Sayın Ekrem ATA Bey;
Öncelikle, her ne şekilde olursa olsun, bir firmayı temsil eden bir şahsın aramızda olup her sorunumuza cevap vermesi ziyadesi ile güzel, bunun için kendi adıma teşekkür ederim.
Sizin de bildiğiniz gibi bir dönem Pulsar için ciddi karar vermişken bir takım olumsuzluklar sebebi ile vazgeçmiştim. Halen Pulsar'ın fiyat/performans durumunun diğerlerinden iyi olduğu kanısındayım. Yuki'nin bile 9-10 binlere motor satmaya çalıştığı bir piyasada pulsarın fiyatı hala makul sayılabilir. Hatta Ayzek arkadaşın mesajını görene kadar gerçekten eşime dostuma tavsiye ettiğim bir motordu. Buraya kadar her şey güzel.
Sürüş esnasında beyin resetlediğinde tekerleğin kilitlenmeyeceğini yazmışsınız, ya da ben öyle anladım. sadece vites küçülterek bile uygun yol şartlarında (mesela yağmurun yeni başladığı veya yeni bittiği) arka tekerin kilitlenmesini sağlayabilirim. Viraja yatmışken de o beyin kendini resetleyip ateşlemeyi kesebilir. O an stabilize yolda da olabiliriz. Yani beyin resetlemesi kullanıcı açısından hayati risk yaratabilir, önce bunda hemfikir olalım. Ateşlemenin kesildiği anda oluşacak yığılma bile birkaç diğer faktör devrede iken başlı başına kaza sebebidir. Öncelikle bunu kabul etmenizi rica ediyorum. Yani lastik kilitlenmez, krank yavaşlar ama döner konusunu bir geçelim. Motorların bazılarında yakıt azaldığında stop etme sorunu varmış, yahu yakıt az ise, motora yakıt gitmeyebilir fren yaptığımızda viraja yattığımızda falan, stop eder, o tamam. Denge sensörünü de kabul etti arkadaşlar. Ama bir motor giderken, sebepsiz, beyni resetleyip motoru kompresyona sokuyorsa, ki soktuğunu siz de kabul etmişsiniz, bu kronik bir sorundur, hatalı üretilen seriler çağırılır, gerekli düzeltme, onarım yapılır. Ya da en azından servise giden arkadaşlara yardımcı olunur. Bakın ayzek arkadaş 4 kez aküsünün değiştirildiğini yazmış. Yahu kaç yıllık motor bu? bu süreçte 4 kez akü değiştirilmesi nedir? Benim kötü mondialden fabrikasyon aküyü 2 yılın sonunda 15 gün önce çıkartıp attığımızda halen sağlamdı. Sadece onun suyuyla, tahliyesiyle ve oksidiyle uğraşmaktan sıkılıp jel akü aldım. Bajaj gibi bir markada nasıl 4 kez akü değişir bunun mantıklı açıklaması yok. Dahası arkadaş servise gitmiş, derdini anlatmış, çözemeyip/çözmeyip akü değiştirip geçiştirmişler. İşte burada sizin haklı olduğunuz çizgi bitiyor, kullanıcının haklı olduğu nokta başlıyor. Öncelikle garanti kapsamında bir motor aynı arızadan 4 kez servise giriyorsa, ya kullanıcı kaynaklı bir sorun vardır ki motosikletin beynini bozmak kullanıcılığın ötesinde gayret ve yetenek ister, ya da o problem çözülemiyordur. İlk şık geçerli olduğunda "kullanıcı hatası" deyip servisler motoru ücreti karşılığında tamir ediyor. İkinci şık geçerli olduğunda ise, burada hak mahrumiyeti var (ben sıfır aldığım ürünün ayıbı yüzünden servisle arkadaş olmak zorunda değilim) ayıplı ürünün ayıbının giderilememesi var (4 kez akü değişmiş ama aynı sorun tekrarlamış, kaza olmasa muhtemelen 5. kez servis ziyareti) yetersiz servis var (arıza tespit cihazı yok/kullanılmıyor, bu yüzden yapılan onarım işe yaradı mı yaramadı mı muamma, sorun giderilmeden araç teslim ediliyor) ve halen satış rakamlarından bahsediliyor. Hiç kimse Bajaj az sattı, çok sattı derdinde değil ki, ortada bir sorun ve bir mağduriyet mevcut, konu o.
Bu durumda şahsi kanaatim olumsuz oluyor haliyle. Ben mondial için de yazdım aynı şeyleri, (Ekrem Bey'in bahsettiği art niyetli arkadaşlardan değilim, bana mesaj atmadı zaten) servise gittiğmide şu kadar (750 tl civarıydı) masrafın var dedikleri sorunu dışarda 15 tl'ye çözdüler, bu firmanın enjeksiyonlu motoruna nasıl güvenip binicez diye çokça yorum yaptım. Bakın Ekrem Bey, güçlü motor getirmekle, ucuza satmakla büyük marka olunmayacağı konusunda hemfikirizdir. O ürünün arkasında durabilmekle büyük marka olunur.