- Katılım
- 14 Mar 2013
- Mesajlar
- 387
- Konu Yazar
- #1
Baharın ilk günü güzel havayı fırsat bilip çay içmek için Tuz Gölü'ne doğru düştüm yola. Tuz Gölü, Ankara'ya yaklaşık olarak 130 km uzaklıkta ve Adana-Ankara yolunun üzerinde. Bu mevsimde son derece sakin olan göl kıyısı manzarası, temiz havası ve kuş sesleriyle kafa dinlemek ve fotoğraf çekmek için son derece uygun bir yer. 130 km'lik yol son derece düzgün. Göl kenarında sadece bir tesis bulunuyor. Fiyatlar gayet normal, çaylarda gayet güzeldi.
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Yol güzel olmakla birlikte şiddetli yan rüzgar gidiş yolculuğunu baya yorucu kıldı. Yol üzerinde bolca sütlü badem satıcıları var. Birinde durup çayın yanına eğlencelik olarak sütlü badem aldım. Tadı fena değil ama fiyatı oldukça tuzlu.
[/url][/IMG]
Tuz Gölü, 1500 kilometrekarelik alanıyla Van Gölü'nden sonra Türkiye'nin ikinci büyük gölü. Türkiyenin en sığ gölü olan Tuz Gölü, deniz seviyesinden 905 metre yüksekte ve maksimum ölçüleri kuzeyden güneye 80, doğudan batıya ise 60 kilometreymiş. Gölün ortalama su seviyesi 40 cm. civarında, yağışın arttığı mayıs ayında ise yaklaşık 110 cm imiş.
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Tuz Gölü, Melendiz Irmağı, pek çok küçük akıntı ve yeraltı tuzlu su kaynaklarıyla beslenir. Göldeki üç tuz yatağı yılda bir milyon ton, yani Türkiye'nin toplam ihtiyacının %60ı kadar tuz üretimi yapıyormuş. Göl içinde suyun tuz konsantrasyonu çok yüksek olduğu için suda yaşam bulunmamakta. Ancak kışın kapladığı çok geniş su alanı su kuşları için önemli bir kışlama alanı oluşturmakta. Tuzlu ortamlara uyum sağlamış olan flamingo, kılıçgaga, angıt ve benzeri kuşların yanı sıra yağmurcunlar, turnalar, yaban kazları ve yaban ördekleri gölde büyük topluluklar halinde yaşamaktadır. Göl çevresinin nispeten ıssız oluşu nedeniyle kuşlar, etraftaki su birikintilerinde, meralarda ve ekili alanlarda rahatça beslenmekte.
[/url][/IMG]
[/url][/IMG]
Çevrede jips ve tuz tabakaları içeren Oligosen formasyonunun bulunuşu gölün tuzlaşmasında önemli bir rol oynamıştır. Fakat gölün tabanındaki kaynaklardan da tuzlu sular geldiği tespit edilmiştir. Ancak efsaneye göre şimdi ki Tuz Gölü'nün bulunduğu yerde, çok eskiden kötü ve cimri yaşlı bir kadına ait verimli büyük bir bağlık varmış. Bir gün yaşlı bir derviş, yolunun üzerindeki bu bağı görmüş. Bağın yanındaki kulübede çıkrıkla iplik saran yaşlı bir kadın oturmaktaymış. Çok susayıp acıktığından yaşlı kadından bir salkım üzüm istemiş. Ancak yaşlı kadın da ona üzüm vermemek için "Bu yıl bağım kurudu hiç üzüm vermedi." diyerek yalan söylemiş. Kadının bu hareketine kızan derviş, tekkeye taraf yürürken ona "inşallah tuz ile buz olasın! Gelip geçen seni taşlasın da hayır yüzü görmeyesin!" diye beddua etmiş. Yaşlı kadın o anda elindeki çıkrıkla taş kesilmiş, bağ ise tuz gölüne dönüşmüş.
