- Katılım
- 3 Mar 2014
- Mesajlar
- 8
Herkese merhaba,
Ben de motoru dün test ettim. 10km kadar MT, 10km kadar da DCT' yi kullanma şansım oldu. İlk kullandığım motor MT olandı. Üzerinde aksesuar olarak uzun cam ve alçak sele vardı. Boyum 1.78. Alçak sele gerçekten fark yarattı. Ayaklarımın ucu ve aya bölgesi yere tam bastı, topuklarım ise hafif havada kaldı. Bu da insana güvende olduğu hissi veriyor. Yalnız alçak sele biraz sert. Yarım saatlik sürüşte en ufak bir rahatsızlık vermedi ama sürüş uzun sürseydi ne olurdu bilmiyorum. Sürüş sırasında yüksek cam rüzgarı tam olarak başımın üzerinden arkama attı. Yalnız kullandığım motorda camın biraz kirli olması görüş açısından rahatsız ediciydi. Oturuş pozisyonunu çok rahat buldum. Adeta motorun içine gömülüyorsunuz ve özellikle selenin arkasına doğru oturursanız neredeyse bir cruiser sürer gibi rahat hissediyorsunuz. Aynalar da işlevini gayet iyi yerine getiriyor. Yine elcik koruma da rüzgarı güzel kesiyor. Motorun ayaklıkları gözüme çok kısa göründü ama sürüşte bir problem yaşamadım.
Motor sıralı çift silindir ama hiç öyle bir karakteri yok. Torku çok iyi. Sesi özellikle düşük devirlerde çok güzel ve V motorlardaki pa pa pa pa po po po şeklindeki vurgulu çalışma şeklini hissettiriyor. Yalnız çift silindir V motorlardaki titreşim bunda yok
Titreşim var mı ? Evet. Kendini hissettiriyor mu ? Evet. Ama kesinlikle rahatsızlık verecek bir boyutta değil. Rolanti devri 2.000 civarında. Dolayısıyla kalkışta biraz gaz vermek gerekiyor. Motor devri seviyor. Test sürüşümüz genelde 30 - 80 km süratler arasında gerçekleşti ve bu süre boyunca neredeyse sadece 2. Vitesi kullandım. Motorun gidişi dengeli. Bunu tüm incelemelerde yazmışlardı zaten. Geniş gidonu sayesinde kolay kontra alıyor yalnız büyük ön tekerlek ve sağlam cüssesi sebebiyle tek şeritli dar orman yollarında sağdan sola çok hızlı yön değiştiremeyebilir. Tabi bütün bunlar benim hissiyatım ve becerilerime bağlı yorumlar. Ortasının ince oluşu ayakta sürüşü çok kolaylaştırmış. Ciddi arazi kullanıcıları gidonu yükseltmeye ihtiyaç duyabilir. Oturarak sürenler içinse gidon bence güzel konumlanmış.
Gelelim DCT' ye. DCT olan motorda aksesuar yok. Böylece popom daha rahat, yalnız ayaklarımın sadece uçları yere değiyor. Camım daha kısa, böylece görüşüm daha net ama kaskım vizörümden itibaren rüzgar alıyor. Enteresan şekilde DCT daha bir sıralı iki silindir tadı veriyor. Bunu hem egzos notunda hem de motorun düşen vurgusunda hissediyorsunuz. Ama tork ve güçte bir fark hissedilmiyor. D modu sıkıcı mod. 80km ile giderken 6. Vitese kadar çıkıyorsunuz. Vites geçişleri aşırı yumuşak ve sürüş cansız. Bu mod belki histerik bir artçı taşırken ya da ekonomik kullanımlar için ideal olabilir. Bunun dışında S1, S2 ve S3 modları var. Bu modların her biri vites geçiş zamanını uzatıyor. Yani hızınız aynı oranda yükselirken viteslerin yükselmesi giderek daha fazla vakit alıyor. Böylece daha spor bir kullanım elde ediliyor. Yalnız sürekli 2. vites ile gidebildiğim test alanını S3 modunda bile 3 ve 4. vitesler ile geçtim. Sonuçta adamların mottosu ' Safety first '
Neyse ki sizin mottonuz bu değilse tiptronik vites seçeneği imdada yetişiyor. Böylece vitesi sol koldaki düğmelerle siz değiştiriyorsunuz. Otomatik sistem size müdahale etmiyor. Hemen 2. vitese düşüp gazlamaya devam edebiliyorsunuz. Sürüş modlarındayken de soldaki düğmelerden vitese müdahale edebiliyorsunuz yalnız bir süre sonra sistem yine devreye girip vites büyütüyor. Bütün bu mod geçişlerini motor gidiyorken yapabilmek güzel. DCT' nin şöyle bir zorluğunu hissettim. Motor çok çok yavaşken (5 - 10 km arası) gazı ayarlamak zor oluyor ve birden öne atılabiliyor. Gaza alışınca durum düzelebilir ama şimdilik bana böyle geldi. Belki bir parça arka frenle de düzeltme yapılabilir.
Test parkurumuz asfalt olsa da çamurlu yüzeyler bulunduğundan biraz da deneme amaçlı bu yüzeylerde gaz verdiğimde traction kontrol güzel devreye girdi. Hava yağmurlu olduğundan 3 kademenin 3. sünde kullandım. 1 ve 2 de risk ve heyecan dozu yükselecektir. Frenlere gelirsek arka fren hissini çok sevdim. ABS çok müdahaleci değil. Çok ideal bir noktada devreye giriyor. Ön frende ise ABS' yi devreye sokamadım. Asfalt ön freni zorlamayı göze alabileceğim kadar iyi değildi. Yani totom yemedi
Süspansiyona gelirsek ön süspansiyon frenlerde aşırı bir dalma hissi yaratmadı ki bu tarz motorlarda bunu başabilmek çok önemlidir. Süspansiyon ayarları genel olarak yumuşak gibi. Özellikle asfalt kullanıcıları bir parça sertleştirebilir.
Bu kısa geziden benim naçizane çıkardıklarım bunlardır. Ben zaten DCT versiyonunu almaya karar vermiştim. Bu testten sonra iyiki de alıyorum dedim. Yalnız aklım manuel versiyonun egzos sesinde de kalmadı değil.
Ama DCT nin sürüş modlarıyla oynamak da ayrı bir keyif. Üstelik arazi için G modu da var.
Motosiklet konusunda ne guruyum ne de apaçi. Alalade basit bir motosiklet severim, hepsi bu. Yazdığım yorumları da bu gözle okursanız daha sağlıklı olur.
İyi günler.
Ben de motoru dün test ettim. 10km kadar MT, 10km kadar da DCT' yi kullanma şansım oldu. İlk kullandığım motor MT olandı. Üzerinde aksesuar olarak uzun cam ve alçak sele vardı. Boyum 1.78. Alçak sele gerçekten fark yarattı. Ayaklarımın ucu ve aya bölgesi yere tam bastı, topuklarım ise hafif havada kaldı. Bu da insana güvende olduğu hissi veriyor. Yalnız alçak sele biraz sert. Yarım saatlik sürüşte en ufak bir rahatsızlık vermedi ama sürüş uzun sürseydi ne olurdu bilmiyorum. Sürüş sırasında yüksek cam rüzgarı tam olarak başımın üzerinden arkama attı. Yalnız kullandığım motorda camın biraz kirli olması görüş açısından rahatsız ediciydi. Oturuş pozisyonunu çok rahat buldum. Adeta motorun içine gömülüyorsunuz ve özellikle selenin arkasına doğru oturursanız neredeyse bir cruiser sürer gibi rahat hissediyorsunuz. Aynalar da işlevini gayet iyi yerine getiriyor. Yine elcik koruma da rüzgarı güzel kesiyor. Motorun ayaklıkları gözüme çok kısa göründü ama sürüşte bir problem yaşamadım.
Motor sıralı çift silindir ama hiç öyle bir karakteri yok. Torku çok iyi. Sesi özellikle düşük devirlerde çok güzel ve V motorlardaki pa pa pa pa po po po şeklindeki vurgulu çalışma şeklini hissettiriyor. Yalnız çift silindir V motorlardaki titreşim bunda yok
Gelelim DCT' ye. DCT olan motorda aksesuar yok. Böylece popom daha rahat, yalnız ayaklarımın sadece uçları yere değiyor. Camım daha kısa, böylece görüşüm daha net ama kaskım vizörümden itibaren rüzgar alıyor. Enteresan şekilde DCT daha bir sıralı iki silindir tadı veriyor. Bunu hem egzos notunda hem de motorun düşen vurgusunda hissediyorsunuz. Ama tork ve güçte bir fark hissedilmiyor. D modu sıkıcı mod. 80km ile giderken 6. Vitese kadar çıkıyorsunuz. Vites geçişleri aşırı yumuşak ve sürüş cansız. Bu mod belki histerik bir artçı taşırken ya da ekonomik kullanımlar için ideal olabilir. Bunun dışında S1, S2 ve S3 modları var. Bu modların her biri vites geçiş zamanını uzatıyor. Yani hızınız aynı oranda yükselirken viteslerin yükselmesi giderek daha fazla vakit alıyor. Böylece daha spor bir kullanım elde ediliyor. Yalnız sürekli 2. vites ile gidebildiğim test alanını S3 modunda bile 3 ve 4. vitesler ile geçtim. Sonuçta adamların mottosu ' Safety first '
Test parkurumuz asfalt olsa da çamurlu yüzeyler bulunduğundan biraz da deneme amaçlı bu yüzeylerde gaz verdiğimde traction kontrol güzel devreye girdi. Hava yağmurlu olduğundan 3 kademenin 3. sünde kullandım. 1 ve 2 de risk ve heyecan dozu yükselecektir. Frenlere gelirsek arka fren hissini çok sevdim. ABS çok müdahaleci değil. Çok ideal bir noktada devreye giriyor. Ön frende ise ABS' yi devreye sokamadım. Asfalt ön freni zorlamayı göze alabileceğim kadar iyi değildi. Yani totom yemedi
Bu kısa geziden benim naçizane çıkardıklarım bunlardır. Ben zaten DCT versiyonunu almaya karar vermiştim. Bu testten sonra iyiki de alıyorum dedim. Yalnız aklım manuel versiyonun egzos sesinde de kalmadı değil.
Motosiklet konusunda ne guruyum ne de apaçi. Alalade basit bir motosiklet severim, hepsi bu. Yazdığım yorumları da bu gözle okursanız daha sağlıklı olur.
İyi günler.