Honda Honda CBR1000RR Kullanıcıları / Bilgi Paylaşım Başlığı

En güzel, en agresif, en çekici CBR1000RR hangisi ???

  • Siyah CBR1000RR

    Oy: 193 44.3%
  • Kırmızı CBR1000RR

    Oy: 200 45.9%
  • Gri CBR1000RR

    Oy: 43 9.9%

  • Kullanılan toplam oy
    436
Katılım
21 Eyl 2007
Mesajlar
57
honda 1000 RR yardım..

herkese merhaba.adım özgür istanbulda oturuyorum yat elektronık fırmasında teknısyenım cok uzun zaman once hyosung motorsıkletımle forumlara katılmıstım...baya bı uzak kaldım aamaa sımdı bır konuda yardım almam lazım yanı bilgi eksiğim var onu oğrenmek ıstıyorum.
*bırıncısı cok komık gelecek belkı ama kendıme 2004 model honda 1000rr aldım yag gostergesı goremedım yanı motorun yagı eksık mı tam onu nasıl anlıyoruz bılemıyorum...
*ikincisi ise arka lastik ebadı acaba 185-55-17 lastık taksam bı problem olurmu orjınal ebadı 190-50-17..herkese ıyı bayram keyıflı kazasız surusler....
 
Katılım
19 May 2008
Mesajlar
187
kırmızı bi ışık var kontağı açtığında yanar, motor çalıştığında söner,
işte o yağ ikaz lambası oluyor,
yağı kontrol etmek için sağ sakal grenajının altında bir delik var oradan baktığında bir cam var yağı oradan görebilirsin.
motor düz konumda yağı olması gereken yerde görüyorsan sorun yok
yağ görünmüyorsa yağın eksildiğini anlarsın çalıştırdığında ikaz lambası yanıyorsa
hemen stop etmen gerektiğini söylememe gerek yok sanırım :)


lastik ebatına bişey diyemeyeceğim ama 185 ebat varmıydı diye düşünüyorum,
 
Katılım
21 Eyl 2007
Mesajlar
57
185 yok 180-55-17 var
190-55-17 var 190-50-17 var ....bı tane cıkma buldum onu takmak ıstıyorum 180-55-17 acaba taksam ne gıbı negetıf yanı olur onu bılmıyorum..
 
Katılım
23 May 2010
Mesajlar
505
Orjinal lastik ebatının dışına çıkmamanı öneririm.. Çünkü bunu japonlar büyük araştırmalar sonucunda motora hangi lastiğin uycağını hesaplıyolar. Mesela senin motorda gördüğün en ufak parça bile oraya uzun bi süre tasarlanıp gramajı bile ölçüldükten sonra takılıyor. Tabiki bunlar ilk motoru yaparken geçerli, seri üretime geçildiğinde artık herşeyi tespit edilmiş oluyor. Bence orjinal almalısın kardeşim.
 
Katılım
26 Kas 2005
Mesajlar
1,103
motor sogukken veya motoru durdurduktan 5 dk. sonra motoru dik konumda tutaraka motosikletin sagında honda yazan debriyaj kapagının altında bir pencere goreceksin. o pencerede 2 tane çentik var. üstteki çentik yagın motosiklet için maximum seviyede oldugunu aşagıdaki çentik minimum seviyede oldugunu gosterir.
yag fazla koyulmuşsa motoru hafif sola yatırdıgın halde pencere agzına kadar dolu gözükür.
yag eksikse pencerede yag goremezsin. ama motorunda yag vardır (eger bakım yapan sadist bir düşüceye sahip değilse)

genellkle turkiyedeki 2. el ve yaşı olan racingler pek saglıklı olmaz.
bir kere apaçinin eline düştümü o motordan hayır gelmez. inşallah tanıdıgın bir motordur, değilse inşallah sürat merakın yoktur.

motorun orjinal lastik genişligi 190'dir. motorun üstündeki arka janta 200'den büyük 180'den küçük ölçüde lastik takamazsın.
180 lastik takılabilir.
motosikleti limitlerinde kullanmıyorsan (ki tanımadıgın bir motorsa limitlerde kullanmanı tavsiye etmem) 180 takabilirsin. çok bir fark hissetmezsin.
bana sorarsan 180 mi 190 mı diye ben adı duyulmuş bir markadan "0 km" 190 derim, düştükten sonra vay bu ..... nickli üye bana 180 takabilirsin demişti demeyesin diye.

nerden bulaştınki bu racinge. racing zengin işidir. aklında soru işareti olmadan binmek istiyorsan bayagı para harcamalısın.
 
Katılım
21 Eyl 2007
Mesajlar
57
nemrut arkadasım cok saol verdıgın bılgıler ıcın..
motoru suratlı kullanan bırı degılım ama tabıkı motoru kullanmayı bılıyorum bu benım 5nci motorum ve ılk basından berı racıng bınıyorum bende tutku halınde bırakamıyorum eşimde bınerken rahat etmıyor ama ben yınede bınmeyı cok sevıyorum..600 luk dahıl cok motora bınsım ve kullandım maxımum hızım 200 u gecmemıstır..senın dusuncene ve uyarılarına uyarak kendımıde dınleyerek 180-55-17 nın bı problem olmayacagını dusunuyorum....
 
Katılım
23 Mar 2011
Mesajlar
20
Arkadaşlar başka bi forumda gördüm ve buraya aktarıyorum
:cat:

Neden 1000 lik[/B][/B]Neden mi 1000?

Hiç aklının yetişemeyeceği bir hızlanma yaşadın mı hocam?

Ne kadar hızlı 10'a kadar sayabilirsin?

Bu kadar hızlı?(içinden say hocam 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10)

Biraz daha hızlı (say say çekinme 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10)

Şimdi biraz daha hızlı (1-2-3-4-5-6-7-8-9-10)

O kadar hızlı say ki kelimeler yuvarlansın.

İşte 10'a kadar içinden tam gaz sayarken sürdüğün motorun 0'dan 100'e çıktığını düşün.

HAYIR Çok açma gazı! 1 ve 2 'de gazı çok açarsan tekere gelir:
2TK_8900aa.jpg


O göklerden gelen dalışa geçmiş STUKA gürültüsüyle.

İçin titrer.

Sırf senin değil etraftaki her canlının.

Ense tüylerin diken diken olur. Aklının alamayacağı bir hızla bedenin bu dünyada yer değiştirmiştir.

Sonra frenlere dokunursun. Hayır hayır sakın basma frenlere! Sadece dokun ve cihaz burun üstü dalışa geçsin. Bıy bıy bıyb bıy. Kafandaki kan alnına toplanır. O markadaki motorların en iyi frenine sahip olan cihazdır sürdüğün.

Sonra virajlara girersin: Amanin boo, 150 küsür tane atın tepişini yola aktarışı çok acayiptir.

Viraja girmeden bakışını çevirdiğin yere düşünce gücüyle gittiğine inanamazsın. Çıkışta ise gazı açtığında o 150 küsür beygir arka lastiğini kasnağından sıyırıp atmak için zorlar durur. 1000RR'ın arkası virajda sen gazı açtıkça daha çok kayar, gidonu ters tarafa daha çok kırarsın hem çok korkarsın hem de keyiften uçmaktasındır.

2TK_8779aa.jpg


İndiğinde dişlerin hala birbirine vurmaya devam eder.

Sanki daha demin b-17'ne saldıran Zerstörer'lerin mermileri yanından vızıldamıştır.

Ölüm çok yakınından geçmiştir. İçin için yaptığının tehlikeli olduğunu bilirsin hafiften miden burulur.

Sürüş bittikten 5 dakika sonra hala istemsiz olarak karnının kasıldığını hissedersin.

Normalde 2-3 dakikada motora ve sürüşe ısınırken bu cihazla en az 15 dakikada hızlanma ve frenleme süre/mesafelerine insan aklı adapte olabilir.

İmha olmadan onu sürebilmek için, sırf motorun değil senin de uzun bir ısınma/alışma sürecine ihtiyacın olur ve bu her sürüş günü için geçerlidir.

Bunu bir an unutursam... kıp...
...ışıklar (gözünün feri) söner.

Sonra bindiğin motora bir daha bakarsın:

Belki de çirkindir.