[/url][/IMG]
Tuz Gölü'nde günü batırıp yaklaşık 300 km yol yapıp tekrar dönüyoruz kürkçü dükkanına.
[/url][/IMG]
Arakadaşlar daha fazla fotoğraf ve gezi resmi için http://sinancinar1.blogspot.com.tr/ adresine bakabilirsiniz. Hepinizin yolu ve bahtı açık olsun :cat:
Yol güzel olmakla birlikte şiddetli yan rüzgar gidiş yolculuğunu baya yorucu kıldı. Yol üzerinde bolca sütlü badem satıcıları var. Birinde durup çayın yanına eğlencelik olarak sütlü badem aldım. Tadı fena değil ama fiyatı oldukça tuzlu.
Tuz Gölü, 1500 kilometrekarelik alanıyla Van Gölü'nden sonra Türkiye'nin ikinci büyük gölü. Türkiyenin en sığ gölü olan Tuz Gölü, deniz seviyesinden 905 metre yüksekte ve maksimum ölçüleri kuzeyden güneye 80, doğudan batıya ise 60 kilometreymiş. Gölün ortalama su seviyesi 40 cm. civarında, yağışın arttığı mayıs ayında ise yaklaşık 110 cm imiş.
Tuz Gölü, Melendiz Irmağı, pek çok küçük akıntı ve yeraltı tuzlu su kaynaklarıyla beslenir. Göldeki üç tuz yatağı yılda bir milyon ton, yani Türkiye'nin toplam ihtiyacının %60ı kadar tuz üretimi yapıyormuş. Göl içinde suyun tuz konsantrasyonu çok yüksek olduğu için suda yaşam bulunmamakta. Ancak kışın kapladığı çok geniş su alanı su kuşları için önemli bir kışlama alanı oluşturmakta. Tuzlu ortamlara uyum sağlamış olan flamingo, kılıçgaga, angıt ve benzeri kuşların yanı sıra yağmurcunlar, turnalar, yaban kazları ve yaban ördekleri gölde büyük topluluklar halinde yaşamaktadır. Göl çevresinin nispeten ıssız oluşu nedeniyle kuşlar, etraftaki su birikintilerinde, meralarda ve ekili alanlarda rahatça beslenmekte.
Çevrede jips ve tuz tabakaları içeren Oligosen formasyonunun bulunuşu gölün tuzlaşmasında önemli bir rol oynamıştır. Fakat gölün tabanındaki kaynaklardan da tuzlu sular geldiği tespit edilmiştir. Ancak efsaneye göre şimdi ki Tuz Gölü'nün bulunduğu yerde, çok eskiden kötü ve cimri yaşlı bir kadına ait verimli büyük bir bağlık varmış. Bir gün yaşlı bir derviş, yolunun üzerindeki bu bağı görmüş. Bağın yanındaki kulübede çıkrıkla iplik saran yaşlı bir kadın oturmaktaymış. Çok susayıp acıktığından yaşlı kadından bir salkım üzüm istemiş. Ancak yaşlı kadın da ona üzüm vermemek için "Bu yıl bağım kurudu hiç üzüm vermedi." diyerek yalan söylemiş. Kadının bu hareketine kızan derviş, tekkeye taraf yürürken ona "inşallah tuz ile buz olasın! Gelip geçen seni taşlasın da hayır yüzü görmeyesin!" diye beddua etmiş. Yaşlı kadın o anda elindeki çıkrıkla taş kesilmiş, bağ ise tuz gölüne dönüşmüş.
Tuz Gölü'nde günü batırıp yaklaşık 300 km yol yapıp tekrar dönüyoruz kürkçü dükkanına.
Arakadaşlar daha fazla fotoğraf ve gezi resmi için http://sinancinar1.blogspot.com.tr/ adresine bakabilirsiniz. Hepinizin yolu ve bahtı açık olsun :cat: