Gazze Kimin Ayıbı!

Katılım
30 Mar 2012
Mesajlar
386
o beğenmediğin filistinlinin yaşadığı zulmün yarısını yaşasan kendini kesersin
tamam doğru değil ama bizim tuzumuz kuruyken söylüyoruz bunları
o filistinlinin yaşadıklarını bize yaşatmak istediler.Onlara yapılanın aynısını bize tatbik etmek istediler.Olmadı yapamadılar,Tuzumuz kuru değil bence farkımız var.En olmadık zamanda dirilip bunu yapmak isteyenleri buna pişman etti dedelerimiz.Bize güzel yaşanılacak bir vatan bıraktılar.Onların dedeleri o toprakları sattılar.Osmanlıya silah cektiler.
Türk milleti Hiç bir vakit kafasına füze yağmasına müsade etmez.Bu çok gelişmiş teknolojiye sahip israil bile olsa.Dikkat edin hep en son noktada Türk en olmazı en başarılamaz denileni yapmıştır.
 
Katılım
4 Haz 2012
Mesajlar
776
Arkadaş filistin hakkında birşey yazıyor radikal solcular meydana çıkmış sağcı insanlara lanet okuyor resmen.Ama onlara sorsanız sağcılardan ala faşist yok kendileri de özgürlükçü kimsenin dinine diline karışmazlarmış.Onun için mi SSCB de 10 yılda 13 bin cami yıkıldı,kiliseler yılıkdı.Öz dili Türkçe olan soydaşlarımıza zorla Rusça öğretildi.Azerbaycanlı kardeşlerimizi Türk kimliğinden uzaklaştırıp İran kökenli oldukları aşılandı.Sağcılara amerikan yandaşı diyen siz hangi gün bir sağcıyı amerikan bayrağıyla gördünüz.Ama kendiniz yıllarca sscb bayrağı kullandınız.Askerle,polisle çatışmaya girdiniz.
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
o filistinlinin yaşadıklarını bize yaşatmak istediler.Onlara yapılanın aynısını bize tatbik etmek istediler.Olmadı yapamadılar,Tuzumuz kuru değil bence farkımız var.En olmadık zamanda dirilip bunu yapmak isteyenleri buna pişman etti dedelerimiz.Bize güzel yaşanılacak bir vatan bıraktılar.Onların dedeleri o toprakları sattılar.Osmanlıya silah cektiler.
Türk milleti Hiç bir vakit kafasına füze yağmasına müsade etmez.Bu çok gelişmiş teknolojiye sahip israil bile olsa.Dikkat edin hep en son noktada Türk en olmazı en başarılamaz denileni yapmıştır.
öncelikle ezberlenmiş bilgileri bir kenara bırakalım. filistinliler bugün bizim sattığımızdan daha fazla toprak satmadılar
dahasi bu toprak satın alma işlemi rotschildin aracılarıyla oldu
yani ingilizlere satıldı bir anlamda
bu dönemde filistinin ingiliz sömürgesi olduğunu unutmayın
israil bugün sahip olduğu toprakların %1ini ile satın almadi
kalani başlarda yahudi terör örgütlerinin çabalari ve ingiliz ordusunun himayesiyle gelişti
aramiza sokulan nifaklar ise bambaska bir konudur
dahasi ne dedelerimizin kurtuluş savaşı bizm meziyetimiz ne filistinlilerin dedelerinin hataları bu gunkü mazlumların suçu değildir
amaan onlar da toprak satmasalarmış mantığı çok yanlıştır
mobildeyim…devam ederiz
 
Katılım
1 Eyl 2008
Mesajlar
1,231
o filistinlinin yaşadıklarını bize yaşatmak istediler.Onlara yapılanın aynısını bize tatbik etmek istediler.Olmadı yapamadılar,Tuzumuz kuru değil bence farkımız var.En olmadık zamanda dirilip bunu yapmak isteyenleri buna pişman etti dedelerimiz.Bize güzel yaşanılacak bir vatan bıraktılar.Onların dedeleri o toprakları sattılar.Osmanlıya silah cektiler.
Türk milleti Hiç bir vakit kafasına füze yağmasına müsade etmez.Bu çok gelişmiş teknolojiye sahip israil bile olsa.Dikkat edin hep en son noktada Türk en olmazı en başarılamaz denileni yapmıştır.

Bu nasıl bir yorumdur , bu kadarmı acımasız ve vicdansız oldunuz.Bizim dedelerimizi bizmi seçtik onların dedelerini onlarmı seçti , Allah'ın varlığını tartışacağımızdan korkuyorum.Dedeleri toprakları sattıysa bunların suçu nedir , yazıklar olsun dedeleri her ne yaptıysa bunlarda sürünsün gebersin diyen mantığa yazıklar olsun.Farkımız varmış.Türkçülüğü kim tartışıyor burada nereden nereye konuyu çekiyorsunuz.Bizim üstün olup olmamızı konuşmuyoruz , Müslüman kardeşlerimizin katledilmesini konuşuyoruz , nerede kaldı hoşgörü , dedelerinin yaptıklarını bunlarmı çekecek , bizde seyircimi kalıcaz etme bulma dünyası diye.Yaşamayan birilerinin yaptıklarını yaşayanlara mal etmek ne büyük saçmalıktır.

İsrail'in topraklarını alın teriylemi aldı ? Gerçekten üzüldüm bu memlekette yaşayayan bir insanın acımasızca Müslüman Kardeşlerine dedelerinin yaptıklarını çekiyorlar diye kendi hallerine bırakması , bir yorum bile yapamaması ne kadar üzücü.
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
öncelikle ezberlenmiş bilgileri bir kenara bırakalım. filistinliler bugün bizim sattığımızdan daha fazla toprak satmadılar
dahasi bu toprak satın alma işlemi rotschildin aracılarıyla oldu
yani ingilizlere satıldı bir anlamda
bu dönemde filistinin ingiliz sömürgesi olduğunu unutmayın
israil bugün sahip olduğu toprakların %1ini ile satın almadi
kalani başlarda yahudi terör örgütlerinin çabalari ve ingiliz ordusunun himayesiyle gelişti
aramiza sokulan nifaklar ise bambaska bir konudur
dahasi ne dedelerimizin kurtuluş savaşı bizm meziyetimiz ne filistinlilerin dedelerinin hataları bu gunkü mazlumların suçu değildir
amaan onlar da toprak satmasalarmış mantığı çok yanlıştır
mobildeyim…devam ederiz

Tam konun gelmiş...
Döktür bakalım teorilerini...
Hatta başlamışsın...
İsrail %1 ini bile almamış diyerek....

Yahu bunu dünya tarihi yazıyor...
Herkes kabul ediyor...

Şimdi diyeceksinki aldığı topraklar orası değildi...

Bu siyonistler çok kansız...
Daha aldıklarını beğenmiyorlar
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
Tam konun gelmiş...
Döktür bakalım teorilerini...
Hatta başlamışsın...
İsrail %1 ini bile almamış diyerek....
Yahu bunu dünya tarihi yazıyor...
Herkes kabul ediyor...
Şimdi diyeceksinki aldığı topraklar orası değildi ...
neyi yazıyor neyi kabul ediyor?
what do you say haci?
birazdan israil devletinin 60 yıllık gelişiminin resmini verecem. ordan hesaplarsin. ondan once terorist eylemler ondan once iç karışıklıklar onda once de toprak satın alma var
o dunyalılara soylersin matematik derslerini kaynatmasinlar bir daha. hesaplari kariştiriyorlar

---------- Mesajlar birleştirildi - 23:18 ---------- bir önceki mesaj zamanı 22:53 ----------

www.arastiralim.net/ilk/wp-content/uploads/2008/08/israil-isgali.jpg
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Bu israil meselesini kaçinci tartismamiz artik sayisini bile hatirlayamiyorum.
Herkes kendi mesrebince fikirlerini beyan etmis.

