Dominos'tan 2 günde nasıl kovuldum anlatıyorum!

Katılım
16 Ara 2016
Mesajlar
382
İş hayatında ben şu açmazı çıkmazı yanlışı sorunu çok görüyorum.
Hiç bir şey net değil. Çalışan herkes her şeyden sorumlu. Herkes joker gibi çalıştırılıyor. Çalışanların mutlu olup olmaması kimsenin umurunda değil. Çalışan mutsuz patron umursamaz müşteri ilgisiz.
Hayattaki bütün sorunlar hep çokluktan kaynaklanıyor
Nüfusun çokluğu
İşlerin çokluğu
Çalışma saatlerinin çokluğu
Dertlerin çokluğu
Hiç kimse uykusunu alarak işe gitmiyor. Evine gittiği zaman kendisine veya ailesine eğlenmek için vakit ayıramıyor.
Bir de bazı zengin varlıklı insanlar ve bunların ailesi var. Hiç bir şekilde üretime katkısı olmayan, öğlene doğru evden çıkıp, bir kafeye gidip laptopunu açan, internete takılan ve hayatını böyle yaşayan tipler var. Etliye sütlüye karışmayan, sürekli para harcayan ve kendilerine "nasıl gidiyor" diye sorulduğunda, "koşturuyoruz" diyen ve buna kendini inandıran. Offf Sıktı bu hayat be :)
 
Katılım
10 Ara 2015
Mesajlar
5,023
Motosikleti
Tiger1200, Tvs Apache
Kardeşim sana şöyle söyleyeyim. Hayatı kazanmak için savaşacaksın. Ve bu savaş seni her türlü yıpratacak ama yılmadan her zorluk ile mücadele etmeye çalışacaksın. Elinden gelenin fazlasını yaptıkça göreceksinki gücünün sınırı yokmuş. Ve bu şekilde devam ettikten sonra çevrende herkes seni sevecek.

Kendimden bahsediyorum bu arada :)
 
Katılım
28 Mar 2014
Mesajlar
1,532
Motosikleti
XV250 - FZ6
Hiç bir şekilde üretime katkısı olmayan

Peki sabah aksam calisan insanlar bir sey uretebiliyor mu sizce?
Uretiyorsa ne ve nasil uretiyor? Nefretle uretilen mal ve hizmetlerden topluma bir fayda saglanir mi?
15 yil once daha az calisip daha mutluyduk gibi geliyor bana nedense. 2000 devirde etrafi seyrederek gitmek yerine 20.000 devirde son hiz gitmek gibi bizim durumumuz, fren mesafemiz epey fazla. Korkudan da altimiza edebiliriz :)
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Kas 2015
Mesajlar
11,464
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Çalışma şartları, mesai saatleri gibi kavramlar devlet denetimi ya da işverenin insafına bırakılıp düzelmesi beklenilirse daha çok beklersiniz.

Ağır çalışma koşullarını yaratan bizzat toplumun kendisi.
Toplum akşam 19.30'dan sonra alışverişi kesse, pazar günleri asla alışveriş yapmasa ne bu mesai sömürüsü kalır ne de durup dinlenmeden çalışmaktan kaynaklanan sağlık sorunları.

Yani toplum ne yapıyorsa kendine yapıyor.

Hani bir sürü protestolar, kampanyalar falan başlatılıyor ya sosyal medyada orda burda.
İşte asıl kampanyayı bu alışveriş manyaklığı için yapmak gerekiyor.

Prensip edinin.
Akşam 19.30'dan sonra asla bir şey almayın.
Pazar günü açan işyerlerinden alışverişi kesin.
En geç altı ay içerisinde önce kendiniz rahat edersiniz, sonrasında da işçi sömürüsünü engelleme konusunda büyük bir adım atmış olursunuz.
Stres biter. Dinlenmiş bünyelerden daha kaliteli hizmet alırsınız.
Dışarda gülümseyen insanlar görmeye başlarsınız.

Bunun ne demek olduğunu bile bilmiyorsunuz değil mi?

Tabi tüm bunların olabilmesi için kollektif hareket etmek gerekiyor.
Bizim toplum bunu becerebilir mi bilmiyorum.

Keske gokyuzu pembe olsa, musluklardan bal aksa, tadinda kulaga guzel gelen ama realiteden bihaber yorumlar....

Is cikisi sonrasi 7'de AVM'ye gidip alis verisimi yapiyor, 10'da evime pizza ismarliyor, bir sekilde gecenin 3'unde canim yemek isterse gidip 24 saat acik restoranda yemegimi yiyorum. Herkes te gayet mutlu valla. Ona gore parasini aliyor cunku.

COQ, onu bunu birak ta, yurt dışından getirilecek döviz olarak ödenmesi şartıyla alinan konutta KDV kalkmis. Memlekette doviz bitti herhalde, boyle bir girisimde bulunmus devlet buyuklerimiz. Guzel bir daire alalim sana diyorum, ne dersin :)

Peki sabah aksam calisan insanlar bir sey uretebiliyor mu sizce?
Uretiyorsa ne ve nasil uretiyor? Nefretle uretilen mal ve hizmetlerden topluma bir fayda saglanir mi?
15 yil once daha az calisip daha mutluyduk gibi geliyor bana nedense. 2000 devirde etrafi seyrederek gitmek yerine 20.000 devirde son hiz gitmek gibi bizim durumumuz, fren mesafemiz epey fazla. Korkudan da altimiza edebiliriz :)

Amerika'da yasayip kapitalizmden sikayet edin, anlayisla karsilayayim.

Ama Turkiye'de yasayip kapitalizmden sikayet etmeyin. Cunku asil sorun o degil.

Turkiye sosyalist te olsa, komunizmle de yonetilse sikayetleriniz bitmez. Neden mi?

Cunku bunlarin hepsinin ustunde yolsuzlukla yonetiliyor Turkiye. Onun altinda kapitalizm de olsa, sosyalizm de olsa, komunizm de olsa farketmez, yolsuzluk bunlarin hepsinin iyi yanlarini yok eder, bir kesim sefa surer, halk ta onlarin sefasinin parasini oder...
Emre Kongar'la uzun yillar once sosyoloji dersinde yaptigimiz konusma aklima geldi.

EK-Gelismemis ulkeden, gelismis is cikmaz, spor ve edebiyat haric. Cunku onlar bireysel olarak yapilabilen islerdir. Ekip calismasi gereken hic bir iste gelismislik olmaz.
Ben-O zaman, biz bosuna mi ugrasiyoruz mimar/muhendis olunca bir is beceremeyecek miyiz?
EK-Mimarlik/muhendislik ekip isi midir?
Ben-Evet
EK-O zaman olmaz.

Olmuyor gercekten de.

Burada yaygin olan "Bir Turk on Amerikaliya bedeldir, ama 10 Turk 1 Amerikali etmez, cunku takim halinde calisamaz" lafi aklima geldi direk :)
 
Son düzenleme:
Katılım
1 Eki 2016
Mesajlar
5
Az bir paraya çok iyi bir tecrube satın almışsın.Malesef kapitalist sistem sömürüye dayalı bir sistemdir.Kazandığın para ne ondurur ne öldürür,sadece süründürür.Dominos konusunda haklısın,oradan gelip bizde çalışan arkadaşlar var.Kurumsal firmalar herzaman sistemi dibine kadar kullanırlar.
 
Katılım
23 Şub 2012
Mesajlar
432
Paketçiler arasında dominos acemi birliği, bk mc kfc usta birliği derler

bende boş vaktimde çalışmıştım ama dominos çok zor bir yer düşününki bir kurye hem call center hem temizlikci hem garson hem hamal ne bekliyosunuz ki :)
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Daha önce de yazdım.
Halkın talepleri ve reaksiyonu piyasanın şartlarını oluşturur.
Burda da dominos var.
Fakat çalışanlar Türkiye'de ki şartlarda çalışmıyor.
Dünya ülke gezdim Türkiye'den başka kurye çalıştıran mcdonalds görmedim.
Vardır elbet ama genelde yok.

