varabilmek güzel konfor.
Dostum motosiklet hareket ettikten sonra motorun ağırlığı seni rahatsız etmez, etmemeli. Hele ki bacaklarınla sıkabildiğin bir motor varken altında scooter' la virajları dahan kolay alıyorum diyorsan, mutlaka kapalı alanda viraj ve dar geçit istasyonu çalışmalısın.
Sonrasında top gibi oynayacaksın V strom ile.
Numaramı biliyorsun, wp dan yaz iki istasyonu da tarif ederim sana. Kukaların olmasa bile su şişesi, yarım tenis topu vs aparatlarla istasyonu yaparsın. Emin ol çok dua edersin.
Dostum motosiklet hareket ettikten sonra motorun ağırlığı seni rahatsız etmez, etmemeli. Hele ki bacaklarınla sıkabildiğin bir motor varken altında scooter' la virajları dahan kolay alıyorum diyorsan, mutlaka kapalı alanda viraj ve dar geçit istasyonu çalışmalısın.
Sonrasında top gibi oynayacaksın V strom ile.
Numaramı biliyorsun, wp dan yaz iki istasyonu da tarif ederim sana. Kukaların olmasa bile su şişesi, yarım tenis topu vs aparatlarla istasyonu yaparsın. Emin ol çok dua edersin.
Geçen sene vstrom'u alınca sağ ayağımı üzerinden atıp üzerine bile çıkmakta zorlandım da eski sahibi sağolsun sol pege sol ayağınla basıp öyle çıkmak daha kolay oluyor ben de öyle yapıyorum dedi de binebildim. Baktım olmayacak bir günlük kapalı alan hakimiyet eğitimi aldım, sonra İzmir'de habire eğitim ala ala eğitmen sertifikası da alan ama kendisi eğitim vermeyip sadece bizim sınıf arkadaşları grubuna denk gelirse eğitim veren arkadaştan dedğin istasyonların tarifini aldım, kukalarım da var, boş yer bulup dar dönüşleri ve köşeli sekiz şeklind ebir istasyon var onu çalıştım, yavaş hızda onları rahat dönebiliyorum ama kontra ile slalom zorluyor hala. Uzun yolda da virajlarda motorun üzerinde gelen lastikler 2017 tarihli, aldığım gibi değiştirmem gerekiyordu ama bütçe ayarlamam ekim sonunu buldu sonra da havalar soğudu istanbula lastikçiye 200km yol gidemedim lastik işi bu bahara kaldı, lastiklere güvensem xmaxden daha iyi viraj dönerim gibi geliyor ama riske girmeyeyim dedim geçen yaz.
Senin istasyonları da merak ettim, bir de onları deneyeyim. yarın makul gündüz bir saatte whatsapp'dan yazarım.
Aslında bana artçı taşıma eğitimi de lazım, şimdiye kadar 16binkm xmax sonrası 4binkm vstrom ile yol yaptım ama hiç artçı taşımadım, eşim sonunda benimle gezmeye heves etti hatta geçen ay yurtdışına gitmişken ona mont ve korumalı pantalon da aldık, kask, bot ve eldiveni de baharda alacağız, sonra küçük çadırı yanımıza alır yunanistana geçeriz diyoruz ama işte ilk defasında korkuyorum, aslında vstrom'un ağır bir motor olması belki işime yarayacak, artçı olarak gelen fazladan ağırlık çok büyük farketmeyecek. Artçılı sürüşle ilgili çalışmam lazım. öncesinde trafiğe kapalı alanda yan çantaları ağırlık olsun diye taşla doldurup da mı denesem?
Geçen sene vstrom'u alınca sağ ayağımı üzerinden atıp üzerine bile çıkmakta zorlandım da eski sahibi sağolsun sol pege sol ayağınla basıp öyle çıkmak daha kolay oluyor ben de öyle yapıyorum dedi de binebildim. Baktım olmayacak bir günlük kapalı alan hakimiyet eğitimi aldım, sonra İzmir'de habire eğitim ala ala eğitmen sertifikası da alan ama kendisi eğitim vermeyip sadece bizim sınıf arkadaşları grubuna denk gelirse eğitim veren arkadaştan dedğin istasyonların tarifini aldım, kukalarım da var, boş yer bulup dar dönüşleri ve köşeli sekiz şeklind ebir istasyon var onu çalıştım, yavaş hızda onları rahat dönebiliyorum ama kontra ile slalom zorluyor hala. Uzun yolda da virajlarda motorun üzerinde gelen lastikler 2017 tarihli, aldığım gibi değiştirmem gerekiyordu ama bütçe ayarlamam ekim sonunu buldu sonra da havalar soğudu istanbula lastikçiye 200km yol gidemedim lastik işi bu bahara kaldı, lastiklere güvensem xmaxden daha iyi viraj dönerim gibi geliyor ama riske girmeyeyim dedim geçen yaz.
