İnsanlar insan olduktan sonra polise gerek yok. Önemli olan eğitimdir.
Ben sizin neyi savunmaya çalıştığınızı anlıyorum, ama siz sanıyorum ki benim neden bahsettiğimi tam olarak anlayamadınız. Belki de ben anlatamadım.
Farklı çizgilerde gidiyoruz.
Siz bana demiştiniz ki ... namusun ve şerefin üzerine yemin eder misin? Ki söylediğiniz şey benim düşüncemi yansıtmıyordu. Neyse, siz sorduğunuza göre ben de sorma hakkını kendimde buluyorum;
Madem bu kadar yasalara uyan ve hiç bir şekilde yasalarda yazanın aksini düşünmeyen birisiniz... Motosiklet veya araç park yeri olarak ayrılmamış bir yere -kanunen yasak olan bir yere- motosikletinizi park etmeyeceğinize namusunuz ve şerefiniz üzerine yemin edebilir misiniz? Ne kadar abes oldu değil mi?
Cevabını ben sizin adınıza vereyim; hayırPeki mazeretiniz nedir? Bir mazeretiniz varsa kanunlar mazeret kabul eder mi? Cevabınız evet olursa sizi tebrik edeceğim.
Saldırgan bir tavırda da olmadığımı belirtmek isterim.
Bu arada fotoğraf makinasının şarj aleti kayıp, fotoğrafları çekemedim.
Kanunda tam olarak ne yazdığını bilmesem de kapsamlı bir tanım içermeli.
Bir siteden alıntı yapayım isterseniz;
''
--------------------------------------------------------------------------------
Ayrıca, kaldırımlara araçların park etmemesi için, o alanda araçları park edebilecekleri bir otoparkın olması şarttır. Devlet, yada yerel bazda Belediye, kendi görevini yapmadan, başka bir ifade ile araçların parkı için müsait alanlar yaratmadan, 'park etmeyiniz' diyemez.
Haksız ve hatalı park temelinde, ceza kesmek için öncelikle park etmeye müsait bir alanın olması gereklidir. Ne yazıkki , özelllikle istanbul, Ankara ve kısmen de izmir' de araçların park etmesi için yeterli oto-park alanları yoktur.. Bu duurmda, araç sahibi aracını nereye park edecektir? Tabiki ilk bulduğu yere.. o yer de siz yayaların geçtiği kaldırımlar yada yeşil alanlar, hatta yol kenarları olmaktadır..
Ben bu konuda Devleti kendi üzerine düşeni yapmadan ceza kesen 'Kent polisi' olarak görüyorum ve haklı kabul edemiyorum..
Kaldırımda yürüyemeyen bir vatandaş.. ''
Yazının sonuna dikkat edersek kaldırımda yürüyemeyen bir vatandaş diyor. Ben yazıya o kısmı okuyana kadar katılıyorum.
Yayaların rahatsız olduğu bir durumda otopark olmasa da kesilen cezayı haklı bulurum. Eğer park yeri yok ve aracımız hiç bir şekilde yayaları rahatsız etmiyor, HİÇ bir şeye engel olmuyorsa, kişiye sadece aracı kaldırımda olduğu için ceza yazılmasını mantığım kabul etmiyor.
Başlıkta yazılana, 'piyango' niteliğinde bir ceza olduğu için şaşırmıştım. Deniz kenarındaki bisiklet yolunda veya civarında motosiklet ile bir çoğumuz bulunmuş, hatta polislerin de yolu aynı şekilde kullandığına şahit olmuşuzdur. Bir nevi çifte standart değil midir bu? Başlıkta takıldığım nokta budur.
Devamında başlıktaki konudan, çift taraflı olarak uzaklaştık zaten.
Mesajınızı zevkle okudum , "aklı başında insanların da var olduğunu görebilmek , ne güzel !.Motorun ustundeyken bu hareketi hakli gorebilirsiniz. ama kaldirimda yururken ustelik yolun ter yonunde ve kaldirimdan hizlica giden ve 5-6 adet damacana yuklu bir scooter kolunuza carptiginda, keske bir polis suna ceza yazsa dersiniz. (ornek: ben)
Kurallara hepimiz istisnasiz uyalim ki, su motorcularin uzerindeki serseri ve basibozuk imaji biraz olsun azalmaya baslasin. Cumartesi Kadikoy' de 6 km civari yurudum. Ters yonden giden, kaldirimdan giden, yaya gecidinden karsidan karsiya gecen, kirmizi isikta durmayan meslek icabi suren, zevk icin suren, scooter racing fark etmeksizin sayisiz serseri motorsiklet surucusu gordum. Motorsiklet bir tasittir. Kurallara uymak bizim de yukumlulugumuz. Azami olarak kurallara uyalim ki, pratikte ve mantiken hakkimiz olan filtering yapma ve otobanlarda (kopru vs) emniyet seridini kullanabilmeyi talep edebilelim.