- Katılım
- 13 Haz 2016
- Mesajlar
- 4,216
Bak sana bu haftasonu başımdan geçeni anlatayım: Eşim ve oğlumla 20km bisiklet turuna çıktık pazar sabahı. Benim lastik patladı yarısına doğru. Yanımda da alet-edevat yok. Ne zamandır ilk kez hep kişi bisiklete çıkmıştık, dedim siz devam edin bitirin, ben yürüyerek geri döneceğim, uygun bir yerde alırsınız beni arabayla. Yürüyorken başka bir Amerikalı bisikletli çift yanımdan geçiyordu, adam "nasılsın, iyi misin, bir şey mi oldu?" diye sordu, ben de "iyiyim, bir şey yok, sadece lastik patladı, teşekkürler" dedim. Adam oracıkta hiç düşünmeden "hallederiz onu" dedi, indi, önde giden eşi de durdu. Adam benim bisikletin iç lastiğini değiştirdi oracıkta. Hava sıcak. Haliyle terledi adam. Zincirle uğraştığı için elleri yağ içinde kaldı, ki güzel deri eldivenleri vardı. Genç te değil, 55-60 yaşlarında biri. Sordum, adam mühendis çıktı, üstüne bir de yazar. Adamın Amazon'da kitapları satılıyor.
Yerinde olsam aynısını yapar mıydım? Ne yalan söyleyeyim, muhtemelen yapmazdım. Sonuçta çok da acil bir durum değil. Elim ayağım tutuyor, yürürüm, n'olacak? Maksat egzersiz zaten. Başkası için ter içinde kalıp elimi yağa bulamaya ne gerek var? Yedek lastik içi de gidecek... Ya az ileride benim lastik patlarsa? Bak ben on yüz bin sebep uyduruyorum yapmamak için. Ama kaç yaşında adam hiç duraksamadı bile, oracıkta durdu ve yardım etmeyi tercih etti, hiç tanımadığı, kendisinden daha genç, yabancı birinin başına gelen çok basit bir olumsuzluk için.
Kötü hissettim açıkçası. Ders çıkarmaya çalıştım bu durumdan. Eşimle konuştuk konuyu biraz.
Sen anlattın şimdi anlatma sırası bende:
Gecen pazar evde miskin miskin yatarken postacı geldi telgrafın var emmi oğlundan müjdemi isterim dedi. Üç beş akçe verdim başımdan savdım.
Baktım telgrafta oğlum baba gel uçakla Antalya, Burdur Salda turu yapalım diyor eh bende boştayım atladık uçağa binmek için uçağa Antalya ya gittik.
Bindik uçağa öyle tarlaların üzerinden geçerken tarla da çapa yapan köylüler bize el sallıyor demek beni tanıdılar gözlerim doldu ne yalan söyleyeyim için için ağladım.
Yerinde olsam aynısını yapar mıydım? Ne yalan söyleyeyim muhtemelen yapmazdım. Yerden kaptığım gibi taşı uçağın camına yapıştırırdım. Bizim burada bilmem kaç derecede tarlada canımız çıkıyor siz oh öyle tırıl tırıl var mı öyle yağma derdim.
Bende kendimi kötü hissettim. Ders çıkarmaya çalıştım sonuç olarak bizde mi Amarigaya tapınsak dedim?