Fakat daha önemli bir detay vardır. 50-60 yıldır motosikletle ilgili öğrendikleri her şeyi bu cihaza koymuştur adamlar. Bu motor geliştirilene kadar nice isimsiz yarışçılar ölmüş, nice terler dökülmüş, nice kahramanlar siyah beyaz fotoğraflara dönüşmüştür (Seven Samurai misali).

Sadece senin için değil, bunu çizen, tasarlayan, üreten ve toparlayan adamlar için de o şirkette en önemli motosiklet budur.

Diğer motorların hepsi bunun yancılarıdır, yalakalarıdır, teferruattır.

Her ne marka seversen sev, hangisini tercih edersen et, o markanın Kralı, o markanın Superbike'ıdır.

Gerisi hoş ve boştur.

Zaten her sürüşünde ya da her o motoru sürdüğünü düşündüğünde, sırtından inen soğuk terler, sana bir ejderhaya sahip olduğunu hep hatırlatır (Sen de Dragon Rider).

Sonra işin ego sıvazlama kısmı gelir. Gittiğin her yerde bir başka itibarın olur. Ortalık 600'lük ibiş Luke Skywalker'lardan, Jar Jar Binks'lerden geçilmezken, sen bir kenarda Bobba Fett gibi, Darth Vader (Do not underestimate the Dark Side) gibi olursun. Eğer zaten Superbike kullanan cambaz, "Tarzan ince dallarda" tipi adam varsa ve soyadı Rossi, Checa falan değilse ömrü uzun olmaz.

Hah bir de Superbike sahibi olduktan sonra fuarların, motosiklet muhabbetlerinin hiçbir anlamı kalmaz. Motor sürüyorum diye konuşanları dinlersin, boş gelir her şey. Hiç böyle bir şey sürmemişlerse anlatamazsın. Anlamazlar. İçin için “bir bilseler” dersin, “bir sürseler”.

Anekdot1:
Körfez'de bir gün GSXR-1000 süren Yaman ağabey, Musti'nin GSXR600'ü kullandı. 3-5 tur sonra geldi, biraz bozuk bir suratla “ben şimdi anladım viraj çıkışında sağ kolunuzu öyle niye aşağı indirdiğinizi” dedi. 600'lük sürenler, viraj çıkışında gazı köküne kadar açarken, Superbike sürenler ancak tatlı tatlı, milim milim gaz verir (Eğer adının içinde "Yunus" ya da "Uprak" geçmiyorsa, yani bizim gibi ölümlüysen).
Anekdot2:
Çok yakın ve iyi motor sürdüğünü düşündüğüm bir arkadaşıma Körfez'de 1000RR'ı verdim. 3 tur sonra yanıma geldi. Kaskını çıkardı. Eee dedim nasılmış? Terden pırıl pırıl olmuş suratıyla bitkin bana baktı “ben motoru değil motor beni sürdü” dedi.
 
Katılım
23 Mar 2011
Mesajlar
20
:cat: FREN HİDROLİK YAĞLARINA DİKKAT

Hidrolik fren yağları zamanla atmosferdeki nemden etkilenerek bünyesinde su oranı oluşur bu oran
belli standartlarla sabitlenmiştir . dünyaca kabul
görmüş makinelerle ölçüm yapılarak bu değerler
okunur . bu oranlar yaklaşık olarak %1-%2 kabul edilebilir
düzeydir %3 fren sıvısı değiştirilmesi gerekir
%4 ve üzeri acil olarak değiştirilmesi gerekir.
Değiştirmesek ne olur ? sistemde bulunan sıvıda
su olduğu için sistemde pas ve korozyon oluşur bunun sonucunda da fren sisteminde ciddi arızalar oluşmasına sebep olur. fren sıvısının kaynama derecesi düşeceği için uzun süre fren kullanımlarında
fren sistemi normalinden fazla ısınabilir bu da fren sisteminin düzgün bir şekilde çalışmamasına sebep olur.
İçerisinde su barındıran firen sıvısının hareket iletimi İçerisinde su barındırmayan fren sıvısına göre daha
az olacağı için fren tutma mesafesi daha uzayacaktır ve fren pedalına daha fazla kuvvet uygulamanız gerekecektir.

---------- Mesaj ekleme zamanı: 11:49 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 11:08 ----------

:cat: RODAJ; :cat:

Son senelerde teknolojinin ilerlemesi ile birlikte yeni yüksek teknoloji motorlarda rodaja ihtiyaç olmadığı söylenmekte ancak durum böyle değil .
Rodaj süresi ve limitleri ( süre eksi yönde, limitler artı yönde ) değişmiş olsa bile motorlar hala bir rodaj periyodu geçirmek zorundadırlar.
Bunun en önemli kanıtı sıfır motorun içinde bulunan ve normal yağa göre daha değişik özellikler gösteren rodaj yağının bulunmasıdır
Rodaj için kısaca motor içinde bulanan hareketli parçaların ve motor aktarma organlarında bulunan hareketli parçaların
bir birine uyum içinde alışma süreci diyebiliriz.
İngilizce de Running-in diye tabir ediliyor. Rodaj bir motosiklet üzerinde üç ana bölüme ayrılabilir


1- Motor içi hareketli parçaların bir birine alışması.
2- Şasi üzerinde bulunan hareketli parçaların bir birine alışması.
3- Lastik ve fren balatalarının yüzeylere alışması.

Bu üç ana başlığı tek, tek açalım.

1- Motor içi hareketli parçaların bir birine alışması.

Motorumuzun içine üretici firma tarafından konulmuş rodaj yağı ne kadar mükemmel olursa olsun sonuç olarak
motor içerisinde metal, metale sürtüyor. Silindir ve pistonlarda bulunan yüzeyler düz gözükse de mikro bir inceleme yapıldığında aslında düz olmadıkları görülür.
Bu yüzeyler üzerinde küçük tepecikler olduğu görülür. Motor rodaj süresinde iken bu tepecikler ısı ve sürtünme ile
aşınarak düz bir yüzey haline dönmeye başlarlar. Bu mikro tepeciklerin bulunduğu zaman yağlama biraz daha sorunlu olur.
Tepecikler yok oldukça yağlama daha iyi bir düzeye geçer. Tabi gene bu süre içerisinde aşınan tepeciklerden çıkan
çapak tabir edilen parçacıklar yağın içerisine karışır, bu yüzdende ilk yağ, yağ filtresi değişimi kısa zaman da yapılır.
Rodaj süresi içerisinde gaz koluna özellikle düşük devirlerde ani ataklar vermemek gerekir. Çünkü düşük devirlerden,
yüksek devirlere ani çıkışlar sürtünmeyi arttırır ve buna bağlı olarak da ısı ani artış gösterir. Mümkün olduğunca
rodaj süresince gaz yavaş, yavaş açılmalıdır. Motor içinde bulunan supaplar, pistonlar,
şanzıman dişlileri, krank ve eksantrik milleri, krank kolları bağlantıları,
kol yatakları çok azda olsa belli bir fazla sıkışıklık içerisinde bulunur tabi bu sıkışıklıklar hep mikro düzeylerdedir.
Rodaj süresi içerisinde bu parçalar olmaları gereken sıkışıklık düzeyine geçerler bu da parçaların bir biri ile uyum içerisinde çalışmasını sağlar.
Motor rodajı yapılırken motoru fazla zorlamamak gerekir. Dik rampalardan, fazla yükten ( rodaj süresince mümkün olduğu sürece tek kişi kullanılmalı ) ,
yoğun trafikten, aşırı ve ani gazlamalardan, dik yokuşlardan, aşırı sıcak havadan, yarım debriyaj denilen debriyaj kaydırarak kalkışlardan,
kısaca motor için olabilecek tüm aşırı sert ve zorlayıcı hareketlerden kaçınmak gerekir.

2- Şasi üzerinde bulunan hareketli parçaların bir birine alışması

Motosikletimizin şasisi üzerinde hareketli bir çok parça ve eklem yeri vardır.
Bu parça ve eklemler bağlantı noktalarında genellikle rulmanlarla hareket ederler.
Rulmanlarında çalışmaya alışmaları için bir sürece ihtiyacı vardır.
Bir biri üzerinde hareket eden bilyelerden oluşan rulmanlar eğer rodaj süresi içerisinde her hangi bir sebepten
( ani çukurlar, sert fren, gereksiz yük zorlamaları v.b. ) zorlanırsa henüz alışma sürecinde oldukları için kullanım ömürleri kısala bilir.

3- Lastik ve fren balatalarının yüzeylere alışması.

Motosikletimizin aldığımızda üretici firma tarafından takılı bulunan sıfır lastiklerin üzerinde çok ince bir tabaka olarak
kaygan bir yüzey vardır. Bu kaygan yüzeyin aşınması ve maksimum tutunmanın sağlanması için lastiğin belli
bir aşınmaya ihtiyacı vardır. Bu aşınma süreci 300 km civarıdır.
Bu süreç içerisinde sert virajlardan ve ani gazlamalardan kaçınmak gereklidir.
Sıfır alınmış bir motosiklette uygulanması ile birlikte eğer kullanılmış motorumuza yeni lastik takmışsak bu sürece tekrar dikkat etmemiz gereklidir.
Sıfır motosikletimizin üzerinde bulunan fren balataları ve fren disklerinin de bir birine alışıp maksimum tutma sağlaması için
belli bir alışma süreci vardır. Fren siteminin rodaj süreci yaklaşık 500 km civarıdır. Bu süreç içerisinde fren sistemi
maksimum tutuş sağlayamadığından, süratimize ve risk pozisyonumuza dikkat etmeliyiz. Fren sisteminin rodaj süreci yaklaşık 500 km civarıdır.

İlk Çalıştırma

Sıfır bir motor aldınız, sandığından çıkardınız e hayırlı olsun. Sırası ile neler yapmak gerekir.
Motorun yağ seviyesi kontrol edildikten sonra , Bismillah ile marşa basılır ( bu kadar olsun artık bizim motorumuz ).
Motor şayet orta sehpası varsa onun üzerine alınarak rölantide fan açana kadar beklenir. ( orta sehpa yoksa motoru düz tutmak gerekir )
Bu işlem motorun ilk çalışması sırasında olabilecek aksaklıkları minimum düzeye indirir.
Bu işlemden sonra artık motorumuzu hareket ettirebiliriz. İlk hareket anından sonra frenler yoklanarak kontrol edilir.
Yola çıkıldıktan sonra yukarıda bahsettiğimiz konulara dikkat edilerek motor rodaj süreci uygulanmaya başlanır.
Motor rodaj süreci içerinde maksimum olarak 5-6-7-8 bin devirlerde kullanmak lazım diye birkaç çeşitli teori olsa da,
motorların devir sayısı farklı olduğundan bunu motorumuzun devrine göre 4/2 devri geçmeyecek şekilde kullanmak lazım diye söyleyebiliriz.
Hatta çok titiz isek ilk 500 km 4/3 devri geçmemek de olabilir. Rodaj süresi içerinde motosikletimizi mümkün olduğunca akıcı kullanmaya çalışmalıyız .
Yani ani devir ve vites değişikliklerinden, sert frenajlardan, bozuk yollardan kaçınmalıyız. Eğer imkanımız varsa
uzun ve düz bir yol rotası tespit ederek bu yolda rodajımızı yapmalıyız. Yola çıkıldığında ilk 250-300 km lastik ve frenlerin alışması için
70-90 km aralığı en ideal kullanım aralığıdır ( biraz sıkıcı olur ama sonuç sağlıklıdır ) .
Motor devrini de ilk 250-300 km maksimum 4/3 daha sonra 4/2 olarak ayarlamak sağlıklı bir kullanım olur.
Rodaj süreci motor markalarına göre farklılık göstermesine rağmen genellikle 1000 km olarak belirtilir. Bu süre sonunda motor yağımızı üretici firmanın tavsiye ettiği bir yağla, yağ filtresi ile birlikte değiştirmeliyiz.
Her hangi gevşemiş yada aşınmış parça olma ihtimaline karşılık bu 1000 km lik süreç sonucunda motosikletimizi
bir kontrolden geçirmemiz gerekir. Bu kontrol ve değişimlerin en sağlıklı yapılacağı yer tabi ki üretici firmanın yetkili servisidir.
 
