Bir motorcu gözü ile Paris 2013.

Katılım
1 Tem 2010
Mesajlar
136
Kahvaltıda işkembe,paça ,pastırma yer kruvasana kahveye dudak bükeriz , Ankara'nın merkezinde balgamdan tükürükten yürüyemiyoruz varsın Paris metrosu da çiş koksun nolmuş =)

İstanbul'un açık büfe kahvaltısını Fenerbahçe ya da boğazda görse Avrupalı , aklını kaçırır. Bu kadar kısır bir kahvaltı kültürü olamaz. Ama eşim 3 yıl Londra 'da yaşamış. Oranın kahvaltı kültürü iyiymiş. Fransa ve İtalya'da ise dediğim gibi kruvasan , kahve ve nutella. Acıdım adamlara :)
 
Katılım
22 Şub 2007
Mesajlar
1,760
vala gitmiş kadar oldum.o kadar motosikletin olması sanırsam genel maksatları ulaşım cogunun scuter olmasından da anlaşılıyo bizim tr deki cehalet yüzünden hala motosiklet kültürü 2.planda.paylaşımın cok gzl onca motor parketmiş burda olsa adam motoru kenara ceker arabasını koyar:) çiş olayı berbatmış paylaşım için saol adaş
 
Katılım
12 Haz 2008
Mesajlar
5,574
İstanbul'un açık büfe kahvaltısını Fenerbahçe ya da boğazda görse Avrupalı , aklını kaçırır. Bu kadar kısır bir kahvaltı kültürü olamaz. Ama eşim 3 yıl Londra 'da yaşamış. Oranın kahvaltı kültürü iyiymiş. Fransa ve İtalya'da ise dediğim gibi kruvasan , kahve ve nutella. Acıdım adamlara :)

üstad bu kültür meselesi...sen fransızın kahvaltısına 35 çeşit peynir koysan adam yemez, fransa da peynir kahvaltıda tüketilen bi yiyecek değil, öğlen ya da akşam yemekten sonra yenen bişeydir...
 
Katılım
15 Kas 2012
Mesajlar
387
Bu tarz gezi paylaşımları,oraları henüz görmemiş olanlara bir fikir vermesi,ufuk açması nedeniyle çok yararlı.cem_hakan;bizim Kırıntı rest.diyor,sahibi mi,bilmiyorum ama Nişantaşı'ndaki Kırıntı,şarap menüsü,yemek,servis olarak iyidir,yani bu işten anlayan biri.
Paris'te tabağı küt diye masaya vurma adeti gerçekten her yabancıyı şaşırtan bir şey.La Coupole gibi,adam başı birkaç yüz euro ödenen lüks yerlere gidilmedikçe sıkça karşılaşılır.Asgari ücretli garsonun bunu geçici bir iş olarak görmesidir nedeni.

Mutfak olarak bizim Bolu/Mengen ayarı olan Lyon gibi taşra şehirlerinde çok daha özenlidir servis.Eti az pişirme,damak zevki meselesi,ama 7 cm.lik et Amerikan T-bone steak gibi olmuş,Amerika'lı turistler için herhalde.Genelde 4 cm.i geçmez Fransa'da etler.

Coq'un dediği sektörün içinde ve orada yaşayan biri olarak doğru,restoran seçimini orada yaşayan birine bırakmak gerek.Artık,bir sonraki gezinizi,tecrübe kazanmış olarak bizle paylaşırsınız. :)
 
Katılım
2 Mar 2012
Mesajlar
1,861
fotolar güzel forumun hepsini okuyamadım ama bilen gören varsa söylesin.

"yea bu adamları medeni diye gösteriyorsunuz ama kıçlarını yıkamıyorlar" diyen adam başlığa uğradı mı :) yağmurda sürmüyorsun di mi motosiklet diyenler oluyor. ah bi gidip görseler şunları.
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,740
Öncelikle Bulgaristan'ı da sayarsak gittiğim ülke sayısı 7. Yani ilk yurt dışı seyahatim ve gözlemim değil. Yemek kültürü Türkiye kadar gelişmiş başka ülke mutfağı kesinlikle yok. Bunu çok net gördüm. Dünyanın en objektif insanıyımdır diyebilirim. Mesela Paris'in soğan çorbası harika ama 4 kere yediğimden 1 tanesi böyle idi. Bulursanız doğru yeri muhteşem. Ayrıca Macaristan'ın Gulaş çorbası tam bir saçmalık ama Ceylan çorbaları var. İnsan ölmeden 1 kere olsun o çorbayı içmeli kesinlikle. Ördek, hindi ve etleri de muhteşem Macarlar'ın.

