- Katılım
- 13 May 2010
- Mesajlar
- 11
- Konu Yazar
- #1
Merhaba arkadaşlar.
Dün gece 400 km yol sonunda vardığım Biga girişinde, akşam saat 21:00 civarında, Çevreyolu'nda, malesef bir köpeğe çarptım. Olay şöyle gelişti:
Biga girişindeki ışıklarda durduk. Önümde üç araba vardı ve ben onları geçip en öne yerleştim. Yeşil yandı ve önden gaz açıp tek başıma seyretmeye başladım, hızım 80-90 km/h civarına ulaştı. Çevreyolu aydınlatması berbat, uzun da karşı tarafı rahatsız eder diye kısa far ile gidiyorum.
Bir an önümde hareket eden bir şey farkettim, tam önümde. Gözlerini gördüm ve gözlerimi kapadım. O kadar kısa sürede oldu ki bunlar, kontra manevra şansım olmadı. Köpeği farkettiğim gibi çarptım. Çarpma anında gözlerimi kapattım. Asfalta çarptığımda da açtım. Motor altımdan sıyrılıp gitti. Sağa düştüm, 80km/h hızla. Asfalta çarpma anını hatırlıyorum, sağ omzumdan geldi darbe. Sonra sürüklenmeye başladım. Bana iki yıl gibi geldi ama sanırım bir yirmi metre kadar sürüklendim. Bir ara ayağa kalkmaya çalıştım, baktım devam ediyor, kollarımı bedenime sarıp cenin vaziyeti aldım, o anda yuvarlanmaya başladım ve bir süre sonra durdum. Ardımdan gelen trafikten kurtulmak için kendimi orta refüjdeki çimenlere attım. Trafik durdu, motora baktım, sürüklenmeye devam ediyordu. Bir süre sonra, elli altmış metre ötede durdu. Sağ yan çantam sürtünmeden zarar gördü, cam kırıldı, sağ aynam kırıldı ve sinyalim zarar gördü. Motosiklet çalışıyor, BMW R 1150 GS, başka hasar yok. Motor koruma demiri biraz aşındı.
Bende tam koruma vardı. Kaskım sürtünmeden biraz çizildi. Sağ omuz korumam parçalandı, diz korumam da. Eldivenim yırtıldı, kesik eldiven değildi. Şunu farkettim ki, elbisemdeki tüm koruma noktaları darbe almış. Hem de insanın çıplak bedenle karşılayamayacağı güçte darbeler.
Çok küçük iki sıyrığım var, biraz da sırtım ağrıyor. Sağlık ekipleri kontrol ettiler, hastaneye de gittim, iyiyim.
Gelelim kazanın analizine:
1- Kırmızı ışıkta öne geçmeye çalışmayın. En arkada da kalmayın. Mümkünse ortalarda kalın. Çünkü arkadan gelecek darbeyi de önden çıkacak riskleri de siz almamış olursunuz bu şekilde.
2- Önünüze taş, hayvan, çukur gibi riskler çıktığında, eliniz gidonun bir tarafını hızlıca itsin (kontra tekniği). Bunun için ne kadar çok çalışırsanız, refleksleriniz o kadar gelişir. Ben geç kaldım, köpeği farkettiğim anda kontra yapmam gerekiyordu ama fırsat bulamadım ve çarptım. Bu, en önemli konu.
3- Ekmek almaya bile giderken tam koruma giyinin. Kask yetmez. Parmağımda bir asfalt sıyrığı (yanığı) var, acısı hiçbir şeye benzemiyor. Omzum yerine koruma parçalandı. İnsan bu şartlarda darbelere dayanıklı değil. Asfalta çarpma şiddetimi yaşasaydınız, eminim bu yazıma çok daha hak verirsiniz.
4- Son olarak, hayatımda ilk defa bir canlının hayatına son vermiş bulunuyorum. Yaşadığım vicdan azabı çok büyük. Tanrı'dan af dilemekle geçti kazadan sonraki saatlerim. Hayvanların, en az insanlar kadar yaşam hakkı var yeryüzünde. Ve doğayı bozup kentler kuran, onları da bu beton yığınları içinde yaşamaya "mahkum eden" biziz. Hayvan ne bilsin beton, asfalt, kent, bina. Kendi güdüleriyle yaşamaya çalışıyor işte. Çok üzgünüm, hayatını son buldurduğum o canlı için Tanrı'dan beni affetmesini diliyorum.
Lütfen dikkatli, önlemli ve en önemlisi de saygılı olalım sevgili dostlar.
Sağlıcakla kalın.
Baran.
BMW R1150GS
Dün gece 400 km yol sonunda vardığım Biga girişinde, akşam saat 21:00 civarında, Çevreyolu'nda, malesef bir köpeğe çarptım. Olay şöyle gelişti:
Biga girişindeki ışıklarda durduk. Önümde üç araba vardı ve ben onları geçip en öne yerleştim. Yeşil yandı ve önden gaz açıp tek başıma seyretmeye başladım, hızım 80-90 km/h civarına ulaştı. Çevreyolu aydınlatması berbat, uzun da karşı tarafı rahatsız eder diye kısa far ile gidiyorum.
Bir an önümde hareket eden bir şey farkettim, tam önümde. Gözlerini gördüm ve gözlerimi kapadım. O kadar kısa sürede oldu ki bunlar, kontra manevra şansım olmadı. Köpeği farkettiğim gibi çarptım. Çarpma anında gözlerimi kapattım. Asfalta çarptığımda da açtım. Motor altımdan sıyrılıp gitti. Sağa düştüm, 80km/h hızla. Asfalta çarpma anını hatırlıyorum, sağ omzumdan geldi darbe. Sonra sürüklenmeye başladım. Bana iki yıl gibi geldi ama sanırım bir yirmi metre kadar sürüklendim. Bir ara ayağa kalkmaya çalıştım, baktım devam ediyor, kollarımı bedenime sarıp cenin vaziyeti aldım, o anda yuvarlanmaya başladım ve bir süre sonra durdum. Ardımdan gelen trafikten kurtulmak için kendimi orta refüjdeki çimenlere attım. Trafik durdu, motora baktım, sürüklenmeye devam ediyordu. Bir süre sonra, elli altmış metre ötede durdu. Sağ yan çantam sürtünmeden zarar gördü, cam kırıldı, sağ aynam kırıldı ve sinyalim zarar gördü. Motosiklet çalışıyor, BMW R 1150 GS, başka hasar yok. Motor koruma demiri biraz aşındı.
Bende tam koruma vardı. Kaskım sürtünmeden biraz çizildi. Sağ omuz korumam parçalandı, diz korumam da. Eldivenim yırtıldı, kesik eldiven değildi. Şunu farkettim ki, elbisemdeki tüm koruma noktaları darbe almış. Hem de insanın çıplak bedenle karşılayamayacağı güçte darbeler.
Çok küçük iki sıyrığım var, biraz da sırtım ağrıyor. Sağlık ekipleri kontrol ettiler, hastaneye de gittim, iyiyim.
Gelelim kazanın analizine:
1- Kırmızı ışıkta öne geçmeye çalışmayın. En arkada da kalmayın. Mümkünse ortalarda kalın. Çünkü arkadan gelecek darbeyi de önden çıkacak riskleri de siz almamış olursunuz bu şekilde.
2- Önünüze taş, hayvan, çukur gibi riskler çıktığında, eliniz gidonun bir tarafını hızlıca itsin (kontra tekniği). Bunun için ne kadar çok çalışırsanız, refleksleriniz o kadar gelişir. Ben geç kaldım, köpeği farkettiğim anda kontra yapmam gerekiyordu ama fırsat bulamadım ve çarptım. Bu, en önemli konu.
3- Ekmek almaya bile giderken tam koruma giyinin. Kask yetmez. Parmağımda bir asfalt sıyrığı (yanığı) var, acısı hiçbir şeye benzemiyor. Omzum yerine koruma parçalandı. İnsan bu şartlarda darbelere dayanıklı değil. Asfalta çarpma şiddetimi yaşasaydınız, eminim bu yazıma çok daha hak verirsiniz.
4- Son olarak, hayatımda ilk defa bir canlının hayatına son vermiş bulunuyorum. Yaşadığım vicdan azabı çok büyük. Tanrı'dan af dilemekle geçti kazadan sonraki saatlerim. Hayvanların, en az insanlar kadar yaşam hakkı var yeryüzünde. Ve doğayı bozup kentler kuran, onları da bu beton yığınları içinde yaşamaya "mahkum eden" biziz. Hayvan ne bilsin beton, asfalt, kent, bina. Kendi güdüleriyle yaşamaya çalışıyor işte. Çok üzgünüm, hayatını son buldurduğum o canlı için Tanrı'dan beni affetmesini diliyorum.
Lütfen dikkatli, önlemli ve en önemlisi de saygılı olalım sevgili dostlar.
Sağlıcakla kalın.
Baran.
BMW R1150GS