Gene getirip mevzuyu zurnanın son deliğine bırakmışsınız.
Otizm, sosyal ve iletişim becerilerinin oluşmasını etkileyen bir gelişim bozukluğudur. Otizm genellikle yaşamın ilk 2 yılında ortaya çıkar. Otistik çocuklar genelde öğrenme zorluğu çekerler. Otistik çocukların büyük bir kısmında farklı seviyelerde zeka geriliği görülse de, zeka seviyeleri normal otistik çocuklar da vardır. Ancak genel zeka seviyeleri ne olursa olsun, Otistik çocuklar çevrelerindeki dünyayı algılamakta ortak bir zorluk çekerler
Bkz:
http://www.otizm.org/?page_id=316
Modern mahkemeler ceza verirken kişiye bakar: REŞİT ve Mümeyyiz mi diye..
Yaniiiiiii 18 yaşından büyük mü ve aklını düzgün kullanabiliyor mu diye..
İmanın şartlarında da; islamın şartlarında da aklı kullanmak diye bir kavram geçmez (Bkz Diyanet kaynakları) demek ki hocaların aklına uyacağız, kabul edeceğiz ya da red edeceğiz.
Başkasının aklıyla yaptığımız işten sorumlu olur muyuz?
Yolda giderken önünüze çıkan adam mı kaçmadığı için sorumludur yoksa frene basmayı akıl edemeyen siz mi?
Aklını kullanmayanlar için de
Kaya, "Otistik çocukların beyinlerinde inanç alanı olmadığı için Allah'a inanmayı bilmiyorlar" dedi. şeklindeki bir önermenin doğru ve bilimsel olmasının önemi yoktur.
Benim gibi insanların hemen soracağı soru şudur:
''İnananlar; beyinlerinde bir bölge(!) olduğu için mi inanıyorlar? olacaktır!
O zaman kaya isimli kişinin inanmayanların beynindeki eksik olan kısmı da ortaya koyması gerekir !!!!! Önermesi her iki yönde de yürümelidir.
Peki o zaman peygamber olduğunu falan iddia eden delileri nereye koyacağız? Yukardaki önermeyi ortaya atan kişi rahatlıkla bu delilerde ''beynin inanç bölümünün''(!) fazla gelişmiş olduğunu iddia edebilir! Hatta kendini peygamber sanan deliyi biz ''normal'' akıllılardan üstün bile görebilir.
İnsan; beyninin yarısı sonradan alınsa bile yaşamını normal olarak sürdürebilmektedir. Sadece beynin çaprazlama kullandığı organları tekrar kullanabilmek için zaman gerektiği anlaşılmıştır.
Felç (beyin damarlarının bir şekilde tıkanarak bir bölümünün işlevsiz kalması) geçiren hastaların da dini inançlarında bir değişim olduğu şimdiye kadar gözlemlenmemiştir. Yani felç olan bir kimse sonradan ateist olmamıştır!
Trafik kazası geçirip sonradan otistik olan kimseye de rastlanmamıştır!
veee...
Yaptığı genellemeler kendini bağlar, ateistlerin de otistik veya durgun zekalı olduğu şeklindeki ters önermesi doğru değildir; ateistler içinde dahi'ler de vardır..
Bence;
Bu vatandaşın söylediklerini zerre kadar ciddiye almamamız gerekir...
(kafam şişti!) gibi basit bir tanımlamayı bile anlamakta güçlük çeken bu çocukları çok soyut kavramlarla zorlayıp ''dindar'' hale getirmeye çalışmanın o çocuklara düpedüz eziyet olacağına inanıyorum! Bu dernek başkanı derhal istifa ettirilip çocuklar bunların elinden kurtarılmalıdır.