Arkadaşlar bu iş önemli. Aşılarla mahvolan, görme sorunları yaşayan, kalıtsal sorunlara yakalanan bebekler, çocuklar olduğu bilgisini nereden alıyorsunuz? Bunları linklerseniz, kaynağını bir kontrol edelim. Adaline diye bir kızın fotoğrafı dolaşıyor. Ama bilgi kaynaklarına dair verilen tüm linkler sadece facebook'tan ve hiçbiri artık kullanılamayan linkler. Yani doğruluğunu destekleyecek verilere ulaşmak mümkün görünmüyor. Bildiğiniz gördüğünüz, insanları çocuklarını aşı yaptırmamaya yönlendirebilecek güçlü argümanlar ve deliller gibi görünen web sayfalarını paylaşın, inceleyelim. Kaynaklarını kontrol edelim. Gerçek olduğuna dair deliller var mı bakalım. Biz bulamıyorsak bu konularda ciddi çalışma ve emek gösteren insanlara iletelim, onlar işin odağına ulaşmaya çalışsınlar.
Aşı otizm yapıyor, diyen adam kendi aşısını geliştirme sürecindeyken böyle makaleyi verilerle oynayarak uydurarak yayınlatıyor. Ardından dergi makaleyi yayından çekiyor, adamın hekimlik lisansı elinden alınıyor. Adam öbür marka aşıya çamur atıp kendi aşısını satıp zengin olmak derdinde olan bir dolandırıcı esasen.
Tekrar olacak ama bilimkazanı.org'da bu konuda çok açıklayıcı bir podcast var. mp3 dosyası var. Konuyu enine boyuna ele alıyor. Bu başlıktaki ilk mesajımda var. Ama buraya da koyayım:
https://bilimkazani.files.wordpress.com/2015/02/bolum33asilarfix.mp3 BU kadar önemli bir karar için biraz zaman daha ayırıp dinlemek görüşünüzü derinden etkileyecektir. En azından daha iyi bir araştırmaya ihtiyaç olduğunu görebiliriz.
Bütün bunların kaynağında insanların eleştirel düşünme alışkanlığı edinecek şekilde eğitilmeyişinden ve değerli bilgi ile ipe dizilmiş osuruklar arasındaki farkları ayırt etmemesinden kaynaklanıyor. Verisi toplanmış, tekrar edilebilir, hakemlerin denetiminden geçmiş önermelerle sadece bir insanın facebok'ta paylaştığı kaynağı belirsiz fotoğraflara aynı değeri yüklemelerinden oluyor. (Herkes yaptırırken çocuğuna aşı yaptırmamaya karar vermek eleştirel düşünme olarak algılanmasın zira her önüne gelene hayır demek ya da kalabalığın karşısında olmak gibi bir anlamdan ziyade önermeye inanmadan önce verileri kontrol etmek, değerli olanla değersiz olan bilgiyi ayırt edebilmekle ilgili bir konu). İnsanların bu şekilde düşünme hataları yapmalarına yol açan en büyük etken bence bazı insanların dini meseleleri konuşurken dillerine bilimi pelesenk edip insanların bilimin ne olduğuna dair, nerede başlayıp nerede bittiğini karıştırmalarına yol açması duruyor. Yaşını başını almış ağır oturaklı adam, zerre bilisel kaynak olmadan, yanlışlanabilirlik kriteri olmadan, veri olmadan önermelerde bulunup ardından "İşet bunu da bilimin ışığında aydınlattık" diyor. Böyle olunca gerçekten okullarda bilim nedir, bilimsel düşünme nedir, bilimsel olanla olmayanı nasıl ayırt ederiz gibi konular öğretilmeyip sadece bazı olgular belletilmeye çalışılınca iş yürümüyor. Facebook fotoğrafı ile akademik hakemli makalede yayınlanmış deney aynı düzeyde gibi algılanıyor. Emmiler çıkıp evrimi kendilerince çürüttüklerini iddia edebiliyor, insanlar da gerçek zannediyor. Bilim sosuna bulanmış gibi gösterilen yalan dolanları ayıklayabilmeye yarayabilecek bir youtube videosu var. Ben çok faydalı bulmuştum: Bilim ve sözdebilim
https://www.youtube.com/watch?v=ZO2fm9AjBmc
Benim gibi (duyguya hitap, etmeyen sempati uyandırmayan) sivri ve keskin ifadeleri olan tiplerden ziyade daha çok "Elbet vardır bir bildiğin sevgili din kardeşim ama..." modunda daha ılıman yazanlar daha ikna edici olur diye ben kendim yorum yazmamaya çalıştım ama gördüğüm kadarıyla o da işe yaramamış.
Bari başlığı okuyanlara genel bir mektup yazmış, linkleri istemiş olalım, insanları ikna eden kaynakların gerçekliğinin kontrolünde faydalı olur.