Bir kimsenin, kendisinin veya bir başkasının herhangi bir hakkına (can, mal, ırz) yönelen bir saldırıyı ortadan kaldırmak amacıyla, saldırıyı def etmek amacıyla, saldırı ile orantılı biçimde, saldırı sürerken, saldırıya verdiği karşılıktır.
Yasal tanımdan yola çıkarak meşru müdafaa hakkının koşullarını inceleyelim:
Bir saldırı olacak.
Bu saldırı devam ediyor olacak (devam eden veya tekrarı muhakkak olan)
Orantılı karşılık verilecek.
Saldırı, insandan kaynaklanıyor olacak (fail insan olacak)
Failin akıl hastası, küçük yaşta birisi olmasının önemi yoktur.
Fail belirli olacak.
Saldırı başka bir şekilde bertaraf edilemeyecek. (saldırıya uğrayana kaçma yükümlüğüğü yüklenemez)
Tehlike muhakkak olacak (savunma yapılmazsa, muhakkak bir ölüm/yaralanma/ ırza tecavüz tehlikesi olacak)
Kişi, kendi hareketiyle saldırıya sebebiyet vermişse dahi meşru müdafaa hakkına sahiptir.
Meşru müdafaaya karşı meşru müdafaa olmaz. (Meşru müdafaada bulunan kişinin hareketi zaten hukuka uygun olduğu için, bu harekete karşılık verilmesi amacıyla meşru müdafaaya gidilemez.)
Saldırının üçüncü kişiye yönelmesi de herhangi bir kişiye meşru müdafaa hakkı verir.
Nefsi müdafaa nın koşulları bunlar.. Kaldı ki o kadar gizli gelip ateş etmeye çalıştığında bile silahı tutukluk yapıyor tekrar deniyor polis. Vurulma anını yavaş izlerseniz elemanın silahını polise döndürüyor o ara. Silah gerçek olsa ve eleman 1 sn daha hızlı davransa polis ölebilirdi.
2. olarak birini kolundan,bacağından,göğsünden de vursanız vurulan kişi silahını rastgele de olsa 1-2 el ateşleyebilir. En temiz etkisizleştirme yöntemi kafadan vurmak.
Herşeyi geçtim, adam silahını çıkartmış etrafa tehdit savuruyor. Nefsi müdafaa ya girmesi için illa 3 el ateş edip ıskalamış olması mı gerekiyor? Başbakanın dediği gibi canlı bombayı eylem yapmadan tutuklayamayız olayı herhalde.
Derseniz ki silahı doğrultmadığı sürece sıkıntı yok alayım birtane tabanca trafikte her tartıştığımda çıkarıp gözdağı vereyim. Adam beni vurursa kasıtlı adam öldürme suçundan müebbet yesin..
Değerli Emniyet Teşkilatı Mensupları
Son zamanlarda kamuoyunu ve Tüm polis teşkilatını derinden yaralayan, telafisi
mümkün olmayan hatalar yüzünden ya polisin kendi ölümüne yada vatandaşın ölümüne
sebebiyet veren birçok hadiseden dolayı kamuoyunda ve teşkilat içerisinde görev yapan
birçok meslektaşımız tarafından yanlış yorumlanan silah kullanma yetkisine bir açıklık
getirmek istiyorum.
Bana göre polisin kanunlardan almış olduğu silah kullanma yetkisinde o kadarda
abartılacak bir sıkıntı yok. Asıl sıkıntı Polisin yorumlama sıkıntısı, Eğitim sıkıntısı ya da
kanun önünde hesap vermekten kaçınma sıkıntısıdır.
Bir hukuk devletinde elbette ki insanlar yaptıklarından dolayı adalet karşısında hesap
verebilmelidir. Mahkemeye çıkmak için illaki suçlu olmak gerekmiyor. Çoğu zamanda
kamuoyu nezdinde, kafalarda soru işareti kalmaması içinde hâkim önüne çıkılmalı. Gerçi
bizdeki adalet sistemi yavaş işlediğinden çoğu zaman hepimizde bir bıkkınlık oluşsa da
yinede hukuk önünde hesap verme, bir hukuk Devletinde aslolan şeydir.
Ancak gözlemlediğim en önemli olay Polis teşkilatında alakasız olayların birbirleriyle
ilişkilendirilerek yanlış örneklendirilmesi hadisesidir ki; buda üzücü olaylara sebebiyet
vermektedir. (Silah kullanması gereken yerde kullanmaması, kullanması gerekmeyen yerde de
kullanması) Oysaki kanunlarda polisin silah kullanmasında hiçte bir sorun gözükmemektedir.
Bu konuda gerek PVSK ve gerek 3201 sayılı ETK da açık bir şekilde silah kullanma yetkisi
belirtilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 3. Maddesinde Zabıta Teşkilatını, özel ve
genel olmak üzere ikiye ayırır. Silahlı bir kuvvet olan Polis ve Jandarma Genel Zabıtadır,
demekle, polisin silah taşımaya yetkili olduğunu belirtmiştir. Yine 6136 sayılı Ateşli Silahlar
ve Bıçaklar Kanunun 7/B bendi C fıkrası: “Ateşli Silahları ancak; Emniyet Hizmeti sınıfına
dâhil kadrolarda çalışan personelden olanlar taşıyabilirler veya mesken ya da işyerlerinde
bulundurabilirler.” İfadesi ile polisin silah taşıma ve bulundurma yetkisi verilmiştir.
Kamu düzen ve güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olan polis; devletin silahlı icra
ve inzibat kuvveti olması nedeniyle Silah Kullanmak gibi önemli bir yetkiye sahip
bulunmaktadır.
Polisin, genel zabıta olarak silah kullanma yetkisinin bulunması, görevinin niteliği
icabı olarak, zor kullanma yetkisinin en ağır derecesi ve tabii bir sonucudur. Aksi takdirde,
belli nitelikte görevleri yapma gücü olamaz. Polis, silah kullanma yetkisini her zaman, rast
gele ve istediği zaman kullanamayacaktır. Yasalar hangi hallerde silah kullanılacağının
sayarak yetkisinin sınırlarını belirtmiştir.
Silah en son çare olarak ve düzeni bozan kişiyi
kaçamaz veya saldıramaz hale getirmek amacıyla kullanılmalıdır. Polis kendine verilen
görevleri yerine getirirken diğer zorlama tedbirleri yetersiz kalmış ve silah kullanılma
zorunluluğu ortaya çıkmış ise, o takdirde en son çare olarak silaha başvuracaktır.
Silah Kullanmanın Genel Şartları Ve Dikkat Edilecek Hususlarda maddeler halinde
aşağıdaki şekilde belirtilmiştir.
1. Taarruz (Saldırı) ve tecavüzü başka bir şekilde defetmeye imkan olmamış ise;
2. Silah kullanılması gereken failin, başka bir şekilde ele geçirilmesine imkan
bulunmamış ise,
3. Taarruzla (saldırıyla) karşı gelinmiş ise,
4. Silahlı olarak karşı gelinmiş ise,
Polisin silah kullanması mümkündür.
Silah kullanma yetkisi mevzuatımızda aşağıdaki kanun maddeleri ve yönetmeliklerde
düzenlenmiştir:
• 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu (madde 16)
• Polis Vazife ve Selahiyetleri Tüzüğü (madde 17)
• Polis Çevik Kuvvet Yönetmeliği (madde25/c)
• 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun (madde 11)
• Gümrük Kanunu (madde 7)
• 1481 sayılı Asayişe Müessir Bazı Fiillerin Önlenmesi Hakkındaki Kanun (madde 1)
• 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu (madde 4)
• 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu (madde 23)
Polis Vazife ve Selahiyet Tüzüğü’nün 17 maddesine göre, polis için silah kullanma
yetkisinin kabul edildiği hallerde dikkat edilecek hususlar;
1. Silah kullanmaktan başka çare bulunmamalıdır. Yani polis önce her imkanı
kullanacak ve sonunda havaya ateş ederek şahsın mukavemetini veya maneviyatını kırarak
sonuca ulaşmaya çalışacaktır. Ancak bazı durumlarda buna imkan olmayabilir. Örneğin;
karşısına elinde silahla çıkan ve ateş eden veya namluyu polise çevirerek ateşe hazır olan
şahsa karşı, polisin beklemesi beklenemez. Ortada polisin kendisine siper edeceği yerde
yoksa olayda nefsi müdafaa ve taarruz hali mevcuttur.
2. Polis silah kullanırken “MÜMKÜN OLDUĞU KADAR” suçlunun
öldürülmesinden ziyade, yaralı olarak yakalanmasına dikkat edecektir.
3. Polise karşı silah kullanılması ve yeltenilmesi halinde doğrudan ve
duraksamadan silah kullanılmalıdır.
2559 Sayılı POLİS VAZİFE VE SELAHİYETLERİ KANUNU
Madde 16- Polis, aşağıda yazılı hallerde silah kullanmağa yetkilidir:
A) Nefsini müdafaa etmek;
B) Başkasının ırz ve canına vuku bulan ve başka suretle men`i (giderilmesi) mümkün olmayan bir
taarruzu (saldırıyı) savmak için;
C) Ağır cezayı gerektiren bir suçtan sanık olarak yakalanıp nezaret altında bulunan veya her hangi bir
suçtan mahkûm ve tutuklu olup da tutulması veya nakil ve sevki polise emir ve tevdi olunan şahısların
kaçmaları veya bu maksatla polise taarruzları halinde yapılacak ihtarlara itaat edilmemiş ve kaçmağa
ve taarruza mani olmak için başka çare bulunmamışsa;
D) Muhafazasına memur olduğu mevki veya elindeki silaha yahut kendisine verilmiş veya teslim
edilmiş olan karakol hane ile şahıslara karşı vuku bulacak taarruzu başka suretle defa imkan
olmamışsa;
E) Ağır cezayı gerektiren ve meşhut cürüm halinde bulunan suçlarda suçlunun saklı olduğu yerin
arandığı sırada o yerden şüpheli bir şahıs çıkarak kaçtığı ve dur emrine kulak asmadığı görülerek
başka suretle ele geçirilmesine imkân bulunmamışsa;
F) Ağır hapsi gerektiren bir suçtan dolayı sanık veya mahkûm olup da zabıtaca aranmakta olan bir
şahsın yakalanmasına teşebbüs edildiği sırada kaçar ve dur emrine de kulak asmayarak başka türlü ele
geçirilmesi kabil olmazsa;
G) Vazife esnasında polise tecavüze veya karşı koymağa elverişli aletlerin ve silahların teslimi
emredildiği halde emrin derhal yerine getirilmeyerek karşı gelinmesi veya teslim edilmiş silah ve
aletlerin zorla tekrar alınmasına kalkışılmışsa;
H) Polisin vazifesini yapmasına yalnız veya toplu olarak fiili mukavemette bulunulmuş veya taarruzla
mümanaat edilmişse;
I) Devlet nüfuz ve icraatına silahlı olarak karşı gelinmişse;
Ateşli silahlar kullanılmasına ilişkin yöntemler (usuller)
Kamu gücü görevlisinin, kendisini bir polis görevlisi olarak açıkça tanıtması gerekir.
Ve ateşli silahını kullanma niyetini taşıdığını konusunda açıkça uyarıda bulunması gerekir.
Uyarı etkisini (sonucunu) gösterilmesi için yeterli bir süre bırakmak zorundadır.
Ancak; bu davranış (hareket) biçimi, eğer görevli memur yada üçüncü kişiler için ölüm
yada ağır yaralama tehlikesi taşıyorsa, uygulanmaz(uyarıda bulunulmaz) Ya da;
Ortam ve koşullar göz önüne alındığında, beklemek açıkça yararsızsa yada uygun
değilse. Polis derhal silah kullana bilir.
Saygılarımla.
Abdurrahman YILMAZ
Emşav Basın Sözcüsü
Neymiş vur yetkisi öldür demek değilmiş. Ayrıca hepimiz biliyoruz ki silahı kullanan kişi statü sahibi olmasaydı şimdi dışarıda gezemezdi.