- Katılım
- 29 Tem 2015
- Mesajlar
- 18,571
- Motosikleti
- Sym Wolf Sb250Ni
- Konu Yazar
- #1
Değerli arkadaşlar, geçen haftasonu canım Ayvalık tostu çekti, sabah kalkıp Ayvalık’a gideyim dedim. Hazır gitmişken de hırbonen ile de yüzyüze görüşüp tanışırız diye düşündüm. Hırbonen’e “Hacım geliyorum senin oraya” yazdım ama bana havanın Ayvalık’ta felaket yağmurlu olduğunu söyledi. Problem etmeyerek yola çıktım, hatta yolu az biraz daha uzatayım diye Kumburgaz’dan otobana bağlandım, Edirne’den dönüş alırım diye umdum. Lakin o kadar düz ve sıkıcı bir yoldu ki daral geldi ve Havsa’dan dönüş alarak Uzunköprü-Malkara-Şarköy yapıp Uçmakdere üzerinden eve geri döndüm. Hırbonen’e de gelemeyeceğimin bilgisini verdim.
Yola çıkıp da hedeflenen yolu yapamamak en nefret ettiğim şeylerden biridir. O nedenle bugün tekrardan yola koyuldum. Bu sabah saat 7:00’de başlayan yolculuğum akşam 20:00’de eve sağ salim vararak son buldu. Büyükçekmece – Tekirdağ – Çanakkale - Ayvalık derken git gel 900 km yapmışım. 1915 Çanakkale köprüsü ve yeni otobanı kullandım.
13:45 gibi hırbonen ile Ayvalık tostçusunun önünde buluştuk, yarım saat çok sağlam geyik çevirdik, dedikodu yaptık, bol bol güldük. Africa Twin’i de gördüm, gerçekten tertemizdi. Yakıt tüketimiyle ilgili ekrana da baktım, hakikaten motor çok az yakmış. Dönüşe geçtiğimiz sırada istersem biraz sürebileceğimi söyledi, kendi motorumdan soğumamak adına Africa’yı sürmedim. Gizliliğe saygı duyduğumdan dolayı da emrivaki yapmadım, adamın da motorunun da resmini çekmedim. Bir dahaki sefere kalmalı program yaparsam süper sağlam muhabbet çıkacak.
Bugün güzergah boyunca hava gerçekten bunaltıcı derece de sıcaktı, bu havalarda hele ki bayram trafiği varsa insan daha bir yoruluyor. Ben de yoruldum. Yol güzeldi am şu Altınoluk-Edremit tarafları kadar dandik yolu olan yer yok, adım başı trafik ışıkları, yemin ediyorum daral geldi kırmızı ışığa denk gelmekten. Bir daha tost yemeye gidersem sırf o ışıklara denk gelmemek adına Bursa üzerinden gidip döneceğim.
Dönüş yolunda Çanakkale otobanında kenara çekmiş eski kasa, tek farlı bir Cbr 125/250 gördüm, sahibi sıkıntı yaşamış. Motorda depo altında bir koruma keçesi gibi birşey varmış, bu keçe fana takılıyor ve motor hararet yapıyormuş. Gençten bir arkadaştı, durdum, muhabbet ettik ama yardımcı olamadım. Çocuk dün bakımlarını yaptırmış ve bu yolculuğu uzun zamandır hayal ediyormuş, Çanakkale'den İstanbul Çengelköy'e gidecekmiş. Çok üzüldüm çocuğa. Motorunu Gelibolu'da birine bırakıp otobüsle devam edeceğini söyledi. Hayırlısı olsun dedim.
Arkadaşlar yine motor tepesinde geçen ve yakıt alımı için bol bol para harcanmış bir gündü. Kıç ağrısından birkaç gün motor sürmem desem de yarın yine gideceğim bir yerlere. Şaka maka şu fukara motoru "Türkiye'nin en çok gezen Er6F'i" haline getirdim. Yine yağ değişimim geldi






Yola çıkıp da hedeflenen yolu yapamamak en nefret ettiğim şeylerden biridir. O nedenle bugün tekrardan yola koyuldum. Bu sabah saat 7:00’de başlayan yolculuğum akşam 20:00’de eve sağ salim vararak son buldu. Büyükçekmece – Tekirdağ – Çanakkale - Ayvalık derken git gel 900 km yapmışım. 1915 Çanakkale köprüsü ve yeni otobanı kullandım.
13:45 gibi hırbonen ile Ayvalık tostçusunun önünde buluştuk, yarım saat çok sağlam geyik çevirdik, dedikodu yaptık, bol bol güldük. Africa Twin’i de gördüm, gerçekten tertemizdi. Yakıt tüketimiyle ilgili ekrana da baktım, hakikaten motor çok az yakmış. Dönüşe geçtiğimiz sırada istersem biraz sürebileceğimi söyledi, kendi motorumdan soğumamak adına Africa’yı sürmedim. Gizliliğe saygı duyduğumdan dolayı da emrivaki yapmadım, adamın da motorunun da resmini çekmedim. Bir dahaki sefere kalmalı program yaparsam süper sağlam muhabbet çıkacak.
Bugün güzergah boyunca hava gerçekten bunaltıcı derece de sıcaktı, bu havalarda hele ki bayram trafiği varsa insan daha bir yoruluyor. Ben de yoruldum. Yol güzeldi am şu Altınoluk-Edremit tarafları kadar dandik yolu olan yer yok, adım başı trafik ışıkları, yemin ediyorum daral geldi kırmızı ışığa denk gelmekten. Bir daha tost yemeye gidersem sırf o ışıklara denk gelmemek adına Bursa üzerinden gidip döneceğim.
Dönüş yolunda Çanakkale otobanında kenara çekmiş eski kasa, tek farlı bir Cbr 125/250 gördüm, sahibi sıkıntı yaşamış. Motorda depo altında bir koruma keçesi gibi birşey varmış, bu keçe fana takılıyor ve motor hararet yapıyormuş. Gençten bir arkadaştı, durdum, muhabbet ettik ama yardımcı olamadım. Çocuk dün bakımlarını yaptırmış ve bu yolculuğu uzun zamandır hayal ediyormuş, Çanakkale'den İstanbul Çengelköy'e gidecekmiş. Çok üzüldüm çocuğa. Motorunu Gelibolu'da birine bırakıp otobüsle devam edeceğini söyledi. Hayırlısı olsun dedim.
Arkadaşlar yine motor tepesinde geçen ve yakıt alımı için bol bol para harcanmış bir gündü. Kıç ağrısından birkaç gün motor sürmem desem de yarın yine gideceğim bir yerlere. Şaka maka şu fukara motoru "Türkiye'nin en çok gezen Er6F'i" haline getirdim. Yine yağ değişimim geldi





Son düzenleme: