Motoru almadan önce bulabildiğim tüm yazıları ve forumları okumuştum.Ne yazık ki burada xciting ile ilgili yeterince bilgi oluşmamış.Aldıktan sonra gelip burada yazacağıma dair kendimce karar almıştım, şimdi onu uyguluyorum.
Ben yamaha xcity 250 veya xmax 250 ile kıyaslıyordum bu motoru.Son zamanlarda xmax'ı eleyip xcity ile xciting arasında kalmıştım.Halbuki model olarak dengi xmax.Xcity'de artı olarak gördüğüm şeyler büyük tekerlek çapı ve düşük yakıt tüketimiydi.Ancak xcity'nin sele altına kask sığmadığını bagaj hacminin daha küçük olduğunu gördüm.Sele altına kask koyabilmek benim için önemliydi.Yakıt sarfiyatı verilerini kıyasladığımda xcity daha az yaksa da arada büyük bir fark yoktu.Normal kullanımda 100 km'de 0.3 litre gibi bir fark görünüyordu.Bu farkı göz ardı edebilirdim.Ne de olsa 30 kg civarında daha ağırdı xciting.Xciting'de arka çanta demirinin bağlantıya hazır olmaması en çok kafamı kurcalayan şeydi.Bunu çanta taşıma demirine para vermeden mevcut demiri delerek çözmeyi planlıyordum.Ve elbette fiyat olarak xciting yamaha'lardan daha hesaplıydı.
Kymco xciting 250i aldıktan sonra ilk baktığım şey yakıt sarfiyatı oldu.Motor tek kişi rüzgarsız havada kolayca 110 km sürate çıkıyordu ve bu hızda zorlanmadan yolculuk yapılabiliyordu.Uzun yolda genelde 100-110 km süratlerde yolculuk yaparak 3.2 litre yakıt tüketimi olduğunu hesapladım.Yıllarca büyükten küçüğe değişen hacimlerde vitesli motor kullanmış birisi olarak en çok hoşuma giden şey ayaklardan kaskın tepesine kadar hiç rüzgar almıyor oluşuydu.İki tekerlekli otomobil kullanıyor hissine kapılmıştım.Uzun yolda belimi arkadaki destek yerine yaslayarak zaman zaman sol elimi de dizime koyarak o güne kadar hiçbir motorumda bulamadığım bir konforla sürüş yaptım.Neden bu motor tipini daha önce hiç denemedim diye hayıflanıyordum.
Ancak bozuk yolda; toprak bile değil, bozuk asfalttan yada şehir içindeki kilit taş döşenmiş sokaklardan bahsediyorum; motorun sert ve kısa amortisörleri kötü vuruyordu.Özellike ön tekerlek sağa yada sola fırlayıp gidecekmiş gibi geliyordu.Büyük ön tekerli endurolar ve son olarak 18 inç çaplı commuter'den sonra bu rahatsız edici geldi.Halen daha da alışabilmiş değilim, virajları temkinli dönüyorum.
Bir diğer sevmediğim şey motor kayışının kavrama noktası olan devirde(3000-3500 aralığı) şehir içinde sıkışık trafikte, dur kalklarda yada tam o devirde gitmeye çalışırken çıkan sesler ve titreşim.Zaman zaman ciddi rahatsızlık veriyor.
Motosikletin boyu uzun ve gidon turu az.Dar alanlarda dönüş yapmak güç.Şehir içinde aralardan geçme pratikliği açısından bir commuter ile kıyaslandığında hantal kalıyor.Kaldırım inip çıkmayı da unutmak lazım, araba gibi altını sürtmek mümkün.Boy demişken boyum 1.83, ayak uçlarımla yere değebiliyorum.Hem sele yüksek hem de ayak koyma yerleri nedeniyle bacakları açmak gerekiyor.
Motorun sesi çok değil, çok az da değil.Modern bir motor sessizliği yok.İkisi arasında.
Ön cam çok başarılı, ayarlanamıyor oluşu eksik bence.Görüntüsü sanki ayarlanabiliyormuş gibi ama ayarlanamıyor.Cam sabit.
Selenin ön tarafında küçük bir kapaklı bölme var, kilitsiz açılıyor.Değersiz ıvır zıvırları koymak için ideal.Ön panelde de sol tarafta kontak anahtarı ile açılan bir bölme var, ancak o da küçük.
Frenler başarılı.Arka fren kolunun kombine fren özelliği var.Sadece arka fren sıkıldığında ön fren de bir miktar sıkılıyor.Galiba %30 gibi, bir yerde okumuştum tam rakamdan emin değilim.Hatta bu konu başlığında da olabilir.
Şimdilik aklıma gelen bunlar.Bu motoru almayı düşünen varsa yakıt sarfiyatını dert etmesin.Son gaz gitmeye çalışmadıkça yakıt sarfiyatı gayet hesaplı.190 kiloluk bir motor için başarılı hatta.Daha önce hiç scooter kullanmamış olanlar için de; alışması kısa sürüyor ve vitesli motora göre zırt pırt debriyajı çek vitesi değiştir külfetinin olmaması(bana artık zor geliyordu) son derece konforlu.