Neyse! Nasıl ki muhteşem metro ve trafik yazmışsam bunu da tüm objektifliğimle yazdım.

Öncelikle Almanya'da da kanlı et yemiştim ancak onlar bile çok kızart deyince bir şekilde bizim ağız tadımıza yakın bir seviyeye getiriyorlardı. Ama 2. uyarıdan sonra :)

Bulgaristan bizim yemek kültürümüzü oldukça kopyalamış. Cacığımıza kadar. Orada sorun yoktu.

Avrupalı önce boğduğundan sonra kesip kan akıttığından mıdır nedir tavuk tadı korkunç. Suni bir et tadı var.

Etleri ise çok kalın kesip az kızartıp önüne getiriyor. Siz demişsiniz ki biz çok pişiriyoruz kayış gibi oluyor. Tam tersine. Kıvamında pişirilen etlerimiz ağzımızda dağılıyor. Ama adamlar 7 cm kalınlığındaki eti çok kızartsa ancak çevresi kararıyor içi yine kanlı ve kayış gibinin ötesinde. Ben 8 ay önce tel tedavisine başladım, dişlerim tedavi başlangıç sürecinin dışında ilk kez sızladı. Ha restauranta suç atamayız bunu 7 gün boyunca farklı restaurantlarda yaşadım. Kanatlılara da örnek verirsek 3 kere ördek yedim 2 sinde kayış gibiydi mesela. Tavuk yemedim. Fiziksel ve kimyasal bir gerçek kalın ve az pişmiş et kayış gibi olur çiğe yakın çünkü. Nasıl bunun tersini savunuyorsunuz , Türk etleri çok piştiğinden kayış gibi diyorsunuz anlamadım.İtalya bile %40 kadar daha iyi idi. Kaldı ki İtalya'nın yemeklerini de beğenmemiştim. Hatta pizzası bile Venedik'in kötüydü. Ama İtalyan'ı koruyan bir arkadaşım pizza Napoli de yenir deyince kalakaldım. O zaman biz de Adana kebap yemek için Adana'ya gitmeliyiz sanırım. Aynı savunma mekanizması bu yorumunuzda da yaşanmış.

Öncelikle abartılan Avrupa eskiden sadece zenginlerin gittiği ve abarta abarta anlattığı yarısından çoğu balon olan bir yer. Doğrular, muazzam korunmuş tarihi doku, harika trafik, mükemmel kanunlar. Diğer gerçekler, küstahlar, turiste kabalar, hizmette iğrençler. Bu turist s.s. buraya gelecek mi kardeşim gelecek. O zaman neden daha kibar davranayım ki diyor.
Restaurantlarda bekletilme konusundaki örneğiniz komik olmuş. Hippopotamus Rest. zincirleri var. İlk gittiğimiz de 40 dakika bekledik ve 2 uyarımıza rağmen ancak menü bırakıldı. Sonrasında yine gelinmeyince yanımıza kalktık. Tekstil fuarına gittik. Fuar merkezinde de aynı Rest. vardı. Girdik. Yine geç gelindi ama burada herkes hızlı yemek zorundaydı çünkü fuarda zaman çok değerliydi. Pek keyfini çıkartmaya gelen insan yoktu. Buna rağmen bir türlü yanımıza gelemediler. Fransızca konuşunca sorunlar halloluyor demişsiniz. Baldızım Fransızca konuştu tüm tatil. Ama ben de ingilizcemle çok şeyi hallettim bence dille ilgili sıkıntımız çok olmadı. Ama ben Türkçe konuşurken, baldızımla Fransızca konuşan kişi tamam dedi beni duyunca. Bir bayan garson.Türk'müş :) . Konuşmaya başladık. Neden bu kadar yavaş rest. dedim. Eleman az tutuluyor dedi. Mesela burada bu hengamede 3 kişi sipariş topluyoruz 2 kişi dağıtıyor. Yani kriz de çok kazanmak için elemanı az tutuyorlar. İnanın bizim Kırıntı rest. bünyesinde aynı büyüklükte atıyorum 15 garson ve mutfakta 10 kişi varsa bunlarda 3 te 1 i kadar. İsteselerde hızlanamazlar. O keyif için yavaş olayı da tamamen hikaye. Yemeğinizi söylersiniz gelir keyfinize bakarsınız. Yok açsan hızl ırest. git gibi bir mentalite sadece komik kalır. Acıkmayan adamın Rest. işi ne. Ay çok acıktın o zaman buraya gelme mantığı çok garip olmuş sizin için.

Anvers bölgesinde gezemiyorsunuz. Türk büfe sahibi olmasa kendimi 2 bayanla ateşe atacaktım. E dedim hani Fransa, hani AB ülkesi, hani kanunlar neden bıçak dayıyorlar, soygun, uyuşturucu bu bölgede nasıl izin veriyorlar. Burayı Fransa gibi düşünme buraya karışamıyorlar dedi. Çok gelişmiş Fransa değil mi? Valla dedi burada 21:00 den sonra gezilmez o kadar. Eyvallah dedik döndük.

Avrupa'lı kolay paraya alışmış.Yunanistan, İtalya gibi Fransız esnafı da aynı kafada olduğundan krize girmişler. Hadi İtalya ve Fransa sanayisi iyi. Yunanistan o yüzden bitikleri oynuyor. Adamlar 10 da işe gidip 16 da çıkıyorlarmış. O saatten sonra uyku vakitleriymiş. Yunan vatandaşı olan bir Türk arkadaşımla 10 yıldır konuşuyoruz. O demişti gerçek oldu krize girdi.

Aynı rehavet Fransız esnafında da var. Pis olduklarını kimse tartışmıyor bile. Ama orada yaşamak subjektif olmanızı gerektirmez. Objektif olunuz. Bir arkadaşım 1 yıldır orada. Benim tüm dediklerimi onayladı.

Valla ne diyeyim bilemedim.
2 gün gezip,
yillardir yasadigim yeri,
iki parça et yiyip,
35 yillik meslegimi bana ögrettiniz.
Eh bize de pok yemek düser haliyle.:thumright
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,836
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
et, az pişecek kardeşim, özellikle balık
konuyu dağıtmak gibi olmasın:
ahmet kaya, kürt meselesi, açılım, kömür, gemicik...
 
Katılım
24 Nis 2007
Mesajlar
4,760
Valla ne diyeyim bilemedim.
2 gün gezip,
yillardir yasadigim yeri,
iki parça et yiyip,
35 yillik meslegimi bana ögrettiniz.
Eh bize de pok yemek düser haliyle.:thumright

Sirf verdigin cevaplarin guzelliginden birilerinin sana laf sokmasini sabirsizlikla bekliyorum :). .

---------- Mesajlar birleştirildi - 14:28 ---------- bir önceki mesaj zamanı 14:25 ----------

et, az pişecek kardeşim, özellikle balık
konuyu dağıtmak gibi olmasın:
ahmet kaya, kürt meselesi, açılım, kömür, gemicik...

Erken oldu biraz daha vardi. Once kic yikayici arkadas saglam bi giris yapmasi lazim. Sirani bekle bence :)


Not : resimler ve yorumlar guzel tesekkurler.
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,836
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
Erken oldu biraz daha vardi. Once kic yikayici arkadas saglam bi giris yapmasi lazim. Sirani bekle bence :)

kic yikayiciliği vasfını kime yakıştırıyorsun bilemem de benim bu sitede tanıdığım biri olmamalı diye düşünüyorum
dahası ondan sonra bize biçilen rol nedir onu da merak etmekteyim; zira anlamadım olayı
madem mevzu hakkında teferruatın var (ki bu sebeple öneride bulunuyor olmalısın) açıklama beklemekteyiz :)
 
Katılım
22 Tem 2010
Mesajlar
3,362
Acayüp kardeş, bende o sözü yakıştıramadım. Sözlerine şöyle baktımda sanki kendinden söz etmişsin.
 
Katılım
16 Eyl 2011
Mesajlar
996
fotolar güzel forumun hepsini okuyamadım ama bilen gören varsa söylesin.

"yea bu adamları medeni diye gösteriyorsunuz ama kıçlarını yıkamıyorlar" diyen adam başlığa uğradı mı :) yağmurda sürmüyorsun di mi motosiklet diyenler oluyor. ah bi gidip görseler şunları.
yahu herkez barut olmuş, bi durun yahu Gitmeyin acayüb'ün üstüne. yukarıda Phradel'in yaptığı espriyi hatırlatmış sadece.
Türk halkının yaptığı klasik geyiklerden biri değilmidir: "medeni diyorsunuz ama tuvaletlerinde taharet musluğu bile yok" :) ağzımıza yapışan geyiklerdendir.
halbuki bu geyiği yapan çoğu kişi bilmezki avrupalının evinde, taharet musluğu olmayan klozetin yanında ayrıyetten yıkanmak için ayrı bir klozet vardır.
 
Katılım
22 Tem 2010
Mesajlar
3,362
Onun anlatmak istediği ile senin dediğin şeyler çok farklı :p
Gerçi kendisini tanımam etmem, kendisine karşı kinimde yok, avatarını gördümde benim sözümden sonra harbiden kırılmıştır. :silent:
Avrupalının lobuna hastayız ama bakımına karışmayız. :cat: neyse şimdi buraya uzun uzun yazıpda kilit altına aldırmaya gerek yok.
beyaz bayrak açtım. Savaşmayalım. :rendeer: Motorlarla gezelim :p
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,740
Acayüp'ün bahsettigi sahisi ben hemen tanidim.
Sizin dikkatinizden kaçmis herhalde.:)

Et konusunda bir seyler yazacaktim.
Yazayim içimde kalmasin.
önce su az pisme meselesini açiklayayim.
Tabi ki çok da pisirsen, az da pisirsen yumusacik olan et bölümleri vardir.
Biz Fransiz mutfagini konustugumuz için ben olaya oradan girecegim.
Aslinda konu buraya Cem arkadasin yanlis anlamasindan geldi.
Ben onun yazdiklarinin karsisinda bir sey yazmadim.
Niyetim sadece herseyin göründügü gibi olmadigini anlatmakti ama gereksiz alinganlik gösterdi.
Cani sagolsun.

Neyse gelelim ete.
Biz Türkiye'de büftek istedigimizde, kasap kontrafile ya da genel adiyla büftek denilen sirt kisminda olan ve filenin(Bonfile) dis tarafinda bulunan eti verir.
Fransiz bu ete Faux Filet der.
Yani fransizin büftekten anladigi bu degildir.

Fazla detaya girmeden basitçe anlatayim.
Bir hayvanin etinin bir çok bölümünden büftek yapilabilir.
Bu bölümler farkli farkli adlandirilir.
Bunlarin kesilis ve pisirilisleri de farklidir.
Bu etlerin bir çogu, fazla pisirildiginde suyunu kaybeder ve sertlesir.
Yani hem tadi kaçmis, hem de kurumus sert bir et yersiniz.
Bu nedenle restorancilar, eti yenilebilecek kivamda pisirmeye gayret ederler.
Eti islemek bir sanattir ama onu pisirmek de öyledir.

Konuya dönecek olursak, yani Fransizlarin yemek aliskanliklariyla ilgili olarak sunlari söylemek lazim.
Mesela bizim kahvalti olayimiz.
Degilmi, sucuk yumurta, zeytin, peynir.
Yaninda mis gibi demli çay.
Sahane.
Peki fransiz ne yapiyor?
Bir kahve kruvasan!

Iyi de,
fransa dünyanin en büyük peynir üreticilerinden biri.
Yanlis hatirlamiyorsam, amerikadan sonra ikinci sirada.
Kisi basina peynir tülketimi, birak Türkiye'yi avrupa birligi ülkelerinden bile fazla.
Ne zaman yiyor bunlar bu peyniri yahu?:cherry:
Ayrica peynir çesidi olarak biz adamlarin yarisina bile yaklasamiyoruz.

