- Katılım
- 3 Şub 2006
- Mesajlar
- 1,961
- Motosikleti
- Mondial Virago 50i
Türkçemize ve anlatımımıza ne kadar dikkat etmemiz gerektiği tartışmanın geldiği noktaya bakılınca daha net anlaşılıyor.
Arkadaşımız başından geçen olayı paylaşmak istemiş ama anlatım şekli ve seçtiği kelimeler olayın magandalık olduğu gibi bir düşünce uyandırıyor.
Öyle olunca da üstüne bir sürü açıklama yazmak zorunda kalınıyor.
Arkadaşımız sonradan harcadığı enerjiyi en baştan harcayıp yazdıklarını kontrol etseydi, yanlış anlaşılmalara yol açabilecek durumları önceden fark edip gerekli düzeltmeleri yapar bu saçma tartışmanın içinde olmazdık.
Sonradan yazdıklarına bakarak aslında düzgünce ifade edebilecek bir kapasitesi olduğu anlaşılıyor.
Ah şu tembellik!
Konu içeriğinden çok emeğin karşılığı ve kazanç hesabına döndüğü için bir şeyler eklemek isterim.
Türkiye gibi parayla para kazanılan bir ülkede insan parasını niye esnaflık yapmak için yatırır?
Basitçe anlatmak gerekirse bir servis açmak için diyelimki 300 bin lira harcamanız lazım.
Bu parayı bankaya yatırsanız size yılda en az 70-80 bin lira para getirir.
Bu ayda 6 bin lira civarı bir gelir demek.
Bu parayı kazanmayacaksa niye dükkan açsın?
Yani ortada sadece el emeği yok bir de yatırım var.
Bankanın kazandırdığının en az 2-3 katı kazanmalıyım ki paramı o işe gömeyim.
Üstelik bankada paran nakit olarak duruyor.
Oysa alet edevatı ertesi gün satsan yarı fiyatını bile bulamazsın.
Burada işçilik saati 35
Günde 8 saat çalışsa günde 280 yapar.
Millet 50 ya çalışıyor.
Kimse de itiraz etmiyor.
Yani kazançlara baktığınızda mevzu Türkiye ile aynı.
Bu nedenle ayda şu kadar kazanır mantığı yanlıştır.
Üstelik hepimiz biliyoruz ki her gün iş yapma garantisi de yoktur.
Bi de sosyal mesaj vercektim ben ama yazarken unuttum.
Siz bulun kendi kendinize bir mesaj ben yazmışım gibi olsun.![]()
Asgari mi bu?![]()
ulan horoz.
verdin adama narkozu conta yandı.
seni bilmem de bunu okuyan epey bir kişinin sıkıntı yaşayacağını düşünüyorum.
hele bir de kazancı yüksek olanın bir çok ürüne ve hizmete kendilerinden daha ucuza erişebildiklerini fark ederlerse hiç olmaz.
biz onun dediğini 20 tl olarak alalım,
tadımız kaçmasın.
seni bilmem de bunu okuyan epey bir kişinin sıkıntı yaşayacağını düşünüyorum.
hele bir de kazancı yüksek olanın bir çok ürüne ve hizmete kendilerinden daha ucuza erişebildiklerini fark ederlerse hiç olmaz.
biz onun dediğini 20 tl olarak alalım,
tadımız kaçmasın.
Herkes herşeyin farkında be Dude. Bak bu Horoz un bir adaşı var İlkay Zaman, eleman bilişim sektöründen bir süredir Amerika da oradan aktarımlar yapıyor, geziyor anlatıyor karşılaştırıyor vs. kendine güzel bir zemin hazırladı "gadasını aldığım".
Şu anda 117 bin takipçisi var.
Hele markete gidip o ucuz kocaman bifteklerden aldığında, gözüm etin mermerine dönüyor vallahi! :silent:
Zaten her Türk ün yurtdışında uzak/yakın bir akrabası yok mu!? Benim kuzen Detroit te radyoloji uzmanı orada doğdu büyüdü senelerdir çalışıyor, en son 6 bin alıyordu belki orası için süper bir ücret değil, fakat 2 sene önce bu 12 bin tl ediyordu şimdi 18 bin tl Türkiye ye geldiğinde kendini cennette hissediyor koçum benimConta yakmaya sebep o kadar çok ki, bir şu fakir fanatiklerin contası yanmadı a.satayım?
Bu kadar aşırı tepki verme bence, karşıt fikirler var ve ne güzel tartışıp doğru yolu buluyoruz. Hakaret edenleri zaten yöneticiler temizleyecektir. :cat:
Yok hocam o iş o kadar basit değil! Yani 1980 sonrası başlayan ve günümüzde kural haline gelen tuttuğunuzu öpün mantığı doğru değil! Serbest piyasanın o kadar da serbest olmaması lazım. Her işin bir tanımı, belgesi, bedeli olması lazım. Esnaf odalarının yayınladığı fiyat listeleri olması lazım. Eskiden bizim işte vardı (kumaş dokuma) ve müşteri fiyat listesinin üstüne iş vermemeye çalışırdı. Sürümlü işlerde pazarlıkla liste altına çalıştığımız olurdu. Tamam çok uygulayanda yoktu ama vardı en azından, şimdi artık kaldı mı böyle fiyat listeleri bilemiyorum. Fakat dediğin gibi bu bir arz/talep olayıdır. Denge birinin lehine bozulduğunda diğeri suistimal eder. Buna düzenin izin vermemesi gerekir.
Yurt genelinde bölge olarak değişebilir fakat misal benim İst.da herhangi bir ruhsatlı motosiklet tamircisine gittiğimde ödeyeceğim miktar belli olmalıdır. Biraz üstüne altına pazarlık edersin o işin sosu zaten. Vahşi kapitalizm her alanda ehlileştirilmeli (özellikle inşaat) sonra gelir adaletsizliği inanılmaz boyutlara ulaşıyor ve toplumun psikolojisi de görüldüğü üzere bozuluyor.
Adı sosyalizm uygulamalar vahşi kapitalizm.
...............
Sevgilerimle
Türkçemize ve anlatımımıza ne kadar dikkat etmemiz gerektiği tartışmanın geldiği noktaya bakılınca daha net anlaşılıyor.
Arkadaşımız başından geçen olayı paylaşmak istemiş ama anlatım şekli ve seçtiği kelimeler olayın magandalık olduğu gibi bir düşünce uyandırıyor.
Öyle olunca da üstüne bir sürü açıklama yazmak zorunda kalınıyor.
Arkadaşımız sonradan harcadığı enerjiyi en baştan harcayıp yazdıklarını kontrol etseydi, yanlış anlaşılmalara yol açabilecek durumları önceden fark edip gerekli düzeltmeleri yapar bu saçma tartışmanın içinde olmazdık.
Sonradan yazdıklarına bakarak aslında düzgünce ifade edebilecek bir kapasitesi olduğu anlaşılıyor.
Ah şu tembellik!
Konu içeriğinden çok emeğin karşılığı ve kazanç hesabına döndüğü için bir şeyler eklemek isterim.
Türkiye gibi parayla para kazanılan bir ülkede insan parasını niye esnaflık yapmak için yatırır?
Basitçe anlatmak gerekirse bir servis açmak için diyelimki 300 bin lira harcamanız lazım.
Bu parayı bankaya yatırsanız size yılda en az 70-80 bin lira para getirir.
Bu ayda 6 bin lira civarı bir gelir demek.
Bu parayı kazanmayacaksa niye dükkan açsın?
Yani ortada sadece el emeği yok bir de yatırım var.
Bankanın kazandırdığının en az 2-3 katı kazanmalıyım ki paramı o işe gömeyim.
Üstelik bankada paran nakit olarak duruyor.
Oysa alet edevatı ertesi gün satsan yarı fiyatını bile bulamazsın.
Burada işçilik saati 35
Günde 8 saat çalışsa günde 280 yapar.
Millet 50 ya çalışıyor.
Kimse de itiraz etmiyor.
Yani kazançlara baktığınızda mevzu Türkiye ile aynı.
Bu nedenle ayda şu kadar kazanır mantığı yanlıştır.
Üstelik hepimiz biliyoruz ki her gün iş yapma garantisi de yoktur.
Bi de sosyal mesaj vercektim ben ama yazarken unuttum.
Siz bulun kendi kendinize bir mesaj ben yazmışım gibi olsun.![]()
Arabayı 1500€'ya sattım sen düşün gerisini.
Şu kemalpaşayı da bir ısmarlayamadın ha!![]()
Bence arkadaşın sorunu kendisini anlatamaması yada konuyu açarken yaptığı tembellik değil.
Arkadaşın sorunu ukala uslubu.
Bir konu açıyorsan seninle aynı düşünmeyenlerin olacağını, eleştirilebileceğini bilmen gerekiyor.
Eleştiri yapan birini hemen hedefe koyup yanına iki arkadaşını alıp ukala ukala mesaj yazacaksan,
farklı görüşe saygı duymayacaksan, eleştiriyi kaldıramayacaksan konu açmayacaksın.
Buradaki herkes birbiriyle aynı düşünmek zorunda değildir.
Yine yazıyorum. 50 azdır çoktur muhabbeti yapmıyorum.
Polisim diye burnu kaf dağında olan arkadaşın yaptığı HAYDUTLUKTUR, ZORBALIKTIR.
Yalnız polis memuru arkadaş " son piyasa belirleyici " sanırım.
Bir an memur arkadaşın döviz bürosuna gidip ;
" bana 1.000 $ ver " dediğini hayal ettim.
Sonra büro personeli dedi ki " 3.490 TL vereceksin ağabey "
Polis memuru da sesini yükseltti ve dedi ki " al ulan sana 2.000 TL yeter. "
"Neyse usta yamayı yaptı lastiği taktı, motoru tezgahtan indirdik, usta o sihirli cümleyi söyledi "50 lira yeter"
Ben lan nooluyo demeye kalmadı arkadaş elini attı cüzdana "Lan oğlum..." dedim ama bizimki cüzdandan 15 lira çıkardı uzattı ustaya "Al usta şunu, insana sabah sabah, böyle şakalar yapma" dedi. "
Mustafakemalpaşa hocam bu konuda titiziz.
Uzun geiyorsa Peynir tatlısı diyebilirsin.
Pazar akşamı İstanbul'da olacağım.
Sanırım çarşamba Bursa'ya geçerim.
Yılbaşına kadar ilçedeyim beklerim tatlı yemeye.