Bazi söylemler enteresan.
Mesela ben de dahil bir çok kisi Filistin'de yasanan bugünkü durumun en büyük sebeplerinden birinin, zamaninda israile satilan topraklar oldugunu beyan etmis.
Bu gerçek bir tarihi tespittir ve genelde oranlar disinda bir itiraz yok.
Fakat su beyanlar da var ve bence dogru.
Mesela koskoca bir halk, dedelerinin yaptigi hiyarligin acisini çekiyor diye biz onlara acimayacakmiyiz?
Yani gerçekten hak verilesi bir tespit.
Simdi benim dedem suç islese, onun yerine ben mi cezaevine girmeliyim.
Bu çarpik bir düsünce sekli olur.
Zaten ben de dahil,
bu tespiti yapan arkadaslar,
oh olsun filistine,
zamaninda bizi arkadan vurdular,
simdi yaptiklarini çekiyorlar,
anlayisiyla degil,
bu konu bize ders olsun,
topraklarin birilerine peskes çekilirken, liberal ekonomi, global cart curt muhabbeti yapma,
uyanik ol,
yarin bunlar senin de basina gelebilir uyarisi yapiyor-lar(uz).

Tabi bu isin dedeler boyutundan baska bir boyutu daha var.
Yani bu isin bir de bugünü var.
Dedeleri bir pok yedi, bizi arkamizdan vurdu,
binlerce sehit verdik.
Tamam ama torunlari da ayni seyi yaptilar.
Torunlari da pkk'nin egitilmesini kendi topraklarindaki kamplarda sagladilar ve yine binlerce sehit verdik.
Hadi dedeleri affettik.
Torunlarini nasil affedecegiz?
Pkk terôrüne verdigimiz binlerce sehit yarin ahirette yakamiza yapismayacakmi?
Beni öldüren teröristi, filistin egitti, israil besledi, suriye babalik yapti,
sen ne yaptin ulan!!!
diye sormazmi?
Ben kime aglayayim?


Bugün maillerime bakarken bir protesto daveti gördüm.
Armut arkadaslarimdan biri beni de mail zincirine dahil etmis.
Hep birlikte israil mallarini boykot edecekmisiz.
Görecekmis israil gününü.
:)
Salak!!!
Bu kaçinci boykot!!!!
Kimin seyinde senin boykotun.
Ha olur.
Olur ama öyle mcdo yemeyelim, cocacola içmeyelimle olmaz.
Elektrik kullanma,
dogalgazi kullanma
benzin mazot kullanma,
ekmek yeme,
bak nasil yola geiyor israil.
Neden?
çünkü hepsini onlara peskes çektik.

Varmi bunlari yapacak mabat?
Yok.
Cocacola içmeyince, McDonalds'a gitmeyince bisey olacak saniyor salaklar.
Ulem onu dedemde yapar.
Dötün yiyorsa, isiklari kapat.
Buzdolabinin fisini çek.
Televizyonu seyretme.
Hatta bilgisayarin fisini de çek.
Sen bu satirlari yazarken israilin ekmegine yag sürüyorsun.
Bir daha ekmek alma.
Yarin ise yürüyerek git.
Varmi sende o cesaret?
Yok.
Neden yok?
Konforundan vazgeçemezsin çünkü.
Tüpras otel lobilerinde israilli firmalara peskes çekilirken aklin nerdeydi?
Senin enerji kaynaklarin ve sagladigin yollarin danismanligi know-how hizmetlerin tamamen israile baglanirken nereni karistiriyordun?
Yumurta kapiya gelince aklimiz basimiza geliyor, agliyoruz.
Ama aglama duvari bile israilde.:bounce:

Kisacasi güzel kardeslerim.
Uluslararasi iliskiler, musluman kardesligi üzerinden yürümüyor.
Bu ülkenin ortadogu cografyasi üzerindeki tek dostu israildir.
Bunu bu ülkenin basbakani da biliyor,
cumhurbaskani da biliyor,
disisleri-içisleri bakani da biliyor.
Ama size baska yalanlar anlatiyorlar.
Siz o yalanlara inandiginiz sürece, o filistinli çocuk ölecek,
yarin bir askerimiz daha sehitler ölmez, vatan bölünmez nidalariyla topraga verilecek.
Siz cocacola yerine cola turca içerek vicdaniniz rahat bir sekilde uyumaya devam edeceksiniz.
Uyusunda büyüsün niiiinni.
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
coq emmi olaylara dar cerceveden bakan biri icin iyi yazıyor.

iki duzeltme:
pkk nın hamasla degil kurcalarsanız mossad ve cia ile bağlantısını bulursunuz
hatta onlardan eğitim ve yardım aldığını anlarsınız

israil ortadoğudaki varlığımızı tehdit eden tek devlettir
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
Al sana filistin tarihi haciii...
Arada ingilizlerin yahudilerden sağladıkları çıkar ve maddiyatlar yazılmamış...
Filistinin neden sesi çıkmadığı belli değil...
Ama genelde herşeyi anlatıyor kronoloji....1897: I. Siyonist Kongre İsviçre’nin Basel kentinde toplandı.
1916: İngiltere ve Fransa arasında Arap topraklarını paylaşmayı öngören Sykes Picot Anlaşması imzalandı.
2 Kasım 1917:İngiltere, Yahudi halkına Filistin topraklarında devlet kurma yolunu açan Balfour Deklarasyonu’nu yayınladı.
29 Eylül 1923: Filistin’de İngiliz mandası resmen yürürlüğe girdi.
22 Temmuz 1946: İsrail terör örgütü Irgun’un Kral Davud Oteli’ne düzenlediği saldırıda, 96 kişi hayatını kaybetti.
29 Kasım 1947: BM, Filistin’i bölme planını kabul etti.
9 Nisan 1948: Irgun terör örgütüne bağlı militanlar tarafından Deir Yasin Köyü’nde gerçekleştirilen katliamda 254 Filistinli hayatını kaybetti.
14 Mayıs 1948: İsrail devleti kuruldu.
15 Mayıs 1948:İsrail devletinin kurulmasını kabul etmeyen Arap devletleri, İsrail’e saldırdı. Bu ilk Arap-İsrail savaşıydı.
29 Ekim 1948: İsrail ordusunun Safsaf Köyü’ne düzenlediği saldırı sırasında köylülerin üzerine rastgele açılan ateş, 70 kişinin ölümüne neden oldu.
11 Mayıs 1949:İsrail BM’ye kabul edildi.
23 Aralık 1950:İsrail Kudüs’ü başkent ilan etti.
2 Kasım 1956: Mısır Devlet Başkanı Nasır’ın Süveyş Kanalı’nı millileştirmesi üzerine, İsrail, Fransa ve İngiltere, Mısır’a saldırdı.
12 Ekim 1958: Şaron önderliğinde, Batı Şeria’da bulunan Kibya Köyü’ne düzenlenen saldırıda 67 kişi hayatını kaybetti, 75 kişi de yaralandı.
7 Ekim 1959: El-Fetih’in kuruluş kongresi Kuveyt’te yapıldı.
29 Mayıs 1964: Filistin Kurtuluş Örgütü kuruldu.
5 Haziran 1967:İsrail; Mısır, Suriye ve Ürdün’e saldırdı ve 6 günde, Sina Yarımadası, Golan Tepeleri, Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’ü işgal etti.
22-25 Eylül 1969: 21 Ağustos 1960’da Mescid-i Aksa’nın yakılmak istenmesi Yahudilerce yakılmak istenmesi, İslam dünyasında tepkilere yol açtı ve bunun üzerine İslam Konferansı Örgütü Rabat’ta ilk kez bir araya geldi.
7 Haziran 1970: Ürdün Kralı Hüseyin İsrail ve ABD’den aldığı destekle Filistin mülteci kamplarını yoğun top ateşine tuttu. Kral Hüseyin’e bağlı „Bedevi Milisleri“ tarafından gerçekleştirilen bu katliam „Kara Eylül“ olarak nitelendirildi. Bu katliam sırasında onbinlerce Filistinli hayatını kaybetti. Bir yıl sonra FKÖ Ürdün’den sürüldü ve Lübnan’a yerleşti.
2 Nisan 1973: İsrail askerlerinin Beyrut’a düzenledikleri operasyonda 3 FKÖ lideri öldürüldü.
8 Ağustos 1973: Filistin Ulusal Cephesi işgal altındaki topraklarda kuruldu.
6 Ekim 1973: Mısır, Suriye ve Ürdün’ün, Sina Yarımadası’nda ve Golan Tepeleri’nde bulunan İsrail kuvvetlerine saldırmasıyla Yom Kippur Savaşı başladı.
13 Kasım 1974: , Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkını tanıdı. FKÖ, BM’de gözlemci statüsü elde etti.
13 Nisan 1975: Hıristiyan Falanjistlerin içinde Filistinlilerin bulunduğu bir otobüsü makineli tüfeklerle taramaları üzerine Lübnan'da iç savaş başladı.
6 Eylül 1976: FKÖ Arap Birliği’ne tam üye oldu.
17 Mayıs 1977:İsrail genel seçimlerinde ilk kez Menaham Begin’in liderliğindeki sağcı Likud Partisi iktidara geldi.
14 Mart 1978:İsrail Güney Lübnan’ı işgal etti.
17 Eylül 1978: Mısır, İsrail ve ABD arasında Camp David Anlaşması imzalandı. Bu anlaşma Arap Birliği Zirvesi'nde kınandı.
1980:İsrail parlamentosunda alınan bir kararla Kudüs, İsrail’in değişmez ve bölünmesi başkenti olarak ilan edildi.17 Temmuz 1981: İsrail, Beyrut'u bombaladı. 14 Aralık 1981:İsrail, Golan Tepeleri’ni ilhak etti.
6 Haziran 1982:İsrail Lübnan'ı işgal etmeye başladı. Eylül'de FKÖ Beyrut'tan çekilmeye başladı.
9 Eylül 1982: Arap Birliği Zirvesi’nde bölge ülkelerinin barış içinde yaşaması için, FK֒nün Filistin halkının tek meşru temsilcisi olması gerektiği kabul edildi.
15-16 Eylül 1982: İsrail, Filistin mülteci kampları olan Sabra ve Şatilla’ya kanlı bir saldırı düzenledi. 991 Filistinli hayatını kaybetti.
1 Ekim 1985:İsrail Tunus’taki FKÖ karargahına hava saldırısı düzenledi. Saldırıda 70 kişi hayatını kaybetti.
8 Aralık 1987: Gazze’de bir Yahudi kamyonetinin Filistinli işçileri taşıyan bir araca çarparak dört Filistinlinin ölümüne dokuzunun yaralanmasına neden olmasının ardından, Filistinliler intifada hareketini başlattılar.
16 Nisan 1988: FK֒nün ikinci komutanı Ebu Cihad İsrail askerlerince öldürüldü.
12 Kasım 1988: Cezayir’de toplanan Filistin Ulusal Konseyi, Filistin Devleti’ni ilan etti.20 Haziran 1990: Ocak ayında başlayan Sovyet Yahudilerinin yoğun bir şekilde İsrail'e göçü Filistinliler ile İsrailliler arasında büyük sorun oldu. Bunun üzerine Filistinli bir komando grubu İsrail'e girmeye kalkıştı. ABD Başkanı Bush bu olaydan dolayı ABD-Filistin görüşmelerini askıya aldı. 8 Ekim 1990: Kudüs’te Mescid-i Aksa’da katliam gerçekleştirildi. 30 Filistinli hayatını kaybederken 800 kişi de yaralandı.
15 Ocak 1991: FK֒nün ikinci komutanı Salah Halef, danışmanı Ebu Muhammed ve FKÖ güvenlik şefi Ebu el-Hol bir suikast sonucu öldürüldüler.
30 Ekim 1991: ABD Başkanı Bush ile SSCB lideri Gorbaçov’un Madrid Konferansı’nı başlatmalarından sonra, İsrail ile Arap komşuları arasında ilk görüşmeler başladı. Filistin, Birleşik Ürdün-Filistin delegasyonunun parçası olarak görüşmelere katıldı.
13 Eylül 1993:İsrail Devlet Başkanı İzak Rabin ve FKÖ lideri Yaser Arafat arasında Washington’da, beş yıl sonra Filistin’de özerk bir devletin kurulmasını öngören, Filistin Özerklik İlkeleri Deklarasyonu (Oslo Anlaşması) imzalandı.
25 Şubat 1994: Batı Şeria’nın El Halil kentinde bulunan Hz. İbrahim Camii’ne sabah namazı esnasında bir Yahudi tarafından gerçekleştirilen saldırıda, aralarında çocukların da bulunduğu 50’nin üzerinde kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 300 kişi de yaralandı.
4 Mayıs 1994:İzak Rabin ve Yaser Arafat arasında İsrail-Filistin İlkeleri Deklarasyonu’nu tamamlayıcı düzenlemeler içeren Kahire Anlaşması imzalandı.
26 Ekim 1994:İsrail ve Ürdün arasında barış anlaşması imzalandı.
28 Eylül 1995: II. Oslo Anlaşması Washington’da imzalandı.
4 Kasım 1995: Oslo Anlaşması’nın altına imza atan İsrail Başbakanı İzak Rabin, aşırı sağcı Yigal Amir tarafından öldürüldü.
20 Ocak 1996: FKÖ lideri Yaser Arafat, Filistin Özerk Yönetimi’nin başkanı seçildi. 18 Nisan 1996:İsrail Başbakanı Şimon Peres, Lübnan’a karşı „Gazap Üzümleri“ operasyonunu başlattı. Güney Lübnan’daki Kana BM mülteci kampında 109 sivil, İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybetti. 29 Mayıs 1996:İsrail seçimlerini Benjamin Netanyahu liderliğinde aşırı sağ partilerden oluşan koalisyon kazandı.
27 Eylül 1996: Kudüs belediye başkanının Kubbet’üs-Sahra’nın altına tüneller açtırması sonucu patlak veren olaylarda üç günde 76 kişi öldü.
15 Ocak 1997: II. Uygulama Anlaşması olan el-Halil Protokolü imzalandı.
1 Ekim 1997: Ürdün’ün baskısıyla İsrail, 16 Ekim 1991’de müebbet hapis cezasına çarptırılan Hamas’ın manevi lideri Şeyh Ahmed Yasin’i serbest bırakmak zorunda kaldı.
14 Mayıs 1998:İsrail Devleti’nin kuruluşunun 50. yıldönümünde, Filistinlilerin protesto gösterileri sırasında çıkan çatışmalarda dokuz Filistinli hayatını kaybetti, 1.200 Filistinli yaralandı.
21 Haziran 1998: İsrail hükümeti Netanyahu’nun Büyük Kudüs planını onayladı.
7 Temmuz 1998: BM Genel Kurulu Filistin delegasyonuna gözlemci statüsü verdi.
23 Ekim 1998:İsrail ile Filistin arasında Wye River Memorandum’u imzalandı.
18 Aralık 1998: ve İngiliz birlikleri Irak’ı bombalarken İsrail hükümeti Wye River Memorandum’unu uygulamayı askıya aldığını bildirdi.
4 Mayıs 1999: Mayıs 1993 İlkeler Deklarasyonu’nda Filistin özerkliği için verilen sürenin sona ermesi üzerine, ABD Başkanı Clinton’ın Arafat’a nihai statü görüşmelerinin bir yıl içinde sonuçlanacağı garantisini vermesi dolayısıyla, Filistin Merkez Konseyi bağımsız Filistin Devleti’nin ilanını erteledi.
17 Mayıs 1999:İsrail’de yapılan seçimleri, Likud Partisi lideri Netanyahu’yu yenilgiye uğratan İşçi Partisi lideri Ehud Barak kazandı.
