Forumdan Uzaklaştırıldı
- Katılım
- 5 Kas 2015
- Mesajlar
- 11,464
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Ya Haşmet ağa ben sana basit mi dedim? Yada dinden mi dem vurdum. Mehmet Akif Can gibi olmayın lütfen. Konu başlığından ziyade muazzam demenize laf attım ben.
OK, geriye döneyim. Bağışıklık sistemi sorunlu, mükemmel falan değil diyorsunuz. Bunu daha önce yazmıştım. Benim iddiam bağışıklık sisteminin her şart altında çalışıyor olduğu değil. Sadece çok zor şeyleri başarabilen, halen bir çok soru işaretleri içeren, süper kompleks bir yapı olduğu.
Bağışıklık sistemi böyle olduğu kadar, onun savaştığı virüs ve özellikle bakteriler de çok basit düşmanlar değiller. Gördüğüm kadarıyla hayatın işin içine girdiği hiç bir canlı basit değil.
Bakın bağırsaklarımızda, vücudumuzdaki hücre sayısından çok bakteri mevcut, ve yaşamımız ciddi oranda onlara bağlı. Ve dışkıyı kokutan, birbiriyle ve birbirlerinin artıklarıyla beslenen bu tek hücreli canlılar bile ilginçler. Eskiden zannediliyordu ki yiyecek miktarı azalınca ölüyorlar, daha doğrusu ölen bakteri sayısı, doğan bakteri sayısını geçiyor. Ve matematiksel modeller bu varsayımla hareket ediyor.
Sonra öğrenildi ki herifler yiyecek azaldığında iletişim için kullanılan özel proteinler saçıyorlar etrafa, "chorum sensing molecules" diye geçiyor. Chorum, bir komitenin oylama yapıp karar alabilmesi için gereken minimum üye sayısı demek. Bu molekülleri çoğu farklı tür bakteriler anlıyor, ve seviyesi belli bir eşiği geçtiğinde üremeyi durduruyorlar... Çünkü bu, sürekli üreyip ölmekten çok daha verimli. Bakın bu canlılar tek hücreli.
Velhasıl daha önce yazdığım gibi, bağışıklık sisteminin başarısızlığı gibi görünen şey, aslında virüs ve bakterilerin başarısı. Silah ve baltayla savaşmıyorlar. Bilakis, aşırı yüksek teknolojili acaip bir savaş gerçekleşmekte.
Bakın bunları okuduğunuzda aklınızda beliren "işte öyle olmasının sebebi de yıllardır devam edegelen evrimin sonucu" ya da "Allah neler yaratıyor yahu, aksini düşünmek mümkün değil" düşüncesiyle, aslında bilim değil din konuşuyorsunuz demektir. Bu düşünceleri eleştirmiyorum. Çünkü bunlar inanç. Ancak gizli bir sonuca yönelik içerik konuşmayı manipulatif buluyorum. En azından bir kısmımız bu tip düşünceler içinde olmalı ki konu dine evrildi.
Son düzenleme: