Honda Honda CBR-600RR Kullanıcıları/Bilgi Paylaşım Başlığı

Katılım
14 Eki 2012
Mesajlar
29
KTM'nin 390'lık makinasıyla yapılan 1.000 kilometrelik tecrübe bir kenara bırakılırsa sorunuza en azından kendi açımdan (zira, herkes için koşullar ve tecrübeler mutlaka farklılık arz edecektir) rahatlıkla 250 cc'lik 160 kg üzeri ağırlıkta bir makinede yapılan 15.000 KM (ki bu bile İstanbul şartları için yeterince uzun) gibi bir tecrübe sonrası CBR 250'den 600'e sıkıntı çekmeden geçtim diyerek cevaplayabilirim. Tecrübe için ise kilometreden daha elzem olduğunu düşündüğüm bir takım hususlar var:

a) Fiziksel kondisyon ve hazırlık. Keza her yeni motora alışabilmek doğal olarak (motorun güç, tork ve tarzından bağımsız olarak) öncelikle kas hafızası açısından bir adaptasyon süreci gerektiriyor. Bu bağlamda motor hacmi ve gücünden ziyade motorun ağırlığı, tarzı ve ağırlık merkezinin konumlanması önemli. Mesela CBR600RR'ın C-ABS'siz versiyonunun ıslak ağırlığı 186 kg civarı iken ABS'li bir CBR 500 için bu ağırlık 200 kg'yi geçmekte. Bu bağlamda tekorik olarak 48 beygirlik uysal CBR 500'ü kullanmak abisine nazaran daha ciddi bir efor ve fiziksel hazırlık gerektiriyor.

b) Motorunuzla ne kadar sıklıkla ve uzunlukta vakit geçirdiğiniz. Bir haftasonu, hobi yahut yaz/kuru hava sürücüsü için bir üst hacim / siklete hazırlık daha fazla zaman alabilir.

c) Tecrübenizi hangi şehir ve yol şartlarında edindiniz. İstanbul trafiğinde (özellikle E-5 ve TEM gibi çevreyolları da dahil) ve muhteşem (!) asafaltında elde edilecek tecrübe görece olarak daha sakin bir sahil kasabası yahut şehrine göre daha çok şey ifade edebilir.

d) Şu anki motoru limitlerinde kullanmayı başarabildiniz mi? Aksi halde elinizde zaten daha çok eğlenmenizi sağlayan bir oyuncak olduğunu unutmayın. Bu konuda bir istisna ise şu: boyunuz 1.85'ten uzun ve kilonuz da 80 kg'den fazla mı? Şayet öyle ise eski Ninja 250'nin başarı reçetesini takip edip Birleşik Devletler'deki minyon latino ve kadın sürücüler hedeflenerek piyasaya sürülmüş bir CBR 250 de aslında kalıbınıza pek de uygun bir motor değildir. Bir an evvel ebat olarak (bu ister istemez daha büyük hacimli bir motor almak zaruretini de doğurmaktadır - elbette bir takım istisnalar hariç-) daha büyük bir motora geçmeniz sizin güvenliğiniz ve rahatlığınız açısından zaten daha doğru bir karar olacaktır.

e) Sürüş bilginiz sadece pratikte değil ancak teoride ne derece yeterli? Keith Code'un "Twist of the Wrist" kitabını okumak ve daha da önemlisi Youtube'da bulabileceğiniz uzun versiyon videolarını izlemek bu bağlamda özellikle motosiklet sürüş dinamiğini daha iyi anlamak adına oldukça faydalı. Her ne kadar güvenli sürüş eğitimleri alsanız da (CBF 1000 ile verilen Honda GS 3 eğitimi müstesna) orada edinidiğiniz bir takım bilgiler (temel bilgiler bir kenara bırakılırsa)600'lük bir supersportta faydadan ziyade zarar getirebilir. Özellikle motor freni, sürüş pozisyonu, kontra tekniğine olan ihtiyaç ve arka fren kullanımının dozajı vb konularda küçük hacimli motorlardaki genel geçer kurallara göre bir takım farklı davranış ve beceriler gerekecektir. Aksi takdirde slippery clutch'ınız da yoksa şayet 7.000 devir üstü vites küçültmenizi gerektiren bir durumda vites küçültmede gaz, debriyaj ve tercihen fren dengesini ayarlayamazsanız soğuk lastikler ve kötü bir asfaltta motorun yapacağı kompresyon 250'lik bir makina ile kıyaslanamaz..

Biraz uzunca bir cevap oldu. Kusura bakmayın. Ancak daha önce de bir defa belirtmiştim... Motorcu Muhabbeti'nin Youtube'daki CBR600RR test videosunu izlemenizi öneririm. Motosiklet hakkındaki yorumları abartıdan uzak (Zira, sanılanın aksine CBR600RR'ın şehiriçi kullanımı gerçekten oldukça hafif ve kolay)ve CBR 250 ile de yer yer kıyaslamalar da içerdiği için sizin açınızdan biçilmiş kaftan.

İyi sürüşler!
 
Katılım
5 Nis 2006
Mesajlar
527
1000 Lik motoru satması 600 Lüğe oranla bir nebze daha zordur. Cünkü 600 lük makineler ile baslayan arkadaslarımız var ama kolaykolay kimse 1ooo cc ile baslama cesaretini gösteremiyor. Öyle ki 600 Lükten 1ooo liğer geçerken bile bircok kişi tereddüt yaşar :bounce:

Arkadaşlar Egzoz inanın bir harika :) Sesi iç gıdıklıyor ama benim gibi fazla sesi sevmiyorsanız uzun yolda biraz sıkıntı olabilir :) Two Brothers ile aynı neredeyse ton olarak :) Motor 9oo KM civarında ve artık 10 bin devre kadar ara ara cıkmaya basladım ; ve arkadaslarım tünelde bizi deli ettin dediler :) 13-14 bin devirde düşünemiyorum :) Cızırtı Patlama Çatlama yok; Daha ileriki günlerde yapar mı bilemiyorum . Yeni video yu da youtube'ye yüklüyorum burada paylaşacağım :)

Yakından egzoz fotoğrafı istemişti arkadaşlarımız buyrun paylaşıyorum ;

[url]http://i.hizliresim.com/Pq35z9.jpg[/url]

[url]http://i.hizliresim.com/1yPYoj.jpg[/url]

[url]http://i.hizliresim.com/XvWBG3.jpg[/url]

[url]http://i.hizliresim.com/4gmLoA.jpg[/url]

[url]http://i.hizliresim.com/kkrjyJ.jpg[/url]

[url]http://i.hizliresim.com/8gnlJW.jpg[/url]

tricolor candır. maşallah.

---------- Mesajlar birleştirildi - 12:34 ---------- bir önceki mesaj zamanı 12:30 ----------

KTM'nin 390'lık makinasıyla yapılan 1.000 kilometrelik tecrübe bir kenara bırakılırsa sorunuza en azından kendi açımdan (zira, herkes için koşullar ve tecrübeler mutlaka farklılık arz edecektir) rahatlıkla 250 cc'lik 160 kg üzeri ağırlıkta bir makinede yapılan 15.000 KM (ki bu bile İstanbul şartları için yeterince uzun) gibi bir tecrübe sonrası CBR 250'den 600'e sıkıntı çekmeden geçtim diyerek cevaplayabilirim. Tecrübe için ise kilometreden daha elzem olduğunu düşündüğüm bir takım hususlar var:

a) Fiziksel kondisyon ve hazırlık. Keza her yeni motora alışabilmek doğal olarak (motorun güç, tork ve tarzından bağımsız olarak) öncelikle kas hafızası açısından bir adaptasyon süreci gerektiriyor. Bu bağlamda motor hacmi ve gücünden ziyade motorun ağırlığı, tarzı ve ağırlık merkezinin konumlanması önemli. Mesela CBR600RR'ın C-ABS'siz versiyonunun ıslak ağırlığı 186 kg civarı iken ABS'li bir CBR 500 için bu ağırlık 200 kg'yi geçmekte. Bu bağlamda tekorik olarak 48 beygirlik uysal CBR 500'ü kullanmak abisine nazaran daha ciddi bir efor ve fiziksel hazırlık gerektiriyor.

