Yav Haşmet nasıl çelişmiyor Allağını seversen.Daha geçen reis Nas ortadayken bizim faize bakışımız bellidir dedi.Neye göre davranıcaz faizi komple kaldıralımmı yani.Yada zina yasada suç olmaktan çıkarıldı islama göre nasıl davranıcaz.
Diyorsinki hakim yıllarca okuduğu şeye göre hüküm verecek.İnandığı şeye göre ters düşen bir karara hükmeden insanın kendi içinde iki yüzlülük yapıyorken nasıl adil davranmasını bekleyebilirsin.
Adil davransa bile güven duyabilirmisin.
Hakimlik bir meslektir, inanç değil. İslam'da da kanunlar fertlerce belirlenip uygulanmaz, ülkelerce belirlenip uygulanır. Burada ferde düşen şahsi bir yükümlülük söz konusu değil. İslam kurallarının geçerli olduğu bir ülkede ona göre hükümler uygulanabilir. Öyle olmayan bir ülkede hakimlik mesleğini icra eden bir müslümanın, ait olduğu ülkenin kanunlarını uygulaması haram ya da günah değil, bilakis yemin ederek yaptığı işinin yükümlülüğüdür.
Bir de hangi din temel mevzularda kanunlarla tezat içerisinde? Çoğu farklılık ayrıntılardan ibaret. Lakin bunları bahane edip insanlara baskı uygulamak asıl ciddi sorun.
Hem reisi niye örnek verdiniz ki, konu dindarlar değil mi? Reis işine gelmese Nas muhabbetine girer miydi? KFC için tavuk neyse, iktidar için din odur. Menfaati için keser, yolar, kızartır ve satar. Bakara makara'dan, türlü rüşvet ve yolsuzluğa kadar sürüyle örnek ortada.
---------- Mesajlar birleştirildi - 13:00 ---------- bir önceki mesaj zamanı 12:50 ----------
adam bu ülkede hakimlerin kararlarında dini unsurları göz önüne almadıgını sanıyor.
ulan keşke amerikada olsak da bizde türkiye hakkında cehalet yaşayıp "ülkeniz cennet" falan desek.
Zina yapanı taşlama kararı mı çıktı hayrola?
Bence an itibariyle sorun ülkede hakimlerin kararlarında dini unsurları göz önüne alması değil, talimatı göze alması.
Bir de ağzıma laf sokmasan?
---------- Mesajlar birleştirildi - 13:09 ---------- bir önceki mesaj zamanı 13:00 ----------
@hasmet,
Son zamanlarda sık sık uzlaşmadan bahsetmektesin.
15 tane somut uzlaşma önerini/uzlaşma çözümünü madde madde sıralarmısın lütfen.
İlk başta ötekileştirici, ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı söylemi bırakmamız lazım.
Sadece kendi inancımız, kendi doğrumuz geçerli değil malesef. Başkaları da var. Biz neleri istiyorsak onlar da istiyorlar. Tepeden bakıp, küçümseyip, ahkam kesmek yerine isteklerine kulak verip, gerekli durumlarda taviz verip arada bir çözüme ulaşmaya istekli olmamız lazım.
"Dindarlar hakim olamaz, şu olamaz, bu olamaz" türü söylemler başımıza Mayipleri musallat eder ve hep beraber sürünürüz.
Sen hakim oluyorsan o da olur. Sen asker oluyorsan o da olur. Çünkü ona hiç bir üstünlüğün söz konusu değil. Bu kadar basit. "Yok, hayır olamaz" dersen o da der. Soğuk iç savaş ve beraberindeki sefalet devam eder.