- Katılım
- 25 Mar 2014
- Mesajlar
- 135
- Konu Yazar
- #1
Arkadaşlar bende hepimiz gibi üzüldüm, şahsım adına çıkarmam gerek dersleri çıkardım, duamı ettim. Belki birilerine fikir/fayda olması niyetiyle de nacizane çıkardığım sonucu yazıyorum.
Saatler önce bir haber paylaştım, az tecrübe ile 170bg tam spor bir motosiklete, alışmadan fazladan yük (artçı ile) binmek gibi büyük hatayı/sorumluluğu alan ve bedelini hayatı ile ödeyen arkadaşın psikolojik olarak nasıl bir ruh hali içinde olduğunu çözmek amaçlı bir kaç saattir sadece bu konu üzerinde, aldığım kişisel gelişim derslerinde öğretilen metodla araştırma yapıyorum.
Forum ve online gazete haberlerinden çıkardığım kadarıyla bir sonuca vardım.
Hepimiz başta insanız, çoğumuzda erkeğiz.
Benim analizime göre rahmetli Nehir (Gökhan'ın eşi), en az Gökhan kadar hevesli ve heyecanlı bir artçıymış.
Gökhan'ın gaza gelip attığı bir makas/yaptığı aşırı hız sonrasında Nehir'in ''çok hızlısın/korkuyorum/yavaşlamalısın/v.b söylemlerde bulunup uyarmadığı kanısındayım.
Aksine tecrübesini göz ardı edip dahada şevke getirdiğini düşünüyorum. (Bunun temel nedeni daha önce ufakta olsa bir kaza yapıp motordan düşmemesidir, eğer bir kez düşüp tecrübe edinmiş olsaydı sürücüyü ciddi bir tavırla uyarırdı. 'Temel kanı olan motordan düşünce kötü şeyler olur' lafını yalnızca forumlardan okumak yetmiyor malesef)
Analizime göre fiziki ve psikolojik açılardan tek başına sürüyor olsaydı muhtemelen kendi içerisindeki yaptığı düşünsel konuşmalar, bu denli büyük kazaya sebebiyet vermeden, 'ilkel garantici davranış' içgüdüsüyle, daha temkinli kullanması gerektiği konusundaki düşünsel fikirler daha ağır basacak ve sürüş temposunu ona göre belirleyecekti.
Bu ilkel içgüdü hafife alınmayacak kadar güçlü, somut olmasada insanları sayısız kaza ve kötü olaylardan kurtarmıştır.
Arkasına aldığı artçının şevkine gelmeyi bırakın, artçıyı bilinçlendirme sorumluluğu sürücünündür.
Benimde kız arkadaşım var ve en az benim kadar motora heyecan duyuyor. Arada sırada arkamdayken teker yapmamı söylüyor, nadiren boş yolda, temkinli sürat yaptığımda çok hoşuna gidiyor, tekrarlamam için beni şevke getiriyor. Çünkü hiç düşmedi..
Ama daha önce asfalta yüz üstü düşüp kolumun bir kısmındaki dokuyu 120santigrat derece ısıyla asfaltta bırakarak yaşadığım acıyı, 2 yerinden kırılmış olan topuğumu delerek içeri giren taşı çıkarırlarken hissettiğim o acıyı v.s gibi tecrübelerimi kafatasımızın içinde bulunan, 3 ayrı beyin lobunun orta kısımdaki ilkel beyin istemsiz olarak bana hatırladıkça (beyin fonksiyonları tamamen durana kadar unutmaz) ne olursa olsun beni dışarıdan gelecek şevk ve tahriklerden koruyor/gaza gelmemi engelliyor.
Bilmiyorum belki faydalı olur, hakverenler çıkar. Buradaki amacım üzüntümün de desteklediği mesaj verme kaygısıdır.
Saatler önce bir haber paylaştım, az tecrübe ile 170bg tam spor bir motosiklete, alışmadan fazladan yük (artçı ile) binmek gibi büyük hatayı/sorumluluğu alan ve bedelini hayatı ile ödeyen arkadaşın psikolojik olarak nasıl bir ruh hali içinde olduğunu çözmek amaçlı bir kaç saattir sadece bu konu üzerinde, aldığım kişisel gelişim derslerinde öğretilen metodla araştırma yapıyorum.
Forum ve online gazete haberlerinden çıkardığım kadarıyla bir sonuca vardım.
Hepimiz başta insanız, çoğumuzda erkeğiz.
Benim analizime göre rahmetli Nehir (Gökhan'ın eşi), en az Gökhan kadar hevesli ve heyecanlı bir artçıymış.
Gökhan'ın gaza gelip attığı bir makas/yaptığı aşırı hız sonrasında Nehir'in ''çok hızlısın/korkuyorum/yavaşlamalısın/v.b söylemlerde bulunup uyarmadığı kanısındayım.
Aksine tecrübesini göz ardı edip dahada şevke getirdiğini düşünüyorum. (Bunun temel nedeni daha önce ufakta olsa bir kaza yapıp motordan düşmemesidir, eğer bir kez düşüp tecrübe edinmiş olsaydı sürücüyü ciddi bir tavırla uyarırdı. 'Temel kanı olan motordan düşünce kötü şeyler olur' lafını yalnızca forumlardan okumak yetmiyor malesef)
Analizime göre fiziki ve psikolojik açılardan tek başına sürüyor olsaydı muhtemelen kendi içerisindeki yaptığı düşünsel konuşmalar, bu denli büyük kazaya sebebiyet vermeden, 'ilkel garantici davranış' içgüdüsüyle, daha temkinli kullanması gerektiği konusundaki düşünsel fikirler daha ağır basacak ve sürüş temposunu ona göre belirleyecekti.
Bu ilkel içgüdü hafife alınmayacak kadar güçlü, somut olmasada insanları sayısız kaza ve kötü olaylardan kurtarmıştır.
Arkasına aldığı artçının şevkine gelmeyi bırakın, artçıyı bilinçlendirme sorumluluğu sürücünündür.
Benimde kız arkadaşım var ve en az benim kadar motora heyecan duyuyor. Arada sırada arkamdayken teker yapmamı söylüyor, nadiren boş yolda, temkinli sürat yaptığımda çok hoşuna gidiyor, tekrarlamam için beni şevke getiriyor. Çünkü hiç düşmedi..
Ama daha önce asfalta yüz üstü düşüp kolumun bir kısmındaki dokuyu 120santigrat derece ısıyla asfaltta bırakarak yaşadığım acıyı, 2 yerinden kırılmış olan topuğumu delerek içeri giren taşı çıkarırlarken hissettiğim o acıyı v.s gibi tecrübelerimi kafatasımızın içinde bulunan, 3 ayrı beyin lobunun orta kısımdaki ilkel beyin istemsiz olarak bana hatırladıkça (beyin fonksiyonları tamamen durana kadar unutmaz) ne olursa olsun beni dışarıdan gelecek şevk ve tahriklerden koruyor/gaza gelmemi engelliyor.
Bilmiyorum belki faydalı olur, hakverenler çıkar. Buradaki amacım üzüntümün de desteklediği mesaj verme kaygısıdır.
