İlave olarak: bu adlandırma meselesini, uzun yıllardır süren mücadele sürecinde algılamak lazım.
Negro, nigger gibi sözcükler aşağılama içerdiği için ret edilen kelimeler oldular.
Black de "coloured" yani "renkli" ile değiştirildi zaman içerisinde.
Afro-Amerikalı ise zencilerin* tümünün uzlaştığı, kırıcı olmayan ifade olarak öne çıktı. Sebebi renk yerine "Bizi buraya vatanımızdan kopartıp da getirdiniz, köle yaptınız, hala aşağılıyorsunuz." fikrini zemin alması (fazlasıyla basitleştirilmiş hali tabii ki bu son cümle).
*Burada "tümünün" derken dernek, kanat önderi, lider gibi bir bütünden bahis ediliyor.
Şurası bir gerçek ki siyahlara yönelik tutumda çok büyük adımlar atıldı son elli yılda ama yine bir gerçek var, o da hala (özellikle güney doğuda) algının hala ırkçı olduğu.
Algı kelimesini özellikle seçtim çünkü ırk, ırkçılık gibi kavramlar tamamen toplumsal kavramlar; çevremiz şekillendiriyor ve farkında olmadan içselleştiriyoruz. Burada köpek yemek normalken uzak doğuda çok anormal karşılanabiliyor mesela.
Yaa, işte böyle; kültürel meseleleri duyguyla algılar ve kıymetlendirirsek anlaşamayız
O yüzden güneyli cahil beyaz Amerikalının "kara derili köpek" algısı kırıl kırıl bitmedi çünkü kültürel şeyler öyle kolay ya da hızlı değişemiyor.
*
Zencilerin tepkisi var olmak üzerine: beyazlar kadar okumak, beyazlar kadar kazanmak, bu toplumun beyazlar kadar parçası olmak istiyoruz diyorlar. Amerikan sistemine eleştiri ve isyan bu temelde.
60'larda hak talep eden ve hakkını alan siyahi harekete hakları teslim edildi amaaaa liderleri de öldürüldü. Bu başsızlık da örgütlü olmalarını engelledi ve "hakkını aldın sus" demek gibi pratik bir sonucu oldu. Bugün yaşananları doğuran adaletsizlik taa 60'lardan beri biriken enerjinin de patlamasıdır aynı zamanda.
Sistem bu tepkileri her zaman kendi çıkarına kullanır tabii ki, bunu da unutmadan ilave etmek lazım.