25 Temmuz 2000: . Camp David Zirvesi, ABD Başkanı Clinton’ın „anlaşmaya varamadılar“ şeklindeki açıklamasıyla sona erdi.
28 Eylül 2000:İsrail Savunma Bakanı Ariel Şaron’un Mescid-i Aksa’ya yaptığı provakatif ziyaret Filistinlilerin tepkisine neden oldu. El-Aksa intifadası başladı. İsrail Başbakanı Ehud Barak, ilk kez Kudüs’te Filistin ve İsrail’e ait iki başkent olabileceğini ifade etti.
6 Şubat 2001:İsrail’de yapılan erken genel seçimlerde Likud Partisi genel başkanı Ariel Şaron ezici üstünlükle başbakan seçildi.
17 Ekim 2001:İsrail-Filistin barış anlaşmalarına karşı çıkan Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Rehavam Zeevi silahlı saldırı sonucu öldü. Saldırıyı FHKC üstlendi.
19 Kasım 2001: yılında gerçekleştirilen Sabra ve Şatilla Katliamı’ndan kurtulan Filistinlilerin suç duyurusu üzerine Belçika, katliamın sorumlusu olan İsrail Başbakanı Şaron’u ifade vermeye çağırdı.
23 Kasım 2001:İsrail ordusunun roketli saldırısında Hamas’ın askeri kanat liderlerinden Muhammed Ebu Hanud öldürüldü.
2 Aralık 2001: Kudüs’te ve Hayfa’da meydana gelen dört patlamada 26 kişi öldü, 220 kişi yaralandı. Saldırıyı Hamas üstlendi. İsrail hükümeti, Arafat’ı saldırıdan sorumlu tuttu.
3 Aralık 2001: Kudüs ve Hayfa’da gerçekleştirilen bombalı saldırılar ardından harekete geçen İsrail, Gazze’ye ve Batı Şeria’ya saldırdı. Batı Şeria’da bir çok eve füze isabet ederken, Gazze’deki hedef Arafat oldu.13 Aralık 2001:İsrail Güvenlik Kabinesi, Arafat’la tüm ilişkilerini kesme kararı aldı ve Arafat’ı saldırı dalgasının doğrudan sorumlusu olmakla suçladı. 27 Mart 2002: Suudi Arabistan Veliaht Prensi Abdullah’ın Filistin-İsrail sorununun çözümüne yönelik olarak hazırladığı „Ortadoğu Barış Planı“, Beyrut’ta gerçekleştirilen Arap Birliği Zirvesi’nde onaylandı.
29 Mart 2002:İsrail Başbakanı Ariel Şaron Batı Şeria’daki tüm Filistin kentlerine tanklarla girerek Koruyucu Duvar Operasyonu’nu başlattı. Arafat’ın Ramallah’taki karargahını kuşattı. İsrail askerleri karargahı tahrip ederek, elektrik, su ve telefon bağlantısını kestiler.
19 Nisan 2002: BM Güvenlik Konseyi toplantısında Cenin’de İsrail tarafından yapılan katliamları araştırmak üzere bir komisyonunun kurulmasına karar verildi. Söz konusu katliamda bini aşkın kişi hayatını kaybetti.
1 Mayıs 2002: BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın oluşturduğu Araştırma Komisyonu’nun üyeleri konusunda İsrail’in gösterdiği tepkiler nedeniyle Annan komisyonun dağıtıldığını açıkladı.
2 Mayıs 2002: Arafat’ın karargahında yanında bulundurduğu, Zeevi’nin ölümünden sorumlu tutulan altı kişinin Eriha’daki hapishaneye gönderilmesi karşılığında Arafat’ın Ramallah’taki karargahı çevresinde bulunan kuşatma kaldırıldı ve Arafat’ın karargahtan çıkmasına izin verildi.
30 Eylül 2002: Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan yasa ABD Kongresi’nden geçti.
5 Ekim 2002: ABD Kongresi’nin kararına karşılık Arafat, iki yıl önce Filistin Konseyi’nden geçen Doğu Kudüs’ü Filistin Devleti’nin başkenti olarak kabul eden yasayı imzaladı.
17 Kasım 2002:İsrail Dışişleri Bakanı Benjamin Netenyahu Oslo Anlaşmaları’nın tamamen iptal edildiğini bildirdi.
30 Kasım 2002:İsrail kuvvetleri BM Gıda Programı’nın Gazze’deki gıda deposunu yerle bir etti.
28 Ocak 2003:İsrail’de yapılan erken genel seçimlerde Ariel Şaron başkanlığındaki Likud Partisi milletvekili sayısını ikiye katlayarak (38) seçimin galibi oldu. İşçi Partisi ise altı sandalyeyi kaybederek 19 milletvekilli çıkardı.
19 Mart 2003: Arafat, Mahmud Abbas’ı başbakanlığa atadı.
30 Nisan 2003: ğu Yol Haritası ilan edildi.
25 Mayıs 2003:İsrail hükümeti Yol Haritası’nı 14 çekince ile 7’ye karşı 12 oyla onayladı.
3-5 Haziran 2003: ısır’ın Şarm el-Şeyh kasabası ve Ürdün’ün Akabe kentinde Yol Haritası’nın hayata geçirilmesine ilişkin ABD Başkanı Bush’un öncülüğünde iki zirve gerçekleştirildi.
9 Haziran 2003: Akabe Zirvesi’nin sonuçlarını reddeden Filistinli direniş örgütleri ilk kez ortak silahlı eylem gerçekleştirerek dört İsrail askerini öldürdüler.
10 Haziran 2003: Hamas liderlerinden Dr. Abdülaziz el-Rantisi’ye yönelik füzeli saldırıda 1’si bebek dört kişi öldü. El-Rantisi yara almadan kurtuldu.
11 Haziran 2003: Kudüs’ün merkezinde düzenlenen intihar saldırısında 17 kişi öldü, 65 kişi yaralandı.
29 Haziran 2003: Başta Hamas, İslami Cihad ve el-Aksa Şehitleri Tugayı olmak üzere direniş örgütleri üç aylık şartlı ateşkes ilan ettiler.
15 Temmuz 2003: İsrail Parlamentosu 8’e karşı 26 oyla Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Gazze’nin ne tarihi açıdan ne uluslararası hukuk ne de İsrail devletinin daha önce imzaladığı anlaşmalar açısından „işgal edilmemiş“ topraklar olduğu yönünde bir karar çıkardı.
31 Temmuz 2003: İsrail, Batı Şeria ve Kudüs çevresine inşa edilen „güvenlik duvarı“nın ilk etap inşasını tamamladı.
19 Ağustos 2003: Filistinli direniş örgütlerinin ilan ettikleri şartlı ateşkes İsrail’in saldırılarına devam etmesi sonucu bozuldu.
20 Ağustos 2003: Hamas ve İslami Cihad’ın Kudüs’te ortaklaşa düzenledikleri saldırıda 20 İsrailli öldü, 120 kişi de yaralandı. İsrail saldırının ardından Filistin yönetimiyle ilişkilerini dondurdu.
21 Ağustos 2003:İsrail’in Gazze’ye düzenlediği füze saldırısında Hamas liderlerinden Ebu Şenneb iki korumasıyla birlikte hayatını kaybetti.
6 Eylül 2003: Filistin Başbakanı Mahmud Abbas görevinden istifa etti. Aynı gün İsrail’in, Hamas’ın kurucusu ve manevi lideri Şeyh Ahmed Yasin’e yönelik düzenlediği saldırıdan, Ahmed Yasin yardımcısı ile birlikte hafif yaralı olarak kurtuldu.
11 Eylül 2003:İsrail Güvenlik Kabinesi Filistin lideri Arafat’ı sürgüne gönderme yönünde ilke kararı aldı. Ayrıca 15 AB üyesi, Hamas’ı AB’nin terör listesine alma konusunda uzlaşmaya vardı.
25 Eylül 2003: 20. yüzyılın önemli düşünürlerinden Filistin asıllı Edward Said hayatını kaybetti.
4 Ekim 2003: Hayfa’da düzenlenen intihar saldırısında 20 İsrailli ölürken 55’i de yaralandı.
5 Ekim 2003:İsrail, Hayfa’da düzenlenen saldırıya misilleme olarak, 30 yıl sonra ilk kez Suriye topraklarını bombaladı.
15 Ekim 2003: ’de içlerinde CIA mensuplarının da bulunduğu dört araçlık konvoya düzenlenen saldırıda üçü CIA mensubu dört kişi öldü, bir kişi de yaralandı.
9 Kasım 2003: Berlin’deki „Utanç Duvarı’nın yıkılışının yıldönümü olan 9 Kasım, İsrail’in Filistin’de inşa ettiği „Irkçı Ayrım Duvarı“na uluslararası tepki günü olarak ilan edildi.
19 Kasım 2003: BM Güvenlik Konseyi’nden oybirliği ile geçen 1515 sayılı kararla Yol Haritası taraflar açısından bağlayıcı hale geldi.
1 Aralık 2003: Cenevre İnisiyatifi’nin Yol Haritası’na alternatif olarak hazırladığı deklarasyon resmen ilan edildi.
20 Aralık 2003: 8 Aralık’ta BM Genel Kurulu’da alınan karara uygun olarak Lahey Adalet Divanı, İsrail’in Batı Şeria çevresine inşa ettiği „güvenlik duvarı“nın meşruiyetini şubat ayında ele almaya karar verdi.
14 Ocak 2004: Gazze’de ilk kez Hamas mensubu bir bayan tarafından düzenlenen saldırıda, dört İsrail askeri öldü. Saldırının ardından İsrail Hamas’ın kurucusu ve manevi lideri Şeyh Ahmet Yasin’i her an bir suikaste hedef olabileceği yönünde tehdit etti.
11 Şubat 2004: ’i çevreleyen tecrit duvarına ve 15 Filistinlinin ölümüyle sonuçlanan İsrail saldırısına karşı bir tepki olarak El-Aksa Şehitleri Tugayı’nın Kudüs’te düzenlediği saldırıda 7 İsrailli öldü, 60’ı da yaralandı.
23 Şubat 2004: ı Adalet Divanı İsrail’in Batı Şeria’nın çevresine ördüğü tecrit duvarına ilişkin duruşmalara başladı.
22 Mart 2004 Filistin’in manevi önderi Şeyh Ahmet Yasin sabah namazı çıkışında bizzat Şaron tarafından yönetilen bir askeri operasyon sonucu sekiz Filistinli ile birlikte hunharca katledildi. Yasin katliamı sonrası İsrail terörünün sınırlarının artık kalmadığı anlaşılırken BM’nin katliamı kınamasının önünde yine ABD vetosu yer aldı.
17 Nisan 2004 Şeyh Ahmet Yasin’in şehadeti sonrası Hamas liderliğine getirilen Abdülaziz el-Rantisi Ahmet Yasin’e karşı düzenlenen suikasta benzer bir yöntemle şehit edildi.
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
coq emmi olaylara dar cerceveden bakan biri icin iyi yazıyor.

iki duzeltme:
pkk nın hamasla degil kurcalarsanız mossad ve cia ile bağlantısını bulursunuz
hatta onlardan eğitim ve yardım aldığını anlarsınız

israil ortadoğudaki varlığımızı tehdit eden tek devlettir
Valla bizim çerçeveleri yapan mütahitin suçu, yoksa benim bir kabahatim yok.:)
Düzeltme yapmissin ama neyi düzelttin anlamadim.
Ben pkk hamasla kucak kucaga diye bir yorum yapmadim.
hamas pkk mevzusunda belkide en günahsiz olusum.
Ben direkt filistinden bahsettim.
Olayi hamasa getirme.:)
O ayrica ele alinmasi gereken baska bir mevzu.
Pkk ve filistin olayi bir gerçektir.
Arafat desem?
Ya da
Abu Ammar?!!!!
Devsol'dan tut da Pkk'ya kadar bu memlekete bela diye yazilmis ne kadar dava varsa,
silahli egitimleri, filistinin sagladigi imkanlarla yapilmistir.
Hangi üyemiz hatirlamiyorum ama bir arkadasimiz konuya yazmis.
Solcular filistin için israile karsi savasti diye.
Dogrudur.
Solcular israille savasmistir.
Ama filistin için cümlesi tartismalidir.
Gerilla egitimi alan sol örgütlerin israil üzerinde pratik yapmasi da denilebilir bu mevzuya ve çok da yanlis bir yaklasim olmaz.


YAzdiklarinda yanlis olmayan ama eksik olan sey ise sudur.
Pkk mossaddan da cia dan da ve belkide mitden de destek almistir.


Benim isaret ettigim sey devlet politikalariyla ilgilidir.
Siz basbakanin esip gurledigine bakmayin.
Bir pok yiyemeyecegini israilde, hatta tüm dünyada biliyor.
Zaten bilmeseler,
sayin basbakanin
israil haddini bilsin anlamina gelen sözlerinden sonra dünya karisirdi.
Borsalar tepetaklak olur, global kriz baslardi.
Ama bir pok olmadi.
Kimse seyine takmiyor çünkü.
Bizim koyunlardan baska.
Ayni lafi Obama etsin bak ne oluyor?
:)
Biz bu muhabbetleri Mavi Marmara mevzusunda da yasadik.
Hala yiyen arkadaslara da afiyet olsun.
Yesillik iyidir, sagliklidir.
Son olarak son cümleye bir kaç sey karalayayim.
Israil ortadogudaki varligimizi tehdit eden tek devlettir diye yazmissin.
Ulem bizim ortadogudaki varligimiz kaç kilometrekare?
Hadi onu ittir et.
Ortadoguda israilin bize ulasmasi için geçmesi gereken devletler var.
Irak
Iran
Suriye.
Bunlar yol.
Ulem bunlardan hangisi ile papaz degilsin?
Yolu kendimiz açmisiz,
bilet keselimmi yoksa parasiz otobanmi olsun diye kendimizi yiyoruz.

Kisacasi,
bu Arafat denen herif nasil bir sihirbazsa,
hem,
pkk denilen illeti basimiza bela olmasi için egitip, sahraya salip,
hem de gelmis geçmis bütün TC iktidarlarinin bir numarali adami olmayi basarmistir.
Siyaset denilen mevzunun bir bilim dali olmasi da zaten bu gibi adamlarin sayesindedir.
Iyi okunmali, iyi etüt edinmelidir.
Sagcisi solcusu bütün iktidarlar arafat denilen herifle iyi geçinmis, hatta kardes denilecek derecede yakin olmuslardir.
Ortadogu denilen mevzu böyle siyasi söylemlerle,
sagcilik solculuk geyikleriyle,
dinli dinsiz yaklasimiyla
etut edilecek kadar basit bir mevzu degildir.
Keske david foruma küsmeseydi ve yazsaydi.
Orada ne olup ne bittigini en iyi bilen ve yasayan bir forum üyemizdi.
Ama israile filistine küfrederken kaybettik davidi.
Burasinin bir forum oldugunu ve dünyanin tüm halklarina açik oldugunu kavrayamayan sazan üyelerimiz sayesinde kaybettik davidi ve nicelerini.
Keske anlayabiseydik.:pale:
Ve anlatsaydi dünyanin en hakli savasinda bile,
çocuguna süt almak için markete giden annenin, canli bomba ile parçalanan vücudunun son nefesini verirken,
ben ölürsem çocuguma kim süt verecek?
diye gözleri açik gittigini.
 