b) Motorunuzla ne kadar sıklıkla ve uzunlukta vakit geçirdiğiniz. Bir haftasonu, hobi yahut yaz/kuru hava sürücüsü için bir üst hacim / siklete hazırlık daha fazla zaman alabilir.

c) Tecrübenizi hangi şehir ve yol şartlarında edindiniz. İstanbul trafiğinde (özellikle E-5 ve TEM gibi çevreyolları da dahil) ve muhteşem (!) asafaltında elde edilecek tecrübe görece olarak daha sakin bir sahil kasabası yahut şehrine göre daha çok şey ifade edebilir.

d) Şu anki motoru limitlerinde kullanmayı başarabildiniz mi? Aksi halde elinizde zaten daha çok eğlenmenizi sağlayan bir oyuncak olduğunu unutmayın. Bu konuda bir istisna ise şu: boyunuz 1.85'ten uzun ve kilonuz da 80 kg'den fazla mı? Şayet öyle ise eski Ninja 250'nin başarı reçetesini takip edip Birleşik Devletler'deki minyon latino ve kadın sürücüler hedeflenerek piyasaya sürülmüş bir CBR 250 de aslında kalıbınıza pek de uygun bir motor değildir. Bir an evvel ebat olarak (bu ister istemez daha büyük hacimli bir motor almak zaruretini de doğurmaktadır - elbette bir takım istisnalar hariç-) daha büyük bir motora geçmeniz sizin güvenliğiniz ve rahatlığınız açısından zaten daha doğru bir karar olacaktır.

e) Sürüş bilginiz sadece pratikte değil ancak teoride ne derece yeterli? Keith Code'un "Twist of the Wrist" kitabını okumak ve daha da önemlisi Youtube'da bulabileceğiniz uzun versiyon videolarını izlemek bu bağlamda özellikle motosiklet sürüş dinamiğini daha iyi anlamak adına oldukça faydalı. Her ne kadar güvenli sürüş eğitimleri alsanız da (CBF 1000 ile verilen Honda GS 3 eğitimi müstesna) orada edinidiğiniz bir takım bilgiler (temel bilgiler bir kenara bırakılırsa)600'lük bir supersportta faydadan ziyade zarar getirebilir. Özellikle motor freni, sürüş pozisyonu, kontra tekniğine olan ihtiyaç ve arka fren kullanımının dozajı vb konularda küçük hacimli motorlardaki genel geçer kurallara göre bir takım farklı davranış ve beceriler gerekecektir. Aksi takdirde slippery clutch'ınız da yoksa şayet 7.000 devir üstü vites küçültmenizi gerektiren bir durumda vites küçültmede gaz, debriyaj ve tercihen fren dengesini ayarlayamazsanız soğuk lastikler ve kötü bir asfaltta motorun yapacağı kompresyon 250'lik bir makina ile kıyaslanamaz..

Biraz uzunca bir cevap oldu. Kusura bakmayın. Ancak daha önce de bir defa belirtmiştim... Motorcu Muhabbeti'nin Youtube'daki CBR600RR test videosunu izlemenizi öneririm. Motosiklet hakkındaki yorumları abartıdan uzak (Zira, sanılanın aksine CBR600RR'ın şehiriçi kullanımı gerçekten oldukça hafif ve kolay)ve CBR 250 ile de yer yer kıyaslamalar da içerdiği için sizin açınızdan biçilmiş kaftan.

İyi sürüşler!

rc390 nasıl bir motor. cbr500 de düşündüm ama oturuş pozisyonu ve ağırlığı beni almaktan vazgeçiriyor. Hani 600rr sayfasını fazla işgal etmek istemem farklı bir motor için ama bi bukle bahsetseniz :)
 
Son düzenleme:
Katılım
14 Eki 2012
Mesajlar
29
Elbette. Zevkle. Ancak müsaadenizle bu sorunun cevabını RC390 forumuna yazmak isterim. Zira, burada yer işgal etmek istemem. Oradan takip edebilirsiniz.
 
Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
Katılım
8 Tem 2006
Mesajlar
968
Arkadaşlar michelin pilot power 2 lastiklerle beraber fren mesafem 100-0km için ortalama 40-50mt arasında. Fren mesafesini 40mt nin altında düşürmek istiyorum bu nedenle yolu daha iyi tutan pirelli rosso corsa lastiklerle değiştirmeyi düşünüyorum. Ne dersiniz bir katkısı olur mu ? Bu durumu tecrübe eden varmı ?
 
Katılım
14 Eki 2012
Mesajlar
29
Merhaba Bilginozi.

Sorunuzun cevabı (ve hatta aklınıza başka bir takım alternatif lastikler de sokacak şekilde :) aşağıdaki linkte mevcut.

Alman Motorrad dergisinin yaptığı yeni bir karşılaştırmada son derece kapsamlı bir inceleme sunulmuş piyasada satın alabileceğiniz eşdeğer cadde/pist lastikleri için. Link aslı Almanca ancak dilerseniz Türkçe'ye google translation ile çevirttirebilirsiniz. Sonuçlar şaşırtıcı, güvenilir ve ezber bozucu. Pirelli Rosso Corsa'dan vazgeçmek isteyebilirsiniz zira bundan önceki yıllarda (ıslak ve yağmurda sürüş hariç ne kadar başarılı olsa da) rakipleri şu an bir adım önüne geçmiş gözüküyor:

http://www.motorradonline.de/motorr...17-und-19055-zr-17-endwertung/548082?seite=17
 
Son düzenleme:
Katılım
24 Mar 2012
Mesajlar
382
Merhaba Bilginozi.

Sorunuzun cevabı (ve hatta aklınıza başka bir takım alternatif lastikler de sokacak şekilde :) aşağıdaki linkte mevcut.

Alman Motorrad dergisinin yaptığı yeni bir karşılaştırmada son derece kapsamlı bir inceleme sunulmuş piyasada satın alabileceğiniz eşdeğer cadde/pist lastikleri için. Link aslı Almanca ancak dilerseniz Türkçe'ye google translation ile çevirttirebilirsiniz. Sonuçlar şaşırtıcı, güvenilir ve ezber bozucu. Pirelli Rosso Corsa'dan vazgeçmek isteyebilirsiniz zira bundan önceki yıllarda (ıslak ve yağmurda sürüş hariç ne kadar başarılı olsa da) rakipleri şu an bir adım önüne geçmiş gözüküyor:

http://www.motorradonline.de/motorr...17-und-19055-zr-17-endwertung/548082?seite=17


Alman dergisi ve kazanan metzeler. Şaşırdık mı ? Tabii ki hayır...
 
Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
Katılım
8 Tem 2006
Mesajlar
968
Merhaba Bilginozi.

Sorunuzun cevabı (ve hatta aklınıza başka bir takım alternatif lastikler de sokacak şekilde :) aşağıdaki linkte mevcut.

Alman Motorrad dergisinin yaptığı yeni bir karşılaştırmada son derece kapsamlı bir inceleme sunulmuş piyasada satın alabileceğiniz eşdeğer cadde/pist lastikleri için. Link aslı Almanca ancak dilerseniz Türkçe'ye google translation ile çevirttirebilirsiniz. Sonuçlar şaşırtıcı, güvenilir ve ezber bozucu. Pirelli Rosso Corsa'dan vazgeçmek isteyebilirsiniz zira bundan önceki yıllarda (ıslak ve yağmurda sürüş hariç ne kadar başarılı olsa da) rakipleri şu an bir adım önüne geçmiş gözüküyor:

http://www.motorradonline.de/motorr...17-und-19055-zr-17-endwertung/548082?seite=17

Teşekkürler. İngilizceye çevirip okudum ama frenleme ile ilgili test yapmamışlar sanırım. Onun dışında michelin ilk sırada yer alıyor. Aslında lastiklerimden son derece memnunum ama sanki frenleme mesafesi biraz daha geriye çekilebilir diye düşünüyorum. Tam da emin olamıyorum.
 
Katılım
14 Eki 2012
Mesajlar
29
Açıkçası otomobil dergileri için ben de sizin gibi düşünüyorum ve artık VW ve Audi'yi birinci görmekten sıkıldım :) Ancak bu abiler biraz daha insaflı gibi. Continental de Alman ancak lastiği (sport attack II) bir türlü sevemediler. Birinciliği iki lastiğe paylaştırmışlar Michelin Pilot Power 3 ve Metzeler. Fransızlara birncilik vermek daha çok koymuştur :)

Şaka bir yana. Anglo-saxon testlerde ise Japonlar daha ziyade beğenilmiş. Dunlop Sportmax Q3 ve Bridgestone Battlax S20 Evo (katil olmayan) açıkçası benim ilk tercihim olurdu.

---------- Mesajlar birleştirildi - 14:30 ---------- bir önceki mesaj zamanı 14:25 ----------

http://www.motorcycle-usa.com/545/21916/Motorcycle-Article/2015-Sport-Motorcycle-Tire-Shootout.aspx

Bu da Anglo-Saxon testlerinden biri. Fren mesafesi burada var mı bilmiyorum ancak Michelin Pilot Power 3'ün Motorrad'da özellikle wet grip değerleri etkileyiciydi. Belki bir gösterge olabilir.. Ancak, denemeden zor.

Bu arada ben de stock Dunlop D214'leri 1.000 bakımında Michelin Pilot Power 3 ile değiştirdim. Adil bir kıyaslama yapabilmek adına lastiklerin rodajının bitmesini bekliyorum. Devamında sizinle izlenimlerimi paylaşmaktan menuniyet duyarım.
 
Katılım
29 Eyl 2007
Mesajlar
176
KTM'nin 390'lık makinasıyla yapılan 1.000 kilometrelik tecrübe bir kenara bırakılırsa sorunuza en azından kendi açımdan (zira, herkes için koşullar ve tecrübeler mutlaka farklılık arz edecektir) rahatlıkla 250 cc'lik 160 kg üzeri ağırlıkta bir makinede yapılan 15.000 KM (ki bu bile İstanbul şartları için yeterince uzun) gibi bir tecrübe sonrası CBR 250'den 600'e sıkıntı çekmeden geçtim diyerek cevaplayabilirim. Tecrübe için ise kilometreden daha elzem olduğunu düşündüğüm bir takım hususlar var:

a) Fiziksel kondisyon ve hazırlık. Keza her yeni motora alışabilmek doğal olarak (motorun güç, tork ve tarzından bağımsız olarak) öncelikle kas hafızası açısından bir adaptasyon süreci gerektiriyor. Bu bağlamda motor hacmi ve gücünden ziyade motorun ağırlığı, tarzı ve ağırlık merkezinin konumlanması önemli. Mesela CBR600RR'ın C-ABS'siz versiyonunun ıslak ağırlığı 186 kg civarı iken ABS'li bir CBR 500 için bu ağırlık 200 kg'yi geçmekte. Bu bağlamda tekorik olarak 48 beygirlik uysal CBR 500'ü kullanmak abisine nazaran daha ciddi bir efor ve fiziksel hazırlık gerektiriyor.

b) Motorunuzla ne kadar sıklıkla ve uzunlukta vakit geçirdiğiniz. Bir haftasonu, hobi yahut yaz/kuru hava sürücüsü için bir üst hacim / siklete hazırlık daha fazla zaman alabilir.

c) Tecrübenizi hangi şehir ve yol şartlarında edindiniz. İstanbul trafiğinde (özellikle E-5 ve TEM gibi çevreyolları da dahil) ve muhteşem (!) asafaltında elde edilecek tecrübe görece olarak daha sakin bir sahil kasabası yahut şehrine göre daha çok şey ifade edebilir.

d) Şu anki motoru limitlerinde kullanmayı başarabildiniz mi? Aksi halde elinizde zaten daha çok eğlenmenizi sağlayan bir oyuncak olduğunu unutmayın. Bu konuda bir istisna ise şu: boyunuz 1.85'ten uzun ve kilonuz da 80 kg'den fazla mı? Şayet öyle ise eski Ninja 250'nin başarı reçetesini takip edip Birleşik Devletler'deki minyon latino ve kadın sürücüler hedeflenerek piyasaya sürülmüş bir CBR 250 de aslında kalıbınıza pek de uygun bir motor değildir. Bir an evvel ebat olarak (bu ister istemez daha büyük hacimli bir motor almak zaruretini de doğurmaktadır - elbette bir takım istisnalar hariç-) daha büyük bir motora geçmeniz sizin güvenliğiniz ve rahatlığınız açısından zaten daha doğru bir karar olacaktır.

e) Sürüş bilginiz sadece pratikte değil ancak teoride ne derece yeterli? Keith Code'un "Twist of the Wrist" kitabını okumak ve daha da önemlisi Youtube'da bulabileceğiniz uzun versiyon videolarını izlemek bu bağlamda özellikle motosiklet sürüş dinamiğini daha iyi anlamak adına oldukça faydalı. Her ne kadar güvenli sürüş eğitimleri alsanız da (CBF 1000 ile verilen Honda GS 3 eğitimi müstesna) orada edinidiğiniz bir takım bilgiler (temel bilgiler bir kenara bırakılırsa)600'lük bir supersportta faydadan ziyade zarar getirebilir. Özellikle motor freni, sürüş pozisyonu, kontra tekniğine olan ihtiyaç ve arka fren kullanımının dozajı vb konularda küçük hacimli motorlardaki genel geçer kurallara göre bir takım farklı davranış ve beceriler gerekecektir. Aksi takdirde slippery clutch'ınız da yoksa şayet 7.000 devir üstü vites küçültmenizi gerektiren bir durumda vites küçültmede gaz, debriyaj ve tercihen fren dengesini ayarlayamazsanız soğuk lastikler ve kötü bir asfaltta motorun yapacağı kompresyon 250'lik bir makina ile kıyaslanamaz..

Biraz uzunca bir cevap oldu. Kusura bakmayın. Ancak daha önce de bir defa belirtmiştim... Motorcu Muhabbeti'nin Youtube'daki CBR600RR test videosunu izlemenizi öneririm. Motosiklet hakkındaki yorumları abartıdan uzak (Zira, sanılanın aksine CBR600RR'ın şehiriçi kullanımı gerçekten oldukça hafif ve kolay)ve CBR 250 ile de yer yer kıyaslamalar da içerdiği için sizin açınızdan biçilmiş kaftan.

İyi sürüşler!

Altı Çizili yere çok katılamıyorum 250 kg'lik Honda Shadow ve Honda Crossrunner kullandım. 350 kg'nin üzerinde olan Harley Cruiserlarına da binmişliğim oldu, 10 km hızdan sonra sonra motorun ağırlığı ne olursa olsun. Yazınızla çelişiyorsunuz gibi belirttiğiniz üzere önemli olan motorun ağırlık merkezi. 200kg 'lik cbr500r ile 600rr sürüşünde fiziki kondüsyonun-durumun etkisinin önemsiz olduğunu düşünüyorum. Fiziksel durumun etkisinin çok olduğuna inanmak yeni sürücüleri ayrıca yanıltıyor, çok görmüşüzdür boyum 1.85 body çalışıyorum 600'lük ile başlayabilir miyim diye soran arkadaşları...

İstanbulun kendine haz gerçekleri var. İstanbul trafiğine aşina olmak, sürücü alışkanlıklarını bilmek gerekiyor. Kendi sürüşümüz dışındaki sebepler yüzünden çok sayıda motosiklet kazası yaşıyoruz. Motor tecrübesi kadar trafik tecrübesi, öngörü de çok önemli. Özellikle araba kullanmamış trafiğe ilk defa motosiklet ile çıkacak genç arkadaşlarım çok çok dikkatli ve temkinli olsunlar.
 
Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
Katılım
8 Tem 2006
Mesajlar
968
Alman dergisi ve kazanan metzeler. Şaşırdık mı ? Tabii ki hayır...

Kanımca sponsor kaybetmemek için açıkça hiçbir lastiğe iyi yada kötü demiyorlar. Hep ucu açıp ifadeler yazıyorlar. Yani dur şu test sonuçlarına bakayım da almak istediğim lastiğe kadar vereyim deyip okusan sonunda yine kadar veremiyorsun. Dergilerin yaptıkları bütün testlerde bu var. Kask olsun, motosiklet testi olsun hep aynı şeyler.
 
Katılım
14 Eki 2012
Mesajlar
29
Sevgili Vladimir yazının kendi içinde çeliştiğini düşünmüyorum. Ancak uyarınız için teşekkür ederim. Şöyle bir özeleştiri yapayım. Belki biraz daha açmam gerekiyordu: Öncelikle yukarıdaki şartların hepsi kümülatif (Zira ancak birarada bulunurlarsa bir anlam ve bütünlük ifade ediyorlar) ve ancak yine de sınırlı sayıda da değiller. Dolayısıyla biri eksik olduğunda diğerinin başlı başına pek bir faydası yok. Kaldı ki bunlara ek bir takım kıstaslar da eklenebilir. Mesela (a) fıkrası açısından ise özenle eklediğim kelime "teorik" idi. Yani pratikte şartlar, hız, sürücü ve motora göre değişiklik elbette gösterecektir. Ancak, kullanım amacı olarak birbirinden iki aşırı uç kadar ayrıldığı düşünülen (ki ben de böyle düşünürdüm ancak tam olarak doğru olmadığını gördüm) iki modeli seçerken de titizlikle davranmaya çalıştım ve birebir aynı şartların varlığını bir ön kabul olarak ele aldım. Aksi halde zaten kıyaslama yapmamızın pek bir manası yok. Keza özellikle dengesiz bir fren yahut tekerlek kilitlemede yapılacak panik bir harekette direksiyon düz tutulamaz ise ve motoru bırakmamak adına (bu elbette her zaman ne kadar doğru bir hareket olur tartışılır)ayak yere konulmak gerekirse CBR500'ü taşımak için harcanacak eforun ve gerektireceği fiziksel kondisyonun görece olarak CBR600RR'a kıyasla daha fazla olacağı. Her ne kadar her ikisi farklı sınıflara ait gibi gözükse de CBR600RR'ın diğer eşdeğerlerine nazaran dik konumlanmış sürüş posizyonu dikkate alınınca ve aslında selesinin darlığı sebebiyle yüksekliğine rağmen daha rahat ayağınızın yere basmasını sağladığından hareketle daha zor bir pozisyonda bırakması yine "teorik" olarak zor.
Vücut geliştirme sporu elbette hoş bir benzetme. Ama benim de dikkat çekmek istediğim sizinle aynı husus idi: Kas hacminden ziyade "kondisyon" ve "hafıza". Yani body'ci olmaktan ziyade atlet olmak. Bu da ciddi tekrar, devamlılık ve dayanıklılık gerektiriyor. İşte bu da ancak (b) fıkrasındaki gibi motorla birbirinden farklı şart ve mekanlarda ve devamlı olarak zaman geçirmekle kazanılan önemli şeylerden sadece biri. Bu bağlamda sizinle hemfikiriz ve aynı endişeleri paylaşıyoruz diye düşünüyorum. Böyle değilse ve ben yanlış anladı veya anlattıysam bile bu konuları böyle güzelce ve biraz da temellendirerek tartışabilmemiz başlıbaşına bir keyif.

Şüpheye mahal vermemek adına bu yazı kimseyi 600'lükle motor kullanmaya başlamaya sevk edici bir intihara giriş sunumu değil. Sadece bunun nedenlerine ve niçinlerine, sizin de altını çizdiğiniz bir takım aşırı öz güvenden kaynaklı tuzaklara düşmeden (bazen benzeri bir tehlike anında şans eseri kurtulduğumuzda ders almaktan ziyade gereksiz bir ölümsüzlük duygusu kaplar ise vay halimize ki maalesef bu insanın hamurunda mevcut) ve kimsenin gururunu da incitmeden (Zira, hepimiz herşeyi en iyi kendimizin bildiğini, çok zeki, çok maharetli ve ölümsüz olduğumuz yanılgısıyla yaşıyoruz. en azından belirli bir yaşa kadar :), dokunmaya çalışan bir giriş yazısından ibaret.
 
Son düzenleme:
Katılım
12 Eki 2006
Mesajlar
11,471
Arkadaşlar
BUGÜN itibariyle motorum 950 km oldu. Hafta ici 1ooo bakimi icin servise gidecegim. Ne yaptilar ne kadar tuttu hangi yagi koydular hepsini aktaracagim. Rodajim bitti cok şükür artik motora binmek yok bakima kadar :)
 
Katılım
14 Eki 2012
Mesajlar
29
Haydi hayırlısı ve maşallah!

Bizim 1.000 bakımı da dün yapıldı Kadıköy Mototal'de. Yağ filtresi, pul ve yağ değişti. Yağ olarak Motul kullanıyorlar. Toplamda 3 kutu (1'er Litrelik) 10-40 Motul 5100 açıldı. Gitmeden evvel taze Ipone Katana bulamadığım için pek de bir alternatifim olmadı. İşçilik ücreti almıyorlar. Lastik değişimi de yaptırmıştık. Onu çıkarınca 160 lira gibi bir rakam etmesi lazım.
 
Katılım
14 Eki 2012
Mesajlar
29
Teşekkürler biyeybarakus benden hızlısınız. Cakalaz, doğrudur, aynen sizin tarif ettiğiniz ince pul.

---------- Mesajlar birleştirildi - 21:21 ---------- bir önceki mesaj zamanı 06:55 ----------

Herkese iyi akşamlar. Hatırlarsınız henüz bin bakımında yeni lastik taktirmistik Michelin pilot power 3. Az evvel Şile dönüşünde arka lastik yarıldı... Şu an araç bekliyoruz. Sıcağı sıcağına sizlerle paylaşmak istedik. İlk defa hem de karayolunda ve trafikte başımıza böyle bir şey geldi.. Hele bu kadar lastik sohbeti üzerine tam tuz biber old...
 
Katılım
15 Kas 2011
Mesajlar
187
Teşekkürler biyeybarakus benden hızlısınız. Cakalaz, doğrudur, aynen sizin tarif ettiğiniz ince pul.

---------- Mesajlar birleştirildi - 21:21 ---------- bir önceki mesaj zamanı 06:55 ----------

Herkese iyi akşamlar. Hatırlarsınız henüz bin bakımında yeni lastik taktirmistik Michelin pilot power 3. Az evvel Şile dönüşünde arka lastik yarıldı... Şu an araç bekliyoruz. Sıcağı sıcağına sizlerle paylaşmak istedik. İlk defa hem de karayolunda ve trafikte başımıza böyle bir şey geldi.. Hele bu kadar lastik sohbeti üzerine tam tuz biber old...

geçmiş olsun ..

---------- Mesajlar birleştirildi - 03:50 ---------- bir önceki mesaj zamanı 03:43 ----------

http://www.sahibinden.com/ilan/vasita-motosiklet-honda-6-aylik-sifir-kokulu-bebek-209548740/detay/ arkadaşlar rr ım satılık.
 
Katılım
12 Eki 2006
Mesajlar
11,471
Oldum olasi Michelin in düz pilotpowerine ısınamamıştim zaten. Ama böyle bir olayi ilk kez duydum. Fabrika hatasi bir durum olabilir ...
 
Katılım
14 Eki 2012
Mesajlar
29
Geçmiş olsun dilekleriniz için çok teşekkürler. Yarığın boyu ve lastikteki konumuna ilişkin daha iyi fikir verebilmesi adına bir kaç fotoğraf... BJK Nevzat Demir Tesisleri önünde duran trafikte, lastiğin doğrudan yerle teması olmayan bir kısmından yarılarak birdenbire gerçekleşmesi hele bir de alınanı iki gün olmuş ve 2014 üretim bir lastik için oldukça şüphe uyandırıcı.

Cakalaz, iç güdülerinizin kuvvetli olduğunu söylemek gerek. Bu kötü tecrübeden sonra Michelin Pilot Power 3 ve hatta genel olarak Michelin denildiğinde en az iki kere düşünmeli.


Ao1VMFb.jpg
a11KQIX.jpg

45FKvO1.jpg
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst