Super Moderator
- Katılım
- 15 Kas 2005
- Mesajlar
- 5,081
"Başarı durumu" kalıbını yazarken bir duraksadım aslında, olimpiyatlar söz konusuysa konuşulması gereken ilk konudur, ama bu durumda ne konuşulacak diye...
Başarı da başarısızlık da "durum"a dahildir deyip, zaten başarı durumu madalya almak değildir diye düşünerek uygun gördüm bir parça.
Başarıya gelirsek kötü geçen bir olimpiyat oluyor bizim için ama, şu anda ilk aklıma gelenlerle Nevin Yanıt'ın, basketbol takımımızın durumunu başarılı addederim ben mesela. İşin bu kadar ciddiyetsiz yürütüldüğü bir ortamdan çıkıp biri için dünya devi atletleri, biri için en tepedeki takımları geride bırakmak kolay bir şey değildi.
Ayrıca Nevin Yanıt'ta kırılıp, yinelenen bir Türkiye rekoru; basketbolcularda da iki dev dışında tüm maçlardan galibiyetle ayrılma söz konusu. Bu gayet büyük bir başarıdır sanki...
Ayrıca bu insanlar oradaki herhangi bir atletten kat kat fazlasıyla mücadele ediyorlar; fotoğrafta görüldüğü üzere kendi milletleri destek yerine karşılarındaki en büyük moral bozucu, en çok yıpratıcı, en büyük rakip durumundalar, antrenman olanakları kıyaslanınca çok çok yetersiz. Birinin yakını, lafı geçen, yüksek yerde tanıdığı olan gidecek diye oradaki kaç sporcumuzun antrenörü Türkiye'de, o devasa olimpiyat kadromuzda antrenörlere yer yok.
Bu şartlar altında çok da inanılmaz başarılar beklemek zaten hayal, iş bu kadar reklama dökülmeseydi, buradaki ekmeği görüp biz bundan prim yaparız düşüncesi olmasaydı da geçmiş yılları aramasaydık hiç olmazsa diye düşünüyor insan ister istemez...
Başarı da başarısızlık da "durum"a dahildir deyip, zaten başarı durumu madalya almak değildir diye düşünerek uygun gördüm bir parça.
Başarıya gelirsek kötü geçen bir olimpiyat oluyor bizim için ama, şu anda ilk aklıma gelenlerle Nevin Yanıt'ın, basketbol takımımızın durumunu başarılı addederim ben mesela. İşin bu kadar ciddiyetsiz yürütüldüğü bir ortamdan çıkıp biri için dünya devi atletleri, biri için en tepedeki takımları geride bırakmak kolay bir şey değildi.
Ayrıca Nevin Yanıt'ta kırılıp, yinelenen bir Türkiye rekoru; basketbolcularda da iki dev dışında tüm maçlardan galibiyetle ayrılma söz konusu. Bu gayet büyük bir başarıdır sanki...
Ayrıca bu insanlar oradaki herhangi bir atletten kat kat fazlasıyla mücadele ediyorlar; fotoğrafta görüldüğü üzere kendi milletleri destek yerine karşılarındaki en büyük moral bozucu, en çok yıpratıcı, en büyük rakip durumundalar, antrenman olanakları kıyaslanınca çok çok yetersiz. Birinin yakını, lafı geçen, yüksek yerde tanıdığı olan gidecek diye oradaki kaç sporcumuzun antrenörü Türkiye'de, o devasa olimpiyat kadromuzda antrenörlere yer yok.
Bu şartlar altında çok da inanılmaz başarılar beklemek zaten hayal, iş bu kadar reklama dökülmeseydi, buradaki ekmeği görüp biz bundan prim yaparız düşüncesi olmasaydı da geçmiş yılları aramasaydık hiç olmazsa diye düşünüyor insan ister istemez...