Katılım
2 Kas 2008
Mesajlar
867
Evet bunun hesabı bizden sorulacak!
Peygamber efendimizin bir hadisinde dediği üzere,
“Bir kötülük gördüğünüz zaman elinizle, gücünüz yetmezse dilinizle, ona da gücünüz yetmezse kalben buğz ediniz.”

Bunların hiçbirini yapmıyorsanız hesabı sorulur.

Daha geniş düşünürsek bu hadisi şahıslar arası kötülük değilde israil ve gazzeliler arasındaki kötülük olarak düşünürsek,
devlet olarak oraya müdahele etmeye gücümüz yetmediğine göre bizim yapabileceğimiz tek şey,
kötülüğü dilimizle lanetlerken oradaki müslümanlara dua etmek ve yahudilerede kalben buğz etmektir.

Biraz daha ince hesap yaparsak devlet olarak gücümüzün yetmemesinin de sorumlusunun biz olduğumuzu anlarız.

Eğer dışarıdan dindar olarak görünen ama saman altından siyonizme hizmet eden bir partiye hala oy atarsan,
senin devlet olarak elin yahudisine veya gavuruna gücün yetecek duruma gelmemen gayet normaldir.

İşte bu noktada bizim attığımız oydan da sorumlu tutulacağımız sonucu çıkmaktadır.
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
mevzuyu biraz daha açalım
terörizmin kitabı yazılsa cia ve mossad en sağlam kaynaklar olurdu
terörizstler dendiği zaman bu iki örgüt akla gelmiyorsa o adamlar terörist değildir
dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin, hangi karışık coğrafyayı kurcalarsanız kurcalayın, bunlardan biri çıkar altından
elbette ki filistin gibi karmaşanın göbeğindeki bir ülkede de bunların karşı terör faaliyetleri had safhada olacaktır
filistinliler yıllardır kendi içlerinde neden çatışıyorlar sanıyorsunuz?
"ordo ab kao" dünya siyonizminin düsturudur
kaynakları ele geçirilmek istenen ülkede önce yönetim ile anlaşma yoluna gidilir, olmazsa diğer iç dinamikler devreye sokulur, o da olmazsa darbe yapılır, o da başarılamıyorsa oraya amerika demokrasi(!) götürür
amerikanın demokrasi götürdüğü veya cia nın iç karışıklık çıkardığı hiç bir ülke bundan sonra düzelmez
daimi bir kaosa mahkumdur ve bu esnada bütün kaynakları talan edilir
bu kaos ise yetiştirilmiş yahut paraya tav olmuş veya aldatılmış tetikçilerle sağlanır
çok bariz örneği bugün suriyedir
filsitinde ise kimin elinin kimin cebinde olduğunu anlamak mümkün değildir
her intihar bombası eyleminden sonra israil biraz daha genişler, filistin biraz daha zayıflar
eğer intihar bombacısı islamı iyi tanısa, yaptığının yanlış olduğunu kesinlikle bilirdi
belli ki aldatılmış
aldatılmanın olduğu yerde komplo vardır, aramamak ahmaklıktır
belli ki israilin satın aldığı bir takım üst düzey yetkililer tarafından bu iş için kandırılmış, beyni yıkanmış
israil yıllardır brleşmiş milletler tarafından terörsit devlet ilan edilip, kınanır, yaptırım kararı alınır
lakin hiç bir yaptırım amerikanın vetosundan geçip te uygulanamaz
çünkü amerika, yakın tarihin ilk siyonist devletidir
siyonizmin ortadoğu politikası iki ayak üzerine kuruludur
kaynakları ele geçirmek, ortadoğuyu israile vermek
bunun için bölge ülkelerin tamamı etnik veya dini temele dayanan terör örgütlerince çıkarılan karışıklıklarla boğuşmaktadır
ayrıştırma, ayrışan bölgeleri birbirine kırdırma, kolay loklamaları ele geçirme
bu yüzden filistinliler birbiriyle çatışır
ırak böyle bölünmüştür
suriyede oynanan oyun da budur
sıra Türkiyeye geldiğinde de benzer senaryolar yaşanacaktır ki dolu dizgin gidiyoruz oraya doğru, birileri sağolsun

hülasa: arafat sihirbaz değildi, israil ile arası iyiyidi, yoksa bu kadar yaşamazdı
suç sizin mütahitte değil
banyo penceresinden etrafı seyretmeye kalkınca böyle oluyor
gözler iyi görse de görecek bir şey kalmıyor
 
Katılım
1 Eyl 2008
Mesajlar
1,231
Türkiye'nin ortadoğudaki tek dostu İsrail demek.Bir yaşıma daha girdim.Bu cümlenin üzerine ne kadar yazsam boş.Siz İsrail'i savunanlar varya İsrail nedir bilmiyorsunuz, İsrail'i bir ABD sanıyorsunuz , İsrail ABD'dende tehlikeli Dünya'nın en tehlikeli en terörist en pislik devletidir.Tarihe bakın İsrail'in yaptığı katliamlara tecavüzlere işkencelere bakın , en kralını bunlar yapmışlardır , soykırımıda en büyük işkenceleride bunlar yapmışlardır.İsrail'in aleyhine yapılan konuşmalar boş ,gereksiz diyen arkadaşlar ; icraat olsun olmasın , Dünya'ya İsrail'in ne olduğunu aşılamak gerekir bu konuşmalarda en azından buna katkı sağlıyor hiç yoktan iyidir.Ve şimdiye kadar hiç olmadığı kadar Dünya İsrail'den nefret ediyor.Bu iyi bir gelişmedir.Tutturmuşsunuz siyasi liderler sadece konuşuyor ; İsrail'e savaşmı açalım ? Demekki "sadece konuşacak" durumdayız değilmi.Konuşacak durumdayken savaşmak ahmaklıktır , salaklıktır.Herşeyin bir zamanı var bir ülkeyi direk savaşa sokmak kolay değil dengeler altüst olur , biz Dünya lideri değiliz savaştan çok az zararla kurtulucak.Savaşı isteyen arkadaşlarda var.Cahillik etmeyin.İçimizde bu kadar hain varken kolaymı o işler?

---------- Mesajlar birleştirildi - 11:57 ---------- bir önceki mesaj zamanı 11:55 ----------

Evet bunun hesabı bizden sorulacak!
Peygamber efendimizin bir hadisinde dediği üzere,
“Bir kötülük gördüğünüz zaman elinizle, gücünüz yetmezse dilinizle, ona da gücünüz yetmezse kalben buğz ediniz.”

Bunların hiçbirini yapmıyorsanız hesabı sorulur.

Daha geniş düşünürsek bu hadisi şahıslar arası kötülük değilde israil ve gazzeliler arasındaki kötülük olarak düşünürsek,
devlet olarak oraya müdahele etmeye gücümüz yetmediğine göre bizim yapabileceğimiz tek şey,
kötülüğü dilimizle lanetlerken oradaki müslümanlara dua etmek ve yahudilerede kalben buğz etmektir.

Biraz daha ince hesap yaparsak devlet olarak gücümüzün yetmemesinin de sorumlusunun biz olduğumuzu anlarız.

Eğer dışarıdan dindar olarak görünen ama saman altından siyonizme hizmet eden bir partiye hala oy atarsan,
senin devlet olarak elin yahudisine veya gavuruna gücün yetecek duruma gelmemen gayet normaldir.

İşte bu noktada bizim attığımız oydan da sorumlu tutulacağımız sonucu çıkmaktadır.

Keşke herkes senin gibi olayın bu boyutunada bakabilse.Ne güzel örnek vermişsin.

Ve MOSSAD nasılda unutuluyor , o kadar profesyonel bir oluşumki burada MOSSAD dan bile fazla bahsetmiryoruz , MOSSAD'ın yetiştirdiklerinden , İsrail'in Türkiye içindeki ajanlarından bahsetmiyoruzda Filistin de PKKya eğitim verildiğinden bahsediyoruz.Zaten oradaki yaşayan herkez suçlu değilmi , zaten dedeleride suçlu al işte bahane , torunlarıda suçlu buda ayrı bahane , bide torunlarının torunları suçlu olursa ateşe ver Filistin'i gitsin gerisinin önemi yok.
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
mevzuyu biraz daha açalım
terörizmin kitabı yazılsa cia ve mossad en sağlam kaynaklar olurdu
terörizstler dendiği zaman bu iki örgüt akla gelmiyorsa o adamlar terörist değildir
dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin, hangi karışık coğrafyayı kurcalarsanız kurcalayın, bunlardan biri çıkar altından
elbette ki filistin gibi karmaşanın göbeğindeki bir ülkede de bunların karşı terör faaliyetleri had safhada olacaktır
filistinliler yıllardır kendi içlerinde neden çatışıyorlar sanıyorsunuz?
"ordo ab kao" dünya siyonizminin düsturudur
kaynakları ele geçirilmek istenen ülkede önce yönetim ile anlaşma yoluna gidilir, olmazsa diğer iç dinamikler devreye sokulur, o da olmazsa darbe yapılır, o da başarılamıyorsa oraya amerika demokrasi(!) götürür
amerikanın demokrasi götürdüğü veya cia nın iç karışıklık çıkardığı hiç bir ülke bundan sonra düzelmez
daimi bir kaosa mahkumdur ve bu esnada bütün kaynakları talan edilir
bu kaos ise yetiştirilmiş yahut paraya tav olmuş veya aldatılmış tetikçilerle sağlanır
çok bariz örneği bugün suriyedir
filsitinde ise kimin elinin kimin cebinde olduğunu anlamak mümkün değildir
her intihar bombası eyleminden sonra israil biraz daha genişler, filistin biraz daha zayıflar
eğer intihar bombacısı islamı iyi tanısa, yaptığının yanlış olduğunu kesinlikle bilirdi
belli ki aldatılmış
aldatılmanın olduğu yerde komplo vardır, aramamak ahmaklıktır
belli ki israilin satın aldığı bir takım üst düzey yetkililer tarafından bu iş için kandırılmış, beyni yıkanmış
israil yıllardır brleşmiş milletler tarafından terörsit devlet ilan edilip, kınanır, yaptırım kararı alınır
lakin hiç bir yaptırım amerikanın vetosundan geçip te uygulanamaz
çünkü amerika, yakın tarihin ilk siyonist devletidir
siyonizmin ortadoğu politikası iki ayak üzerine kuruludur
kaynakları ele geçirmek, ortadoğuyu israile vermek
bunun için bölge ülkelerin tamamı etnik veya dini temele dayanan terör örgütlerince çıkarılan karışıklıklarla boğuşmaktadır
ayrıştırma, ayrışan bölgeleri birbirine kırdırma, kolay loklamaları ele geçirme
bu yüzden filistinliler birbiriyle çatışır
ırak böyle bölünmüştür
suriyede oynanan oyun da budur
sıra Türkiyeye geldiğinde de benzer senaryolar yaşanacaktır ki dolu dizgin gidiyoruz oraya doğru, birileri sağolsun

hülasa: arafat sihirbaz değildi, israil ile arası iyiyidi, yoksa bu kadar yaşamazdı
suç sizin mütahitte değil
banyo penceresinden etrafı seyretmeye kalkınca böyle oluyor
gözler iyi görse de görecek bir şey kalmıyor

Bu tespitler bana göre de dogrudur.
Ama israilin ortadogudaki tek dostumuz, iliskilerimizin en fazla oldugu ülke oldugu da dogrudur.
Daha önce ifade ettigim gibi,
uluslararasi iliskiler duygularla yürümüyor.
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
Bu tespitler bana göre de dogrudur.
Ama israilin ortadogudaki tek dostumuz, iliskilerimizin en fazla oldugu ülke oldugu da dogrudur.
Daha önce ifade ettigim gibi,
uluslararasi iliskiler duygularla yürümüyor.

şunu belirtmekte fayda var ki israil ile Türk halkının düşmanlığını ülkesel bazda vatandaşlar anlamında değerlendiriyorum
hükümetler bazında coq emmim sonuna kadar haklıdır
hükümetlerimiz israille o kadar iyi ilişkiler içinde (olmalı) dir ki kimin gidip kimin kalacağına karar verirler çoğu zaman

siyonist politikaların hükümetlerimize etkisini anlamak için tarihe bakalım
uzağa gitmeye gerek yok, hepimizin yaşadığı 28 şubat sürecini derinlemesine tahlil eden bir adam:

israil cumhurbaşkanının bir kaç gün önce ülkemiz cumhurbaşkanı ile görüşmesinin ardından;
ordunun, medyanın, çeşitli figüranların kullanılarak halkın algılarının nasıl şekillendirildiğini
en büyük parti olan bir partinin nasıl alaşağı edilerek halkın gözünden düşürüldüğünü
önünü kesmek için sahte davalar oluşturularak liderlerinin hapis cezasına çarptırılmasını
tamamen zıt politikalara hizmet edecek kimselerin bu partiden devşirilerek onların devamıymış gibi gösterilmesini ve oy potansiyellerinin buraya kaymasının sağlanmasını
bunlardan bazılarının bir siyonist teşkilat olan ADL den yahudi cesaret madalyası almasını
bu seramoniden sonra inanılmaz bir hızda bu kişinin siyasi yasağının kaldırılarak (tüm partilerin ittifakıyla) başbakan olmasını
aynı ADL teşkilatının ılımlı islamcılarla içli dışlı tavırlarını vs... anlar

çünkü onlar denk bütçeden hoşlanmaz, borç almamaktan hoşlanmaz, vergi koymamaktan hoşlanmaz, %300 leri bulan memur, işçi, emekli zamlarından hoşlanmaz
bu memlekette "bunlar amerikanın oyunu" söylemleri boş değildir
1947 den bu yana devam edegelen ve yönetimlerimizi avucunun içinde tutan bir süreçtir

en yakın müttefikimiz(!) amerika lozanı hiç tanımayıp sevr e göre hareket ediyorsa?
yıllar önce ülkemize yerleştirilen çevik güç aslında bir işgal ordusu ise?
 
Katılım
2 Kas 2008
Mesajlar
867
şunu belirtmekte fayda var ki israil ile Türk halkının düşmanlığını ülkesel bazda vatandaşlar anlamında değerlendiriyorum
hükümetler bazında coq emmim sonuna kadar haklıdır
hükümetlerimiz israille o kadar iyi ilişkiler içinde (olmalı) dir ki kimin gidip kimin kalacağına karar verirler çoğu zaman

siyonist politikaların hükümetlerimize etkisini anlamak için tarihe bakalım
uzağa gitmeye gerek yok, hepimizin yaşadığı 28 şubat sürecini derinlemesine tahlil eden bir adam:

israil cumhurbaşkanının bir kaç gün önce ülkemiz cumhurbaşkanı ile görüşmesinin ardından;
ordunun, medyanın, çeşitli figüranların kullanılarak halkın algılarının nasıl şekillendirildiğini
en büyük parti olan bir partinin nasıl alaşağı edilerek halkın gözünden düşürüldüğünü
önünü kesmek için sahte davalar oluşturularak liderlerinin hapis cezasına çarptırılmasını
tamamen zıt politikalara hizmet edecek kimselerin bu partiden devşirilerek onların devamıymış gibi gösterilmesini ve oy potansiyellerinin buraya kaymasının sağlanmasını
bunlardan bazılarının bir siyonist teşkilat olan ADL den yahudi cesaret madalyası almasını
bu seramoniden sonra inanılmaz bir hızda bu kişinin siyasi yasağının kaldırılarak (tüm partilerin ittifakıyla) başbakan olmasını
aynı ADL teşkilatının ılımlı islamcılarla içli dışlı tavırlarını vs... anlar

çünkü onlar denk bütçeden hoşlanmaz, borç almamaktan hoşlanmaz, vergi koymamaktan hoşlanmaz, %300 leri bulan memur, işçi, emekli zamlarından hoşlanmaz
bu memlekette "bunlar amerikanın oyunu" söylemleri boş değildir
1947 den bu yana devam edegelen ve yönetimlerimizi avucunun içinde tutan bir süreçtir

en yakın müttefikimiz(!) amerika lozanı hiç tanımayıp sevr e göre hareket ediyorsa?
yıllar önce ülkemize yerleştirilen çevik güç aslında bir işgal ordusu ise?

Kısaca koalisyon hükümeti olduğu halde 9.5 ayda gösterdiği ekonomik gelişime rağmen,
mart başında al aşağı edilen bir hükümet de gördük
tek başına iktidar olduğu halde 13 yıldır hiçbir ekonomik gelişim gösterememisine rağmen,
hala başımızda bulunan bir hükümet de gördük.
Siyonizm işte budur. Onun karşısında duranı türlü oyunlarla yok eder, kendine hizmet edene de yıllarca dokunmaz.
Treni malesef yıllar önce kaçırdık. Yine yakalayabilirmiyiz bilmiyorum ama ben insanımızdan hiç umutlu değilim.

---------- Mesajlar birleştirildi - 15:44 ---------- bir önceki mesaj zamanı 15:28 ----------

Ülkelerin dış politikalarında duygusallık olmadığı ve o ülkenin çıkarlarına göre belirlenmesi gerektiği ve o ülkenin çıkarları doğrultusunda uygulanması gerektiği de çok doğrudur.
Peki bizim dış politikamız bizim çıkarlarımıza göre mi oluşturuldu?
Yoksa zamanında mandası olmayı red ettiğimiz ama şu anda mandasıymış gibi hareket ettiğimiz ABD çıkarlarına göre mi oluşturuldu?
 
Katılım
5 Nis 2006
Mesajlar
746
İsrail' in dostumuz olduğunu kesinlikle düşünmüyorum,
onlarla görünenin aksine kanlı bıçaklı olduğumuzu da düşünmüyorum.Hükümet ilizyonda iyi bence..
 
Katılım
26 May 2010
Mesajlar
3,237
gözü kapatmanın yolu;
aammmaaannn onlar da satmasalardı deyip, bir taraftan olmayan vicdanı rahatlatmak, diğer taraftan minicik beyniyle hükümete çamur atmaya çalışmak...
fasa fiso..
diğer taraftan tarihten bii haber adamın, ulu Hakân Abdülhamit'e yapmadığı birşeyi yapmış gibi gösterme çabaları...
kimsenin ne düşündüğüde pek umrumda değil aslen...
üzerime düşen;
Müslüman kardeşim zulüm görürken;
elimden geliyorsa yardım etmek, gelmiyorsa kalbimle buğuz etmek...
heh Hamas'a laf atanlara da adam topraklarını savunuyor, kendi vatandaşını koruyor...
kalkıp ta yok füze attı israili kışkırttı filan demesinler...
 
Katılım
30 Mar 2012
Mesajlar
386
Bu nasıl bir yorumdur , bu kadarmı acımasız ve vicdansız oldunuz.Bizim dedelerimizi bizmi seçtik onların dedelerini onlarmı seçti , Allah'ın varlığını tartışacağımızdan korkuyorum.Dedeleri toprakları sattıysa bunların suçu nedir , yazıklar olsun dedeleri her ne yaptıysa bunlarda sürünsün gebersin diyen mantığa yazıklar olsun.Farkımız varmış.Türkçülüğü kim tartışıyor burada nereden nereye konuyu çekiyorsunuz.Bizim üstün olup olmamızı konuşmuyoruz , Müslüman kardeşlerimizin katledilmesini konuşuyoruz , nerede kaldı hoşgörü , dedelerinin yaptıklarını bunlarmı çekecek , bizde seyircimi kalıcaz etme bulma dünyası diye.Yaşamayan birilerinin yaptıklarını yaşayanlara mal etmek ne büyük saçmalıktır.

İsrail'in topraklarını alın teriylemi aldı ? Gerçekten üzüldüm bu memlekette yaşayayan bir insanın acımasızca Müslüman Kardeşlerine dedelerinin yaptıklarını çekiyorlar diye kendi hallerine bırakması , bir yorum bile yapamaması ne kadar üzücü.
Dedelerinin yaptıklarını bunlarmı çekecek demişsin ? evet onlar cekiyor işte,bende benim dedemin bana devrettiğini yaşıyorum.Yalanmı söylüyorum.Varmı bir yalan.Filistinde yaşananların sorumlusu Biz Türk milletimiyiz.Bir Başka ülkede yaşayan müslüman müslüman olduğu için benimle kardeşmiş.Nerden kardeş oluyoruz yahu ?Beni orada ölen insanlar açıkçası ilgilendirmiyor.Binlerce ŞEHİDİM VARKEN,HER GÜN GÜNEYDOĞUDAN 20Lİ YAŞLARINDA GENÇLER şehit olup gelirken başkasına ağlamıyorum.Müslüman suriye,Pkk kamplarında militan yetiştirsin Müslüman Türkiyeye yollasın Vatandaşımı askerimi polismi öldürttürsün terorü beslesin ama ben orda birileri ölünce üzüleyim Sebep sadece din kardeşiymişiz.RTE birilerine yaranmak için,sürekli israile catıyor filistin üzerinden.Mavi marmarayı unutmadık,ordakiler için giden yardımları engellediler vatandaşlarımızı öldürdüler hangi arap çıkıp ne dedi yahu ? hiç.Benim içinde orası hiç.
 
Katılım
1 Eyl 2008
Mesajlar
1,231
Dedelerinin yaptıklarını bunlarmı çekecek demişsin ? evet onlar cekiyor işte,bende benim dedemin bana devrettiğini yaşıyorum.Yalanmı söylüyorum.Varmı bir yalan.Filistinde yaşananların sorumlusu Biz Türk milletimiyiz.Bir Başka ülkede yaşayan müslüman müslüman olduğu için benimle kardeşmiş.Nerden kardeş oluyoruz yahu ?Beni orada ölen insanlar açıkçası ilgilendirmiyor.Binlerce ŞEHİDİM VARKEN,HER GÜN GÜNEYDOĞUDAN 20Lİ YAŞLARINDA GENÇLER şehit olup gelirken başkasına ağlamıyorum.Müslüman suriye,Pkk kamplarında militan yetiştirsin Müslüman Türkiyeye yollasın Vatandaşımı askerimi polismi öldürttürsün terorü beslesin ama ben orda birileri ölünce üzüleyim Sebep sadece din kardeşiymişiz.RTE birilerine yaranmak için,sürekli israile catıyor filistin üzerinden.Mavi marmarayı unutmadık,ordakiler için giden yardımları engellediler vatandaşlarımızı öldürdüler hangi arap çıkıp ne dedi yahu ? hiç.Benim içinde orası hiç.

Ben kesinlikle seninle polemiğe girmem şu yazın üzerine , yazdım yazdım sildim birbirimizi kırarız en iyisi susayim.Görüşüne saygı duyuyorum :) Tamam arkadaş onlar senin kardeşin değil seni ilgilendirmez.Bu sözünün üzerinede bana söz söylemek düşmez.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst