Arkadaşlar,
Bir ürünün kalitesini sadece dışından bakarak anlayamazsınız. Firmanın test prosedürleri vardır, bu testlerden sorunsuz geçiyorsa kalitesi uygundur. Diğer konu ise kalite algısına giriyor. Mesela aynı aracın sert plastikten yapılmış ön paneli de olabilir, yumuşak malzemeden yapılmışı da... Bunların tümü aynı dayanıklılık testlerinden geçer. Hepsi de o firmanın standartlarına uygundur ama müşteri açısından kalite algıları farklıdır. Sert olanını aldığınızda kısa sürede dağılacak bir ürün almış olmazsınız, sadece aynı işi yapan daha ucuz bir ürün almış olursunuz. Bajaj'ın da yaptığı bu işte. Fiyatının ucuz olması da bu yüzden... Gösterge panelini eleştiren arkadaşlar, onlara kötü görünmesinin dışında fonksiyonel olarak bir eksikliğini görmüşler mi ? Dış plastiklerini ucuz bulanların plastikleri bir yıl kullanım sonucunda kırmızıdan turuncuya dönmüş mü ? Yerlerinden çıkmış mı ? Bunlar olmamışsa ürüne dışarından bakıp "Abi bu benim gözüme kalitesiz görüldü, dökülür bunlar" diyemezsiniz. Ancak tahmin edersiniz, büyük ihtimalle de yanılırsınız. O sizin dediğinizi 10 sene önce Çin firmaları yapıyordu. Farlarının camı güneşte sarıya dönüyordu, egsozları çürüyüp kırılıyordu. Bir arkadaşımız "Pulsar yoldan gelmiş, plastik kokuyordu" demiş. Geçen sene benim MT-07 de yoldan geldiğimde yeniyken koku yapardı. Hoşuma da giderdi açıkçası...
Zam konusunu da Ekrem Bey açıkladı. dolar kuru ile arada %2'lik fark var. Bence Kuralkan'ın hatası zam yapma zamanlarını ve buna bağlı miktarlarını doğru ayarlayamamalarıydı. Zam eninde sonunda gelecekti, bu ekonomik koşullarda aksinin olması mümkün değil. Diğer yandan KTM Duke 390'ın Hindistan'da 8000 TL'ye satıldığını görünce ben de Pulsar'ın buradaki satış fiyatından rahatsızlık duymaya başladım. Birileri Hintli dostlarımıza bizi olduğumuzdan zengin anlatmış sanırım. Pulsar'ın 400'lük modellerini merakla bekliyorum ve onlar için %37 KDV'ye rağmen bu şekilde tepki çekmeyecek bir fiyatlandırma yapılacağını umuyorum.