evet arkadaşlar pazar günü kurudere'ye gitmek için 4 motorla yola koyulduk.. öncelikle katılan arkadaşlardan tekrar özür dilerim. yolu karıştırınca baya bir uzatmışız. o yüzden arkadaşlar dönmek zorunda kaldı. ben de önceden zaten tek başıma da olsa buraya gitmeyi kafaya koymuştum o yüzden solo geziye dönüştü.
şimdi de fotoğrafları paylaşayım...
dere kenarındaki köylülere yolun hacıllı köyüne gittiğinden emin olmak için sordum.
buradan gidilmez dediler, başka ana yol tarif ettiler. ama haritada(cep telefonu navigasyonunda) görüyorum orman yolu falan dedim. traktörler bile zor gidiyor motorla gidemezsin, ormanda kaybolursun, telefon da çekmez burada dediler.
ben de bir deneyeyim dedim. zaten hem maksat ormana girmek ve kestirme yol oluşu. telefona da zaten önceden uydu görüntüsünü kaydetmiştim, çekmeme ihtimaline karşın.
toprak yoldan dağ yoluna giriş haritada burada görünüyor fakat yolu göremedim. biraz gidince aradan gördüm.
evet giriş buradan...
yol böyle görünüyor.. o kadar da korkutucu görünmüyor.
yeşillikler arasında tünel gibi..
bir kelebek
heyecanlı...
toprak yol yağmurdan oyulmuş
motoru sehpasına almaya gerek kalmadan oyuk arasında duruyor
kendimi yola kaptırıp aynaları sökmeyi unutmuşum ve söktüm.
beni zorlayacak geçişler başlıyor
yol ikiye ayrılıyor. doğru yöne gitmek için haritadan bakıyorum
yine bir yol ayrımı
çamur şeklinde olsa buradan geçmek daha da zevkli olacaktır eminim
ve kurudereye normal yol ile gelinen yolu karşı tarafta görüyorum
önceki sefer gidişime göre dere suyu azalmış
önceki sefer gidişimde bu yolda kalmıştım, buradan devam ederim demiştim
yukarıdaki yol ayrımı
daha zorlu etap isteyenler burayı kullanabilir. ben kullanmadım
ağaçlar arasında tünel gibi yol
resimde tam belli olmuyor fakat sol alt taraftaki dalın oradan yol çökmüş. tek tekerleklik geçiş var. cesaret edemeyip buradan dönüyorum.
haritadan başka geçişlere bakıyorum.
evet yeşillikler arasından giden başka bir yol
yol yine görünmez olmaya başlıyor
o kadar çalı çırpının arasından geçince tabii tekere ve zincire sıkışıyor.
beni biraz zorlayacak bir yol
dik bir yokuşu çıktıktan sonra...
ve ne göreyim... yine çökmüş bir toprak yol ile karşılaşıyorum. tek başıma geçmem imkansız gibi bir şey.. o yüzden buradan da dönüyorum...
kendime başka rota çıkarıp oradan gitmeye koyuluyorum yoluma.. orman içinde hayırsever bir vatandaş çeşme yaptırmış.. karşısında da yaşlı bir ağaç vardı.
endurocu bir kamplumbağa ile karşılaşıyorum
çalı çırpılı etaptan sonra şimdi de bol taşlı bir etap
denemediğim bir kaç yol var fakat çok geç kalmamalıyım çünkü daha gidecek yolum var o yüzden bu yolları deneyemiyorum. belki de mağara bu yollardan birindedir.
bir dinlenme molası
haritada göksu köyüne giden yol olarak bu yolu görüyorum. fakat gerçekte gördüğüm kadarıyla baya bir zorlu. o yüzden bu yola girmiyorum, çataklı köyünden doğru gitmeyi yeğliyorum.
haritada bir kaç farklı yol görünüyor, birini deniyorum
evet çataklı köyüne inen yol bol kayalı-taşlı
birisi sanırım yolunu kaybetmemek için poşedi ağaca bağlamış
haritadan gördüğüm kadarıyla yol çok uzun değil, o yüzden bu yola girmeyi göz alıyorum
ve çataklı köyünde indiğim yer; bir mangal kömürü yapan yer. uzaylı görmüş gibi bakıyorlardı ormandan inince
biraz ileride çeşme başında scooter motorunu yıkayan bir genç görüyorum. az laflıyoruz. bu köyden hacıllı köyüne gidiş görünüyor, yolun nasıl olduğunu soruyorum. senin motor gider dedi ve bir su içip yola devam...
yukarıdan göksu köyüne bakış
ve eve dönüş...