- Katılım
- 6 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,547
- Motosikleti
- Honda Crf 250 L (2020), Honda Sh 125i
- Konu Yazar
- #1
Raporum iki hafta kadar gecikti. Özür...
Keyifli bir etkinlikti. Seyrek görüştüğümüz arkadaşlarımızla gerçekleştirdiğimiz bu kampı sabırsızlıkla bekliyorduk. Ortaklaşa yaptığımız bu kamplara bildiğiniz gibi ''Toros Gezginleri Kampları'' diyoruz. Belli bir grubun öne çıkmadığı, kimsenin kimseden bir beklentisinin olmadığı, ve sadece dostlarla hasret gidermek, güzellikleri paylaşmak adına yapılan kamplar...
Yine böyle bir kampın arefesindeydik. 1 Kasım gecesi (kampımız 2-3-4 Kasım 2012 günlerini kapsamıştı) işin keyifli kısımlarından olan hazırlanma aşamasındayım.
Çantaları denkleyip motosikletimi kapının önüne çektikten sonra yükleme işini gerçekleştirdim. Dört çanta haricinde arka seleye bağladığım kocaman bir çantaya daha sahibim.(Çanakçı katırı gibi oldu mubarek...)
Sabah erken buluşacağız. Hazırım. Rahat bir uyku çekmeye kaldı iş.
Sabah oldu. Heyecanla buluşma noktamıza geldim. (İyi ki akşamdan hazırlanmışım. En son gelen ben oluyorum.)
Ekibimiz, Mehmet Okay, Mete Altunlu, Mustafa Mimaroğlu Ali Güntekin ve ben Sıtkı Güven'den oluşmakta.
Şimdilik dört motosikletiz. İskemderun'dan Ali bize yolda katılacak. Beş'leyeceğiz.
Şuna bak. Yan sehpa zor taşıyor.
Hazırız ve yola koyuluyoruz.
Sabah serinliği, yollar henüz hareketli değil. Mis gibi bir hava. Herşey uygun. Keyifle yolculuğa başladık.
Biraz da bulut var. Sabah güneşini de görmüyoruz.
Belen...
Otoyoldayız. 300 km. otoyol sürüşümüz var. Sonrasında Anamur virajlarıyla kucaklaşacak olmamız tek tesellimiz. Yoksa bu yol çekilmez.
Daimi durak yerlerimizden, Adana dolaylarındaki (Ceyhan) Mıstık Usta Tesisleri.
Sabah çorbamız burada. Ali ile de burada buluştuk.
Molayı uzattık biraz. (Arkadan kovalayan yok nasılsa.)
En güzeli, herzamanki gibi yolda olmak.
Her sayılı km. gibi otoyol sürüşünü de bitirdik. Erdemli'deyiz. (Geçen yıl bu istasyonda kredi kartımı düşürmüştüm. İki gün sonra döndüğümde vermişlerdi.)
Daimi istasyonlardan biridir bizim için. Yakıt ikmalimizi burada yapıyoruz.
Toparlandık ve yola devam ettik. Kızkalesi'ndeyiz.
Ve özlemle beklediğimiz Anamur Virajları'ndayız.
Malum sebeplerden (!) yol üstünde kısa bir mola.
Bu tüneller bittiğinde sanırım bu yolun bizler için çok cazibesi kalmayacak.
Şöyle keyifle, müthiş manzaralar eşliğinde seyahat etmek yerine tünellerde boğulacağız.
Yakıt molası.
Mamure Kalesi. Anamur'a yaklaştık. (Fena acıktık bu arada.) Mide gurultuları interkom aracılığıyla arkadaşlar tarafından dile getirilmekte. (Mete fena isyan etmişti.)
Anamur'a girer girmez ilk işimiz yol üstündeki Seyfi Usta'nın önüne parketmek oldu.
Şansımıza Seyfi Usta'nın yemekleri enfesti. (Ya da çok acıktık diye bize öyle geldi.)
Yemek sonrası müessesenin ikramı meyve ikramnda bulundular. (Son zamanlarda böylesine lezzetli bir muz yememiştim.)
Henüz yolumuz bitmedi. Acele etmemizde fayda var. Alanya'da arkadaşlar bekliyor.
İşte bir de video...(HD)
http://www.youtube.com/watch?v=w1JzMWIe5IA&feature=youtu.be
Alanya'ya yaklaşırken gün, yerini geceye bırakmaya hazırlanıyordu.
Alanya'ya girdik. Yakıtlarımızı tamamlayıp arkadaşlarımızla buluşacağımız noktaya hareket edeceğiz.
Sevgili Fatih-Cenk Kara kardeşler bizi bekliyorlar.
Gece Alanya Kalesi.
Bir kafenin önüne konuşlanıyoruz. Fatih ve Cenk Konya'dan gelecek ekibi beklememiz gerektiğini söylüyorlar. Hepbirlikte yaylaya çıkacağız. Beklerken de çaylayacağız.
Pastalar da iyi gitti. Teşekkürler Kara Kardeşler.
Konya'dan arkadaşlar da gelince vakit kaybetmeden yaylaya yollandık. 20 km.lik bol virajlı gece sürüşünden sonra kamp alanımıza ulaştık.
Sevgili ağabeyim İsmail Hakkı Erdağ bizi karşıladı.
Ooo...Pankart ta güzel olmuş. (Mustafa Kara'nın Abanoz Yaylası Kampı'nda çektiği fotograf.)
Hüseyin'cim, seni görmek çok güzel.(Bu kamp için Almanya'dan gelmiş.)
Ateş başına doğru geçiyoruz.
Dostlar...
Daha geç olmadan çadırlarımızı kurmak istiyoruz. Daha önce gelen arkadaşlar (sağolsunlar) çadırlarımızı kurmamıza yardımcı oluyorlar. (İki dakkada kuruldu.)
Tekrar ateş başında toplanıyoruz.
Sohbet muhabbet herzamanki gibi süperötesi.
Mersin'li arkadaşlarımız...
Konya'lı arkadaşlarımız...
Antalya'lı arkadaşlarımız...
Alanya'lı arkadaşlarımız...
Antalya'dan kıl tüccarı arkadaşımız Özgür yine sahne aldı.
Bu seferki hedefi Konya'dan İkbal. (Kurtuluş yok İkbal'im. Zevk almaya çalış.)
İsmail Ağabey, iyi ki erkeksin.
Tesisin (Parkorman) kapalı mekanı. Şömine oldukça hoş.
Ama bizim açık hava şöminemiz daha güzel.
Çok güzel bir gece. En güzeli hasret kaldığımız arkadaşlarımızla güzel sohbetlerin dibine vurmak.
İsmail Ağabey'da hikaye bitmez. Keyifle dinliyoruz.
Gecenin ilerleyen saatlerinde çadırlarımıza çekiliyoruz. Hava oldukça serin. Gedevet Yaylası Alanya'ya 20 km. mesafede 1050 rakıma sahip, Toroslar'da yer alan bir yayla. Serin olması (Üstelik Kasım ayında) normal.
Ertesi sabah...
Mis gibi bir havada güzel bir uyku bizi kendimize getirdi.
Gece geldiğimiz için çevremizi çok farketmemiştik. Oldukça güzel bir mekan.
Makinamızı değiştirelim. Ve çevre çekimlerine devam edelim.
Bir grup arkadaşımız kamp ateşimizi canlandırmışlar.
Mehmet'im, günaydın. Yeni ekipmanlarla keyifli bir uyku çekmişsin anlaşılan.
Kamp ateşine doğru yaklaşalım.
Sabah mahmurlukları...
Mersin'li arkadaşlarımız kahvaltı hazırlığındalar. Her kampta olduğu gibi taktire şayan bir organizasyon içerisindeler.
Tesisten çekilen elektrik çok işimize yaradı.
Kahvaltı için hazırlık başlamış.
Tesisin kahvaltı servisi harika.
Kahvaltıdan sonra öğle gibi Alanya turu yapmaya karar veriyoruz ve hazırlığımızı yapıyoruz.
Hazırız...
Yola çıkıyoruz. Bu yolu da gece geçtiğimiz için merak ediyoruz. (Virajlar tamam da, çevreyi görememiştik.)
Enfes bir doğa...
Virajları tek tek geçerekten,
Bade süzerekten...
Adeta süzülerek iniyoruz aşağılara.
Alanya'dayız.
Hedefimiz Alanya Kalesi.
Kale girişinde duruyoruz.
İlk işimiz hatıra fotografı oluyor.
Sonra da çevreyi görüntülüyoruz.
Kale ziyaretimiz bitti.
Limanda yer alan ve işletmecisi motosikletçi olan arkadaşımızın mekanına akıyoruz. Burada biraz vakit geçireceğiz.
Güzelce çayladıktan sonra,
İsmail Ağabey'le birlikte kamp alanımıza çıkmaya karar veriyoruz. Diğer arkadaşlar serbest zamanı değerlendirmek için Alanya sokaklarına dağılıyor.
Bu mavi sana yakıştı İsmail Ağabey'im.
Yayla yolundayız.
Ve Parkorman...
Kamp alanında sevgili Cengiz'in güleç yüzüyle karşılaşıyoruz. Hemen bir miktar pozitif enerji nakli yapıyoruz.
Konya'dan sevgili Osman da gelmiş bu arada.
Dinlenelim biraz.
Bu motosiklete çamur yakışıyor.
Eh, biraz serin tabii...
Akşam hazırlığı.
Ateşimiz tamam.
Cümbüş başlamış bu arada. Amcamdan beklenmeyecek bir performans.
Devam edecek...
Keyifli bir etkinlikti. Seyrek görüştüğümüz arkadaşlarımızla gerçekleştirdiğimiz bu kampı sabırsızlıkla bekliyorduk. Ortaklaşa yaptığımız bu kamplara bildiğiniz gibi ''Toros Gezginleri Kampları'' diyoruz. Belli bir grubun öne çıkmadığı, kimsenin kimseden bir beklentisinin olmadığı, ve sadece dostlarla hasret gidermek, güzellikleri paylaşmak adına yapılan kamplar...
Yine böyle bir kampın arefesindeydik. 1 Kasım gecesi (kampımız 2-3-4 Kasım 2012 günlerini kapsamıştı) işin keyifli kısımlarından olan hazırlanma aşamasındayım.
Çantaları denkleyip motosikletimi kapının önüne çektikten sonra yükleme işini gerçekleştirdim. Dört çanta haricinde arka seleye bağladığım kocaman bir çantaya daha sahibim.(Çanakçı katırı gibi oldu mubarek...)
Sabah erken buluşacağız. Hazırım. Rahat bir uyku çekmeye kaldı iş.
Sabah oldu. Heyecanla buluşma noktamıza geldim. (İyi ki akşamdan hazırlanmışım. En son gelen ben oluyorum.)
Ekibimiz, Mehmet Okay, Mete Altunlu, Mustafa Mimaroğlu Ali Güntekin ve ben Sıtkı Güven'den oluşmakta.
Şimdilik dört motosikletiz. İskemderun'dan Ali bize yolda katılacak. Beş'leyeceğiz.
Şuna bak. Yan sehpa zor taşıyor.
Hazırız ve yola koyuluyoruz.
Sabah serinliği, yollar henüz hareketli değil. Mis gibi bir hava. Herşey uygun. Keyifle yolculuğa başladık.
Biraz da bulut var. Sabah güneşini de görmüyoruz.
Belen...
Otoyoldayız. 300 km. otoyol sürüşümüz var. Sonrasında Anamur virajlarıyla kucaklaşacak olmamız tek tesellimiz. Yoksa bu yol çekilmez.
Daimi durak yerlerimizden, Adana dolaylarındaki (Ceyhan) Mıstık Usta Tesisleri.
Sabah çorbamız burada. Ali ile de burada buluştuk.
Molayı uzattık biraz. (Arkadan kovalayan yok nasılsa.)
En güzeli, herzamanki gibi yolda olmak.
Her sayılı km. gibi otoyol sürüşünü de bitirdik. Erdemli'deyiz. (Geçen yıl bu istasyonda kredi kartımı düşürmüştüm. İki gün sonra döndüğümde vermişlerdi.)
Daimi istasyonlardan biridir bizim için. Yakıt ikmalimizi burada yapıyoruz.
Toparlandık ve yola devam ettik. Kızkalesi'ndeyiz.
Ve özlemle beklediğimiz Anamur Virajları'ndayız.
Malum sebeplerden (!) yol üstünde kısa bir mola.
Bu tüneller bittiğinde sanırım bu yolun bizler için çok cazibesi kalmayacak.
Şöyle keyifle, müthiş manzaralar eşliğinde seyahat etmek yerine tünellerde boğulacağız.
Yakıt molası.
Mamure Kalesi. Anamur'a yaklaştık. (Fena acıktık bu arada.) Mide gurultuları interkom aracılığıyla arkadaşlar tarafından dile getirilmekte. (Mete fena isyan etmişti.)
Anamur'a girer girmez ilk işimiz yol üstündeki Seyfi Usta'nın önüne parketmek oldu.
Şansımıza Seyfi Usta'nın yemekleri enfesti. (Ya da çok acıktık diye bize öyle geldi.)
Yemek sonrası müessesenin ikramı meyve ikramnda bulundular. (Son zamanlarda böylesine lezzetli bir muz yememiştim.)
Henüz yolumuz bitmedi. Acele etmemizde fayda var. Alanya'da arkadaşlar bekliyor.
İşte bir de video...(HD)
http://www.youtube.com/watch?v=w1JzMWIe5IA&feature=youtu.be
Alanya'ya yaklaşırken gün, yerini geceye bırakmaya hazırlanıyordu.
Alanya'ya girdik. Yakıtlarımızı tamamlayıp arkadaşlarımızla buluşacağımız noktaya hareket edeceğiz.
Sevgili Fatih-Cenk Kara kardeşler bizi bekliyorlar.
Gece Alanya Kalesi.
Bir kafenin önüne konuşlanıyoruz. Fatih ve Cenk Konya'dan gelecek ekibi beklememiz gerektiğini söylüyorlar. Hepbirlikte yaylaya çıkacağız. Beklerken de çaylayacağız.
Pastalar da iyi gitti. Teşekkürler Kara Kardeşler.
Konya'dan arkadaşlar da gelince vakit kaybetmeden yaylaya yollandık. 20 km.lik bol virajlı gece sürüşünden sonra kamp alanımıza ulaştık.
Sevgili ağabeyim İsmail Hakkı Erdağ bizi karşıladı.
Ooo...Pankart ta güzel olmuş. (Mustafa Kara'nın Abanoz Yaylası Kampı'nda çektiği fotograf.)
Hüseyin'cim, seni görmek çok güzel.(Bu kamp için Almanya'dan gelmiş.)
Ateş başına doğru geçiyoruz.
Dostlar...
Daha geç olmadan çadırlarımızı kurmak istiyoruz. Daha önce gelen arkadaşlar (sağolsunlar) çadırlarımızı kurmamıza yardımcı oluyorlar. (İki dakkada kuruldu.)
Tekrar ateş başında toplanıyoruz.
Sohbet muhabbet herzamanki gibi süperötesi.
Mersin'li arkadaşlarımız...
Konya'lı arkadaşlarımız...
Antalya'lı arkadaşlarımız...
Alanya'lı arkadaşlarımız...
Antalya'dan kıl tüccarı arkadaşımız Özgür yine sahne aldı.
Bu seferki hedefi Konya'dan İkbal. (Kurtuluş yok İkbal'im. Zevk almaya çalış.)
İsmail Ağabey, iyi ki erkeksin.
Tesisin (Parkorman) kapalı mekanı. Şömine oldukça hoş.
Ama bizim açık hava şöminemiz daha güzel.
Çok güzel bir gece. En güzeli hasret kaldığımız arkadaşlarımızla güzel sohbetlerin dibine vurmak.
İsmail Ağabey'da hikaye bitmez. Keyifle dinliyoruz.
Gecenin ilerleyen saatlerinde çadırlarımıza çekiliyoruz. Hava oldukça serin. Gedevet Yaylası Alanya'ya 20 km. mesafede 1050 rakıma sahip, Toroslar'da yer alan bir yayla. Serin olması (Üstelik Kasım ayında) normal.
Ertesi sabah...
Mis gibi bir havada güzel bir uyku bizi kendimize getirdi.
Gece geldiğimiz için çevremizi çok farketmemiştik. Oldukça güzel bir mekan.
Makinamızı değiştirelim. Ve çevre çekimlerine devam edelim.
Bir grup arkadaşımız kamp ateşimizi canlandırmışlar.
Mehmet'im, günaydın. Yeni ekipmanlarla keyifli bir uyku çekmişsin anlaşılan.
Kamp ateşine doğru yaklaşalım.
Sabah mahmurlukları...
Mersin'li arkadaşlarımız kahvaltı hazırlığındalar. Her kampta olduğu gibi taktire şayan bir organizasyon içerisindeler.
Tesisten çekilen elektrik çok işimize yaradı.
Kahvaltı için hazırlık başlamış.
Tesisin kahvaltı servisi harika.
Kahvaltıdan sonra öğle gibi Alanya turu yapmaya karar veriyoruz ve hazırlığımızı yapıyoruz.
Hazırız...
Yola çıkıyoruz. Bu yolu da gece geçtiğimiz için merak ediyoruz. (Virajlar tamam da, çevreyi görememiştik.)
Enfes bir doğa...
Virajları tek tek geçerekten,
Bade süzerekten...
Adeta süzülerek iniyoruz aşağılara.
Alanya'dayız.
Hedefimiz Alanya Kalesi.
Kale girişinde duruyoruz.
İlk işimiz hatıra fotografı oluyor.
Sonra da çevreyi görüntülüyoruz.
Kale ziyaretimiz bitti.
Limanda yer alan ve işletmecisi motosikletçi olan arkadaşımızın mekanına akıyoruz. Burada biraz vakit geçireceğiz.
Güzelce çayladıktan sonra,
İsmail Ağabey'le birlikte kamp alanımıza çıkmaya karar veriyoruz. Diğer arkadaşlar serbest zamanı değerlendirmek için Alanya sokaklarına dağılıyor.
Bu mavi sana yakıştı İsmail Ağabey'im.
Yayla yolundayız.
Ve Parkorman...
Kamp alanında sevgili Cengiz'in güleç yüzüyle karşılaşıyoruz. Hemen bir miktar pozitif enerji nakli yapıyoruz.
Konya'dan sevgili Osman da gelmiş bu arada.
Dinlenelim biraz.
Bu motosiklete çamur yakışıyor.
Eh, biraz serin tabii...
Akşam hazırlığı.
Ateşimiz tamam.
Cümbüş başlamış bu arada. Amcamdan beklenmeyecek bir performans.
Devam edecek...