İnsan kalabalığından trafikte saatlerce beklemekten sıkıldığımız için motosiklete binmiyor muyuz zaten ?
Hayır. Çoğumuz şehir içinde (ve hatta şehir dışında) bir noktadan diğerine hızlı, etkin ve güvenli bir şekilde gitmek için motora ve otoya biniyoruz. Trafik ulaşım için yapılır, arada zevk alıyorsanız buna kimse itiraz etmez. Ama bunu bir hak olarak ileri sürerseniz size garip garip bakarlar.
İstanbul'da keyif almak için motosiklet binen kaldı mı acaba ?
Bakınız bir önceki cevap.
Her fırsatta şehrin kalabalığından uzaklaşıp keyifli virajlar için km'lerce yol gitmiyor muyuz ?
Herkesin farklı bir gerekçesi olabilir, şehrin kalabalığına katkıda bulunmadığınız sürece ben karışmam.
Trafikte bekleyecek olsam gider otomobile binerim
Hem otomobile binip hem de sizin gibi düşünen otomobil sürücülerinin mesela İstanbul'da yol açtığı kazaları hepimiz görüyoruz.
ancak ben hem hayatımı riske atıp motosiklete binerken
Hayatınızı riske atmanız sizin seçiminiz, size ayrıca bir hak sağlamaz, önemli olan başkalarının canını malını riske atmamanız.
hemde trafikte bekleyemem kimse kusura bakmasın.
İşte burada durup başkalarını dinleyeceksiniz. Bu sözünüze zerre kadar beyni olan herkes şiddetle karşı çıkacaktır. Eğer uygar bir ülkede yaşıyor olsaydınız, "trafikte beklememeyi" tercih ettiğiniz üçüncü seferde ehliyetinizin uzun bir süre uçtuğunu ve size kallavi bir ceza verildiğini görecek, uzun bir süre psikiyatrik tedavi almak zorunda kalacaktınız. Siz burada uygar olmayan bir milletin uygar olmayan bir ülkesinde araç kullanmanın lüksünü yaşıyorsunuz. Hiç olmazsa bunun farkında olun ve "dayılanmayın".
Video da hiç bir taşkınlık yaptığımı düşünmüyorum.
Sorun galiba sizin kendi hareketlerinizi nitelendiriş şeklinizden kaynaklanıyor. Siz duran bir trafikte , duran araçların yanından, karşı şeridi işgal ederek geçmeyi taşkınlık olarak algılamıyorsanız bence bir psikiyatr ile konuşmanız yararlı olabilir. Bunu hakaret etmek, laf çarptırmak için söylemiyorum. Sadece psikiyatriden çok az da olsa anlayan, psikiyatri konusunda bir-iki kitap çevirisi yapmış biri olarak söylüyorum, alınmaca gücenmece yok.
Maddi manevi bir kaza atlatmış olmama rağmen efendiliğimden ödün vermedim.
Kazayı sadece siz atlatmadınız, sizin yüzünüzden o minibüs sürücüsü de (galiba minibüstü) atlattı. Bence asıl o, efendiliğinden ödün vermedi, siz değil. Siz, özür dileme konumundasınız.