- Katılım
- 14 Ocak 2008
- Mesajlar
- 4,154
- Konu Yazar
- #1
Çanakkale'nin Kirazlı köyünde Kanadalı Alamos Gold şirketi tarafından yürütülen altın madeni projesinde, ÇED raporunda 45 bin denmesine rağmen 195 bin ağaç kesildiği ortaya çıkmıştı. Konuyla ilgili başta TEMA Vakfı olmak üzere birçok STK harekete geçerken, CHP'li 26 milletvekilinin imzasını taşıyan araştırma önergesi AKP ve MHP'nin oyları ile reddedilmişti.
nedense aklıma direkt paralı yapılan poşetler geldi, çevrecilik vurgusu ile savunulan marketlerdeki plastik poşetlerin paralı hale getirilmesi, ülkenin plastik atık ithalatında dünya sıralamasına girdiği haberleri ile inandırıcılığını yitirmişti.
son zamanların popüler uygulaması ise her yere maden ruhsatı vermek oldu, kendi coğrafyasına bu kadar düşman bir yönetim dünya üzerinde zor bulunur.
fotoğraflar konuyu özetliyor, yakınımda sayılırlar.
kimin, ne çıkarı olduğunu da tam bilmemekle beraber, kestirebiliyoruz.
ayıyı görmedik ama izini gördük.
üzüntü verici konu , coğrafyanın insanlarının, göt, göbek, meme yahut rapçilerin dissleri arasında gidip gelirken, bu tarz önemsiz(?) konuları kafasına takmaması.
teknede manken düdüklemenin dayanılmaz hafifliği, elin füzesi ile millete atarlanmak gibi önemli konular da yönetim kademesini epey meşgul ediyor.
sadece altın madenleri değil, kalitesiz kömürler için de hazine arazilerine ruhsat veriliyor.
coğrafyayı bilenler bilir, bilmeyene de nasıl anlatılabilir?
"bana cennetin resmini yapabilir misin abidin?"
"aklın uçkurunda değil ise kazdağlarına git, yapılmışı var"
neden böylesiniz?
doğa ile alıp veremediğiniz nedir?