Arkadaşlar genel olarak psikolojisi çok düzgün olmayan bir toplumda yaşıyoruz, ortalıkta saatli bomba gibi cinnetin eşiğinde insanlar dolaşıyor. Bu yüzden insanın bu tarz durumlarda soğukkanlılığını koruması, kesinlikle anlık öfkelerle hayatında iz bırakacak kararlar almaması taraftarıyım. Yani o insana orada sen ne öğretebilirsin ki? Tamam, %100 haklısın ve çok sinirlendin, karşıdaki adam yüzünden büyük bir sıkıntıya girecektin ve kıl payı kurtuldun. Peki, karşındaki %100 haksız olmasına rağmen sen agresif bir şekilde yaklaşarak ona orada yanlış olduğunu anlatıp, kendi fikrinin doğru olduğunu kabul ettirebilir misin? Hayır. Çünkü oradaki olay konuşmadan tartışmaya veya kavgaya döndüğü anda gereksiz bir şekilde kişiselleşecek, ve kimin kime ne anlattığının bir önemi olmayacaktır.
Zaten normalde orada doğruyu anlatmak senin yapman gereken bir iş de değil, kuralın farkında olmayan adamın orada trafikte bile olmaması lazım, veya bir-iki defa böyle durumlara yol açtıktan sonra yerinde ve caydırıcı cezalarla doğruyu öğrenmiş, öğretilmiş olması lazım. Bunu da sen ben değil, devlet yapacak. Dünyanın modern ülkelerindeki yol kavgası/tartışması videolarında dikkat edin, birçoğunda sürücü kamerayı işaret ettiği anda ve kayıt aldığını belirttiğinde tartışma sona eriyor, suçlu taraf hızlıca münakaşayı noktalayıp olay mahallini terk etmek istiyor. Neden? Çünkü yanlış yapan kişi kayıt altına alındığında gerçekten ciddi bir cezayla karşılaşacağının, hatta ehliyetine el konup mahkemeye bile çıkabileceğinin farkında. İşte bu ülkenin ihtiyacı olan şey de bu. Kurallarla ilgili bilginin yeterli şekilde verilmesi, öğrenildiğinin sıkı ve zor bir sınav sistemiyle düzenli olarak denetlenmesi, son olarak da yerinde ve gerçekten caydırıcı cezalar.
Ama anlatılan hikayelerden anladığımız ve her gün haberlerde gördüğümüz gibi şu an bunlar bizde yeterli değil, ve bu yüzden bence yapılacak en iyi şey ya yoluna devam etmek, ya da sabır gösterip kendinize hakim olarak karşıdaki insanın neden hatalı olduğunu ona sabırla, anlayacağı şekilde anlatmaktır (mesela yukarıda bir arkadaş ne güzel söylemiş, benim yerimde eşin dostun olsa ne düşünürsün tarzında empati kurmasını sağlayarak). Evet, bunu yaptığınız 10 kişiden 8 tanesi umursamayacak, belki tersleyecek, belki de hiç dinlemeyip yoluna devam edecektir, ama burada önemli olan zaten o diğer 2 kişiyi kazanmak. Çünkü diğer türlü sert yaklaştığınızda o 2 kişiyi de kazanma ihtimali de ortadan kalkacak, hatta büyük ihtimalle o örnek 10 kişiden 10 tanesi de hayatında karşılaşacağı diğer motorculara daha negatif davranacaktır. Belki diyeceksiniz ki "e insan sinirleniyor, ben bunlarla uğraşamam, ben ders anlatmak zorunda mıyım elin aptalına, ağzını kırar geçerim", tamam, ben de size sorayım, değer mi? Bu adamlar sayıyla değil ki döve döve bitsin? Nereye kadar? Neden onun seviyesine inesin? Ayrıca bu agresif yola girildiğinde ve alışkanlık haline getirildiğinde maalesef su testisi çoğunlukla su yolunda kırılıyor. Kısacası, anlatmak istediğim şu, toplumumuz zaten bu tip adamlarla dolu ve özellikle garip bir şekilde cehaletin haklı çıkarıldığı ve bu tarz hareketlerin övüldüğü son dönemde toplum kavga/dövüş açısından resmen yangın yeri. Bu ateşi söndürmek istiyorsak da odun atarak bir yere varamayız.