Senin istasyonları da merak ettim, bir de onları deneyeyim. yarın makul gündüz bir saatte whatsapp'dan yazarım.
Aslında bana artçı taşıma eğitimi de lazım, şimdiye kadar 16binkm xmax sonrası 4binkm vstrom ile yol yaptım ama hiç artçı taşımadım, eşim sonunda benimle gezmeye heves etti hatta geçen ay yurtdışına gitmişken ona mont ve korumalı pantalon da aldık, kask, bot ve eldiveni de baharda alacağız, sonra küçük çadırı yanımıza alır yunanistana geçeriz diyoruz ama işte ilk defasında korkuyorum, aslında vstrom'un ağır bir motor olması belki işime yarayacak, artçı olarak gelen fazladan ağırlık çok büyük farketmeyecek. Artçılı sürüşle ilgili çalışmam lazım. öncesinde trafiğe kapalı alanda yan çantaları ağırlık olsun diye taşla doldurup da mı denesem?
Dostum şaşırdım şu an. %90 sürücü kapalı alan parkurunda yavaş sürüşte, dar geçit, ve sekiz çalışmasında zorlanır. Sen bu istasyonları yapabiliyor isen işin çok kolay. Slalom ve kontra için ufak bir dokunuş gerekiyor sana. Önden birisi sana demo yapar ise slalomda motorun ne kadar yattığını görürsen daha da rahatlarsın.
Kontra da, gözlemleyebilsem sorunu rahatlıkla çözerim, muhtemelen çok ufak bir dokunuş gereklidir, yarım saatte biter iş.
Artçı konusunda öncelikle eşinizin de motosiklete binme hevesi çok sevindirici bir haber. İnşallah sever. Ben eşimle Türkiye de ve dünyada farklı ülkeleri gezmeyi çok seviyoruz. Maddi gücüm şu sıralar ancak yurt dışında tatil yapmaya yetiyor. İnsanın eşi ile bu zevki yaşaması gerçekten çok büyük mutluluk.
Motoru bacaklarınızla iyi kavradıktan sonra eşiniz size sarılmadan, oturduğu koltuğun yanlarındaki tutunma yerlerinden tutunsun. Baştan böyle alıştırın. Motosiklet yatarken de ters tarafa dikelmemesini tembihleyin. Bunu yaparsa, zamanla rahatlayacaktır. Biraz daha ilerleyen süreçte viraja girerken sadece virajın çıkışına bakmasını söyleyin. Bu istemsizce kafasının yola dik (düşme hissi oluşmaması için) olmasını ve sizinle senkron olmasını sağlayacaktır.
Unutmayın, artçının kafası sürücü kaskına çarpıyor, artçıda sürekli bir tedirginlik hali oluyorsa, bu durum tamamen sürücünün hatasıdır. Ben eğitim almaya başlayıp, devam ettikçe eşimin rahatladığını hissettim. Sürüşümde, virajlara daha güvenli, gereksiz hızlanma, yavaşlama, motoru öne arkaya silkeleme vb olumsuzluklar kaybolduğunda, eşimin de rahatladığını ve artık seyahatlerimizden zevk almaya başladığını gördüm.
Bunu yan çantalara taş koyarak yapmanızı tavsiye etmem. Alın eşinizi arkanıza, kısa mesafeler, atraksyonu olmayan rotalarda sürün. İnterkomdan sürekli sakinleştirip, yatış esnasında motorun düşmeyeceği, neden yatarak döndüğünüzü anlatın. Motorun dinamiklerini kafasına oturtsun. Bir süre sonra alışacaktır. Siz de akıcı sürüyor iseniz kısa bir zamanda keyif alacaktır. (Unutmayın akıcı sürüşün sırrı erken konumlanmak, erken konumlanmanın sırrı ise trafiği iyi okumaktır)
scouterlar daha serı ve alçak oldu ıcın ben scouter tercıh edıyorum.
daha buyuk motorun dönmeleri ve durmasıda sorun oluyor.(denedım gördüm biliyorum)
şehir içi buyuk motorlara gerek olmadığını düşünüyorum zaten cıkabılcen max 70 80 km onu kucuk motorlada yaparsın daha ustune zaten cıkmaya gerek varmı? şehirler arası gidersen büyük motor tercihini anlarım ama şehir içi anlamam.
büyük motorlar yol guvenlıgı vermıyor malesef scouter gıbı.onune bır nesle cıktınmı kaçışın yok.
bu işin sırrı seri küçük ve esnek olmakta.
tek kotu yanı belden fazla hasar alıyorsun cukur ve tumseklerde buda zamanla bel fıtıgına yakalanmana sebeb oluyor
Daha büyük motorun dönmeleri ve durmasında sorun olmaz. Sizin deneyimleriniz kendinize özel olabilir fakat bir eğitmen olarak benim altıma scooter verseniz kesinlikle çok zorlanırım ve eminim ki scooter' ı benden daha ehil kullanırsınız.
Sürüş dinamikleri açısında küçük tekerlek çapı, deponun olmaması dönmede ve durmada dezavantajdır. Scooter da bunları yapabildiğiniz seviye de büyük motorlarla top gibi oynar, altınızda oyuncak edersiniz. Sizin deneyip yapamamanızın nedenlerini görüp değerlendirmek gerekiyor. Muhtemelen bir iki ufak düzeltme ile halledilecek hususlardır.
Şehir içinde büyük motoru hız açısından kullanmıyoruz zaten. Aslında şehir içinde scooter' ın avantajları olduğunu önceki yazılarımda ifade etmiştim fakat GSA 1250 ile de şehir içinde güvenli bir hızda rahat hareket edilebildiğini ifade ettim.
Zaten uzun yol, seyahat düşünenlerin depolu bir motor düşünmelerini tavsiye ediyorum. Ama bazen bütçe yetmediği için ikinci motor scooter alınamıyor, bu nedenle büyük motorlarımız ile de şehir içinde işimizi halledip, şehirler arası ya da yurt dışı tek bir motorla çıkabiliyoruz.
Büyük motorlar yol güvenliği vermiyor demişsin, bu kabul edilebilir bir husus değil, Nmax 155 den başladım sürüş hayatıma bir çok scooter kullandım. Sonra vitesli motorlara geçtim. (Nmax155, Sym Crusym 250, forza 300, integra 750, Vstrom 650, Ducati 950S ve BMW R 1250 GSA) Vitesli, depolu bir motor her zaman, her koşulda scooter dan daha güvenlidir.
Önüne engel çıktığı zaman neden kaçış yok? Engelden kaçış manevrasını bacaklarınla kavrayabildiğin bir motorla çok kolay yaparsın. Büyük motorlarda seridir, kıvraktır ve esnektir. Kıvraklığı iki araç arasından daha dar geçme olarak görmemek lazım.
Şöyle örnek vereyim, japon polislerinin Gymkhana disiplinindeki yarışlarını izlemişsindir. 1.300cc lik motorlar ile nasılda oynuyorlar. O polislere 125-250cc lik scooter ver emin ol o hareketlerin bir çoğunu yapamayacaklardır. Bu nedenle büyük motorlar engelden kaçışta , panik frende, slalomda, virajda mühendislikleri açısından daha kabiliyetlidir. Küçük motorun da dar geçitlerde avantajı tabiki var ama bu genel yetenek düzeyini engellemez.
Şehir içinde hiç sevmediğim halde scooter ı tek geçerim. Tommy in dediği gibi bagaj olayı başlı başına bir lüks motosiklette. Şunu da belirteyim motosiklette ki vites olayı arabada ki gibi yorucu değil. Çok basit. Hiç motor sürmesini bilmeyen arkadaşıma 5 dk. Da ybr kullanmayı öğrettim o da hızını alamadı gitti harley aldı
Yeni konu açmaya üşendim
soru zaten bu başlıkla ilintili buradan cevapları alalım mı ?
hem sukuter hemde vitesli motor tecrübesi olup birini seçmek zorunda kalsanız hangisini seçersiniz ?
Hafta içi İstanbul trafiğinde yaz kış hemen hergün min 50 km cebelleşen , hafta sonu ve yaz mevsiminde de her yıl 25-30 bin km uzun yol yapan biri olarak kendi cevabım 250 cc bir sukuter olurdu..