Ama adamlar bizim 3-4 katimiz peynir yiyiyorlar.
Bu örnegi neden verdim?
Yeme aliskanliklarinin ülkeden ülkeye nasil degistigini anlayin diye.
Fransiz peyniri, tatli niyetine ya da sarabin yaninda yer.
Hem de canavar gibi yer.
Küçük bir arastirma yaparsaniz görürsünüz.
Sizin peyniri kahvaltida yemeniz de fransiza komik gelebilir aman dikkat!!:)

Ayni sey ekmek için de geçerli.
Muhtemelen bizden fazla ekmek tüketiyorlar ama ekmekle yemek yiyen bir fransiza zor rastlarsiniz.
Ilginç degilmi?:)

Bizim zengin bir mutfagimiz vardir der dururuz ama bunu nedense bizden baska bilen yoktur.:pale:
Yarim asirdir avrupalilarla iç içe yasiyoruz,
dönerimiz ve musakkamizdan baska tanitabildigimiz tek spesyalimiz yok.
Aslinda var ama begenilmiyor.
Dolma ve sarmamiz ise begeniliyor ama giris olarak.
Ha bir de cacik felaketimiz varki yazarken bile sinirleniyorum.
Bizim güzelim cacik burada, mayonez-ketçap gibi dönere sos olarak kullaniliyor.:pr:
Kisacasi abicim,
bu yemek isini çözmek, dogustan gelen aliskanliklarimiza dayanilarak yapilacak bir sey degil.
Bu nedenle uzatmayayim, kaçayim.:p
 
Katılım
17 May 2009
Mesajlar
4,148
Motosikleti
BMW K1200GT , BMW S1000XR M Sport
@ coq

Hep banamı muhalefet edecekler azıcıkta sana etsinlerde gör gününü ,ohh içimin yağları eridi yahu :)
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,836
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
public-enemy_14493.jpg
 
Katılım
16 May 2007
Mesajlar
3,088
Ağız tadıyla tartışma ortamı yaratamayan canım forum ahalisi, evrensel gurme olmuş beslenme tiplerini tartışma gafletine giriyor.
Hemde hiçbiri şimdiye bir kere bile olsun sokağa çişini yapmamış, :)

Fransızlar biraz kibardır, orta yere sıçsan kibarlığından seni rahatsız etmemek için ses çıkartmaz :) , bizden iyi beslenip daha sağlıklı oldukları da su götürmez, varsın salyangoz yesin kanlı et yesin,

bende buradan yakayım o vakit...

http://www.youtube.com/watch?v=vYxf0h2qSX4

[yt]vYxf0h2qSX4[/yt]
 
Katılım
18 Eki 2008
Mesajlar
2,823
yazı için teşekkürler. güzel gezi, güzel gözlemler. benim gibi avrupa turu düşünenler için bilgilendirici ve uyarıcı olmuş
 
Katılım
1 Tem 2010
Mesajlar
136
Asıl olayı unuttum. Uçaktan indikten sonra taksi ile şehir merkezine gidiyorduk. Kar yağıyor ama nasıl. Yine de motorlar var. Bayağı bir goldwing geçti yanımızdan. Şoföre dedim bunlar ne, hep artçılarıda var. Onlar da taksi. Biz 85 euro ya onlar 8 euro ya götürüyor. Yok artık dedim :) . E Goldwing bindiğimiz arabadan daha pahalı oysa ki :) kaçak taksicilik yapıyor sanırım Goldwing'ler :) çok şaşırdım. Adamlar artçıları için tüm kışlık malzemeyi çantalarında taşıyor. Çok şaşırdım.
 
Katılım
11 Haz 2008
Mesajlar
430
Bence gezi güzel, fotoğraflar da güzel. Hatta bence "gerçek" Paris fotoğrafları.

Yalnız yazılarda çok çabuk genelleme yapılmış gibi. Paris'in bir semtine gece girilmesi tehlikeli diye tüm AB yi fırçalamak veya tüm AB den hesap sormak, Fransız'ların medeniyetini sorgulamak bana biraz anlamsız geldi. Bir de "dünyanın en objektif insanıyım diyebilirim" lafı da biraz iddialı... Ama laflar sahibini bağlar tabii.

Tabak konularına hiç girmeyeceğim. Onların anlayışı ile bizimki uymayabilir. Ben hala daha Mc Donalds (reklam olmasın) ve benzeri yerlerde elle yemek yenmesini yadırgıyorum ama hepimiz yiyiyoruz. Hatta İngilizler balığı bile elle yiyorlar.

Hijyen anlayışları tam olarak aynı olmayabilir. Bir de örneğin Paris Operası ya da Le Lido' dan fotoğraflar olsaydı keşke. O zaman Paris daha iyi anlaşılırdı.

Her neyse toplamda yazılanlar güzel. Herkese en azından bir yol gösterir. Başka yerelere gidip az fotoğraf çekenlere de ders olur.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst