Aşevi ve yemekhane, lokanta ya da restoranın yerine kullanılabilinecek kelimeler değil. Onların başka anlamları var. Bunun dışında lokanta ve restoran sadece bizim için değil tüm dünya için yeni kelimeler. Olsa olsa 300 yıllık bir mesele ortaya çıkışları.
Öncesinde yemek satın alınabilecek yer olarak hanlar var ama o da tek başına lokantanın fonksiyonuna sahip değil. Zaten çoğunlukla yol üstlerine kurulan ve yolcu ve atına hizmet veren yerler bunlar.
Bizde de kervansaray ve imarethaneler var.
Fakat dediğim gibi lokanta fonksiyonunu karşılamıyor.
Onlar daha çok günün yemeği ya da günün menüsü gibi bir olaya sahip.
70 ve 80 li yıllarda lokanta kelimesi gündüz gidilen, restoran kelimesi ise gece gidilen ve içki servisi olan mekanlar için kullanılıyordu.
Bir de kelimeye kendi anlamı bazında bakıp restorana türkçe karşılık bulmaya kalkarsanız olmaz. Çünkü ordan yola çıkarsanız restaurant kelimesinin karşılığı tamirane olur. Fransızların böyle tuhaflıkları var. Kelime restore etmekten geliyor. Yani yenilemek, onarmak, tamir etmek gibi anlamları var.
Adamlar yemek yedikleri yere niye restoran demiş bilmiyorum ama bunların ortaçağdan önce olmadığını biliyorum. ( çok küçüktüm o zamanlar ama hatırlıyorum)
Kelimelerin kullanildığı objeyle birebir eşleşmesi gerekmiyor anlayacağınız. Örneğin bizde artık kullanılmayan hela, ayakyolu gibi kelimeler yerini icraatı tam olarak tarif etmeyen tuvalet ya da wc ye bıraktı. Burda kelimelerin etkilerinden kaçınma da söz konusu.
Örnegin lağım kelimesini okurken bile muhtemelen burnunuza pis kokular geldi ya da yüzünüzü burusturdunuz.
Ama foseptik dersem aynı etkiyi yapmıyor.
İşte bu kelimenin gücüdür.
Bunu en iyi küfürlerde gözlemlersiniz.
Şimdi buraya yazıp seviyeyi düşürmek istemiyorum ama basitçe bir cinsel eylemi tarif etmek için kullandığiniz kelimelerin yerine küfür ederken başka kelimeler koyarsınız. Aslında aynı eylemi tarif ederler ama diğeri daha sarsıcı ve sinir bozucudur.
Bu nedenle ben bir kelime gerekli etkiyi yaratıyor ve tarifi tam yerine oturtuyorsa nereden geldiğine bakılmaksizın onun türkçeye kazandırılmış bir kelime olduğunu düşünürüm.
Tabi bu oturma işi burda yazdığım kadar basit değil.
Belki konuya hakim arkadaşlar daha ayrıntılı yazar biz de zevkle okuruz.