- Katılım
- 7 Kas 2016
- Mesajlar
- 2,340
- Konu Yazar
- #1
Yıllardır içimde ukte olan birşeydi motor. Mesleğim ambarcılık. Kamyon şöförüde diyebiliriz. Çocukluktan beri motor isteği vardı. Ehliyetide almıştım ama motor almak kısmet olmadı. Ailem izin vermiyordu. Neyse bi gün gittim cross motor aldım haber vermeden. E artık yaş 30a dayandı izin faslını bi geçelim.
Cross motor alma sebebim ise yine çocukluğumda saklı. Dayımın mobylette enduro vardı. Sülalede herkes kullandı. 14 yaşındayken bende kullandım bi süre. Tabi babamdan gizli. Görünce kürekle parçaladı motoru.
Şimdi ise ona benzediği için cross aldım. Ekipmanlarıda tamamladım. Yan çantayıda kendim yaptım. E artık yola hazırım.
Giriş kısmı biraz uzun oldu kusura bakmayın. İlk başlığım bu bölümde.
Kamyon malum ağır vasıta. Trafik ve park sorunu büyük. Motorsiklet benim için özgürlük demek. Doğa gezilerini çok severim. Motor tarzıda o gezilere imkan veriyor.
Boş kaldıkça gezmeye karar verdim. Geçen hafta pazar günü hava soğuktu çıkamadım. Hatta forumda başlık açmıştım ama gelen olmadı. Zaten Aksaray'da pek motorcu olduğunu sanmıyorum. Motor kullananlar ya apaçi tabir ettiğimiz şekilde, yada maddi sebeplerden kullanıyor. Yani motorcu diye tabir edebileceğimiz kişi yok yada varsa ben bilmiyorum.
Neyse esas mevzuya geçelim. Bu hafta gitmek istediğim yer Kapadokyanın giriş kapısı denilen bölge. Selime, Yaprakhisar, Güzelyurt, Ihlara vs. Tecrübe kazandıkça daha uzak yerlere gideceğim inşallah.
Ihlara vadisi Dünya'nın en büyük 2. kanyonu.
Sabah erkenden uyandım. Motor beni bekliyor evin arkasında atölyenin yanında.
Cross motor zaten hız yapmaz. Ki bende 80 civarı hızla gidiyorum. Ama yinede herşeyi giyiyorum önlem şart. Kaporta bedenimiz sonuçta bunda. Kamyondaki güvenlik yok.
Kaplumbağa bana veda ediyor.
Ve yola düştüm. Motoru sıfır yaptırmıştım. Biraz uzaklaştıktan sonra hem motor dinlensin hemde bi sigara içeyim diye durdum.
Ne olur ne olmaz diye benzin alayım diye durdum. Benzin göstergesi bozuk. Aksaray'da motor elektiriğine bakan yok. Yaptıramadım. Orda depo kapağı bozuldu. Artık içini söküp kilidi iptal ettim. O şekilde idare edecek hale geldi.
Yolda giderken "Çanlı Klise" diye yol ayrımı vardı. Ordan geçerken hep merak ederdim. Girip bi bakayım dedim 9 km yazıyordu.
Bi köye girdim ama yolu kaybettim. Kiliseyide bulamadım. Tabela yok soracak insanda yok köyde. Mecburen geri döndüm.
Biraz ilerledikten sonra Melendiz çayına geldim. Ihlara vadisindende geçiyor bu su. Su şırıltısını dinleyebileceğim mükemmel bi yer. Oraya girmek zor olmadı motorla. Birazda orada oyalandım. Sessiz sakin güzel yer.
Ordan çıkıp yola devam ettim. Burda yol ayrılıyor. Güzelyurta sonra giderim diyerek sağa girdim.
Selimeye geldim. Girişte mezarlık var. Onun yanında mesire alanı çayın kenarında. Selime Sultan türbesi var. Karşısında eski katedral var. Birde kiliseden değiştirme cami.
Orda fazla oyalanmadan devam ettim. Karnım baya acıkmıştı kahvaltıda yapmadım zaten. Önceden bildiğim bi yer var oraya gittim yemek için. Yaprakhisarda çayın yanında. Hemen yemek işine giriştim.
Çayı severim. Közde demlenmişi ayrı severim.
Orda oyalanırken bi korna sesi duydum. Bi baktım amcamın ailesi. Amcaoğulları filan.
Onlarda gelmişler bi nevi basıldım. Onlar farklı bi yere gittiler. Çaydan sonra yanlarına uğradım sohbet ettik. Motoru yengeme emanet edip doğruca gezmeye çıktık.
Bu tünel ikinci kata çıkıyor. Bir sürü kat var bu şekilde. Yıkılmalar olduğu için bazı yerlere çıkılmıyor. Dikey tünellerde var.
Yüzlerce yıllık boyalar bunlar. Hiristiyanlar o dönem buraları oyarak yapmışlar. Sonrada böyle boyalarla süslemişler.
Buda haç. Bi kısmı çökmüş.
Uzakta görünen. Hasandağı. Şimdilerde kar var oraya gitmek zor olur. Onada ilerleyen haftalarda gideceğim inşallah.
Ordanda çıkıp Ihlara'ya devam ettim. Bi tepede mola verdim. Manzara çok iyi.
Ordanda çıkıp vadiye geçtim. Vadinin tepeden görünüşünü çektim öncelikle. Burda otopark var. Motosiklete adam parada almadı. Zaten giriş burdan değilmiş biraz daha aşağıya inmem gerekiyormuş.
Ve Ihlara vadisi.
Giriş 20 lira. Burdaki birkaç yeri gezmek için. Müzekart kalmamış ondan alacaktım. Bir sene sınırsız gezi tam benlik.
Vadiye merdivenlerle iniliyor. İnerken dikkatimi çeken şey herkesin sayı saymasıydı. Kaç merdiven çıkıldığını sayıyordu insanlar. Ben saymaya üşendim çıkınca güvenliğe sordum 400 merdivenmiş. :mrgreen:
Vadi baya uzun. Sabah gelinip akşama kadar ancak gezilir. Ben fazla duramadım zaten hava kararmaya yaklaşmıştı. Pazar günleri dedemi ziyarete giderim geç kalmamak için fazla oyalanmadım.
O tarafa hiç gitmedim. Başka zamana inşallah.
Çıkmak işkence gibiydi. Üstümde ağırlıkta çoktu malum. Mont zaten kavuruyor. Birde sigara yüzünden ciğerler pert olmuş. Hiç dinlenmeden çıktım ama çıkınca baya yoruldum. Bugünde sol baldırımda ağrı var adım attıkça.
Ordan çıkıp Ziga kaplıcalarının olduğu tarafa geçtim. Bu kısımda kaynak suyu var sıcak. Aşağı tarafta köylüler betondan havuz çevirmişler yüzülebiliyor. Ama vakit dar olduğu için oraya inmedim.
Ordan tekrar dönüş yolunda Selime'ye geldim. Orda kateral var demiştim. Daha önceden içeriye girmemiştim ona da hemen bi bakayım dedim.
Dayı temizlik yapıyormuş toz çökene kadar almadı beni içeri.
Kimse kalmamış temizlik yapılıyormuş o saatte. "Yarım saat sonra kapıyı kilitlerim hızlı çık" dedi. 
Ve bu güzel günde bitti. Dönüş yoluna geçtim.
Ben bunları facebookda paylaşmıştım. Zaten fotoğraflarada oranın adresini vererek ekledim. Bi arkadaşım vardı motor alma niyeti vardı onunda. Bugün sanayide motorun sağını solunu yaptırırken karşılaştık. Biraz sohbet ettik. Çok hoşuna gitmiş böyle bi gezi yapmam. Bi saat sonra geldi "motor aldım" dedi. :mrgreen: Gitmiş motorsiklet almış gelmiş. İnşallah pazar günüde onunla gideceğiz. Plan değişmezse Saratlı yeraltı şehrine gideceğiz. Bu civarda olup gelmek isteyen olursa kapımız açık çay bardağımız var buyursun gelsin. :mrgreen:
Cross motor alma sebebim ise yine çocukluğumda saklı. Dayımın mobylette enduro vardı. Sülalede herkes kullandı. 14 yaşındayken bende kullandım bi süre. Tabi babamdan gizli. Görünce kürekle parçaladı motoru.
Giriş kısmı biraz uzun oldu kusura bakmayın. İlk başlığım bu bölümde.
Boş kaldıkça gezmeye karar verdim. Geçen hafta pazar günü hava soğuktu çıkamadım. Hatta forumda başlık açmıştım ama gelen olmadı. Zaten Aksaray'da pek motorcu olduğunu sanmıyorum. Motor kullananlar ya apaçi tabir ettiğimiz şekilde, yada maddi sebeplerden kullanıyor. Yani motorcu diye tabir edebileceğimiz kişi yok yada varsa ben bilmiyorum.
Neyse esas mevzuya geçelim. Bu hafta gitmek istediğim yer Kapadokyanın giriş kapısı denilen bölge. Selime, Yaprakhisar, Güzelyurt, Ihlara vs. Tecrübe kazandıkça daha uzak yerlere gideceğim inşallah.
Ihlara vadisi Dünya'nın en büyük 2. kanyonu.
Sabah erkenden uyandım. Motor beni bekliyor evin arkasında atölyenin yanında.
Cross motor zaten hız yapmaz. Ki bende 80 civarı hızla gidiyorum. Ama yinede herşeyi giyiyorum önlem şart. Kaporta bedenimiz sonuçta bunda. Kamyondaki güvenlik yok.
Kaplumbağa bana veda ediyor.
Ve yola düştüm. Motoru sıfır yaptırmıştım. Biraz uzaklaştıktan sonra hem motor dinlensin hemde bi sigara içeyim diye durdum.
Ne olur ne olmaz diye benzin alayım diye durdum. Benzin göstergesi bozuk. Aksaray'da motor elektiriğine bakan yok. Yaptıramadım. Orda depo kapağı bozuldu. Artık içini söküp kilidi iptal ettim. O şekilde idare edecek hale geldi.
Yolda giderken "Çanlı Klise" diye yol ayrımı vardı. Ordan geçerken hep merak ederdim. Girip bi bakayım dedim 9 km yazıyordu.
Bi köye girdim ama yolu kaybettim. Kiliseyide bulamadım. Tabela yok soracak insanda yok köyde. Mecburen geri döndüm.
Biraz ilerledikten sonra Melendiz çayına geldim. Ihlara vadisindende geçiyor bu su. Su şırıltısını dinleyebileceğim mükemmel bi yer. Oraya girmek zor olmadı motorla. Birazda orada oyalandım. Sessiz sakin güzel yer.
Ordan çıkıp yola devam ettim. Burda yol ayrılıyor. Güzelyurta sonra giderim diyerek sağa girdim.
Selimeye geldim. Girişte mezarlık var. Onun yanında mesire alanı çayın kenarında. Selime Sultan türbesi var. Karşısında eski katedral var. Birde kiliseden değiştirme cami.
Orda fazla oyalanmadan devam ettim. Karnım baya acıkmıştı kahvaltıda yapmadım zaten. Önceden bildiğim bi yer var oraya gittim yemek için. Yaprakhisarda çayın yanında. Hemen yemek işine giriştim.
Çayı severim. Közde demlenmişi ayrı severim.
Orda oyalanırken bi korna sesi duydum. Bi baktım amcamın ailesi. Amcaoğulları filan.
Bu tünel ikinci kata çıkıyor. Bir sürü kat var bu şekilde. Yıkılmalar olduğu için bazı yerlere çıkılmıyor. Dikey tünellerde var.
Yüzlerce yıllık boyalar bunlar. Hiristiyanlar o dönem buraları oyarak yapmışlar. Sonrada böyle boyalarla süslemişler.
Buda haç. Bi kısmı çökmüş.
Uzakta görünen. Hasandağı. Şimdilerde kar var oraya gitmek zor olur. Onada ilerleyen haftalarda gideceğim inşallah.
Ordanda çıkıp Ihlara'ya devam ettim. Bi tepede mola verdim. Manzara çok iyi.
Ordanda çıkıp vadiye geçtim. Vadinin tepeden görünüşünü çektim öncelikle. Burda otopark var. Motosiklete adam parada almadı. Zaten giriş burdan değilmiş biraz daha aşağıya inmem gerekiyormuş.
Ve Ihlara vadisi.
Giriş 20 lira. Burdaki birkaç yeri gezmek için. Müzekart kalmamış ondan alacaktım. Bir sene sınırsız gezi tam benlik.
Vadiye merdivenlerle iniliyor. İnerken dikkatimi çeken şey herkesin sayı saymasıydı. Kaç merdiven çıkıldığını sayıyordu insanlar. Ben saymaya üşendim çıkınca güvenliğe sordum 400 merdivenmiş. :mrgreen:
Vadi baya uzun. Sabah gelinip akşama kadar ancak gezilir. Ben fazla duramadım zaten hava kararmaya yaklaşmıştı. Pazar günleri dedemi ziyarete giderim geç kalmamak için fazla oyalanmadım.
O tarafa hiç gitmedim. Başka zamana inşallah.
Çıkmak işkence gibiydi. Üstümde ağırlıkta çoktu malum. Mont zaten kavuruyor. Birde sigara yüzünden ciğerler pert olmuş. Hiç dinlenmeden çıktım ama çıkınca baya yoruldum. Bugünde sol baldırımda ağrı var adım attıkça.
Ordan çıkıp Ziga kaplıcalarının olduğu tarafa geçtim. Bu kısımda kaynak suyu var sıcak. Aşağı tarafta köylüler betondan havuz çevirmişler yüzülebiliyor. Ama vakit dar olduğu için oraya inmedim.
Ordan tekrar dönüş yolunda Selime'ye geldim. Orda kateral var demiştim. Daha önceden içeriye girmemiştim ona da hemen bi bakayım dedim.
Dayı temizlik yapıyormuş toz çökene kadar almadı beni içeri.
Ve bu güzel günde bitti. Dönüş yoluna geçtim.
Ben bunları facebookda paylaşmıştım. Zaten fotoğraflarada oranın adresini vererek ekledim. Bi arkadaşım vardı motor alma niyeti vardı onunda. Bugün sanayide motorun sağını solunu yaptırırken karşılaştık. Biraz sohbet ettik. Çok hoşuna gitmiş böyle bi gezi yapmam. Bi saat sonra geldi "motor aldım" dedi. :mrgreen: Gitmiş motorsiklet almış gelmiş. İnşallah pazar günüde onunla gideceğiz. Plan değişmezse Saratlı yeraltı şehrine gideceğiz. Bu civarda olup gelmek isteyen olursa kapımız açık çay bardağımız var buyursun gelsin. :mrgreen: