bu kadar farkındalık bana fazla geliyor millet!

Katılım
30 Eki 2016
Mesajlar
3,351
“ Allah Zül Celal, Ben Yeri ve Göğü, Yer ve Gök arasında bulunanları, Kendime bir Eğlence için yaratmadım, “ der

ENBİYA SURESİ SURESİ AYET 16



“ Sana Ölüm Gelinceye kadar, Rabbine İbadet et,” der,

HİCR SURESİ AYET 99


Ama biz insanlar ancak isyan ederiz ibadet etmeyiz bizler için o kadar çok nimet varken şükür etmeyiz

Nimet vermedikleri ne günah işlemiş? Onların sınavı da fakirlik mi? Bir sınavda herkese ayrı soru sorulması ne kadar doğru?
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
21 May 2018
Mesajlar
772
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
o da ne
 
Katılım
20 Tem 2014
Mesajlar
547
BEnce herkes bir şeylerin farkında ama dereceleri çok farklı.
Kimi ilahi dinlere, kimi bilime giriyor iş içerisinden çıkılamaz bir hal alıyor. Bana kalırsa insan her şeyin özünü anlayabilmesi için öncelikle bildiği her şeyi unutması lazım :) Bu biraz karışık geliyor ama durum bundan ibaret bana kalırsa.
Herkes bir pencereden bakmak için cebelleşiyor ve ona göre yorumda bulunuyor, asıl olması gereken mağaradaki insanların kafalarını kaldırıp pencereden bakmak yerine, oradan dışarıya çıkmalarıdır. Yani tam anlamıyla özgürlük :) Ezoterik bilimler aslında bunlarla ilgili çeşitli konulardan bahsediyor ama onlarında çok derin mana ve seviyeleri fln var. Yani o da çıkmaz da. Dinler zaten tüm olayları kısıtlayarak, kutsal kitaplarda okuyucularla paylaşıyor.

GErçek bilgiye ve varoluş hikayesine ulaşmak imkansız, ama uzak değil bana kalırsa. Yani ölümün bir büyüsü olduğuna inanıyorum. Muhtemelen o zmn bazı şeyler açığa çıkacak ve o zmn anlayacağız.
 
Katılım
29 Eyl 2018
Mesajlar
205
Robota yapılmış deyip kendi yapılışını (yaratılışını) inkar etmek, nimeti sadece ekmek sanmak ki tamamen kültürel bir hadise, gibi tuhaf düşünceler ortaya konmuş.

Yaratıldığımız mantıklı gelmiyor, çünkü gözünü güneşe karşı elleriyle kapatmak gibi kendini mantığa kapatmış.

Var olan her şey biri tarafından yapılmış ki bir varlık hariç, çünkü o her şeyi yapan, yapılan/yaratılan olamaz.

Gayet basit bir şey sırf siyasi kaygılar ve güdülen menfaatler neticesi görmezden geliniyor. Ne diyelim herkes kendi seçtiği şeyin sonucuna katlanır.
 
Katılım
3 Kas 2016
Mesajlar
5,548
BEnce herkes bir şeylerin farkında ama dereceleri çok farklı.
Kimi ilahi dinlere, kimi bilime giriyor iş içerisinden çıkılamaz bir hal alıyor. Bana kalırsa insan her şeyin özünü anlayabilmesi için öncelikle bildiği her şeyi unutması lazım :) Bu biraz karışık geliyor ama durum bundan ibaret bana kalırsa.
Herkes bir pencereden bakmak için cebelleşiyor ve ona göre yorumda bulunuyor, asıl olması gereken mağaradaki insanların kafalarını kaldırıp pencereden bakmak yerine, oradan dışarıya çıkmalarıdır. Yani tam anlamıyla özgürlük :) Ezoterik bilimler aslında bunlarla ilgili çeşitli konulardan bahsediyor ama onlarında çok derin mana ve seviyeleri fln var. Yani o da çıkmaz da. Dinler zaten tüm olayları kısıtlayarak, kutsal kitaplarda okuyucularla paylaşıyor.

GErçek bilgiye ve varoluş hikayesine ulaşmak imkansız, ama uzak değil bana kalırsa. Yani ölümün bir büyüsü olduğuna inanıyorum. Muhtemelen o zmn bazı şeyler açığa çıkacak ve o zmn anlayacağız.

bence ölümün hiçbir sihri yok. bilinç kapanıyor ve azot döngüsüne dahil oluyorsunuz. doğmadan önce ne/nerede isek, öldükten sonra da öyle olacağız.

yok olma fikri çıldırtıcı ama.
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
geçenlerde Hubble uzay teleskobunun hikayesi ile ilgili bir belgesele denk geldim,
derin uzay ile ilgili gözlemleri ve bunların sonuçları ile ilgili görsel şölen sundular,

2.000.000.000.000 ( iki trilyon) galaksiden bahsediliyor (gözlemlenebilen evren)

teleskobun ilk gönderildikten sonra yaşanan sorunlar, bu sorunları çözen astronotlar, uzaya teleskop gönderme fikrinin babası ...
yanlış hatırlamıyorsam iki milyar dolara mal olmuş zamanında.

haddinizi aşan konular üzerinde kafa yormak güzeldir,
bunları dert etmek farklıdır.

kafamız basmaz diyerek kenara çekilmeyi becerebilseydik mağaradan hiç çıkamazdık,
zaten mağaradan çıkamayanlar şimdilerde arkeologlar tarafından bulunuyor.
 
Katılım
3 Kas 2016
Mesajlar
5,548
geçenlerde Hubble uzay teleskobunun hikayesi ile ilgili bir belgesele denk geldim,
derin uzay ile ilgili gözlemleri ve bunların sonuçları ile ilgili görsel şölen sundular,

2.000.000.000.000 ( iki trilyon) galaksiden bahsediliyor (gözlemlenebilen evren)

teleskobun ilk gönderildikten sonra yaşanan sorunlar, bu sorunları çözen astronotlar, uzaya teleskop gönderme fikrinin babası ...
yanlış hatırlamıyorsam iki milyar dolara mal olmuş zamanında.

haddinizi aşan konular üzerinde kafa yormak güzeldir,
bunları dert etmek farklıdır.

kafamız basmaz diyerek kenara çekilmeyi becerebilseydik mağaradan hiç çıkamazdık,
zaten mağaradan çıkamayanlar şimdilerde arkeologlar tarafından bulunuyor.

o zaman şöyle düşünelim: ince kumlu bir sahilde oturuyoruz. orada mevcut kum taneciklerini saymak mümkün değil. trilyarlar, kentilyonlarca kum tanecikleri. evren de böyle işte. trilyarlarca galaksi, mega giga kentilyonlarca gezegen ve yıldızlar. hepsine tek tek zaman ayırmaya insan ömrü vefa etmez. israf, büyük bir galaksi israfı içindeyiz. o zaman dans diyoruz. dans. RENK..
 
Katılım
30 Eki 2016
Mesajlar
3,351
Matematiksel olarak sadece bizim galaksimiz de milyonlarca yaşam barındıran galaksi var. Aslında pek de özel değiliz
 
Katılım
30 May 2015
Mesajlar
183
4 ay önce kaza yaptım. Hastaneye kürek kemiğim, 6 tane kaburga kemiğim, ayak bileğim kırık; dalağım yırtık, iç kanama ve sol akciğerim de sönmüş bir şekilde gittim.

Kendimdeydim. Motordan bariyerlere uçtuğum o kısa süre hariç her anı hatırlıyorum.

Bugüne kadar kendine, benliğine, insanlığa anlam aramak ve yüklemekten asla vazgeçmedim. Gerçekten düşündükçe varolduğuna inanan, bu sebeple her şeyi bilinç süzgecinden geçirerek hareket eden biriydim. Ama artık şüphelerim var. Sanırım düşündükçe değil; dalağı yırtılmadıkça, akciğeri sönmedikçe varoluyor insan.

Mesela şu an bile, şu geçtiğimiz 4 ayda ve kaza anında neler düşündüğümü tam olarak aktarmadım. Bi üstteki paragrafta amaan diyip kısa kestim.

Çünkü ne size, ne bana faydası yok bunları düşünmenin ve paylaşmanın. Boş boş konuşur dururuz anca.

Bak geçenlerde gitti yine bir kardeşimiz. Sinan’dı yanılmıyorsam adı. Önemli olan gitmemek galiba. Bilmiyorum. Gitmemek de mümkün değil. Zaten öldükten sonraki kısım için olan sorulara geçsek önünü bile alamayız.

Velhasıl; anı yaşamak lazım sanırım. Neyse istediği insanın, onu yaşar umarım.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst