İstanbul antalya turu esnasinda, aslinda tur degildi kotu ve acil bir durum icin acilen alanyaya gitmem gerekiyordu. Bir telefonla evden firladim yani ucak falan bulmam imkansizdi. Herneyse antalyayi gecip okurcalara geldigimde sehir merkezinde kirmizi isikta beklerken kafa kilometrelerce sonra beni bekleyen senaryoya kitlendiginden yesil yanmis ve farketmemistim. Arkadaki bmwdeki adamin kornalariyla kendime geldim fakat adam ne kadardir korna caliyorsa camdan sarkip anaavrat sovmeye basladi. Ben zaten sinirliydim ve el kol hareketleriyle tabiri caizse artislik yaparak adama cikistim vizoru acip bi kac kufur salladim motoru ayakliga alip indimki aractan 4 tane takim elbiseli keko indi. Motora nasil atladim nasil calistirdim gazladim inanamazsiniz. Motora guvenerekte biraz cesaretlenmistim basar kacarim diye ama adamlar inat edip alanyaya kadar kovaladi. Niye herhangi bi karakola surmedin diye merak eden olursa, inanin karakolun onunde bile saldirirlardi tipleri gormeniz lazim. Alanyada arkadaslarin mekana girip nefes nefese anlattim durumu onlarda disari cikip kendilerini gosterince adamlar basip gitmisti. Daha sonra adamlarla tesadufen karsilasip durumu tatliya baglamistik.
Bu kadar tırsak olmayın lan %100 haklısın bide. Sen buna geri vites yaparsan yarın bi gün başka motorcuyada aynısını yapacaktır, kafanda hayvan gibi kask var, en fazla karnına bi kaç darbe alırsın ama senin indirdiğin bir kafa, onun o olmayan beyninde yer edecektir "motorculara bulaşmayayım" diye. Bunuda yapamadıysan görüntülerle kasten adam öldürmeye teşebbüsten dava açabilirsin. Bişey çıkmasa bile az önceki "motorculara bulaşmayayım" algısı yine onun o beyninde yer edecektir. Gelip burda "bono boylo yoptolor" diye ağlamanın kimseye faydası yok.
Dediğimi yap, yaptığımı yapma diyorsun yani :king:
Uzun yola eksik yağla çıktım, sonra da uzun yolda motoru coşturunca yağı bitiyodu neredeyse :cherry: Motor güçten düşüp üst kapaktan sesler çıkarmaya başlayınca fark ettim, bişey olmadı neyseki. 2 sene önce nisan ayında olmuştu bu, aynı motoru hâla kullanıyorum.
Ordaki durumla bu cok farkli, orda olsa kacmazdim. Ayrica yukaridaki olay 19 yasinda basima gelmisti.
izmite giderken kocaman bir çivi girmiş arka lastiğe. o halde dinlenme tesislerine kadar gelmişim . güneşin çiviye yansıması sayesinde gördüm çiviyi. lastik patlamamıştı çivi çıksaydı o otoban yolunda hızımda biraz vardı 150 km felan. arkamdada 110 kg artçı vardı. allah korudu.
istanbuldan sakaryaya giderken yine otobanda orta şeritte kocaman kamyon lastiği vardı yolun ortasında.
yine otobanda kangal köpek ölüsü gördüm en sol şeritte şeridin yarısını kaplamıştı yanından güzel bir slalom ile risk almadan kolayca geçtim hızım normaldi.
yine istanbul ankara otobanında ilerlerken otobanın 2 şeride düştüğü yerlerden birinde iki tırdan biri 40 km hız ile diğer sağ şeritteki tırı sollamaya kalktı sinyal verdi , ancak sollamaya çıkar çıkmaz verdi. yani önceden vermedi sinyali. benim hızımda 150 km felandı tam hatırlamıyorum. frenlemem panik frenleme çalışmalarım sayesinde en başta allah korudu ve bu pratikler meyvesini sürekli veriyordu.
sakaryadan istanbula dönüş otobanında mavi renk pejo beni öldürüyordu xj6 yı o zamanlar yeni almıştım. yardırıyordum sol şeritte . mavi pejoda orta şeritte giderken sinyal vermeden aniden benim şeridime girdi. bariyer ile aracın aynası arasında kaldım. hızım çok yüksek olduğu için frenleme yapmadan direk gazı kestim ona rağmen araçla bariyer arasında kılpayı kurtuldum. en ölümcül riskim buydu. yani arabaya deysem gitmiştim kesin öbür tarafa. bu bana en büyük ders oldu. ogün bugündür. çok fazla dikkat ediyorum. özellikle yan şeritteki araçlara bakarak ilerlemekte fayda var. çünkü ne zaman neyapacağını kestiremiyorsunuz. sinyal vermiyor sizi görmüyor o hızlarda. o yüzden pür dikkat. ya yavaş gideceksin. orta şeritte veya en sağda manzarayı izleye izleye. şahsen ben artık öyle yapıyorum.
bir kaç tane daha varda. allah korudu. şükürler olsun. allah hepimizi korusun şu kazalardan ve hırsızlardan.
genelde uzun yol çok daha güvenli olur her ne kadar sürâtler yüksek olsada.
bir keresinde çanakkale-izmir yolunda kaz dağlarında virajları alırken(o zamanlar virajlarda tecrubeli değilim.) bir viraja hızlı girdim ve viraj git gide içeri doğru daralmaya başladı, bende o zamanki kafamla frenlere basıp yavaşlamak istedim. daha motora başlamadan önce okuduğum DD'nin motosiklet teorisi kitabında yazan bir taktiği uyguladım ve motoru bir an dikleştirip frenlere asıldım ardından tekrar yatırdım, bunu bir kaç kez tekrarladıktan sonra şeridin biraz dışında sağ tarafta durabildim. sonradan aklımı başıma alıp daha dikkatli sürmeye başladım.
ikinci kötü anımsa altınoluktan bursaya doğru giderken debriyaj telimin kopması olmuştur. 3 km sıcakta yürüyüp debriyaj teli almıştım 3 km geri yürümüştüm tabi dolayısıyla, 2 saat kaybettim, ve motor hayatımın ilk debriyaj değişiminide orda yaptım. şimdi kopsa her türlü malzeme yanımda var ancak acemilik zor gerçekten zor
üçüncüsü ise 2 ay önce başıma geldi, bursadan eskişehire gidiyorum ancak domaniç, tavşanlı, kütahya üzerinden 260 km lik bir rota üzerinden gitmeye karar verdim.. yolculuğun 257 km lik kısmı hayatımda yaptığım en keyifli yolları kapsayan oldukça zevkli bir gezi oldu. ancak eskişehire kütahya yolundan girince biraz kayboldum, bir kırmızıda durup "ulan burdan nereye dönecem ben amunaaöhhm" derken yanık kokusu aldım. önce öndeki arabaya baktım ordanmı geliyor diye. hayır ordan gelmiyordu, kokunun benim motorumdan geldiğini anladığım anda dumanlarıda görmeye başlamıştım zaten. hemen stop edip kenarı çektim, aklımdan tesisat gitti geçmiş olsun düşünceleri geçerken koltuğu söktüm ve konjektörün yandığını ve sıcaktan eridiğini dumanın sebebinin bu olduğunu gördüm. sonrasında problemi orda çözemediğim için 3 km motoru eve kadar ittim, ter içinde kaldım. ve 2 gün motor ile uğraştık sonunda konjektörü değiştirdim, aküyü şarj ettirdim ve geçte olsa atan sigortayı fark edip motorun "çalışmama" probleminide çözdüm. itiraf edeyim sigortayı ararken motorun heryerini söktük babamla, aslında gözümüzün önündeymişinternetten kitapçığına bakınca bulabildik..
siz siz olun yanınızda her türlü alet edevat, debriyaj teli, yedek sigorta ve daha ne gerekiyorsa bulundurun. mağdur olmayın