evet gördüm paylaşımınıSonradan tekrar araştırdım. İridyum bujinin çok bi farkı yokmuş. Sadece malzeme kalitesi olarak daha dayanıklıymış ve yüksek cc araçlarda daha verimli oluyormuş.
Olsun bizim kocaoğlanında bi iridyum buji lüksü olsun beaa
)
Dayanıklı olduğunu yazmıştık zaten, konu başka................
O iridyumu boşa almadığınızı bilmenizi isterim![]()
Dayanıklı olduğunu yazmıştık zaten, konu başka..
Yooo konu başka değil...
Ama başka bilgi gerekiyorsa ve şekilde anlatmak gerekiyorsa onuda yapalım...
Iridium buji yapısı nedeniyle kurum yapmayacaktır. Bu nedenle motorda performans kaybı yaşanmayacak.
Iridium bujinin ateşleme noktası iğne ucu gibi incedir tırnakta keza ince. Esasen bir bujinin tırnakları ne kadar ince ve sivriyse o kadar iyi ateşleme sağlanır. Iridium bujide bunu fazlasıyla sağlar.
İyi bir ateşlemeyse, daha yüksek performans, daha az yakıt sarfiyatı demektir.
Dragon 50cc motoruma da rodajı biter bitmez Iridium buji taktım ve 50cc de bile performansı farketti.
Benellimin rodajı biter bitmez onada Iridium takacağım.
O iridyumu boşa almadığınızı bilmenizi isterim![]()
piyasada araba tartan kantarlar var.. en son biz yıllar önce 50 tl ye tarttırmışdık arabayı.. herhalde motoruda tartarlar niye tartmasınlar..
rx3 in en büyük eksisi ağırlığı zaten 188kg çok fazla 250c.c için.. nerdeyse 190kg .. o motor bir 160kg falan olsaydı son hızıda artardı gidişi çekişide değişirdi yakıtıda fark ederdi nerden baksan rahat 1 litre oynardı.
Bizim motorlar için hangi marka ve model iridyum buji almamızı önerirsiniz?
İyi fikir. Teşekkürler. Arkadaşımdan tartmasını rica edeceğim...
---------- Mesajlar birleştirildi - 01:41 ---------- bir önceki mesaj zamanı 01:37 ----------
Öyle bir uzmanlığım olmadığı için getirebileceğim tek öneri şu olur.
RX3 ün kitapçığında önerilen bujinin Iridium şablonundan eşdeğerine bakmak.
Bununla birlikte takmadan önce mutlaka orjinal bujiyle diğer bujiyi ölçmek ve aynı ölçüde olduğundan emin olmak.
Tırnak aralıklarıda ölçülmeli...

Kıymetli tekavüt mühendis Ufuk Hocam, Ülkemin ithalatçıları kendileri bitirdiler itimat kavramını. Tabii olarak da hiç birimiz inanamıyoruz onların bize
söyledikleri bilgilere. Amma ve lakin yabancı üretici ve onların pazarlamacıları , ticarete yalan katmaya alışmamışlar . Yüzde doksan dokuzu alışverişlerine yalan katmanın kendi ayaklarına sıkmaktan daha aptalca olduğunu öğrenmişler. RX3İ + rx1 in yabancı yayınlardaki beyanlarına güvenilebilir
diye düşünüyorum. Her ne kadar ben yabancı videoları bulup açma konusunda beceriksiz olsam da Sizler çok rahat ulaşabiliyorsunuz.Selam ve hürmetlerimizle.
Kaldera Bey'in yazdıklarına muhalefet olmasın ama bi şeyler yazayım.iridyum buji hakkında vaktiyle buraya yazmış olan KALDERA nickli ağabeyimizin yazısını arşivlemiştim.paylaşmak istedim.bilginize.
ALINTIDIR
kaldera adlı üyeden alıntı
Farklı amaçlar için üretilen bu bujilerin kullanım alanları genelde performans arttırımı içindir.
Hiç birimizin bu tür bujilere ihtiyacı yok derken modifiye edilmemiş standart çalışma düzeneklerinin değiştirilmemiş, kurcalanmamış motorları kastediyorum..
Ticari amaçla raflarında bulunduran servisler vs bunları bir şekilde motorlarına daha iyi baktıklarını,veya
herşeyin en iyisini kullanma düşüncesinde olan kişilere, birazda överek satıyorlar..
Ancak burada gözardı edilen veya bilinmeyen tarafları şudur ki;
birincisi ihtiyacımız olmayan ve motorumuzun standart olarak desteklemediği yüksek teknolojili bu bujilere daha fazla ödemek..
ikincisi ve en önemlisi bu bujiler yüksek ateşleme yapabilmeleri için tasarlandıkları için;
amperi yüksek bir aküye ihtiyaç vardır..nedeni ise iridyum veya platin bujiler standart bujilerin içindeki bakır çubuklara göre daha yüksek bir kütlesi olan tıpkı civa gibi olan iridyumun ateşlemeyi sağlıklı yapabilmesi için daha yüksek amperli akü gerekir. Nasılki daha iyi aydınlatma için xenon farın ayrı bir elektirik düzeneği gerekiyorsa bu bujiler içinde farklı bir yapı gerekir..
Ben mutllaka bu bujileri kulanacağım diyorsanız o zaman ateşleme bobininide değiştirmeniz gerekir..
sadece bujiyi alıp takarsanız standart yapı ile uyuşmayacağı için tam aksine güç kaybı ve zaman zaman stop etme sıkıntı yaşarsınız..
motorların üreticileri tarafından yapılmış ise eğer bu performans bobin sistemlerinden alabilirsiniz..
daha sonra buji kablolarınıda ipek kablolar ile değişmeniz gerekir..
tüm bunları değiştirdik diyelim.. eğer motorumuz 750 cc den aşağı ise hissedilir bir fark,performans göremezsiniz..
üçüncüsü uygun düzenek temin edilmez ise bu bujilerin çok hassas olup çok çabuk arızalanmasıdır.
Netice itibari ile bu imkanları sağlayamıyorsak eğer ve amacımızda performans olup güç artışı peşinde değilsek bunları kullanmayalım..asla faydasını göremeyeceğimiz için motorumuza kötülük yapmış oluruz..
...eğer motorumuz 750 cc den aşağı ise hissedilir bir fark,performans göremezsiniz...
Merhaba arkadaşlar,
Pazartesi başladığım bakım işlerini bu gün itibari ile tamamlamış bulunmaktayım...
Makine soğukken sönme problemi, tekleme problemi, güçte düşüş gibi problemler vardı.
İlk olarak buji elden geçti. Bildiğiniz üzere ben makineyi sıfır Km de almıştım. Kutusundan çıkartılıp montajı ve servis bakımlarında da hep başında durdum. Bunu neden söylüyorum. Makinenin üzerinde gelen buji NGK CR8E idi. Üzerinde bu bujinin geldiğini hiç duymamıştım. benim aklımda yine NGK nın CR7E kodlu bujisi vardı. ne farkları var diye araştırınca, 8 ve 7 rakamları ısıyı temsil ettiğini öğrendim. yani CR8E soğuk Buji tabir edilen. daha geç ısınan bir buji. CR7E ise daha sıcak çalışan bir model. Benim makine de ısınınca sorun çıkarmadığı için bujiyi CR7E ile değiştirmeyi uygun gördüm.
Buji değişikliğinden sonra makineyi denemedim. Problemlerime nasıl bir etkisi oldu bilmiyorum. Elim değmişken hava ve benzin filitresine enjektörlere O2 ve hava emiş sensörüne kadar söktüm. sonrasında, bu kadar dağıtmışken subap ayarlarını da en azından kontrol etmek istedim. CSC nin dökümanlarından faydalanarak radyatörleri çözüp geriye doğru açarak hortum bağlantılarını sökmeden egzoz subaplarına eriştim. Bunun için ön üst koruma demirini de söktüm. koruma demiri takılı iken radyatörler yeterince açılmıyordu.
Subapları emme 0,08mm sentil ile, sentil çok sıkı olacak şekilde keza egzoz 0,10 mm yine çok sıkı şekilde ayarladım. Egzoz subaplarını ayarlarken servisimin ve diğer ustaların "motoru indirip ayar çekeceğiz" sözlerine hak verdim. Para için yapılacak iş değil.
Subap ayarından sonra Makineyi toplamaya başladım ve elime gelen her parçayı temizledim o şekilde taktım. hava emiş semsörünü wd40 ile yıkayıp üfleyerek kuruttum. herhangi bir şekilde sensör ucuna bir şey temas ettirmedim.
o2 sensörüm zaten garantiden değiştiği ve temiz olduğu için herhangi bir kimyasal kullanmadan üzerindeki az miktarda kurumu silerek yerine taktım.
Hava filitresini yıkadım. 2 gün kurumasını bekledim ve wd40 ile çok hafif yağlayıp yerine taktım.
benzin filitresini değişirim diye düşünüyordum ancak sökünce oldukça temiz halde olduğunu görünce herhangi bir işlem yapmadan geri taktım.
Resetleme yaptıktan sonra bir süre rolantide çalıştırıp farklı ses geliyor mu diye kontrol ettikten sonra deneme turu yaptım.
sonuç olarak motorumun tüm problemleri çözüldü. motor soğuk iken marş basıp ikinci bir deneme turuna çıkmama rağmen tekleme yapmıyor (tekleme dediğim yokuş aşağı gaz kapalı giderken motosikletin kendi kendine gaz verip kesmesi. motor üzerinde ileri geri gidip gelmeler)
Motor tüm bu işlemlerden sonra henüz sönmedi. stop sorununu ikinci kez halletmiş oldum. ivmelenmesi çok fark etti. sağır sağır gidiyormuşum motosiklet ile haberim yokmuş.
Bir de benim makine aldığım günden beri vites pedalı bağlantı keçesinden yağ sızdırır. motor 3 gün yattığı için sabredemeyip makineyi topladım. benzini bitirip motoru yan yatırarak keçeyi değişmeyi düşünüyorum. Yağ boşaltmadan bu şekilde yan kapağı da açabileceğim söylendi. açıp somunları kontrol etmek de istiyorum. Malum debriyaj bölümünden gelen şırıltı sesi bende de başladı. Somun kilidi atılmış mı kontrol etmek lazım.
Motosiklet bir şekilde sorun çıkartmaya bende sorunları çözmeye devam ediyorum. akü dışında bu sorunların hiç biri beni yolda bırakmadı. patlak lastikle bile yol aldım yolda kalmadım. Tek sıkıntım sorunlarımı büyük oranda benim halletmem. Sorunu ve çözümünü araştırmak ve bulmak zorunda kalmam. bazen 10 yaşında bir GS alsaydım daha az mı uğraşırdım diyorum.
Son durum budur. Hepinize kolay gelsin.
bugün yağmurda biraz gezinti yaptım arka amortisörün oradan gıcırtılar çok arttı zincir spreyi sıktım ama geçmiyor neresi ötüyor acaba bu aletin