Katılım
12 May 2011
Mesajlar
16
Hayatımın hiç bir devresinde vitesli motorsiklet kullanmadım ben, ama içim her gördüğümde bir tuhaf olurdu, hem korkar hemde büyük bir hevesle bakardım racinglere, 44 yaşında kendime 2006 kırmızı bir 1000 RR aldım, çoğunuz bana ulen dede, sen ne tür bi sapıksın diyebilir emme ben bu yaştan sonra sigaradan öleceğime motor üzerinde ölmeyi daha çok mantıklı buluyorum,

Genç arkadaşlar benim yaşım ileri olduğu için yada fazla bi zamanım kalmadığı için 1000 RR kullanmaya başladım ama size asla tavsiye etmem, adım adım kullanmak en iyisi ama benim yaşımda başlarsanız, 70 yaşında racing e geçmeniz gerekir.

Honda 1000 RR müthiş bir motor, dikkatli kullanmak gereken bir hız canavarı, gaz açmaya başladığınızda ki o enfes ivme baştan çıkarıcı, her daim kendinizi yarış pistinde hissettirdiği için bazen kovalak hareketler yapabilirisiniz.Özellikle direksiyon amortisörü onu acaip güvenli yapıyor.Deneyimli olan tüm arkadaşlara tavsiye edebileceğim bir makina, seyretmek bile güzel gerçekten, ben motorumu çok seviyorum ama hayatıda çok seviyorum, ii günler diliyorum
 
Katılım
21 Kas 2009
Mesajlar
5,302
Motosikleti
750x
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Burası sormak için uygun başlıkmıdır tam emin değilim ama debriyaj'la ilgili bir sıkıntım var.

Debriyaj'ın tam ayırmadığını düşünüyorum, vites geçişlerinde vuruntu sesi geliyor, hatta debriyaj tam sıkılıyken hafif ara gazı vererek vites attığımda şarkk diye dişli sesini duyuyorum.

Ayarını yapmak istedim ancak kitapçıkta debriyaj için herhangi bir ayar olmadığı, eğer kaçırma yapıyorsa hidroliğin havasının alınması gerektiğini yazmışlar.

Kitapçıkta yer almayan her hangi bir ayar var mı? Yoksa bu havayı nasıl alıcaz?

Eskiden babam arabanın altına yatardı, ben direksiyona otururdum, 5 saat bass bıraak basss bırakk bass bırakkkk...

Ben hep babamın arabanın altında keyif sigarası içip bıyıh altından pis pis güldüğünü düşünmüşümdür, tabi gerçeği asla öğrenemiycem :p

Bu debriyaj'ın havasıda buna benzer bir şekilde mi alınır?

Çok mu zor sordum ki? :silent:

sıyaha oy verenlerden bırıde benım...:p

Tamam abi bende siyaha oy verdim, hatta siyahı aldım da nolucak bu debriyaj? :pr:

Bu mesajlarinla beni iyi güldürmüstür...
Allah'ta ahirette seni güldürsün...
Mekanin Cennet olsun kardesim...
 
Katılım
24 Ara 2011
Mesajlar
1
arkadaşlar bendede bi cbr 1000 rr var. küçük bi semtte oturuyorum ve honda bayisi yok. motoru dik tutunca yağı görebiliyorum ancak motorla giderken bazen yağ lambası yanıyor gazı kesince sönüyor. kış sezonu olduğu içinde şu anda kapalı garajda. üç dört günde bir kontrol ediyorum ve her seferinde bir damla yağ görüyorum nedeni ne olabilir bilen arkadaşlar bana yazabilirlermi. [email protected]. şimdiden teşekkürler.
 
Katılım
6 Nis 2012
Mesajlar
7
2006 cbr 1000 rr siyah çok memnunum yeni aldım ben o na o bana alışma turlarındayız daha önce kullan digım hiç bir motora benzemiyor gaza dokandıgım anda neyle oynadıgımı hissettiriyor
 
Katılım
17 Eyl 2012
Mesajlar
1
ben 1 yılda 3 motor degiştirdim ama şimdi ki motorum 06 model 1000rr onda da kalıcam hem kullanımı hem aşiri süratlerde zıpkın bi makına ....her kezın zevkı farklı ...bana göre 1000rr son nokta....

---------- Mesajlar birleştirildi - 01:57 ---------- bir önceki mesaj zamanı 01:52 ----------

photo.php
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst