1 ) Sene 2005- Honda beat ile 80 km hızlarla çevre yolunda en sağ şeritte ilerlerken; makas atarak gelen bi accent güm diye patladı bana, uçtum epey, çakıldım sonra. Büyük sıkıntıydı
2 ) Sene 2008- Ortalama 100km hızla runner 180sp ile ilerlerken sol şeritteki otobüs bi anda manevra yaptı, kaçamadım bana sol arkadan hafif dokundu metrelerce süründüm.
3 ) Sene 2008- Hızım çok düşüktü Sanayide bi ara sokaktan çıktım yeni yeni hızlanırken yolun ortasının komple yağ olduğunu gördüm zaten frene dokunmamla kamyonun altına girmem bir oldu. şöför fark etmese yaklaşık 10 yıl önce göçmüştüm bi diyardan
4 ) Sene 2011- Gece hayatında çalışıyorum o dönem, 2005 model hatasız çiziksiz bi vtec es almıştım. Isparta'ya askeri hastaneye gidip heyete çıkıcam gece saat 4 sularında iş yerini kapatıp çıktım. Bişeyler atıştırdım derken saati 5 yaptım ve ufak ufak yola çıkayım 2 saatte giderim Isparta'ya orada biraz oyalanır ilk heyete ben girer dönerim dedim fakat gidemedim

Isparta'ya girmeden SAV kavşağındaki gül heykeline 4 takla atarak saplandım. O arabadan çıkıp taksiyle heyete gitmiştim yine
Bi kaç örnek yazdım aklıma gelenlerden. Sanırım toylukta mala kolay ulaşabilmenin verdiği bi rahatlık olacak ki; vurduk, kırdık, parçaladık sürekli.
Allah beterinden korusun ama vücudumda kırılmayan sadece belim ve boynum kaldı. Bileklerim, kollarım defalarca kırıldı. Şu an bileklerimi hareket ettirdiğimde çatur çutur sesler geliyo.