- Katılım
- 14 Mar 2016
- Mesajlar
- 1,991
Yani 1.5 senelik KTM kullanıcısı olarak düşük CC de KTM den kaliteli mal üreten bir firma görmedim ben.
Daha göreceğin çok şey var demek ki...
Yani 1.5 senelik KTM kullanıcısı olarak düşük CC de KTM den kaliteli mal üreten bir firma görmedim ben.
Bu ayın 2'sinde sevdiğim bir dostuma ikinci el Ktm Duke 200 aldık 2013 model 22200 km'de. Motorun bakımları aksatılmamış, aldığımız kişide bizzat arkadaşımız ve gayet sakin ve titiz kullanıcı profiline sahip bir kişiydi. Bu ayın yanılmıyorsam 24 yada 25'inde sahilde 60 yada 70'le giderken vitesi 3'ten 4'e çekme esnasında sol taraftaki vites kutusundan "taak" diye oldukça güçlü gelen bir ses sonrasında motoru marş aldıramadık. Bunun üzerine motoru çektik. Ertesi gün sanayide tanıyıp bildiğimiz bir ustamıza motoru bıraktık ve motor açıldı. Konuyu açan arkadaşın yaşadığı herşeyi bizzat bizde yaşadık. Motor kitledi. Krank, piston, sekman ne var ne yok gitti. Bi aksilik olmazsa pazartesi bugün şanzımana bakılacak. Aktif bir yamaha kullanıcısı olarak her zaman Ktm'ye karşı bir hevesim oldu ancak tüm bu yaşadıklarımızdan sonra bedava bile verseler Ktm markasının hiçbir motosikletini kullanmam...
Biyel kolu kullanıcı hatasıyla nasıl kırılır biliyor musunuz? Herhangi bir viteste redline'da veya sınıra yakın giderken bir veya birden fazla vites düşürürsünüz ve hoş geldin çatlak-patlak blok, kırık biyel kolu vs. vs. Bu arada bu durum motosikletin beyni tarafından alınan kayıtlarla kolayca ispat edilebilir. Eğer durum böyleyse karalama kampanyasından önce motorlu taşıt kullanmanın püf noktalarını öğrenmekte fayda var.
KTM ve benzeri büyük markalarda karşınızdaki muhataplar gerçek profesyonellerdir, hiçbir firma işin içinden sıyrılmak için kullanıcı hatası deyip olayı geçiştiremez. Aksi takdirde uğrayacakları maddi ve manevi zararlar için böyle oyunlar içine giremezler.
Başta anlattığım durumu nereden mi biliyorum? Kendim başardım da oradan![]()
Kardeş, saçmalamayın motorun beyni kara kutu mu? Çekirdek kadar aklınızla burada kimseye ahkam kesmeyin. Yüksek hızda limit aşımlı vites düşürmeyle biyel kolundan önce patlayacak çok mekanik parça var... Ne eziyetler gördüm en kaliteli çılgın devirli Racing' lerinden dandik çinlisine kadar onlar dahi kolay kolay patlayan makinelere sahip değildi. Bu demek değildir ki KTM sorunlu, sıkıntılı bir marka; sadece düşük cc uygun fiyatlı ürünleriyle pahalı ürünleri arasında kalite farkı gereğinden fazla. Üstelik bir iki değil KTM ile ilgili çok şikayet duyuyorum, üstüne distribütör de tuz biber oluyor anladığım kadarıyla. Sonuç olarak, kıçı KTM selesine değmemiş adamlar hiç buraya gelip ahkam kesmesin yok yav KTM çok iyidir, sağı solu kırılmaz diye...
Biyel kolu kolay kolay kırılacak bir parça değil. Üstelik doğrudan yanal bir kuvvete de maruz kalmayan bir parça, muhtemelen döküm hatası kalitesiz üründen meydana gelen bir durum... İş en başından bu tek silindir motosiklet sevdasından kaynaklanıyor, olmuyor kardeşim işte yapmayın; hele yüksek cc hiç yapmayın tek başına taşıyamıyor yükü makine, ikiye bölün paylaştırın imece yapsınlar. Bu mekanik patlamalar genelde tek silindirli motosikletlerde meydana geliyor.
Daha göreceğin çok şey var demek ki...
Onlar bir şey vermedi, ben aldım. Kabul etmediler ben kabul ettirdim.
Herkes bir ben değil ve bu tarz bir olay yaşayacak kişi belki de bu kadar üstüne gitmeyip ücretli ya da ücretsiz onarımı kabul edecek vb.
Demem o ki hizmet standart bir hizmet değil, kişi ve kuruma göre değişmekte.
Türkiye şartlarında imkansızı başardığımı düşünüyorum, haklısınız.
CBR 250R 16.200 TL - KTM 250 RC ABS 18.000 tl. Yamaha motorlara sırf ABS ekledi diye 4000 tl fiyat attırdı. Ciddi anlamda CBR ların 16 bin tl olmasını sağlayacak ne özelliği var? Aynı kullanımda RC 250 ile de yüksek KM de gitmek mümkün ki piyasa da 50 bini geçmiş bir sürü Duke var. O da daha yeni seri anca geçebiliyorsun bu kadar KM leri.
"vermedi, ben aldim" ancak kanun zoruyla olur. Avukat tutmadan, dava acmadan isteginizi yerine getirmislerse, bu uzlasmislar demektir.
"ücretsiz onarımı kabul edecek" demissiniz, iyi de zaten normal olan da bu. Garanti kapsamindaki aracta ariza cikinca yenisiyle degistirme yukumlulukleri yok firmalarin. Amerika'da bile yok. Tamir etme kosullari var sadece. Size fark alip yeni motosiklet teklif etmekle insiyatif kullanmislar.
3. Istemeyip iade etmek istemeniz uzerine bunu yapmalari daha da guzel, cunku yasal olarak boyle bir sey yapma zorunluluklari yok. Garanti kapsaminda sadece tamir etme yukumlulukleri var, iade alma degil.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'dan alıntı yapalım:
Tüketicinin seçimlik hakları
MADDE 11- (1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici;
a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,
b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,
c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını
isteme,
ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme,
seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.
(2) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir.
Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı,
malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz
Kaynak: http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6502.pdf
Ama hocam konuşmuştuk bunları![]()
Dogru ya.
Peki bu kanun araba gibi komplike urunler icin de gecerli mi?
Mesela Amerika'da hemen hemen her yerde standart olan uygulama, alinan mali 1 ay icinde geri goturdugunuzde iade edebilmeniz. Ancak araclar icin oyle degil. Sadece gercekten ayipliysa, yani defalarca tamire ragmen duzelmiyorsa, sadece bu duruma has "lemon law" sayesinde iade edilebiliyor.
Yoksa hakkinda recall cikan her arac "ayipli mal" sayilabilir. Ancak bu durumda satilan binlerce aracin yenileriyle degistirilmesi hic bir firmanin altindan kalkabilecegi bir yuk degil.
Mondial bile bu kadar bıdı bıdı yapmıyor anasın satim. Zaten dandik motorlarımız var kabul ediorz, neyse istediğin gel düzeltelim diyorlar.
KTM nin avrupada bir mahalleye sattığını, biz ülkece ancak çekiyoruz. Adamlar tabiki bizi ciddiye almayacaklar. Zaten bu ucuz maliyetli düşük cc gruplarında bu kol çıkarmalar , piston fırlatmalar yaşanmaya devam ederse yamaha nın taktiğine gidecekler. 125 lik bir ktm in fiyatı yakında 25 civarlarında olursa şaşırmam yani.
Naked kategorisinde KTM den daha kaliteli ürün gösterirsen sevinirim.
125 CC de abs olsun şu olsun bu olsun en kaliteli bu. Bana tutup YBR yi sunma. Dengi olan motorlar belli.
200 CC de zaten yok.
250 CC de forumda ne zaman z250sl, MT 25, Duke 250 konusu açılsa %80 duke 250 cevabı çıkmıyor mu?
390 CC de zaten motor yok Duke den başka. 500CC Hondaları bir tutmanız imkansız. Onlar bi kere çift silindir.
RC serisi desen piyasada ABS li racing düşük CC yok bu yeterlidir umarım. Fiyat/performans olarakta bence CBR lardan daha iyi. CBR a o kadar para vermek yerine Duke alsanız; kaydırmalı debriyaj, abs ve bi dolu ekstra özellikle birlikte alacaksınız. Tabiki Honda CBR ı 10 senedir ürettiği için daha bi oturmuş motor ama o kadar fiyat ettiğine cidden inanıyor musunuz?
---------- Mesajlar birleştirildi - 18:50 ---------- bir önceki mesaj zamanı 18:42 ----------
Fiyat karşılaştırması eklemesi;
CBR 250R 16.200 TL - KTM 250 RC ABS 18.000 tl. Yamaha motorlara sırf ABS ekledi diye 4000 tl fiyat attırdı. Ciddi anlamda CBR ların 16 bin tl olmasını sağlayacak ne özelliği var? Aynı kullanımda RC 250 ile de yüksek KM de gitmek mümkün ki piyasa da 50 bini geçmiş bir sürü Duke var. O da daha yeni seri anca geçebiliyorsun bu kadar KM leri.
Amacım bu konuda tartışma yaratmak değildi.
Yalnız şunları söyleyeyim; bir motorda abs olması onu kaliteli yapmaya yetmez, kaydırmalı debriyaj olması kaliteli yapmaz.
Hiç bir markayı kötülemek bana bir şey kazandırmaz, böyle bir amacım yok. Bak hep şunu diyorum; şimdiki düşük cc KTM ler ile bundan 7-8 ve daha önceki senelerde çıkan KTM ler arasında ciddi malzeme farkı var, özellikle Bajajla ortaklıktan sonra bu malzeme farkı çok ortaya çıktı.
Eminim Bajaj öncesi ve sonrası KTM'ler arası fiyat farkı da vardır.
Duke 390 ve 1290 arasında renk ve marka logosu benzerliği dışında bir benzerlik yok.
Tabii ki fiyat farkı bu karşılaştırmayı geçersiz kılıyor, ancak aynı cümleyi benzer fiyat uçurumu içeren Honda Grom ve CB1000R için söyleyemem mesela...
390 serisi alınacak motorlar değil