- Konu Yazar
- #1
Değişik motosiklet türlerinin şeklinin bulunduğu gibi olmasının önemli sebepleri vardır. Bunların hemen hepsini anlamlandırabiliyorum. Mesela universal Japanese motorcycle diye anılabilen, çıplak veya standart denen motosiklet nispeten dik oturuşlu, peglerin rahat konumlandırıldığı bir motor türü. Önünde cam yok, hayli minimalist. Çok uzun seyahatler veya üst düzey konfor veya yol dışı sürüşler için değil temel bir motosiklet ihtiyacını karşılamak için uygun fiyatlı, pratik, kolay kullanılan temel bir motosiklet. Şekli amacına hayli uygun.
Spor motosikletlerin dingil mesafeleri kısa çünkü kıvrak olacaklar. Motorları çok güçlü çünkü pistte hızlı gidecekler. Frenleri güçlü çünkü viraj öncesi çok sert fren yapacaklar. Artçı selesi yüksek çünkü hızlanmalarda sürücü poposunu oraya dayayarak destek alabilecek, daha fazla geriye kaymayacak. Öne eğilip kullanılacak, önünde bir karenajı olacak çünkü çok yüksek hızlarda dik oturup yelken gibi vazife gören bir sürücü istemeyiz; aerodinamik olacak. Pegler yukarıda olacak ve bu sepele sürücü dizlerini kırmak zorunda kalacak zira motor yattığında peglerin sürtmesini istemeyiz. Yüksek peg konumlandırmasıyla daha fazla yatış açısı imkanı olacak. Yani şekli amacına uygun.
Seyahat enduroları ağır oturaklı konforlu motorlar. Seleleri ona göre, ön camları ona göre, amortisörleri ona göre, oturuş pozisyonlarının rahatlığı ona göre, artçı seleleri ona göre tasarlanmış. Yolculu, dolu çantalı bir sürüşü asfalt yolların kalitesi bozulduğunda da birazcık toprak köy yollarında da devam ettirebilecek makineler. Güçleri de seyahatler için uygun. Yani bunların da şekilleri amacına uygun.
Seyehat motorları seyahat endurolarının güzel asfalt seven daha da konforlu, kocaman karenajlı, artçıya bile rüzgar değdirmeyen versiyonları. Bunların şekillerinin de amacı ile uyumlu olduğu görülüyor.
Endurolar hafif, hooplayıp zıplamaya uygun, düşünce kaldırıp devam etmek mümkün olacak şekilde tasarlanmış. Motor her düştüğünde tamirhaneye gitmek zorunda kalmıyor zira bir günlük sürüşte bir çok kere düşüyor. Gidonu ve pegleri ayakta sürmenin ergonomisi düşünülerek yapılmış. Fren ve vites pedalı bile ayağın topuyla değil ortasıyla basıp ayakta dururken kullanılmak üzere konumlandırılmış. Şekli amacına uygun.
Scooterler commuterlar hep şehir içinde kolaylık, pratiklik sağlamak için az yakıt sarfiyatı için düşünülmüş tasarlanmış. Küçük motor az yakıt sarfiyatını garantiliyor. Hafif gövde de destek oluyor pratikliği artırıyor. Bir scooterın içine ayaklarını koyan sürücünün üstü başı batmayacak. Şekil amacına bunlarda da uygun, anlamlı.
Cruiserlara gelince neden böyle göründüklerine dair anlamlı bir gerekçe var mı, bilemiyorum. Motorlarının bu kadar büyük hacimli bu kadar yüksek torklu olmasının, hava soğutmalı olmasının, hard tail olmasının ne anlamı veya gerekçesi var? O peglerin o kadar rahatsız bir şekilde öne uzamasının neye faydası var? Ape hangerlarla kolları cama yapışmış örümcek gibi açarak sürmenin nasıl bir mantığı var? Sahi, cruiserlar neden böyle sanki sürülmesin de cafe önünde beklesin diye yapılmış gibi? Ben bu cruiser olayını hiç anlamadım. Cruiser motorlar ne yapılsın diye yapılmış? Amacı ne?
Spor motosikletlerin dingil mesafeleri kısa çünkü kıvrak olacaklar. Motorları çok güçlü çünkü pistte hızlı gidecekler. Frenleri güçlü çünkü viraj öncesi çok sert fren yapacaklar. Artçı selesi yüksek çünkü hızlanmalarda sürücü poposunu oraya dayayarak destek alabilecek, daha fazla geriye kaymayacak. Öne eğilip kullanılacak, önünde bir karenajı olacak çünkü çok yüksek hızlarda dik oturup yelken gibi vazife gören bir sürücü istemeyiz; aerodinamik olacak. Pegler yukarıda olacak ve bu sepele sürücü dizlerini kırmak zorunda kalacak zira motor yattığında peglerin sürtmesini istemeyiz. Yüksek peg konumlandırmasıyla daha fazla yatış açısı imkanı olacak. Yani şekli amacına uygun.
Seyahat enduroları ağır oturaklı konforlu motorlar. Seleleri ona göre, ön camları ona göre, amortisörleri ona göre, oturuş pozisyonlarının rahatlığı ona göre, artçı seleleri ona göre tasarlanmış. Yolculu, dolu çantalı bir sürüşü asfalt yolların kalitesi bozulduğunda da birazcık toprak köy yollarında da devam ettirebilecek makineler. Güçleri de seyahatler için uygun. Yani bunların da şekilleri amacına uygun.
Seyehat motorları seyahat endurolarının güzel asfalt seven daha da konforlu, kocaman karenajlı, artçıya bile rüzgar değdirmeyen versiyonları. Bunların şekillerinin de amacı ile uyumlu olduğu görülüyor.
Endurolar hafif, hooplayıp zıplamaya uygun, düşünce kaldırıp devam etmek mümkün olacak şekilde tasarlanmış. Motor her düştüğünde tamirhaneye gitmek zorunda kalmıyor zira bir günlük sürüşte bir çok kere düşüyor. Gidonu ve pegleri ayakta sürmenin ergonomisi düşünülerek yapılmış. Fren ve vites pedalı bile ayağın topuyla değil ortasıyla basıp ayakta dururken kullanılmak üzere konumlandırılmış. Şekli amacına uygun.
Scooterler commuterlar hep şehir içinde kolaylık, pratiklik sağlamak için az yakıt sarfiyatı için düşünülmüş tasarlanmış. Küçük motor az yakıt sarfiyatını garantiliyor. Hafif gövde de destek oluyor pratikliği artırıyor. Bir scooterın içine ayaklarını koyan sürücünün üstü başı batmayacak. Şekil amacına bunlarda da uygun, anlamlı.
Cruiserlara gelince neden böyle göründüklerine dair anlamlı bir gerekçe var mı, bilemiyorum. Motorlarının bu kadar büyük hacimli bu kadar yüksek torklu olmasının, hava soğutmalı olmasının, hard tail olmasının ne anlamı veya gerekçesi var? O peglerin o kadar rahatsız bir şekilde öne uzamasının neye faydası var? Ape hangerlarla kolları cama yapışmış örümcek gibi açarak sürmenin nasıl bir mantığı var? Sahi, cruiserlar neden böyle sanki sürülmesin de cafe önünde beklesin diye yapılmış gibi? Ben bu cruiser olayını hiç anlamadım. Cruiser motorlar ne yapılsın diye yapılmış? Amacı ne?