Uzun bir aradan sonra herkese merhaba.
BMW F650 Funduro (1998 model) motosikletim Çanakkale 1915 köprüsünü geçip, Çanakkale'ye girdiğimde, bundan bir sene bir ay önce arızalanmıştı. Çekiciyle bir tamirhaneye çektirmiştim. Şimdi size başıma gelenleri, ibretlik bir hikaye olarak yazacağım. Kiminiz bana çok safmışsın diyecek, kiminiz de farklı yorumlarda bulunacaktır. Öncelikle, motorumu bir sene bir ay sonra ve bozuk olarak teslim alabildim. Motoru geçen sene Kasım ayında Akyüz Motorcycle (Birol Akyüz) Küçük San. Sit. Beyaz Çarşı, No 1354/4 Çanakkale adresine bıraktım. Anlaştığımız rakam 7000 TL. O dönem bu rakam çok yüksek bir paraydı. Motoru sorunsuz hale getir, kabul ediyorum demiştim. Keşke motoru bir kamyonete atıp İstanbul'a getirseymişim. Birol Akyüz Usta (!!?) motoru ancak Şubat ayı gibi açıp bana "Şu eksik, bu eksik" şeklinde bir liste verdi. Kimi parçaları sıfır, kimi parçaları çıkma ancak olabilen en temiz şekilde tedarik ettim. Mart ayına geldik. Yıl 2023 oldu. Size WhatsApp yazışmalarımızı iletiyorum. "Hadi Ustam. Motorum hazır mı. Hadi canım kardeşim." demekten dilimde tüy bitti. Ben Çanakkaleliyim. Bizim oraların insanı dürüsttür, omurgalıdır. Bu süre içinde "Çalışanlarım ayrıldı. İşler sıkışık.", "Çalışanlarımın bir kısmı tatile girdi.", "Yahu, ne acelen var, yapacağız dedik." gibi kaliteli (!!) yanıtlar aldım. Bu sırada, Nisan ayında kendime bir Voge 300 satın aldım söylemesi ayıptır. Motorsuzluk çekmiyorum. Bir de RT250'm vardı zaten. Ama F650 benim için başka bir değerli. Mantıkla açıklanamaz. Seviyorum işte. Krank, ekzantrikler, zincirler, piston, contalar, takım conta her şey değişti. "Şunu yolla." dedikten sonra hemen satın alıp kargoyla yolluyordum. Geldik Temmuz ayına. Bu sürede 2-3 defa tamirhanesine gittim. Aklımdan başka şeyler de geçiyordu doğrusu. Acaba motoru birilerine mi kiralıyor, motorun parçalarını mı satıyor,..vs Çünkü durum normal değil. Bu sırada ufak bir motosiklet kazası geçirdim. Voge 300 durduğu yerde, stop halindeyken ve ben üzerinden inerken destek ayağını kapattı ve sol bacağımın üzerine düştü. Dizim birkaç yerinden kırılmış. Plato kırığı dediler, ameliyata alındım ve dizime kocaman iki vida yerleştirdiler. Vidalar ömür boyu benimle kalacak. Bacaktan çıkmayacak şekilde kemiğe gömüldüler. İki ay yatalak kaldım. Neyse o kısım sorun değil. Başa gelen çekilir dedik. Bu sırada Birol Akyüz'le sürekli mesajlaşıyorum ancak adam sinirlerini aldırmış gibi rahat. "Yaparız, hallederiz." diyor. Bazen motorun başından parçalar açıkken fotoğraflar paylaşıyor. Bu sürede ağzımdan tek küfürlü kelime, hakaret, sert söz çıkmadı. Bu tip insanlar işi "vay, sen bana şöyle mi dedin." diyerek olayı iyice yokuşa sürerler. İnsan psikolojisinden az çok anlıyoruz. Geldik Eylüle, eylül geçti Geldik Ekime. Motorun muayenesi geçti. Ortada motor yok. Mesajlarda görebilirsiniz. "Abi, çok rica ediyorum, lütfen motorumu ver." tarzında mesajlar atıyorum. Bu sırada bana "Bu aldığın krank motora uymuyor. Ben onu tamire gönderiyorum." demesin mi? Kardeşim Bmw F650 krankı aldım. Dünyanın parasını verdim. Parçaları Bursa'da bir yerlere göndermiş. Uzun lafın kısası benden bir 7000 TL daha aldı. Vermesek motoru vermeyecek, yağ koydum dedi, aslında ne yağ koymuş ne bir şey. resmen motoru açıp kapatmış. Allahından bulsun, motoru alayım yeter noktasına geldim. Bu arada ekim de geçti geldik Kasım ayına. Ben düzeldim ayağa kalktım. Normal hayata döndüm. Akademisyenlik yapıyorum. Okula gidip geliyorum ama ortada motor yok. Çıldıracağım. Neyse, yalvar yakar olduğu haliyle, olduğu kadarıyla teslim etmeye ikna ettim. Daha önce buna "Bak, motoru tam yapacaksın. Bin, bir 100 km tecrübe et. Ben bu motorla Artvin'e gideceğim." diyordum. Bir kere "Evet tecrübe ettim. Sorunsuz çalışıyor. Biraz ses yapıyor ama bu modellerde normal." gibi bir şeyler geveledi. Atladım yanına gittim. Tüm elemanları tüymüş - dediğine göre. Motor açık, bağırsakları dökülmüş hayvan gibi yatıyor. Bizimkisi de leblebi yiyor. Komedi filmi. Hadi canım kardeşim, etme eyleme bir sene oldu diye diye ikna ettim. Parasını ödedim. Ancak bu adam güven kalmadığından motoru bir kamyonete yükledim. Umarım tedavi olmuştur diye dua ediyorum. Motoru direkt Dureis'e yan çanta demiri ve ön koruma demiri yaptırmaya götürdüm. Dureis'teki ustadan rica ettim, bir mahalle arası turu atar mısın diye. Aklıma gelen başıma geldi. Motor 10 dk sonra durdu. İçini açıp baktık, yağ yuvasında su gibi bir şey doldurmuşlar. Motoru kamyonetle Dureis'e getirdik. Şimdi koruma demirleri yapılıyor. Sonrasına bakacağım. Bu olaydan çıkarılacak ders. Ulan allahsız, imansız dolandırıcı usta görünümlü tipler. Milletin parasına, güvenine ipotek koyup keyfimizi tırpanlamaktan ve oksijen tüketmekten başka bir faydanız yok. Şu anda motosiklet tamirhanesi görünümünde bu tip dolandırıcılık işleri ülkemizde bolca dönüyor. Ben inatçıyımdır. Bu motor ihya edeceğim ama usandırdınız. Midemi bulandırıyorsunuz.

---------- Mesajlar birleştirildi - 15:12 ---------- bir önceki mesaj zamanı 15:11 ----------
Uzun bir aradan sonra herkese merhaba.
BMW F650 Funduro (1998 model) motosikletim Çanakkale 1915 köprüsünü geçip, Çanakkale'ye girdiğimde, bundan bir sene bir ay önce arızalanmıştı. Çekiciyle bir tamirhaneye çektirmiştim. Şimdi size başıma gelenleri, ibretlik bir hikaye olarak yazacağım. Kiminiz bana çok safmışsın diyecek, kiminiz de farklı yorumlarda bulunacaktır. Öncelikle, motorumu bir sene bir ay sonra ve bozuk olarak teslim alabildim. Motoru geçen sene Kasım ayında Akyüz Motorcycle (Birol Akyüz) Küçük San. Sit. Beyaz Çarşı, No 1354/4 Çanakkale adresine bıraktım. Anlaştığımız rakam 7000 TL. O dönem bu rakam çok yüksek bir paraydı. Motoru sorunsuz hale getir, kabul ediyorum demiştim. Keşke motoru bir kamyonete atıp İstanbul'a getirseymişim. Birol Akyüz Usta (!!?) motoru ancak Şubat ayı gibi açıp bana "Şu eksik, bu eksik" şeklinde bir liste verdi. Kimi parçaları sıfır, kimi parçaları çıkma ancak olabilen en temiz şekilde tedarik ettim. Mart ayına geldik. Yıl 2023 oldu. Size WhatsApp yazışmalarımızı iletiyorum. "Hadi Ustam. Motorum hazır mı. Hadi canım kardeşim." demekten dilimde tüy bitti. Ben Çanakkaleliyim. Bizim oraların insanı dürüsttür, omurgalıdır. Bu süre içinde "Çalışanlarım ayrıldı. İşler sıkışık.", "Çalışanlarımın bir kısmı tatile girdi.", "Yahu, ne acelen var, yapacağız dedik." gibi kaliteli (!!) yanıtlar aldım. Bu sırada, Nisan ayında kendime bir Voge 300 satın aldım söylemesi ayıptır. Motorsuzluk çekmiyorum. Bir de RT250'm vardı zaten. Ama F650 benim için başka bir değerli. Mantıkla açıklanamaz. Seviyorum işte. Krank, ekzantrikler, zincirler, piston, contalar, takım conta her şey değişti. "Şunu yolla." dedikten sonra hemen satın alıp kargoyla yolluyordum. Geldik Temmuz ayına. Bu sürede 2-3 defa tamirhanesine gittim. Aklımdan başka şeyler de geçiyordu doğrusu. Acaba motoru birilerine mi kiralıyor, motorun parçalarını mı satıyor,..vs Çünkü durum normal değil. Bu sırada ufak bir motosiklet kazası geçirdim. Voge 300 durduğu yerde, stop halindeyken ve ben üzerinden inerken destek ayağını kapattı ve sol bacağımın üzerine düştü. Dizim birkaç yerinden kırılmış. Plato kırığı dediler, ameliyata alındım ve dizime kocaman iki vida yerleştirdiler. Vidalar ömür boyu benimle kalacak. Bacaktan çıkmayacak şekilde kemiğe gömüldüler. İki ay yatalak kaldım. Neyse o kısım sorun değil. Başa gelen çekilir dedik. Bu sırada Birol Akyüz'le sürekli mesajlaşıyorum ancak adam sinirlerini aldırmış gibi rahat. "Yaparız, hallederiz." diyor. Bazen motorun başından parçalar açıkken fotoğraflar paylaşıyor. Bu sürede ağzımdan tek küfürlü kelime, hakaret, sert söz çıkmadı. Bu tip insanlar işi "vay, sen bana şöyle mi dedin." diyerek olayı iyice yokuşa sürerler. İnsan psikolojisinden az çok anlıyoruz. Geldik Eylüle, eylül geçti Geldik Ekime. Motorun muayenesi geçti. Ortada motor yok. Mesajlarda görebilirsiniz. "Abi, çok rica ediyorum, lütfen motorumu ver." tarzında mesajlar atıyorum. Bu sırada bana "Bu aldığın krank motora uymuyor. Ben onu tamire gönderiyorum." demesin mi? Kardeşim Bmw F650 krankı aldım. Dünyanın parasını verdim. Parçaları Bursa'da bir yerlere göndermiş. Uzun lafın kısası benden bir 7000 TL daha aldı. Vermesek motoru vermeyecek, yağ koydum dedi, aslında ne yağ koymuş ne bir şey. resmen motoru açıp kapatmış. Allahından bulsun, motoru alayım yeter noktasına geldim. Bu arada ekim de geçti geldik Kasım ayına. Ben düzeldim ayağa kalktım. Normal hayata döndüm. Akademisyenlik yapıyorum. Okula gidip geliyorum ama ortada motor yok. Çıldıracağım. Neyse, yalvar yakar olduğu haliyle, olduğu kadarıyla teslim etmeye ikna ettim. Daha önce buna "Bak, motoru tam yapacaksın. Bin, bir 100 km tecrübe et. Ben bu motorla Artvin'e gideceğim." diyordum. Bir kere "Evet tecrübe ettim. Sorunsuz çalışıyor. Biraz ses yapıyor ama bu modellerde normal." gibi bir şeyler geveledi. Atladım yanına gittim. Tüm elemanları tüymüş - dediğine göre. Motor açık, bağırsakları dökülmüş hayvan gibi yatıyor. Bizimkisi de leblebi yiyor. Komedi filmi. Hadi canım kardeşim, etme eyleme bir sene oldu diye diye ikna ettim. Parasını ödedim. Ancak bu adam güven kalmadığından motoru bir kamyonete yükledim. Umarım tedavi olmuştur diye dua ediyorum. Motoru direkt Dureis'e yan çanta demiri ve ön koruma demiri yaptırmaya götürdüm. Dureis'teki ustadan rica ettim, bir mahalle arası turu atar mısın diye. Aklıma gelen başıma geldi. Motor 10 dk sonra durdu. İçini açıp baktık, yağ yuvasında su gibi bir şey doldurmuşlar. Motoru kamyonetle Dureis'e getirdik. Şimdi koruma demirleri yapılıyor. Sonrasına bakacağım. Bu olaydan çıkarılacak ders. Ulan allahsız, imansız dolandırıcı usta görünümlü tipler. Milletin parasına, güvenine ipotek koyup keyfimizi tırpanlamaktan ve oksijen tüketmekten başka bir faydanız yok. Şu anda motosiklet tamirhanesi görünümünde bu tip dolandırıcılık işleri ülkemizde bolca dönüyor. Ben inatçıyımdır. Bu motor ihya edeceğim ama usandırdınız. Midemi bulandırıyorsunuz.