Burda 20 den sonra açık bir tek mağaza bulamazsınız.
Marketler 21'de kapanır.
Pazar günü hemen her yer kapalıdır.

Açık yerler genellikle Türk ya da arapların çalıştırdıkları yerlerdir o da tek tük.

Restoranların çoğu gece 10 ve ya 10.30'dan sonra yemek servisini keser.
Akşam 20'den sonra sigara bile bulamazsınız.

Yani iş sistemi oturtmakta bitiyor. Onu talep edecek olan da halkın bizzat kendisi.

Büyük şehirlerde sistem bozuluyor mesela.
Populasyonun karma yapısı bunun en büyük nedenlerinden biri.
Bu nedenle büyük şehirlerde uygulamak zor ama imkansız değil.

Velhasıl evde rahatım bozulmasın, ayağıma gelsin dediğiniz her şey iş hayatınızda ki rahatınızı bozuyor.
Bu tabi eve de yansıyor.
Aslında bu sistemde tek kazancınız ayağınıza gelen yemek.
O yemek için koca bir ömrü ziyan ediyorsunuz.
 
Katılım
28 Eyl 2016
Mesajlar
213
Hocam affınıza sığınarak yazınızın tamamını okumadım :).......yazdıklarınız doğru ve evet imreniyorum ülkemiz adına.Ben yaşadığınız ülkedeki standartların fıransız toplumunun geliştirdiği kollektif bilinçten kaynaklandığını düşünmüyorum.Bizim ülkece yaşadığımız sorunlarının %90'ı kaliteli eğitim eksikliğinden kaynaklanıyor.Kaliteli eğitim olmayınca yöneticinizde,ekonomistinizde,öğretmeniniz,hukukçunuz,motosiklet sürücünüz,kanunun koyucunuz,devlet yetkilileriniz.....hepsi (ortalama) yetersiz kalıyor.Eğitimin sorunlu olduğu ülkemizde belki bazı sektörlerde sıkı kanuni denetimlerle vs iyi standartlar yakalanabiliyor ancak bu durum spesifik oluyor haliyle.Eğitimde buğün attığınız adım meyvesini uzun yıllar sonunda veriyor ve bu konuyu konuşmak bile cesaret, emek gerektiriyor.Baba kapitalizm diyor,toplumsal ahlak diyor,sömürü diyor,diyor,diyor,diyor.Haksız mı eyvallah tutar yanı var ancak çözüm değil.Meslek sahibi mesleğini hakkıyla yapabilecek yeterlilikte ve bilinçte insanlar yetişmeli okullarda.Aksi halde kanun koyuculardan tutunda toplumun tüm bireylerine kadar herhangi bir bilinç veya ahlaki tepki beklemek mümkün değil.Ve bir öngörü:Bizim eğitim sitemimiz ülkemizi kalkındıracak toplumsal bilinç oluşturacak düzene kavuşmadığı (ve bir umutta yok) için gelecek 30 yıl karanlık.

---------- Mesajlar birleştirildi - 10:03 ---------- bir önceki mesaj zamanı 09:59 ----------

COQ Hocam affınıza sığınarak yazınızın tamamını okumadım :).......yazdıklarınız doğru ve evet imreniyorum ülkemiz adına.Ben yaşadığınız ülkedeki standartların fıransız toplumunun geliştirdiği kollektif bilinçten kaynaklandığını düşünmüyorum.Bizim ülkece yaşadığımız sorunlarının %90'ı kaliteli eğitim eksikliğinden kaynaklanıyor.Kaliteli eğitim olmayınca yöneticinizde,ekonomistinizde,öğretmeniniz,hukukçunuz,motosiklet sürücünüz,kanunun koyucunuz,devlet yetkilileriniz.....hepsi (ortalama) yetersiz kalıyor.Eğitimin sorunlu olduğu ülkemizde belki bazı sektörlerde sıkı kanuni denetimlerle vs iyi standartlar yakalanabiliyor ancak bu durum spesifik oluyor haliyle.Eğitimde buğün attığınız adım meyvesini uzun yıllar sonunda veriyor ve bu konuyu konuşmak bile cesaret, emek gerektiriyor.Baba kapitalizm diyor,toplumsal ahlak diyor,sömürü diyor,diyor,diyor,diyor.Haksız mı eyvallah tutar yanı var ancak çözüm değil.Meslek sahibi mesleğini hakkıyla yapabilecek yeterlilikte ve bilinçte insanlar yetişmeli okullarda.Aksi halde kanun koyuculardan tutunda toplumun tüm bireylerine kadar herhangi bir bilinç veya ahlaki tepki beklemek mümkün değil.Ve bir öngörü:Bizim eğitim sitemimiz ülkemizi kalkındıracak toplumsal bilinç oluşturacak düzene kavuşmadığı (ve bir umutta yok) için gelecek 30 yıl karanlık.
 
Katılım
28 Mar 2014
Mesajlar
1,532
Motosikleti
XV250 - FZ6
Biraz empati meselesi galiba, kisin sogukta, yagmurda ya da gecenin bir vakti yemek falan ismarlamam. Isin dogrusu mecbur kalmadikca yemek ismarlamam. Hizmet edilmek hosuma gitmiyor. Kendi isimi kendim yaparim. O sartlarda calisan insanlara da uzuluyorum. Onlari dikkate almayan insanlara da kiziyorum.

Ama soyle de dusunulebilir, isi ne kalksin getirsin, onun icin para aliyor. Ama bu zincirleme bir reaksiyon yaratacaktir. Sonunda sizin de basiniza boyle dusunen musteriler, patronlar musallat olacaktir. O zaman hayat kalitesi diye bir sey kalmiyor iste.
 
Son düzenleme:
Katılım
23 May 2011
Mesajlar
1,295
Çok nane molla açıklamalar.
Sen erkeksin adamın gözünün içine bakarak o montu pantolonu alacaksın
pos cihazını gerekirse müşteriden kullanmayı öğreneceksin
işi yaparsın ya da yapmazsın ayrı mesele
ama mızmızlanmayı karakter haline getirirsen bir ömür boyu böyle gider
 
Katılım
20 Ara 2016
Mesajlar
2,171
Daha önce de yazdım.
Halkın talepleri ve reaksiyonu piyasanın şartlarını oluşturur.
Burda da dominos var.
Fakat çalışanlar Türkiye'de ki şartlarda çalışmıyor.
Dünya ülke gezdim Türkiye'den başka kurye çalıştıran mcdonalds görmedim.
Vardır elbet ama genelde yok.

Burda 20 den sonra açık bir tek mağaza bulamazsınız.
Marketler 21'de kapanır.
Pazar günü hemen her yer kapalıdır.

Açık yerler genellikle Türk ya da arapların çalıştırdıkları yerlerdir o da tek tük.

Restoranların çoğu gece 10 ve ya 10.30'dan sonra yemek servisini keser.
Akşam 20'den sonra sigara bile bulamazsınız.

Yani iş sistemi oturtmakta bitiyor. Onu talep edecek olan da halkın bizzat kendisi.

Büyük şehirlerde sistem bozuluyor mesela.
Populasyonun karma yapısı bunun en büyük nedenlerinden biri.
Bu nedenle büyük şehirlerde uygulamak zor ama imkansız değil.

Velhasıl evde rahatım bozulmasın, ayağıma gelsin dediğiniz her şey iş hayatınızda ki rahatınızı bozuyor.
Bu tabi eve de yansıyor.
Aslında bu sistemde tek kazancınız ayağınıza gelen yemek.
O yemek için koca bir ömrü ziyan ediyorsunuz.

Bu bahsettiğiniz İstanbul adına konuşmak gerekirse imkansız. İmkansızdan da ötede.
Özel sektörde çalışan o kadar insan varki malesef saat sistemleri memur çalışanları gibi olmuyor. Bu yüzden marketler gece yarısına kadar açık, hayat 19:30 da durmuyor. Duramazda.
 
Son düzenleme:
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Kas 2015
Mesajlar
11,464
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
İstanbul değil bütün dünya için imkansız. Az düşünen için önerinin saçmalığının boyutu baş döndürücü.

---------- Mesajlar birleştirildi - 14:54 ---------- bir önceki mesaj zamanı 14:24 ----------

Biraz empati meselesi galiba, kisin sogukta, yagmurda ya da gecenin bir vakti yemek falan ismarlamam. Isin dogrusu mecbur kalmadikca yemek ismarlamam. Hizmet edilmek hosuma gitmiyor. Kendi isimi kendim yaparim. O sartlarda calisan insanlara da uzuluyorum. Onlari dikkate almayan insanlara da kiziyorum.

Ama soyle de dusunulebilir, isi ne kalksin getirsin, onun icin para aliyor. Ama bu zincirleme bir reaksiyon yaratacaktir. Sonunda sizin de basiniza boyle dusunen musteriler, patronlar musallat olacaktir. O zaman hayat kalitesi diye bir sey kalmiyor iste.

Hizmet edilmek değil ama profesyonel ve güler yüzlü hizmet almak hoşuma gidiyor.

Açıkçası iyi çalışma şartlarının olduğu yerde yazdıklarınız zaten geçerli değil. İnsanlar da mutsuz değil. Olumsuz şartlarda çalışmanın karşılığı verilmiyorsa insanlar da çalışmaz, iş yeri de devam edemez.

Burada gece pizza dağıtan öğrenci mutsuz değil. Müteşekkir. İyi bahşiş te alıyorlar, çalıştıranlar da ona göre veriyorlar, o yüzden o saatte çalışıyor. Bunda yanlış bir şey yok. Zaten pizzanin çoğu 5'ten sonra alınır. Sadece pizza dağıtarak, hem de bir yandan okuyup, beş bin dolar biriktiren arkadaş vardı. Tek başına öğrenci maaşıyla geçinip, hem de eşi ve çocuğu olan insan için bulunmaz nimet.

Kışın eksi yirmi derece bir Pazar akşamı kalorifer bozuldu. Tamire gelen adam iki kat para alıyor haliyle. Yoksa çalışmaz adam.

Ben de özel ders vermiştim öğrenciyken, gayet iyi bir fiyata. İyiydi valla. Karanlıkta kar kış demeden evine gidip ders verdim. Ucuz olsa vermezdim, ki reddettiğim öğrenciler de oldu.

Motosikletim 4 aydır tamirde. Tamirci iyi. Cumartesi günleri bile açık ama adam meşgul. Sahibiyle konuştum, rastgele birini alamam diyor. O yüzden eli mahkum bekliyor biz müşteriler...

Sömürüye açık alanlar mutlaka var. Ama herşey de sömürü değil. Yolsuzluk ve haksızlık hakimse, o ülke komünist te olsa, kapitalist te olsa, sosyalist te olsa, insanlar emeklerinin karşılığını alamazlar... Çünkü yeterli kazanç olmaz, olan kazanç ta düzgün dağıtılmaz...
 
Son düzenleme:
Katılım
20 Ara 2016
Mesajlar
2,171
@hasmet
Yolsuzluk ve haksızlık hakimse, o ülke komünist te olsa, kapitalist te olsa, sosyalist te olsa, insanlar emeklerinin karşılığını alamazlar...


Türkiye'deki özel sektörlerin yarısından çoğu yolsuzluk ve haksızlık yapmıyorsa adımı değiştiririm.
Vergi kaçırmak, şirketi zarar göstermek, karşılıklı fatura kesmek,sigortanı asgari üzerinden yatırıp kalanı elden vermek,primi elden vermek,12 saat çalıştırmak. Neler neler.
 
Katılım
26 Ağu 2015
Mesajlar
507
bende 12 saat avm'de çalışırdım.sabah 10 gece 10..kapanıştan sonra temizlik ,kasa melesi derken evime 11.30'da giderdim.güneş yüzü hiç görmedim.eşimi adam gibi görmedim.evde adam gibi yemek yemedim.zamanında bende patrondum ve insanlar benimle çalışmak için can atarlardı.sosyal faaliyetler,maaşa habersiz eklediğim primler,bazen haftada 3 gün tatil gibi insanların yüzünü gülderecek eşi ve çocuğuyla zaman geçirecek fırsatlar sunmaya çalıştım.sonunda battık gitti.yerimizi put suratlı patronlar aldı.çok şükür şimdi babamın yanındayım
 
Katılım
5 Tem 2013
Mesajlar
857
Üniversite sonda mcdonaldsta çalışırken "şanslı" bir abimin arkasında artçı olarak gezdirildim 3 gün (100 kiloydum o zamanlar). Sonra siparişleri yavaş yavaş uzaklara verdiler, alışmamı istediler. 7 ay çalıştım asıl işimden haber gelince ancak hayatımın en güzel 7 ayıydı. Samimi söylüyorum.
 
Katılım
3 Kas 2016
Mesajlar
5,548
bende 12 saat avm'de çalışırdım.sabah 10 gece 10..kapanıştan sonra temizlik ,kasa melesi derken evime 11.30'da giderdim.güneş yüzü hiç görmedim.eşimi adam gibi görmedim.evde adam gibi yemek yemedim.zamanında bende patrondum ve insanlar benimle çalışmak için can atarlardı.sosyal faaliyetler,maaşa habersiz eklediğim primler,bazen haftada 3 gün tatil gibi insanların yüzünü gülderecek eşi ve çocuğuyla zaman geçirecek fırsatlar sunmaya çalıştım.sonunda battık gitti.yerimizi put suratlı patronlar aldı.çok şükür şimdi babamın yanındayım

hocam aslında işveren olarak doğru olan sizin yaptığınız. sizi tebrik ederim. personelden verim almak için köle gibi çalıştırmak çok yanlış.
 
Katılım
30 Ağu 2016
Mesajlar
11
kuryelık sektorunde en dandık fırma domınostur net. kutu yaparsın yerlerı sılersın garsonluk yaparsın telefonlara bakarsın pızza kesersın bos kalırsanda paket goturursun resmen sıstem bu ustelık heryerde olan kuryenın fazla alması gereken sıstem burada yok bende cok calıstım zamanında allah hepınıze ıyı ısler nasıp etsın. :)
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Kas 2015
Mesajlar
11,464
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
bende 12 saat avm'de çalışırdım.sabah 10 gece 10..kapanıştan sonra temizlik ,kasa melesi derken evime 11.30'da giderdim.güneş yüzü hiç görmedim.eşimi adam gibi görmedim.evde adam gibi yemek yemedim.zamanında bende patrondum ve insanlar benimle çalışmak için can atarlardı.sosyal faaliyetler,maaşa habersiz eklediğim primler,bazen haftada 3 gün tatil gibi insanların yüzünü gülderecek eşi ve çocuğuyla zaman geçirecek fırsatlar sunmaya çalıştım.sonunda battık gitti.yerimizi put suratlı patronlar aldı.çok şükür şimdi babamın yanındayım

Ekonomi kötü olunca sizin gibi elemanlarına iyi davranan yeteri kadar kar edemez ve iflas eder, süründüren kazanır. İnsanlar çaresizlikten kötü muameleye katlanmak zorunda kalır.

Ekonomi iyi olduğu zaman elemanlarına kötü davranan çalıştıracak insan bulamaz, sizin gibi elemanlarına iyi davranan kazanır. Çünkü insanlar üç kuruş daha fazla kazanmak için kötü muameleye tahammül etmezler.

Velhasıl serbest piyasada ekonomi iyi oldukça, bu tip sorunlar azalır. Ekonominin kötü olmasının sebebi de serbest piyasa değil, bilimum yolsuzluk, haksızlık ve her türlü hukuksuzluktur. Hakkedenin değil, onun bunun yakınının kayırılmasıdır.
 
Son düzenleme:

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst