onlarca kez karşılaştığım bir durum
bir süre sonra alışıyorsun
geçmiş olsun
Dikkatle, iki kere bakmadıktan sonra size doğru gelen bir motosikletin hızını algılamak mümkün değil. O yüzden bizi görseler bile biz henüz o noktaya ulaşmadan yapmak istedikleri manevrayı tamamlayabileceklerini düşünüyorlar.
Zaten çoğu zaman görmüyorlar. Hayvanlıklarından, kötü niyetlerinden değil, gerçekten görmüyorlar. Hakikaten de yanına gidip ne yapmaya çalıştığını sorsanız ne kabahat işlediğini bile bilmez. Çünkü sizi tehlikeye attığını düşünmemiştir. Sayıları milyonları bulan araba sürücüsünü tek tek öldürmek şansı var olmadığından sağ kalabilmek için bizim bunun farkında olarak sürmemiz gerekiyor. Siz de zaten gerekli frenlemeyi yapmışsınız. Kazadan kaçınmışsınız.
Üç tane önerim olabilir.
1. Acil durum freni yaparken veya engelden kaçma manevrası yapmayı gerektirecek bir durumla karşılaştığımızda korna çalmak hiç bir şeye fayda etmez. Gerçekten bizim kazaya karışmanızı engelleyecek şey fren yapmamız gerektiği zamanda enerjimizi, dikkatimizi tamamen fren yapmaya vermek yerine bir de korna çalmakla uğraşmak faydalı değil. Bir video izlemiştim. Eleman önüne çıkan arabaya korna çala çala gidip vuruyor. Oysa kornayla uğraşacağına, o an tüm enerjisini sadece frenleme yapmak için harcasa kazadan kaçınacaktı.
2. Bu sürücülerin bize kişisel olarak kasıtları olduğunu düşünüp sinirlendiğimiz zaman böyle tehlikeleri atlattıktan hemen sonraki sürüşümüzde ruh halimiz mtor sürmeye uygun olmuyor, agresifleşiyoruz. Kafamızın meşgul olduğu şey içinde bulunduğumuz an, sürüş koşullarımız çevremizde olup bitenler değil de az önce yaşadığımız tehlike anı ve kızdığmız o araç sürücüsü oluyor. Böyle durumlarda sürüş yaparken kazaya daha açık oluyoruz. Psikolojik bir disiplin sağlayıp bu türden tehlike durumlarını kişselleştirmemeyi, bunlara sinirlenmeden, rahat bir profeyonel edasıyla sürüşe devam edebilmeyi becermeye uğraşmak lazım. Çünkü bopzuk bir ruh hali yine bizi riske sokacak.
3. O arabanın yapacağı şeyin önümüze kırmak olduğunu daha erken anlamak mümkün müydü diye -tarafsız bir şekilde kendimize torpil geçmeden- her zaman sorgulamak lazım. Bakış yeterince ileride miydi, o arabayı ilk ne zaman fark ettik, ne yapacağını kestirebildik mi, sola dönüş şeridi olan ışıklara yaklaştığımızın farkında mıdık, benzinlik girişi gibi buraya da zart girenler olacağının farkında olarak ilerliyor muyduk, bütün bunlar olurken diğerlerinin yapacağı aptallıklardan uzak kalabileceğimiz zaman ve mesafeyi yaratacak konumda mıydık, bütün bunları algılayabilecek hızda mı ilerliyorduk? Bunları kendimize sorarsak iyileştirmeler yapabiliriz. Sormazsak veya kazaya karışmak veya karışmamak sonucunun yalnızca kadere ya da diğer sürücüye bağlı olduğunu varsayarak ilerlersek benzer durumlarda benzer tehlikeler yaşarız.
motosikletle hiç tecrübem yok. ancak,işim dolayısıyla arabayla türkiye'nin dört bir köşesine gittim.
araba sürerken şunu yapıyorum: hangi yolda olursam olayım, bir kavşak veya bir trafik lambası görür görmez (yeşil dahi yansa) ayağımı gazdan çekiyorum...hatta önümüz düz mesela, 500 mt sonra trafik lambası var ve yeşil yanıyor,yine ayağımı gazdan çekiyorum. ülkemizdeki çoğu sürücü bu durumda daha fazla gaza basıyor ki kırmızıya yakalanmasın.. ben çoğu kez böyle davrandığım için yanımda yolculuk yapan abilerimle tartıştım.." yaa bazsana kardeşim bak kırmızıya yakalanıcaz " falan söylenmeye başlıyorlar,umrumda olmuyor; lap çekiyorum ayağımı gazdan.. çünkü, yollarda sadece biz yokuz, motosikletlisi,bisikletlisi,yaşlısı,kedisi,köpeği,traktörü,engellisi vs vs... var.. özellikle kavşaklar bu tip taşıtlar ve yayaların karşıdan karşıya geçmesi için uygun. (malum ne alt geçit var ne üst geçit--hatta alt geçit veya üst geçit olsa da insanımız üst geçide çıkacağına yine yoldan geçiyor)..ya herşeyi geçtim;size yeşil ışık dahi yansa o anda oradan bir ambulans veya itfaiye geçer, ona çarparsın..adam o an dalgın olur,telefonla konuşur,veya hastaneden çıkmıştır kanser olduğunu öğrenmiştir kafa 1 milyon olmuştur,orada yol olduğunun bile farkında değildir,yaşlıdır gözü görmez,sağırdır kulağı duymaz..
senin anlık gaz kesmen, seni gideceğin yere en fazla 10 saniye geç gitmeni sağlar...sonra mazallah 10 saniyenin acısı bir ömür boyu geçmez,ben haklıydım,o hatalıydı lafı hiçbir anlam ifade etmez.
90 km giderken hızla durmak var 50km hızla giderken durmak var. hani yollarda tabelalar koyarlar max hız sınırı 70 diye..ama kimse uymaz ve herkes şunu der " ya bu yolda da 70 le mi gidilir arkadaş" falan...bunlara uyun,hiçbiri boşa koyulmamıştır.
saygılar.
Bir de şu var. Bizi tehlikeye sokan arabaya doğru bağırmakla meşgulken ışıktan geçiyoruz. O esnada bakışımız sola geriye doğru ve bize yeşil yanıyor olsa da bir kavşağa girip çıkıyor olabiliriz. Sağımızda kırmızıda geçen bir başka araba, freni tutmayan bir kamyon var mı yok mu görme şansımız hiç yok. Yani bir tehlikeyi atlatır atlatmaz tekrar sürüşe dönmüyoruz. Aklımız, beynimiz, gözümüz, bakışımız gerideki arabadayken sağdan soldan gelen giden var mı hiç göremeden yola devam ediyoruz. Orada başımıza ikinci bir tehlike gelse tamamen savunmasızız.
Orhancım öncelikle geçmiş olsun.
Ben bu videodaki yoldan günde 10-15kez geçiyorum. Galericiler sitesinden sanayiye araba göstermek için ne hikmetse her araç ordan yolu keserek çıkar.
Arkasında ekmek sepeti olan kurye motorumsu siyah bir motorum var. Bende başiskelede oturuyorum. Hatta şu açtığım başlık aynı yolda yaşadığım bir olayla ilgili.
http://www.motosiklet.net/forum/moto-sohbet/117884-adam-oldurmeye-tesebbusun-cezasi-ozur-dilerim.html
Maalesefki biz trafikte araç sürücülerinin gözünde etkisiz elemanız. Yol kenarında duran bir b.kuz yada. Nezamanki bunu idrak edersen ozaman izmitte motor kullanabilirsin. Ben bir hiçim. Biz bir hiçiz bu ilde.
Ha senin hatanda hızın en sağ şeride göre yüksek. Tabi frenine güveniyosun ama bizim yollar deterjanlı.
Ben hergün kaçkez bunlarla karşılaşıyorum takma kafana. "Ben bir hiçim" diye sinirin geçinceye kadar tekrarla geçer.
Saygılar
abi görmedim lafı kadar sinirimi bozan bişey yok. sen beni biklemiyon mu lan gey diyip kaskı kafasına gömesim geliyo
Eyvallah kardeşim işe gidip gelirken devamlı kullandığım bir yol olduğu için duyularım devamlı açık. Berkayla birlikteydik oda şahit oldu. Biraz daha süratli olsaydım belki arabaya çarpmasam bile o jilet gibi asfaltta yeri öpebilirdim. Bu arada sanada geçmiş olsun bir an önce iyileş sahalarda görelim senide![]()